Zihni sıfırlama eşikleri: Bilimsel araştırmalar ideal tatil süresiyle ilgili ne diyor?

Zihni sıfırlama eşikleri: Bilimsel araştırmalar ideal tatil süresiyle ilgili ne diyor?

Tatil planlarken özellikle çalışanların kafasında doğal olarak sayılar ve sorular dönmeye başlıyor: "Bu seyahat bana ne kadara mâl olacak?", "Kaç gün yıllık iznim kaldı?", "Bir sonraki tatilimi ne zaman planlamalıyım?" Peki bu sorular üzerine düşünürken bilimsel araştırmalara başvurmak hiç aklınıza gelmiş miydi? Yapılan araştırmalar tatilin ideal süresiyle ilgili ilgi çekici bazı eşiklere işaret ediyor.

Tatil planlarken özellikle çalışanların kafasında doğal olarak sayılar ve sorular dönmeye başlıyor: "Bu seyahat bana ne kadara mâl olacak?", "Kaç gün yıllık iznim kaldı?", "Bir sonraki tatilimi ne zaman planlamalıyım?" Peki bu sorular üzerine düşünürken bilimsel araştırmalara başvurmak hiç aklınıza gelmiş miydi? Yapılan araştırmalar tatilin ideal süresiyle ilgili ilgi çekici bazı eşiklere işaret ediyor. 

  • İdeal tatil süresi, tabii ki kişiden kişiye değişmekle birlikte tam zamanlı çalışanlar üzerinde farklı coğrafyalar ve zamanlarda yapılan araştırmalar bize iyi gelecek, kafamızı temizleyecek bir tatilin özellikleri konusunda benzer bulgulara işaret ediyor. 

Tatil planlamak, tatile çıkmaktan daha çok mutlu ediyor

Bunlardan ilki 2007 yılında Journal of Experimental Psychology'de yayımlanan bir çalışma. Bu çalışma “Her şey yaşanmadan önce güzeldir” lafını doğrularcasına insanların bir tatilin planlama aşamasında, tatili yaptıktan sonrasına kıyasla daha mutlu olduklarını gösteriyor.

  • Başka bir deyişle, seyahatleri dört gözle beklemekten, onları yad etmekten seyahatin kendisinden daha çok zevk alıyoruz.

The University of British Columbia'da psikoloji profesörü ve mutluluk araştırmacısı olan Elizabeth Dunn, tatilin keyfine önceden varmanın (savoring) pasif değil, aktif bir süreç olduğunu söylüyor. Gideceğiniz yerle ilgili veya o bölgeye dair şiirler ve romanlar okumak, filmler ve diziler izlemek, seyahat videoları izleyerek tatil havasına girmek; sizi sadece göreceğiniz yer hakkında bilgi edinmeye değil, aynı zamanda hayal kurmaya da teşvik eder ve zihninizin bazı somut ayrıntılara tutunmasını sağlar.

Ancak tatile bir gün ya da saatler kala bu tablo değişiyor. Bavul hazırlama telaşı, uçağa yetişme stresi, gitmeden bütün işleri yoluna koyma endişesi gibi meseleler, kortizol seviyemizin yükselmesine neden oluyor. 

  • Böbreküstü bezleri tarafından üretilen vücudumuzun temel "stres hormonu" kortizol, duygu durumumuzu yalnızca stresli anlarda değil saatler ve hatta günler boyunca etkiliyor ve stresli durum sona erdikten yani tatil yapacağımız yere ulaştıktan sonra normal seviyeye geri dönmesi 1-2 günü bulabiliyor. 

Bu nedenle verimli  ve keyifli bir tatil için en az 3-4 günlük bir seyahate çıkmak mantıklı görünüyor. Amherst'teki Massachusetts Üniversitesi'nde psikoloji ve beyin bilimleri fahri profesörü olan Susan Whitbourne, üç veya dört gün izin almanın, özellikle kısıtlı bir zamana çok şey sığdırmaya çalışıyorsanız çok koşturmacalı ve stresli olabileceğini söylüyor:

"Tam seyahatin ritmine girdiğiniz anda eve dönmek zorunda kalıyorsunuz."

Tatilin çok uzunu da makbul değil

Tatil çok kısa olmamalı, ancak “ne kadar uzun olursa o kadar iyi” diye bir kural da yok. 2012 yılında Journal of Happiness’ta yayımlanan, Radboud Üniversitesi'nden akademisyenlerin yaptığı bir araştırma, ruh ve beden sağlığının tatilin sekizinci gününde zirveye ulaştığı, bu noktadan sonra mutluluk seviyesinin tırmanmaya devam etmediği ve bir platoya ulaştığı sonucuna varmıştı. 

Araştırmacılardan biri olan Jessica de Bloom, çalışmanın bulgularını şöyle değerlediriyor:

"Sekizinci günde bir zirve gördük ancak bu, ideal tatil süresinin bu kadar olduğu anlamına gelmiyor. Genel olarak sonuçlar, ideal tatil süresini belirlemenin neredeyse imkansız olduğu yönünde çünkü bu durum, ruh hâli, tatil rotası, hava durumu, sosyal bağlam gibi birçok faktöre göre değişiklik gösterebilir."

Breda Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nde araştırmacı ve kıdemli öğretim görevlisi olan Ondrej Mitas da ideal tatil süresi konusunda net bir yanıt vermekten kaçınıyor: 

"Bunu ölçmek son derece zor ancak çok kısa veya çok uzun tatillerden kaçının."

Mitas, çok kısa tatillerde gezginlerin işten kopamayabileceğini, günlük yaşam stresinden uzaklaşamayabileceğini veya sevdikleriyle bağ kurmak için yeterli zaman bulamayabileceğini belirtiyor. Fazla uzun seyahatlerde de “yeni” deneyimler azalacağından zihin ortama adapte olup ve tatili benimseyerek normalleştirebiliyor.

Neden 8 gün?

Peki bu 8 gün neye işaret ediyor olabilir? Los Angeles'taki Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde eğitim, psikoloji ve nörobilim profesörü olan Mary Helen Immordino-Yang, çalışan çoğu insanın zamanı yedi günlük dilimler hâlinde algıladığına dikkat çekiyor:

"Birimler hâlinde düşünüyoruz ve hafta da bu birimlerden biri. Sekiz günlük bir tatile çıktığınızda, fazladan bir iş gününü bir tatil gününe dönüştürmüş oluyorsunuz, üstelik işe dönmek için önünüzde bir gün daha oluyor."

Travel Brilliant'ın kurucusu ve seyahat danışmanı Denise Ambrusko-Maida ise müşterileri için seyahat planlarken beş sayısına odaklanıyor. Gidiş ve dönüşte bir günden fazla yolculuk gerektirmeyen seyahatler için varış noktasında en az beş gün geçirilmesini öneriyor. Uzun mesafeli, aktarmalı seyahatler için ise seyahat günleri hariç 10 gün öneriyor.

Tatilin etkisi ne kadar sürüyor?

Bloom ve arkadaşlarını elde ettiği sinir bozucu bir sonuç daha var: Tatil etkisi bünyemizi ışık hızıyla terk ediyor. Tatiliniz ister 15 gün ister bir ay sürsün; ofise adım attıktan bir hafta sonra sağlık ve mutluluk seviyeleriniz tatil öncesindeki (baz) seviyeye geri dönüyor. 

  • Araştırmacılar, bu nedenle stratejik bir öneride bulunuyor: Yılda bir kez çok uzun bir tatile çıkmak yerine, yıl içine yayılmış birkaç kısa tatil yapmak, genel sağlık ve mutluluk seviyesini yüksek tutmak için çok daha mantıklı bir yol.

Asıl önemlisi tatilde neler hissettiğiniz

Asıl farkı yaratan, tatile ne kadar süreliğine çıktığınız değil, ne hissettiğiniz. Bulgulara göre tatilde kitap okumak, denizi ya da gün batımını izlemek gibi pasif aktiviteler, zihninizi iyileştirmek konusunda fiziksel aktivitelerden daha etkili. 

Bir diğer etken tatil programınızı tamamen kendi isteklerinize göre belirlemek. Kontrol duygusu ve anın tadını çıkarmak (savoring), tatilin etkisinin daha güçlü olmasını sağlıyor. Tatilde daha uzun ve kaliteli uyumak da hem tatil sırasında hem de döndükten sonraki birkaç hafta boyunca kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayan en büyük faktörlerden biri.

Zaman yönetimi koçu ve yazar Elizabeth Grace Saunders, tatil dönüşü stresi azaltmak için işe dönmeden önce bir boş gün bırakmanızı ve günlük rutine döndüğünüzde en sevdiğiniz tatil uğraşlarını tekrar etmenizi öneriyor. 

Yani tatillerinizi genellikle su kenarında geçiriyorsanız iş çıkışı deniz kenarında bir bankta zaman geçirebilir ya da havuza girebilir; seyahat ederken tattığınız lezzetleri yemek planınıza dahil edebilir ya da bir kadeh şarap eşliğinde şömine başında kitap okuyabilirsiniz.