Alex Schulman ve aile üzerine: Bir çocukluk travması ömür boyu sürebilir mi?
Zamanla kabuk tutsa da çocukluğun yaraları hiçbir zaman geçmez. Aile, gerçek bir aile olamamışsa bir "yuva" değil, sürgün mekanıdır... Travmalar ise aile geleneği içine hapsolursa yazgı hâline gelebilir. Edebiyatseverlerin iki romanıyla tanıyıp sevdiği Alex Schulman, kendi hayatından biriktirdiği sorularla birlikte işte tam da buna odaklanıyor: Bir çocukluk travması ömür boyu sürebilir mi?

Aile birliğini oluşturan ve onun sürekliliğini sağlayan dinamikler toplumdan topluma, kültürden kültüre değişir. Çünkü ihtiyaçlar, şartlar farklı; bunlara paralel olarak gelişen yaşamsal refleksler ise bambaşka olabilir. Ancak aile içinde yaşanan travmalar, çocukluk çağında açılan yaralar hiç değişmez. O tuhaf korku ve merak çağındaki acı, kaygı ve korkuyu Tezer Özlü, kendi hayatından izler taşıyan novelası Çocukluğun Soğuk Geceleri'nde o kadar içli bir ifadeyle anlatır ki:
"Geceleri anneme sokulunca hem soğuktan korunuyorum hem de yalnızlıktan."
Yazının devamı Aposto Premium'da.
Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.