Mums That Rave hareketi: Anneler piste çıkınca...

Mums That Rave hareketi: Anneler piste çıkınca...

Çoğu gece kulübünde eğlencenin geç saatlerde başlamasından ve üzerlerindeki “erkek bakışlarından” rahatsız olan kadınların oluşturduğu komüniteler Avrupa kentlerinde hızla büyüyor. “Rave anneleri” özel partilerde buluşup birkaç saat eski günlerdeki gibi özgürce dans ettikten sonra yetişkin hayatlarına devam ediyor. Oluşumun Londra’daki öncüsü DJ Nikki Beatnik sorularımızı yanıtladı.

Çoğu gece kulübünde eğlencenin geç saatlerde başlamasından ve üzerlerindeki “erkek bakışlarından” rahatsız olan kadınların oluşturduğu komüniteler Avrupa kentlerinde hızla büyüyor. “Rave anneleri” özel partilerde buluşup birkaç saat eski günlerdeki gibi özgürce dans ettikten sonra yetişkin hayatlarına devam ediyor. Oluşumun Londra’daki öncüsü DJ Nikki Beatnik sorularımızı yanıtladı.

Fotoğraf: Benjamin Thomas

DJ Nikki Beatnik 30 yıla yakın DJ’lik ve yapımcılık kariyerinde 70’den fazla ülkede sahne almış ve 2014’te doğum yapmadan bir hafta öncesine kadar da kabindeymiş. Doğumdan sonra, oyuncu olan eşinin çalışmak için evden uzak olmasının da etkisiyle yalnız hissetmeye başlamış. 

İlkini 2019 yılında düzenlediği Mums That Rave topluluğu fikri de böyle ortaya çıkmış:

“Hâlâ şık giyinip dışarı çıkmak ve dans etmek isteyen benim gibi annelerin nerede olduklarını merak ediyordum. Her zaman şöyle derim: 'Eğer bulamıyorsan, kendin yap!' Mums That Rave’i kurma sürecinde, kadınlar ve anneler için bu partileri düzenlediğim zamanlarda işimde ne kadar daha mutlu ve güvende hissettiğimi fark ettim; bu güven duygusunun ne kadar elzem olduğunun da ayırdına vardım. Sadece, anneler için neredeyse hiçbir destek ya da altyapı bulunmayan müzik sektöründe bulunan bir kadın olarak kendim için değil, aynı zamanda her kesimden ve her sektörden anneler için de…

Annelik hayatı insanın inanılmaz derecede yalnız hissetmesine neden olabiliyor. Müzik ve birlikte dans etmek ise herkesi birleştiriyor ve insanın kendisini iyi hissetmesini sağlıyor. Bu benim için de bir öğrenme süreci oldu. Kimliklerini kaybetmiş ya da artık dışarı çıkmayan annelerden, Mums That Rave’in hayatlarını bir şekilde değiştirdiğini söyleyen mesajlar almak çok güzel bir duygu. Böylece bu hareket partilemekten çok daha derin bir anlam kazandı ve tüm anneler için rave aracılığıyla anneliğe dair klişeleri yıkmanın bir metaforu hâline geldi."

Anne rave'leri Avrupa kentlerinde yayılıyor

Mums That Rave’den sonra Avrupa kentlerinde annelere (daha doğrusu kadınlara) özel, erkeklerin içeri alınmadığı rave’ler arttı. Almanya'nın Wuppertal kenti çıkışlı Mama Geht Tanzen (Anne Dansa Gidiyor) partilerinin ilkini iki arkadaş olan Anna Schumacher ve Andrea Rücker, kendileri gibi erken yattıkları için gidecek kulüp bulamamanın hayal kırıklığını yaşayan anne arkadaşları için tek seferlik bir etkinlik olarak planlamıştı. Ancak hiç beklemedikleri bir şey oldu ve konsept adeta patladı.

Fotoğraf: Mama Geht Tanzen

O zamandan beri Mama Geht Tanzen Almanya, Avusturya, İsviçre, Hollanda, Fransa ve İsveç'te annelerin akşam 20:00 ile 23:00 arasında parti yaptığı onlarca şehre yayıldı. Öyle ki Schumacher ve Rücker parti organize edecek zaman bulabilmek adına işlerinden ayrıldılar. Hatta merch çorap ve şapkalarını sattıkları özel bir internet siteleri bile var.

Fotoğraf: Diva Paris

Paris’in önde gelen kulüplerinden Champs-Élysées yakınlarındaki Raspoutine’de Diva Paris partilerini düzenleyen Constance d’Amécourt, Lucie de Gourcuff ve Constance Fabry-Damour de Mama Geht Tanzen’den ilhamla başlattıkları etkinliklerin amacının “mental yükü vestiyerde bırakmak ve üç saat boyunca dans pistinin tadını çıkarmak” olduğunu söylüyor. Kadınların iş çıkışında doğrudan yolunu tuttuğu, 19.00’da başlayıp 22.00’de sona eren yemek servisinin de yapıldığı Diva Paris geceleri bir yılda epey popülerleşmiş durumda. Karaoke geceleri ve özel misafirlerin katılımıyla konseptli partiler de düzenleniyor. 

Tek dert erken saatte partilemek mi? Bu partiler ‘güvenli’ mi?

Annelere özel rave’lerin temel amacı kendini yalnız hisseden ve zamanının büyük kısmını çocuk bakımına ayırtmak zorunda kalan kadınların, eğlencenin gece yarısından sonra başladığı kulüplere alternatif olarak “makul” saatlerde dans edebileceği bir ortam yaratmak olsa da kadın rave’lerin popülerleşmesinin tek nedeni bu değil.

Fotoğraf: Mama Geht Tanzen

Hem katılımcılar hem de sektörden kadınlar male gaze’den (dik erkek bakışları) rahatsız oldukları için diledikleri gibi eğlenemediklerini, içkilerine uyuşturucu madde katılmasından endişelendiklerini ve gece dışarı çıktıklarında ayrımcılığa, tedirgin edici söz ve davranışlara maruz kaldıklarını ifade ediyorlar. Nikki, “Bugün kısmen daha çok dile getirilen, kadınların partilerde ve gece kulüplerinde kendini tehlike altında hissetmesi ve yaşadıkları rahatsız edici deneyimler bundan 20 yıl önce kulaktan kulağa konuşulan şeylerdi. Gece hayatı sektöründe kadınlar lehine pozitif değişiklikler oldu mu yoksa 'sabaha kadar gönlünce çalmak ve eğlenmek' kadınlar için hâlâ tedirgin edici bir alan mı?” soruma şöyle yanıt veriyor:

"Pek bir şeyin değiştiğini sanmıyorum. Genç kadın DJ’lerin internette sürekli kendi deneyimlerini anlattıklarını görüyorum ve bunlar, kariyerim boyunca (ve halen) başa çıkmak zorunda kaldığım şeylerin aynısı. Başkalarının da bu alana girebilmesinin önünü açmak için gerçekten çok çalıştık, ama ne yazık ki pek bir şey değişmedi. Belki sayımız fazlalaştı ve görünürlüğümüz arttı ancak programlarda yer alan kadın sayısı geriye gitmiş gibi görünüyor ve kadın DJ’lere yönelik çevrimiçi taciz kontrolden çıkmış durumda.

Kulüplerin büyük bir kısmı kapandı, bu yüzden DJ’ler için daha az fırsat var ve yeni sahneler de açılmıyor. İşte bu yüzden Mums That Rave projesine bu kadar tutkuyla bağlıyım ve bu güvenli alanı yaratmış olmaktan büyük gurur duyuyorum. Partilerimi organize ederken birlikte çalıştığım başka anneler de var ve kadınlar ile anne sanatçılar sahne alıyor. Aslında 25 yılı aşkın süredir hiçbir partide kendimi Mums That Rave'deki kadar güvende hissetmemiştim.”

Mums That Rave | Fotoğraf: Benjamin Thomas

Güvenli bir alanda eğlenmek adına bu partilere gelen kadınları son yıllarda giderek görünürleşen online nefret söylemleri ya da mizojiniden nasıl korudukalrını, kapıya gelip içeri girmeye çalışan rahatsız edici tipler olup olmadığını soruyorum Nikki’ye.

"Çok şükür şimdiye kadar partilere gelmeye çalışan hiçbir erkek olmadı! Sanırım bunun nedeni, Mums That Rave’in çevrimiçi olarak yaklaşık 80.000 takipçisi olmasına rağmen, hâlâ tam anlamıyla bir yeraltı partisi olması. Mums That Rave’in ilk yılında bir olay yaşandı; İngiltere’de büyük bir markanın lansmanı için etkinliği devraldığımda, organizatörler erkek bir DJ'le anlaşmıştı. Bu erkek DJ, tamamen kadınlardan oluşan bir marka lansmanında agresif davranarak DJ kabininde bana sarkıntılık etti. Hiç hoş bir durum değildi.

Sosyal medyada tuhaf ve cinsiyetçi yorumları engelliyor ve siliyorum. Müzik sektöründe bir kadın olarak, kariyerim boyunca kadın düşmanlığıyla mücadele ettim ve bu konuda pek bir değişiklik olmuyor. Ben açık sözlü biriyim, bu yüzden sorunlarla doğrudan yüzleşirim ama iş yerinde kendimi güvende hissetmemek bazen çok yorucu oluyor.

Çocuklarımı büyütmek için birçok işi askıya aldım; çünkü müzik endüstrisinde bir yandan sürekli koşturup, iş gereği dışarıdayken bir yandan ebeveynlik görevlerini yerine getirmek imkansız. Kadın yapımcıların giderek daha fazla iş almaya başlamasını umuyorum; sektörün hâlâ çok küçük bir yüzdesini oluşturuyoruz ama müziği seviyorum ve hayatım boyunca bu işi yaptım, sonuç da bu!"

Mums That Rave | Fotoğraf: Benjamin Thomas

Rave’e gelen kadınlar neler beklemeli?

Adı doğrudan annelere işaret etse de kadınlara özel bu partilere katılmak için tabii ki anne olma şartı aranmıyor. Mums That Rave’de danstan önce ve sonra topluluk ruhu oluşturulması, ortak dertlerin paylaşılması, çözüm aranması ve herkesin birbirine hafiften ısınması için küçük sohbet ve paneller gibi yan etkinlikler de düzenleniyor. Yan etkinliklerin içeriğini Nikki şöyle anlatıyor:

"Panelleri ilk başta Mums That Rave partilerinin başında yapıyordum ama sonra partiler çok büyüdü, bu yüzden artık bunları bağımsız etkinlikler olarak düzenliyorum ve sadece Dünya Kadınlar Günü’nde parti öncesi panel organize ediyorum. Bu, birbirini tanımayan anneler için buzları kırmanın, annelik hayatı ve deneyimleri hakkında konuşmanın ve eğlence, müzik, spor, televizyon gibi alanlarda çalışan diğer kadınları ön plana çıkarmanın bir yolu. Zaten partilere Olimpiyat sporcuları, mankenler ve türlü uğraştan anne de katılıyor. Şimdi tüm bunları Mums That Rave podcast’ine taşıyorum ama rave'lerin her zaman bir ağ kurma, yeni arkadaşlarla tanışma yönünün olmasını istiyorum; çünkü ben de tüm arkadaşlarımla ve partnerimle kulüplerde tanıştım.

Ayrıca, tek başına gelen annelerden birinin ev sahipliği yaptığı 'solo ravers' masamız da var. Bu harika bir şey çünkü birçok anne, arkadaşlarını dışarı çıkmaya ikna edemiyor ya da arkadaşları ayak sürüyor; bu masa sayesinde tek başlarına gelip yeni insanlarla tanışabiliyorlar. Yıllar boyunca, Mums That Rave'in insanlara özgüvenlerini nasıl geri kazandırdığını, hatta bu partiler sayesinde yeni bir iş bulduklarını anlatan o kadar çok mesaj aldım ki. Yeri geldi, mutluluktan gözleri yaşaranlar dans pistinde ağladılar. Tüm bu hikayeler ve mesajlar, bu işi sürdürmemi sağlıyor.

Etkinlik organizatörleri için, anneler en zorlu hedef kitledir; çok fazla sorumlulukları vardır ve kendi ihtiyaçlarını en sona koyarlar. Bu yüzden dışarı çıkıp eğlenmek onlar için bir öncelik değildir, ama olmalı! Anneler mutluysa herkes mutludur."

Mums That Rave | Fotoğraf: Benjamin Thomas

Nikki’ye şimdiye kadar düzenlediği 30 rave’den aklına kazınan bir anıyı ve 11 Temmuz’da Londra’daki Embargo’da yapılacak bir sonraki partiye gelenleri nelerin beklediğini soruyorum:

"29. rave'de gözümden bir damla yaş süzüldü. Partinin ortasında bir Vogue Walk yarışması düzenlendi ve anneler bu yarışmaya coşkuyla katıldı. Herkes şık giyinmişti, muhteşem görünüyordu ve birbirlerini alkışlıyorlardı. Ortam elektriklenmişti. DJ kabininden dans pistine baktım ve çok duygulandım; tam o sırada, düzenli katılımcılardan biri olan Marta muhteşem bir dans hareketi sergiledi ve tüm salon resmen ışıldadı. Herkes sevinç çığlıkları atıyor ve alkışlıyordu. Sihirli bir andı ve o kısacık süre boyunca kendimi başka bir yerdeymiş gibi hissettim; başlattığım bu hareketten çok ama çok gurur duydum. Hemen kendimi toparlayıp DJ’liğe devam ettim tabii ama benim için çok güzel bir andı. Mums That Rave’de böyle pek çok sihirli an yaşanıyor. 

Bir sonrakine katılacakları neler beklediğine gelince... Her şeyden önce harika müzik ve eğlence! Neşe, kahkaha... Küçük kapalı gruplara yer yok, herkes dost canlısı ve saat 14.00’ten 18.00’e kadar müzik tam gaz devam ediyor. Herkes dans ediyor ve neredeyse hiç kimse telefonuna bakmıyor. Aynı zamanda bu rave benim doğum günü partim de olacak ve İngiltere'nin garage efsanesi Kele Le Roc sahne alacak, yani gerçekten harika olacak. Mekanın bir çatı terası ve kliması da var; personel çok nazik."