SİNEMA VE TV

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

EMRE EMİNOĞLU
DUENDE · 10 TEMMUZ 2026
5 DK OKUMA

Primetime Emmy Ödülleri, televizyon dünyasının prestiji en yüksek ödüllerinden biri. Her ne kadar son derece ABD odaklı olsa da, son yıllarda, özellikle BBC’nin ABD merkezli kanallarla ve platformlarla ortak yapımları ya da uluslararası etkisi olan dijital platformların farklı ülkelerle ortaklaşa giriştiği farklı dillerdeki projeler sayesinde uluslararası bir boyuta ulaşmaya başladığı da söylenebilir. 

  • Yine de bunun için yol uzun; örneğin popüler kültüre mâl olmuş ve ABD’yi de etkisi altına almış bir İngilizce dizi, Heated Rivalry dahi Kanada yapımı olduğu için bu yıl Emmy’ler için değerlendirilemedi.

78. Primetime Emmy Ödülleri’nin adayları 8 Temmuz’da açıklandı. ABD’deki televizyon kanalları ve dijital platformların 2025-2026 sezonundaki yapımlarını değerlendiren ATAS’ın (Televizyon Sanatları ve Bilimleri Akademisi) listesinin zirvesinde drama dizilerinde 25 adaylıkla HBO Max dizisi The Pitt, komedi dizilerinde 24 adaylıkla HBO Max dizisi Hacks, mini-dizilerde ise 16 adaylıkla Netflix yapımı Beef var.

The Pitt

Geçen yıl ilk sezonuyla beklenenin çok altına adaylık almasına rağmen En İyi Drama Dizisi dahil 5 Primetime Emmy ödülü kazanan, 90’ların ER’ının mirasını günümüze taşıyan acil servis draması The Pitt, bu yıl da rakipsiz olduğunu kanıtlamış oldu. Apple TV’nin yeni bilimkurgu yapımı Pluribus 18, HBO Max’in Game of Thrones evreninden biraz alaycı bir tondan seslenen yeni uzantı dizisi A Knight of the Seven Kingdoms ve Apple TV’nin Gary Oldman’ın performansıyla konuşulan MI5 dizisi Slow Horses ise 9’ar adaylıkla öne çıkan diğer drama dizileri oldu.

Hacks

Komedi cephesinde son beş yılın üçünde bir rekorun kırıldığına tanık olmuşken, bu yıl çıta bir kez daha yükseldi: Tek sezonuyla en fazla adaylık alan dizi unvanı önce Schitt’s Creek, ardından The Bear ve The Studio, bu yıl da 24 adaylıkla Hacks’e geçti. Jean Smart ile özdeşleşen Deborah Vance karakterini bir kadın komedyen olarak harikulade inşa eden dizi, onun karşısına koyduğu Ava’yı hem Deborah’ın çağımıza ayak uydurmasını sağlayan bir tercüman kalem hem de onu yalnızlıktan kurtaracak bir can yoldaşı olarak konumlandırdı. 

Gerçek komedinin ne olduğunu hatırlatan Hacks, sistemdeki açıklardan faydalanıp komedi olarak yarışan The Bear’a olan öfkemize iyi geldi. Geçen yılın kazananı Hacks, final sezonunun duygusal yoğunluğunun ve kırdığı adaylık rekorunun da etkisiyle bu sene de rakipsiz gibi... Hacks’i Apple TV’nin yeni korku komedisi Widow’s Bay 19 ve Apple TV’nin kendini-iyi-hisset dizisi Shrinking 9 adaylıkla izliyor.

DTF St. Louis

Mini-dizi kategorilerinde en çok adaylığı Netflix’in bir antolojiye dönüştürme kararı aldığı Beef’in ikinci sezonu (16 adaylık) ve HBO’nun bir aşk üçgenini mercek altına alan cinayet vakasıyla ilgili mini-dizisi DTF St. Louis (13 adaylık) sürpriz bir şekilde aldı. Onları 9 adaylıkla Netflix’in Claire Danes ve Matthew Rhys’li gerilimi The Beast in Me izledi. 

Fakat her ikisi de beklenenin üzerinde performans sergileyen bu üç yapımın öne çıktığı bu cephede, aday olanlardan çok olmayanların konuşulması gerekiyor: HBO’nun asıl kozunun, iki yıl önce Baby Reindeer ile Emmy’leri silip süpüren Richard Gadd’in yeni mini-dizisi Half Man olduğunu düşünüyorduk; yapım sadece Gadd’e gelen En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu adaylığı ile yetindi. 

Ryan Murphy imzalı FX yapımı aşk antolojisinin ilk sezonu Love Story: John F. Kennedy Jr. & Carolyn Bessett’in ise rekor sayıda adaylık elde etmesini bekliyorduk; ne ana kategorilerde ne teknik kategorilerde beklediğini buldu ve 6 adaylıkta kaldı.

Bir kez daha: HBO’nun galibiyeti, Apple TV’nin yükselişi

2000’ler öncesinde Primetime Emmy yarışının bir uzantısı olarak konuşulan, ABC, NBC ve CBS gibi televizyon kanalları arasındaki rekabet, artık yerini dijital platformlar arasındaki rekabete bıraktı. 2010’ların koşulsuz ve rakipsiz lideri HBO, 2010’ların sonunda Netflix’in yükelişe geçmesiyle kendisini o gün bu gündür süren bir azılı rekabetin içinde buldu, hatta en önemlileri 2020 ve 2024 yıllarında olmak üzere birkaç defa yenildi. İki platformun rekabeti hâlâ heyecanını yitirmiş değil: 2026’nın kazananı elde ettiği toplam 122 adaylıkla HBO Max oldu, Netflix 111 adaylıkta kaldı. 

Son yıllarda, iki platform arasındaki yarışın arasına bir başka platformun dahil olabileceğini düşündüğümüz tek bir yıl oldu. Elindeki büyük kozlar The Bear ve Shōgun sayesinde FX’in, ikinci sıradaki HBO’yu geçmesine ramak kaldığı 2024. Yanlış alarm... FX Shōgun’un yerini dolduramadı, The Bear’ın ise pabucu çabuk dama atıldı; FX adaylık sayısını 91’den geçen yıl  35’e, bu yıl ise 23’e düşürdü. 

Öte yandan aynı grafik bize bambaşka bir rakibin emin adımlarla ilerlediğini kanıtlıyor. Apple TV, her geçen yıl elini biraz daha sağlamlaştırarak, toplam adaylık sayısını biraz daha artırarak ve büyük kategorilere her geçen yıl daha fazla yapım sokmayı başararak artık 1-2 yıl içinde HBO Max ve Netflix’in arasına üçüncü bir rakip olarak yerleşeceğinin sinyallerini veriyor. 

  • Apple TV’nin Primetime Emmy karnesi yıldızlı pekiyilerle dolu. Fakat Ted Lasso, Severance ve Pluribus başta olmak üzere birçok dizinin Türkiye’de hatırı sayılır bir hayran kitlesi olmasına rağmen, platform Türkiye pazarına açılmayı da, yayın haklarını Türkiye’deki diğer platformlara satmayı da reddediyor. FOMO’dan muzdarip kitleler işte böyle korsana teşvik ediliyor.

Pluribus

Apple TV bu yıl, son yıllarda daha çok HBO’dan görmeye alışkın olduğumuz bir başarıya imza attı ve hem En İyi Drama Dizisi hem de En İyi Komedi Dizisi kategorisindeki 8’er aday arasına 3’er dizisini birden sokmayı başardı. Üstelik bu 6 diziden 3’ü, Widow’s Bay, Pluribus ve Margo’s Got Money Troubles henüz ilk sezonlarıyla yarışa dahil oldu. Şöyle de bir anomali var ki, Emmy tarihinde benzerine en azından benim yarışı takip ettiğim son 15 senede rastlanmış değil: Your Friends & Neighbors, başka hiçbir kategoride aday olmadan En İyi Drama Dizisi kategorisinde Stranger Things ve Task gibi yapımların yerini aldı. 

Yıllardır, HBO ve Netflix arasındaki yarıştan nitelik ve niceliğin yarışı olarak söz ediyorum. Çünkü tıpkı bu yıl olduğu gibi, HBO daima sayıca az yapımla daha fazla adaylık elde etmeyi başarıyor. (Bu yıl HBO Max toplam 122 adaylığı 23 yapımla, Netflix 111 adaylığı 34 yapımla elde etti.) Apple TV’nin  bu yılki 87 adaylığını 16 yapımla elde ettiği düşünülürse, platformun Netflix gibi niceliğe değil, HBO gibi niteliğe oynadığını söylemek mümkün. 

Trump etkisi, temsil, çeşitlilik ve bazı ilkler

Trump döneminin televizyondaki etkileri sürüyor. Önceki dönemde çağın geç kalınmış bir gerekliliği olarak birçok kanal ve platformun uygulamaya başladığı çeşitlilik kural ve kotalarından vazgeçiliyor; çeşitliliği ön planda tutan yapımların sayısı azalıyor. Bu olumsuz değişimin etkilerinin Primetime Emmy adaylarına da yansıdığını söylemek mümkün: 18 oyuncu ve sunucu kategorisinin adayları arasında beyaz olmayan adayların sayısının 49’a kadar yükseldiği 2021 artık çok geride kaldı; geçen yıl 28’e düşen bu sayı, şimdi de %40’a yakın bir azalamayla 17’ye inmiş. 

Trump etkisi demişken, 2025-2026 televizyon sezonunda Trump’ı en çok çıldırtan iki yapımın kendi alanlarında rekor sayıda Primetime Emmy adaylığı almasının hak edilmişlik kadar tepkisel olduğu da aşikar: The Apple Music Super Bowl LX Halftime Show Starring Bad Bunny ve The Late Show with Stephen Colbert, 9’ar adaylıkla özel yapımlar ve talk-showlar arasında en fazla adaylığa sahip yapımlar oldular.

The Apple Music Super Bowl LX Halftime Show Starring Bad Bunny

Hollywood’un çeşitlilik konusundaki geri kalmışlığı, 2026 yılında, tarihi 80 yılı bulan bir organizasyonda dahi hâlâ bazı ilklerin yaşanmasına yol açabiliyor: 

  • En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Drama kategorisinde aday olan, The Pitt oyuncularından Sepideh Moafi, bu kategorinin tarihindeki ilk İranlı ve Batı Asyalı oldu. 
  • En İyi Yönetmen - Drama kategorisinde The Gilded Age ve Task ile aday gösterilen Salli Richardson-Whitfield, tek bir yönetmenlik kategorisinde iki adaylık birden elde eden ilk siyah kadın oldu. 
  • The Pitt’teki rolüyle En İyi Konuk Kadın Oyuncu - Drama kategorisinde yer alan Tal Anderson’ın varlığı ise otizimlilerin televizyondaki görünümü için büyük önem taşıyor.

Matthew Rhys, Widow’s Bay

Adaylar arasında iki oyuncunun (ikisinin de beyaz ve erkek olması kimseyi şaşırtmayacaktır) 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinin büyük kazananları olduğu söylenebilir: 

  • Jason Bateman, mini-dizi cephesinde hem HBO’nun DTF St. Louis’inin hem de Netflix’in Black Rabbit’inin hem yapımcısı hem de oyuncusu olarak dört ayrı kategoride aday gösterildi. 
  • Widow’s Bay ve The Beast in Me’nin başrol oyuncusu Matthew Rhys ise iki başrol kategorisinde birden adaylık elde ederek 35 yıl sonra bunu başaran ilk erkek oldu. Bununla kalmadı, 3 başrol kategorisinde (drama, komedi, mini-dizi) birden Emmy adaylığı bulunan ilk erkek oldu. (Rhys, drama cephesinde dört kez Emmy’e aday gösterilmiş, 2018’de The Americans ile ödülü kazanmıştı.)

Öte yandan Peacock platformu, En İyi Mini-dizi adayları arasına giren All Her Fault ile büyük kategorilerdeki ilk adaylığını elde etti. Önceki yıllarda mini-dizi kategorilerinde oyunculuk adaylıkları bulunan Marvel Stüdyoları da Yahya Abdul-Mateen II’in En İyi Erkek Oyuncu - Komedi adaylığı ile komedi cephesindeki ilk oyunculuk adaylığına kavuştu.

Beef

Erken Emmy tahminleri: Şimdi ne olacak?

  • Drama: The Pitt, aday listesinin zirvesinde yer almasının, geçen yılın kazananı olduktan sonra kalitesini düşürmemesinin, toplumsal ve politik gündemi acil servisin kaosuna yedirmeyi başarabilmesinin etkisiyle rakipsiz görünüyor. Muhtemelen başrol oyuncusu Noah Wyle’a da ikinci Emmy’sini kazandıracak dizinin tek rakibi, kadın oyuncu yarışında önde gözüken Rhea Seehorn’un rol aldığı Pluribus.
  • Komedi: Hacks bolca ödülle veda edecek gibi görünüyor. Jean Smart beşinci kez kazanırsa dizinin tüm sezonlarıyla ödüllendirilmiş olacak. Bunun önündeki tek engel, Lisa Kudrow’un The Comeback’teki ikonik performansı olabilir; fakat dizinin 2 adaylıkta kalması bu ihtimali zayıflatıyor. Gelecek yıllarda büyük kategoride de sırası elbet gelecek Widow’s Bay ise Matthew Rhys’e bir ödül getirecek.
  • Mini-dizi: Half Man’in yokluğu, Love Story’nin beklenen etkiyi yaratmaması kafaları iyice karıştırdı. Beef, DTF St. Louis, Love Story hatta The Beast in Me bile ödüle uzanabilir. Oyunculardan Oscar Isaac ve Claire Danes yarışın bir adım önünde gibi.
  • 78. Primetime Emmy Ödülleri töreni 14 Eylül’de düzenlenecek ve töreni oyuncu Mariska Hargitay sunacak. Hargitay, 2011’den beri bu görevi üstlenen ilk kadın olacak.

Ana kategorilerde 78. Primetime Emmy adayları:

  • En İyi Drama Dizisi adayları:
    The Diplomat (Netflix)
    The Gilded Age (HBO Max)
    A Knight of the Seven Kingdoms (HBO Max)
    Paradise (Hulu)
    The Pitt (HBO Max)
    Pluribus (Apple TV)
    Slow Horses (Apple TV)
    Your Friends & Neighbors (Apple TV)
  • En İyi Komedi Dizisi adayları:
    Abbott Elementary (ABC)
    The Bear (FX/Hulu)
    Hacks (HBO Max)
    Margo's Got Money Troubles (Apple TV)
    Nobody Wants This (Netflix)
    Only Murders in the Building (Hulu)
    Shrinking (Apple TV)
    Widow's Bay (Apple TV)
  • En İyi Mini-dizi adayları:
    All Her Fault (Peacock)
    The Beast in Me (Netflix)
    Beef (Netflix)
    DTF St. Louis (HBO Max)
    Love Story: John F. Kennedy Jr. & Carolyn Bessette (FX/Hulu)
  • En İyi Televizyon Filmi adayları:
    Heads of State (Prime Video)
    Miss You, Love You (HBO Max)
    People We Meet on Vacation (Netflix)
    Remarkably Bright Creatures (Netflix)
    Tom Clency's Jack Ryan: Ghost War (Prime Video)

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.