aposto-logoÇarşamba, 31 Mayıs 2023
aposto-logo
Çarşamba, Mayıs 31, 2023
Aposto Membership

Davos 2023: "Elitlerin buluşmasında" neler konuşuldu?

Zirvede küresel ekonomik sistemin bugünkü siyasi ekonomik konjonktüre karşı yetersizliği gündemdeydi.

Parçalanmış Bir Dünyada İşbirliği (Cooperation in a Fragmented World) sloganıyla düzenlenen 53'üncü Davos Zirvesi, 52’si devlet başkanları/başbakanlar olmak üzere, 130 ülkeden devlet, şirket ve uluslararası organizasyon bazında yaklaşık 2 bin 500 lideri bir araya getirdi. Bu yazıda, 16-20 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen buluşmanın öne çıkan temalarını irdeleyeceğim.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), 1971'de İsviçre, Cenevre merkezli uluslararası bir vakıf olarak kuruldu. Bini aşkın üye şirketi olan vakıf, bu şirketlerin katkılarıyla finanse ediliyor. Kovid-19 ve Ukrayna savaşı gibi dünya ekonomisine etki eden gelişmeler devam ederken, bu yıl ülke ve şirket liderleri, ekonomik resesyon riski altında bir araya geldi.

Yılın ana temaları

Birbiriyle bağlantılı temalar arasında yeni enerji, iklim değişikliği, istihdam, turizm, sağlık, teknoloji ve bankacılık vardı.

İklim krizinin ilerlemesinin yanında Rusya ve İran gibi ülkelere yönelik özellikle son dönemde değişen söylem ve uygulanan yaptırımların etkisiyle, sürdürülebilir ve uygun fiyatlı yeni enerji kaynağı ihtiyacı hem şirketleri hem de bireyleri korumak açısından gündemin en önemli maddelerinden biriydi. Öte yandan iklim değişikliği konusundaki oturumda konuşma yapma şansı bulan gençler küresel olarak hareket etmek gerekliliğini belirtirken, gerçekleşmesi şart olan değişimlere dikkat çekti.

Özellikle Kovid-19’un etkilerinin devamı ve ayrıca Ukrayna’nın işgalinin sonucu olarak sekteye uğrayan üretim zinciri, istihdam konusunu farklı açılardan önemli kılıyor. Turizm teması yine Kovid-19 ile bağlantılı sorunları ele alırken, sağlık temasıyla bu yıl kadın sağlığını ve küresel çapta nelerin değiştirilebileceği irdelendi. Teknoloji teması altında yapay zekanın, geniş çapta yaşanan yangınların önceden tahmin edilmesi ve engellenmesi konusundaki yenilikleri üstünde duruldu. Son olarak bankacılık teması altında ticaretin dijitalleşmesi ve dünya ihtiyaçlarına cevap verebilmesi konusu irdelendi.

Biden hükümetinin etkisizliği dikkatleri çekti

Farklı hesaplamalara göre dünyanın en büyük 1'inci veya 2'nci ülke ekonomisini yöneten ABD hükümetinden Başkan Joe Biden, Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve Dışişleri Bakanı Anthony Blinken’ın yokluğunun yanında, foruma katılan üç Bakanlar Kurulu Danışmanı açılış konuşması yapmadı. Biden hükümeti tarafından Davos 2023’ün sessizlikle karşılandığı konuşuldu. Bloomberg yazarı Saleha Mohsin, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Davos’a iki kere katılan tek ABD Başkanı olduğunu belirterek, Biden’ın daha çok Amerikan işçi sınıfından destek aldığını ve destekçilerine "elit bir forum olan Davos’un kendi tarzına uymadığını gösterdiğini" yazdı.

Öte yandan, ABD dışında G-7 ülkelerinden sadece Almanya’dan Şansölye Olaf Scholz’un katılması yine üzerinde durulan konulardan biri oldu. Eski siyasi danışman Ed Owen, çoğu hükümet temsilcisinin yoğun ajandalarını gerekçe göstermelerine rağmen, aslında birçok ülkede siyasilerin halk geçim sıkıntısı çekerken "küresel finans elitleriyle görünmeyi" göze alamadığını belirtti.

Yükselen güçler Davos’ta da öne çıktı

Şirketler, bankalar, büyük uluslararası organizasyonlardan katılanlar batılı devletlerin etkisini yine forumda göstermiş olsa da özellikle G-7 ülkelerinin hükümetlerinden katılımın az olmasıyla Çin ve Hindistan gibi son dönemde ekonomik ve siyasi güçlerini kararlılıkla yansıtan ülkeler forumda daha geniş bir etki alanı yaratmış gibi duruyor.

Hindistan odaklı enerji dönüşümü, cinsiyet eşitliği gibi ekonomisi ve sosyal dönüşümünü etkileyecek konulardaki konuşmalar forumda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. 2035 yılında dünyanın 10 trilyon doları geçen üçüncü ekonomisi olacağı öngörülen Hindistan, bu yılın temalarının çoğunun bir arada tartışıldığı önemli ülke ekonomilerinden biri olarak kaydedildi.

Öte yandan Çin hükümetine bağlı haber ajansı Xinhua, Davos 2023’te Rusya’dan katılımcı olmamasına ve Avrupalı ülkeler, temsilciler ve şirketler tarafından Rusya’yı yalnızlaştıracak politikaların savunulduğunun altını çizerken Çin’in önemli bir katılımcı olarak etki bıraktığını yazdı. Davos 2023’te odak noktasının ekonomik büyümeden dirençli olmaya kaydığını gözlemleyen Xinhua haberi, ayrıca bir kez daha "kalıcı ilerlemelerin ve uzun dönemli hedeflerin ancak birliktelikle ulaşılabileceğinin" forumdan çıkarılan bir ders olduğunu belirtti.

Ukrayna gündemden uzak kalmadı

Önemli konu başlıklarından biri de Ukrayna’daki son durumdu. Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin eşi Olena Zelenska’nin Davos Zirvesi’nde Çin delegasyonuna "Pekin ile diyalog kurmak için bir davet" niteliğinde bir mektup verdiği kaydedildi. Uluslararası kamuoyu şekillendirme ve siyasette önemli oyunculardan biri haline gelen Çin’in, dengeleri Rusya’nın aleyhine çevirebileceği düşünülüyor. Böylece, sadece iklim krizi gibi küresel felaket senaryoları değil, bölgesel krizler için de birlikteliğin önemini Davos Zirvesi sürecinde yine gözlemledik.

Davos 2023 çözüm sunabilir mi?

Tekil ülke perspektiflerinin ötesine geçersek, Türkiye'den DEVA Partisi lideri Ali Babacan'ın da katıldığı Davos 2023’ün gözler önüne serdiği en önemli nokta, küresel ekonomik sistemin bugünkü siyasi ekonomik konjonktüre yetersiz kaldığı ve sorunlar yarattığıydı. Dolayısıyla yenilenebilir enerji, enerji güvenliği ve iklim değişikliği gibi son dönemin endişe verici konuları hakkında birçok konuşmaya tanık olduğumuz Davos 2023’ün pratikte neler değiştirip değiştiremeyeceği bahsedilmesi gereken bir konu.

Hem kısa dönemli hem de uzun dönemli politika önerileri konusunda bir platform oluşturan forum, ayrıca takip eden yayınlarında bu konuları işlemeye devam ediyor, 2030’u hedef göstererek büyük bir küresel dönüşüme girdiğimizi belirtiyor. Fakat "elitlerin buluşması" olarak eleştirilen Davos Zirveleri, yapılan konuşmalar ve yayınlar, çoğunlukla pratiğe etki etmeye yetmiyor. 

Bunun bir sebebi katılımcıların hali hazırda ekonomik gelişme için doğayı tahrip eden ülkelerden ve büyük şirketlerden gelen temsilciler olması. BM Genel Sekreteri Guterres bu konuya parmak basarak "fosil yakıt üreten şirketlerin iş modellerinin doğanın ve insan hayatının devamının gerekliliklerine ters düştüğünü gayet iyi bildikleri halde üretimi genişletmek için yarıştıklarını" belirtti. Guterres, bu sözlerle Dünya Ekonomik Forumu’nun sınırlarının altını çizmiş oldu. Fikirlerin ortaya atıldığı ve tartışıldığı bir platform olan Davos Zirvesi’nin ardından pratikte gerçekleşecek değişimleri ve dolayısıyla da katılımcıların samimiyetini önümüzdeki süreçte gözlemleyeceğiz.

Liked this story? Share it.

Related Keywords

yapay zeka

Davos Zirvesi

Dünya Ekonomik Forumu

İsviçre

Cenevre

Kovid-19

Ukrayna savaşı

Rusya

İran

Ukrayna

Joe Biden

Kamala Harris

Anthony Blinken

Liked this story

Add to Saved

Add to Read Later

Share

Published in

Davos 2023'te konuşulanlar, Türkiye'nin Eğilimleri

Newsletter & Author

Spektrum

Yerel ve uluslararası gündemi yakalamak için bir başucu kaynağı; her hafta seçim dosyaları, kamuoyu araştırmaları, analizler ve Son Düzlük podcastle yayında!

Deniz Kaptan

Yazar @ Spektrum

;