Aposto

5 Ekim 2022, Çarşamba
5 Ekim 2022, Çarşamba
Çin
Kamuoyu araştırmaları
Teknoloji ve politika
Küresel raporlar
Seçim sonuçları

Çin'in sıfır COVID ısrarı, Musk'ın Twitter'ı

Spektrum'dan herkese merhaba,

Bu sayıda Çin'in sıfır Covid-19 politikasındaki ısrarı nedeniyle sürekli karantinaya alınan ve tedarik zinciri aksayan 25 milyonluk Şanghay'daki yaşamı anlattık. Bu ısrarın siyasi ve ekonomik etkilerini araştırdık.

Elon Musk'ın Twitter'ı satın almasıyla gündeme gelen siyasi tartışmalar ile ABD ve AB'den gelen regülasyon adımlarını özetledik.

Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen araştırma, rapor ve seçim sonuçlarına yer verdik. 

Yarın Spektrum Türkiye'de görüşmek dileğiyle,

Bartu

Çin

Çin'ın sıfır COVID politikasında ısrarı

Çin’deki tek parti yönetimi "sıfır Covid-19 politikasından" vazgeçmiyor. Ülkenin en kalabalık şehri Şanghay’da mart ayının sonunda başlayan ve yaşamı durma noktasına getiren sıkı karantina önlemleri devam ediyor.

Başa saran karantina

Halkın çoğunluğunun binlerce kişilik sitelerde yaşadığı şehirde herkese çok sık yapılan PCR testlerinde pozitif vakaya rastlanan sitelerin tüm sakinleri günlerce eve kapatılıyor. Pozitif vaka görülmeyen sitelerde ise sakinler yalnızca sitelerinin bahçesinde vakit geçirebiliyor. Covid-19’a yakalanan kişilerse binlerce kişilik karantina merkezlerine kapatılıyor ve test sonuçları negatife dönene kadar o merkezlerden ayrılamıyor.

Mutlaka evden çıkması gereken kişiler ise ancak iki saatte bir test yaptırarak mobil uygulama WeChat’teki kodlarını güncelleyerek sokakta bulunabiliyor.

Çin’de vakaların bir dönem sıfırlanmış olması nedeniyle halkın çoğunluğu aşılı değil. Aşılanan insanlara ise mRNA aşısı yerine mutasyonlara karşı daha az koruyucu olan inaktif aşı tedarik edildi. Omicron varyantı nedeniyle inaktif aşıların koruyuculuğunun azalması, sıfır Covid-19 politikasının başarıya ulaşması ihtimalini güçleştiriyor. Karantina sürekli başa sarıyor.

Tedarik zinciri aksıyor

Kentten aktarılan bilgiler, tedarik zincirindeki aksamaları ve gıda fiyatlarındaki korkunç artışı gözler önüne seriyor. Devlet, herkese içinde temel gıda maddeleri bulunan paketleri ücretsiz ulaştırıyor. Çoğu zaman yeterli gelmeyen bu paketlerin dışında alışveriş yapmak içinse marketlere gidilemiyor. Site yönetimlerine gelen gıda paketlerinin içeriği site sakinlerine WeChat üzerinden duyuruluyor. Paketi en erken talep eden insanlardan ödeme alınıyor ve gıda paketleri kapılara bırakılıyor.

Tedarik zincirindeki sıkıntı fiyatları da yukarı çekiyor. Gıda enflasyonu korkunç boyutlara varıyor. Öğrendiğime göre; Türk lirasıyla bir somun ekmek 180 liraya, bir küçük pasta 650 liraya kadar çıkıyor. Yoksul kesimler devletin yardımlarıyla yaşamak zorunda kalıyor. Devletin yetersiz kaldığı noktada ise açlığa mahkum kalıyor. 

Baskı ortamı

Karantina önlemlerinin başında özellikle WeChat’i kullanamayan yalnız yaşlıların açlık çektiği görüntülerin sosyal medyada yayılması sonrası şehre askerlerin gönderildiği, ihtiyaç duyan insanlara askerlerin yardım ettiği ifade ediliyor. Karantinaya alınan insanların evcil hayvanlarına da bakılmaya başlandığı belirtiliyor.

Bu yayılan videolar problemlerin çözümüne hizmet etse de insanların protestolarını ya da yokluklarını gösteren hesaplar kapatılıyor. Videolar da hemen siliniyor. WeChat hesabının kapatılması vatandaşların en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hâle gelmesine yol açtığı için insanlar eleştirel paylaşımlarda bulunamıyor. Öte yandan, kentte halkın devlete ve rejime olan güveninin sürdüğüne dair tanıklıklar da paylaşılıyor.

Partide koltuk savaşları

BBC, 5 Mayıs’ta Çin lideri Şi Cinping’in sıfır Covid-19 politikasında ısrar etmesinin küresel büyüme ve tedarik zincirleri açısından kritik önemdeki hâlihazırda kırılgan ekonomiyi baskı altına aldığını belirtti. Şanghay’daki durumun Cinping’in güvenilirliği için bir "sınav" olacağı yorumunda bulundu. "Sıfır vaka tanımının sadece kontrol altındaki karantina bölgeleri dışında yeni pozitif vakaların görülmemesi anlamına gelmesi olarak değiştirilmesine rağmen bu hedefin çok uzak olduğunu" yazdı.    

O günden beri de değişen bir şey olmadı. Hükümetin sıkı karantina önlemlerini ne kadar sürdüreceği bilinmediğinden endişe büyüyor.

Financial Times’ta ise Şanghay'daki başarısızlık için Çin Komünist Partisi içinden Cinping’e yakın müttefiki Başbakan Li Keqiang’ı "günah keçisi" ilan ederek görevden alması taleplerinin iletildiği öne sürüldü. Cinping’in Keqiang’ı feda etmesinin tüm yakın müttefiklerinde tedirginlik yaratacağı belirtildi. 

Sosyal kontratın insanların temel ihtiyaçlarının karşılanması karşılığında siyasi haklarından feragat etmesine dayandığı bir sistemde bir gıda krizi yaşanmasının “alarm zillerinin çaldığı anlamına geldiği” yorumu yapıldı.

Küresel ekonomik etki

25 milyonluk bir finans merkezinde yaşanan bu durumun küresel ekonomiye de etki etmesi kimseyi şaşırtmayacak. Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Amerikan Ticaret Odası’nın (AmCham China) Çin’de ticaret yapan 121 ABD merkezli şirketle yaptığı ankette, ülke genelindeki şirketlerin %58’i salgından etkilendiğini, %52’si ülkedeki yatırımlarını azalttığını ya da ertelediğini söyledi. Üretim kapasitesi azalan şirketlerin oranı %59 oldu.

Çin devletine bağlı Global Times gazetesi ise, "Şanghay'daki önlemlerin mayıs sonuna dek kademeli olarak kalkacağını ve ülke genelinde ekonomik iyileşme beklendiğini" yazdı.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Kamuoyu araştırmaları

ABD'de Yüksek Mahkeme'nin kürtajın anayasal bir hak olmasının temelini oluşturan  kararı bozacağına dair hazırlık yapıldığının medyaya yansımasının ardından protestolar başlamıştı. PEW Araştırma Merkezi'nin anketi, ülkede toplumun %61'inin kürtajın yasal olmasını savunduğunu, %37'sinin ise karşı çıktığını gösterdi. 

Kürtaj yasağına karşı protestoReuters

  • Kürtajın serbest olmasını savunan Demokratların oranı %80, Cumhuriyetçilerin oranıysa %38 olarak bulundu. 

Avrupa Birliği'nin Avrupa’nın Geleceği Konferansı'na hazırlık amacıyla bir yıldır düzenlediği anketlerde, AB vatandaşlarının AB'den daha adil, yeşil ve becerikli olmasını beklediği sonucuna varıldı. Vatandaşların çoğunun küresel ısınmayla mücadelede için daha sıkı bir dayanışma ve daha hızlı aksiyon görmek istediği, önemli konularda karar mekanizmasının tıkanmasının engellenmesi için oybirliği şartı aranması ilkesinin kaldırılmasını önerdiği ifade edildi. 

  • Öte yandan: Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ülkesinin AB'ye aday ülke statüsünün haziranda kabul edileceğine inandığını söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise AB dışında Avrupa’da Ukrayna ve Birleşik Krallık gibi ülkeleri de içine alacak yeni bir “Avrupa temel değerlerini savunacak bir siyasi topluluk” kurulmasını önerdi. 

Birleşik Krallık merkezli YouGov'un genel seçim anketi, ülkede ana muhalefet merkez sol İşçi Partisi'nin oy oranının %36, iktidardaki merkez sağ Muhafazakâr Parti'nin oy oranınınsa %35 olduğunu gösterdi. 

Reuters

  • Diğer partiler: Liberal Demokrat Parti %10, Yeşiller %8, İskoçya bağımsızlığını savunan İskoç Ulusal Partisi %5, sağ popülist Reform UK ise %4 oy oranına sahip olarak bulundu
  • Başbakanlık adayları: İşçi Partisi lideri Keir Starmer'in en iyi başbakan olacağını düşünenlerin oranı %33 oldu. Başbakan Boris Johnson için aynı görüşü paylaşanlar ise %27'de kaldı
  • Brexit yönetimi: Brexit sürecinin iyi yönetildiğini düşünenlerin oranı %17'de kalırken, kötü yönetildiğini söyleyenlerin oranı %49 oldu
  • Bir adım geriden: 5 Mayıs'ta gerçekleşen yerel seçimlerde Muhafazakâr Parti 460'tan fazla belediye encümen üyeliği ile 11 belediyenin kontrolünü kaybetmişti. Başarısız sonuçların ardından parti içinden Johnson'ın istifasını isteyen sesler duyulmuştu. Ülkenin güneyinde Liberal Demokratlar oylarını artırırken başkent Londra'da İşçi Partisi'nin ağırlığı artmıştı
Teknoloji ve politika

Musk'ın Twitter'ı, endişeler ve regülasyonlar

Musk'ın Twitter'ı endişe doğuruyor

Tesla ve SpaceX şirketlerinin CEO’su Elon Musk'ın Twitter'ı 44 milyar dolara satın almasının ardından teknoloji şirketlerinin demokrasi ile ilişkisi ve yürürlüğe girecek yeni regülasyonlar tartışılıyor. 

Teknoloji şirketlerinin tekelleşmesine karşı verdiği mücadeleyle tanınan Demokrat Partili siyasetçi Elizabeth Warren, Musk gibi milyarderlerin "çıkarları için güç biriktirdiğini" söyledi. Warren, teknoloji şirketlerinin denetlenebilmesi için servet vergisi ve katı kurallar uygulanmasını talep etti. 

ABD ve Avrupa merkezli 26 sivil toplum kuruluşu, "Elon Musk'ın Twitter'ı ele geçirmesi, bilgi ekosistemimizi daha da zehirli hâle getirecek ve özellikle zaten en savunmasız ve marjinalleştirilmiş gruplar arasında, kamu güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit oluşturacak" ifadelerine yer verilen bir mektup yayımladı. Musk da bu kuruluşları Hillary Clinton ile Barrack Obama'ya yakın kişilerin ve George Soros'un finanse ettiğini öne süren bir haberi paylaştı.

Musk ayrıca eski ABD Başkanı Donald Trump'a uygulanan Twitter yasağının , "ahlaki açıdan kötü ve aptalca bir karar" olduğunu söyledi ve  kaldıracağını açıkladı.

ABD ve AB'de regülasyonlar

Musk'ın Twitter'a sahip olmasının yaratacağı etkilerin tartışıldığı günlerde ABD hükümeti ve Avrupa Birliği de bu konuda adımlar attı. 

ABD'de İç Güvenlik Bakanlığı bünyesinde "ifade özgürlüğünün korunması ve dezenformasyonla mücadele" amacıyla resmî adıyla "Dezenformasyon Yönetim Kurulu" kuruldu. ABD merkez medyasında George Orwell'in meşhur 1984 romanına atıfla "Hakikat Bakanlığı" eleştirileri yapıldı. Hangi bilginin doğru hangisinin yanlış olduğuna bir devlet kurumunun karar verecek olması kamuoyunun tepkisini çekti.

Avrupa Birliği de dijital platformlara katı kurallar getiren Dijital Hizmet Yasası konusunda anlaştı. 2024'te yürürlüğe girecek yasayla platformlar bildirilen yasa dışı ürün, hizmet ve içeriği hızla kaldırmak zorunda olacak. Yasayla dezenformasyonun önlenmesi ve platformların algoritmalarının şeffaflığının artırılmasının amaçlandığı belirtiliyor

ABD toplumunun Twitter'a bakışı

Bu tartışmaların ardından PEW Araştırma Merkezi, ABD halkının Twitter'a bakışına dair bir araştırma yayımladı. Çalışma, ülke halkının %23'ünün Twitter kullandığını ortaya koydu. Demokratların %32'si, Cumhuriyetçilerin ise %17'sinin Twitter kullanıcısı olduğu, Twitter'daki içeriklerin %97'sinin kullanıcıların %25'i tarafından paylaşıldığı belirlendi. 

Araştırmada Demokrat ve Cumhuriyetçi kullanıcıların Twitter'ın demokrasiye etkisi konusundaki düşüncelerinin farklılaştığı tespit edildi. Demokratların %47'si, Cumhuriyetçilerin ise sadece %17'si Twitter'ın ABD demokrasisi için faydalı olduğunu söyledi. 

Kullanıcıların %91'i doğru olmayan veya yanıltıcı içerikle karşılaştığını, üçte biri buna çok sık maruz kaldıklarını belirtti. 

Cumhuriyetçilerin %61'i, Demokratlarınsa sadece %6'sı Twitter'ın bazı kullanıcıların hesaplarını kapatmasını ciddi bir problem olarak tanımladı. Aynı oranlar bazı içeriklerin görüntülenmesinin engellemesinde %59'a %17 oldu.

PEW'in araştırmasında ABD'li Twitter kullanıcıların %69'u platformu haberleri öğrenmek için kullandığını belirtti. Bu grubun %57'si platformu kullanmanın güncel olayları anlamasına yardımcı olduğunu, %37'si politikaya angaje hissetmesini sağladığını, %31'i de stres seviyesini artırdığını söyledi. 

Sosyal medya ve İslamofobi

Birleşik Krallık merkezli Dijital Nefretle Mücadele Merkezi'nin hazırladığı bir rapor ise Facebook, Instagram, TikTok, Twitter ve YouTube dahil sosyal medya şirketlerinin kendilerine bildirilen Müslüman karşıtı nefret ve İslamofobik paylaşımların %89'unda harekete geçmediğini ortaya koydu. 

Raporda Instagram, TikTok ve Twitter'ın İslam'a hakaret eden ya da İslam'a karşı şiddete teşvik eden etiketlere izin verdiği belirtildi. İslamofobik içeriklerin paylaşılmasına izin verilmesinin sosyal bölünmeleri teşvik edeceği, istismarcı davranışları normalleştireceği ve çevrim dışı saldırıları teşvik edeceği uyarısında bulunuldu. Ayrıca, "sosyal medya platformlarının İslam karşıtı içeriklerden ve etkileşimlerinden para kazanması sebebiyle nefretin yayılmasına göz yumdukları" iddia edildi.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Küresel raporlar

ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı İstihbarat Ajansı'nın raporunda Türkiye'nin Kuzey Irak'ta yürüttüğü Pençe-Kilit operasyonu sonrasında bölgedeki İran destekli milislerle terör örgütü PKK üyelerinin iş birliği geliştirdiği öne sürüldü. Raporda İran destekli milislerin Irak ve Suriye'deki Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına yönelik saldırılarını artırdığı belirtildi. 

Dünya Meteoroloji Örgütü'nün raporu, küresel ısınmanın "geri dönülmez sınırın eşiğinde" olduğunu ortaya koydu. Raporda önümüzdeki beş yıl içinde %50 ihtimalle küresel sıcaklıkların geçici olarak sanayileşme öncesi seviyenin bir buçuk derece üzerine çıkacağı belirtildi.  

CBC News

  • Neden önemli: İklim değişikliğinin etkilerinin insanlar ve bütün gezegen için zararlı hale gelmeye başladığı nokta olan bir buçuk derece artış, Paris İklim Değişikliği Anlaşması'nda alt hedef olarak belirlenmişti. 
Seçim sonuçları

• Birleşik Krallık'a bağlı Kuzey İrlanda'da gerçekleşen parlamento seçimlerinde İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmeyi amaçlayan İrlanda milliyetçisi Sinn Fein 27 sandalye kazanarak ilk kez birinci parti oldu. Birleşik Krallık yanlısı Demokratik Birlik Partisi (DUP) ise 24 sandalyede kaldı. 

Sinn Fein kutlama

AFP

  • Diğer partiler: Liberal görüşteki İttifak Partisi 17, bir diğer Birleşik Krallık yanlısı Ulster Birlikçi Parti (UUP) 9 ve İrlanda milliyetçilerine yakın Sosyal Demokrat ve İşçi Partisi de (SDLP) 7 sandalye kazandı.
  • Öte yandan: DUP, Sinn Fein lideri Michelle O'Neill'in başbakan olması durumunda başbakan yardımcılığı için herhangi bir isim önermeyeceğini bildirdi. Bölgedeki yasa gereği bu durumda herhangi bir hükümet kurulması mümkün olmayacak.
  • Adanın güneyinde son durum: İrlanda Cumhuriyeti'nde de faal olan ve ana muhalefette bulunan Sinn Fein, son anketlere göre %34 oyla açık ara farkla birinci parti konumuna yükseldi. Adanın iki yakasında da İrlanda milliyetçilerinin birinci parti haline gelmesi, "Birleşik İrlanda" referandumu takviminin hızlanabileceği yorumlarına sebep oldu.

Filipinler'de devlet başkanlığı seçimini oyların %59'unu alan eski diktatör Ferdinand Marcos’un aynı isimli oğlu kazandı. Marcos'un yardımcılığını da siyaseti bırakacak mevcut devlet başkanı Rodrigo Duterte'nin kızı Sara Duterte yapacak.

  • Rodrigo Duterte, daha önce "güzel kadınlar olduğu sürece tecavüzlerinin yaşanacağını, Tanrı'nın aptal olduğunu" söylemesi, eski ABD Başkanı Barack Obama'ya küfretmesi ve güvenlik görevlilerine uyuşturucu satıcılarını öldürme talimatı vermesi gibi tartışmalı konularla gündeme gelmişti.

Çin'in Hong Kong Özel İdare Bölgesi'nde Seçim Komitesi üyelerinin yaptığı oylamada geçerli 1424 oyun 1416'sını alan eski güvenlik şefi John Lee Ka-chiu "Baş Yönetici" olarak seçildi.

  • Görevi bırakan Hong Kong Baş Yöneticisi Carrie Lam'ın yardımcılığını yürüten Ka-Chiu, Çin merkezi hükümetine yakınlığıyla, 2019 ve 2020'deki demokrasi yanlısı protestoların bastırılmasındaki rolüyle ve ABD'nin yaptırım listesinde bulunmasıyla tanınıyor. 

Bülteni beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum Yayınını Takip Et

Her çarşamba 12.00'de Spektrum, her perşembe 12.00'de Spektrum Dosya, her cuma 10.00'da Spektrum Kuş Bakışı e-posta kutunda.

0%

;