Aposto

Pazartesi, 5 Aralık 2022
Pazartesi, Aralık 5, 2022
Upgrade to Premium

Stan #9: Soft Analog

What are you a fan of, İdil and Ömer?

🦸 Stan(s): İdil Tavşanlı and Ömer Çelik

“Hayran olduğum şey,” diye başlayan cümleyi nasıl devam ettirirsiniz? Küçükken hayran olduğunuz evrenler var mıydı?

İdil: Müzikle ilgilendiğim için aklıma müzik grupları geliyor hemen. Herhangi bir şarkısını dinlediğimde hayranlık hissettiğim için Daft Punk diyebilirim. Direkt ilham geliyor, ne yapayım! Çok küçükken müzikalleri seviyordum—High School Musical hayranıydım. Sözlerini çıkartıp ezberlemeye çalışırdım, o derece. Çok fazla Disney filmi izlerdim; Ariel'e hayrandım, o da şarkı söylüyordu! Görsel dünya adına beni çok etkilediklerini düşünüyorum. Bazen "Sahneye şöyle bir şey yapalım," derken istemeden izlediğim bazı şeylere benzetiyorum. Peter Pan'deki bir gökyüzü sahnesinden etkilenmişim mesela hiç istemeden!


🎤 İdil ve Ömer, sahnede
🎞 Fotoğraf: Ece Nur Saygın


Ömer: Yakın zamanda Kendrick Lamar'a baya bir hayranım. Yaptığı işler beni cidden heyecanlandırıyor. Eski işlerini daha yeni yeni detaylı tüketmeye başladım. Apple'a hayranım! Ekosistemi çok güçlüymüş. Eskiden Harry Potter'ı inanılmaz severdim. Hiçbir zaman Star Wars veya Yüzüklerin Efendisi'ne odaklanamadım tam olarak ama gözlüklü bir çocuk olduğum için Harry Potter'ı ayrıca seviyordum. Bugs Bunny, Winnie the Pooh'daki mutsuz Eeyore, Sünger Bob ve Patrick'in hiçbir şey yapmadan durduğu hâli, Aang, Samurai Jack... Bu karakterleri seviyorum.

Hayran oldukları sizi, hayatınızı ve üretimlerinizi nasıl etkiliyor?

Ömer: İşin sonunda tükettiklerimizi üretiyoruz. Dolayısıyla tüketirken vakit ayrılmış ürünlerle vakit geçirmeye çalışıyoruz. Baştan sağma olmayan ve üreten kişilerin kendi içlerinden biraz dinlenip de çıkan işleri tükettiğimizde bizim üretimlerimiz de daha iyi etkileniyor. Biz de hem tükettiklerimiz hem de o esnada hayatta deneyimlediklerimizi ve içimizde düşündüklerimizi bir kefeye koyup bunu da biraz sallayıp onun şurubunu oluşturuyoruz, gibi. 

🌹 Kendrick Lamar


Bir şeye emek verildiğini şöyle anlıyoruz: Daft Punk, Giorgio by Moroder şarkısında üç farklı mikrofon kullanarak vokal kaydını alıyor. Orada bunu ilk başta "Bu şekilde yaptık,"diye dile getirmiyor ama dinleyiciler kayıttaki bir farklılığı hissediyor. Merak edip bakıldığında üç mikrofonun birinin aslında kariyer başında, diğerinin ortasında ve sonunda kullanılanlar olduğu fark ediliyor. Bunun neden yapıldığı sorulduğunda da cevap şu oluyor: "Bizim dinleyicimiz bunu anlar."

İnsanlar gittikçe önemsemeyi azaltarak üretimler yapıyorlar bu ara. Zamanı hızlı yakalamak için yapılanlar bir yerde dinleyiciyi aptal yerine koymak da oluyor bir nebze—hep aynı şey yapılıp duruluyor. Biz dinlemeyeceğimiz bir şeyi dinleyiciyle paylaşmayı zaten istemiyoruz.

📀 Giorgio by Moroder'ın olduğu Daft Punk albümü, Random Access Memories


İdil: Ömer'in anlattığı benim için de geçerli. Anlatılmak istenen duyguyu nasıl anlattığı çok önemli. Hızlı tüketim dediğimiz üretimlerde de aşk şarkıları yapılıyor ama üç farklı mikrofon örneğini düşünüp bu şekilde üretim yapıldığı zaman insan "Burada bir şeyler olmuş, o demlenme süreci yaşanmış ve bunu bize bu şekilde anlatmaya karar vermişler," diyor.

Ömer: Benim eskiden matematik dersi aldığım bir öğretmenim vardı. Ettiği güzel bir lafı unutmuyorum, aklıma hep gelir: "Hiçbir bahane bahaneye engel değildir." Saçma sapan girişimcilik sayfalarını da seviyorum. Pasif gelir falan. İdil'le beraber kendimizi uyuşturacak şeyler kullanmıyoruz ve bunu hep kendimize hatırlıyoruz. Sağlık ve düzen de mottomuz gibi bir şey.

🪩 Soft Analog
🎞 Fotoğraf: Onur Pullukcu


Hayran olduklarınız ürettiklerinizle kesişiyor mu?

Ömer: Bir dönem Alan Watts'un cümlelerine tutulmuştuk. Baya okuyorduk onu. Mesela Yolculuk şarkısında kurduğu cümlelere göndermelerimiz var. Bir parçanın içine konuşma ekleyelim diye düşünürken Alan Watts'un konuşmasına denk gelmiştim. Daha sonra bunu kestim ve bizim şarkıya koydum. O esnada yalnızca fonetiği ilgimi çekmişti, İngilizcesine de hiç dikkat etmemiştim. Bizimkiler dinledi ve "Adam kafamızda dönenleri baya cümlelere oturtmuş," dediler. Böylece tamamını dinleyip tüketip Yolculuk şarkısını tamamladık. Sahnede de İdil'in tiplemesinde David Bowieesintileri görülebiliyor.

İdil: Baya idolüm! Bir şeyleri tasarlarken direkt ondan yola çıkıyorum.

⚡️ David Bowie


Ömer: Benimki mesela Michael Jackson. Saçlarım normalde düz ama şu an permalı. Cruella Deville'e de benziyor rengi şu an.

İdil: 30 Eylül'deki Zorlu PSM konseriyle birlikte sahne tasarımlarına tam anlamıyla başlıyoruz. 

Ömer: Bu konser için ayrıca çalışıyoruz. Büyük Ev Ablukada'dan Cem Yılmazer ve Yasin Gültepe usta bir sahne tasarımcıları, onlarla planlıyoruz bir şeyler. Kıyafetleri İdil ve Asmin tasarlıyor, Mehtap Abla dikiyor ve Kütahya'dan bize yanında çörekle gönderiyor; kumaşları da İdil çiziyor. Bize destek olan çok değerli insanlar var. Yeni yayınlanan klibimizde de The Blaze'in Territory klibinden etkilendiğimizi söyleyebilirim.

İdil: O duyguyu yansıtma biçiminden baya bir ilham aldık. Uçarım Bu Alemde'yle benzer pek bir yanı yok ama "Biz bunu nasıl yapabiliriz?" diye düşündük.


ÖmerKlipte motokuryeyi oynayan Çağrı Özlü, otomotiv sektöründen biri. O sıkışıklığı bilen ve hayatında yaşayan biri de diyebiliriz. Zaten sadece kendini oynadı. Toz'un da yönetmeni olan yönetmenimiz Gözde Kural, klipçi değil, uzun metraj çekiyor; Vedat Demir, Altın Portakal adaylığı olan bir görüntü yönetmeni. Tayfanın esas olayı sinema! Biz onlara farklı bir şekilde geldik ve gerilla çekildi. İki günde tamamlandı her şey.

İçinde yaşamak istediğiniz evren hangisi? Orası nasıl bir yer?

İdil: Inside Out'un evreninde yaşamak isterdim. Mad Men ve Game of Thrones'u düşünüyorum, çok karanlık geliyorlar. Tinker Bell de olabilirdim; saçlarımız benziyor!

Ömer: Arabalar animasyonundaki Şimşek McQueen olarak o dünyada yaşamak isterdim. Oradaki Luigi benim kankam olurdu. Hızı, ölümsüz olmayı seviyorum; yarışın içinde olma hissi; herkes çok parlak! O evren bence baya tatlı.

Liked this story? Share it.

Liked this story

Add to Archive

Add to Reading List

Share

Published in

🪦 Tim Burton's Wednesday Addams, Soft Analog's video clip

Newsletter & Author

Fanon

Bringing the fanzine culture to digital, Fanon is a magazine dealing with popular culture-related topics every Wednesday at 6 PM (GMT +3).

;