EDEBİYAT

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

SONER CAN
DUENDE · 26 EKİM 2026
4 DK OKUMA
PREMIUM

Hayatı paylaştığımız yıllar boyunca bize pek de kayda değer varlıklar olmadığımızı öğreten kedimiz Alex'in anısına...

Bir kedi size kendisiyle birlikte yaşama izni verdiğinde artık paralel iki hayat hüküm sürer. Ancak günün birinde veda anı gelip çattığında eksilecek olan tek bir hayat değildir. Bir kediyle yaşamayı kabul etmek, onun yokluğunun yaratacağı yalnızlığa, düşüşe ve kedere en başından rıza göstermektir. Vedası da yıkıcıdır. Kedinizi kaybettiğinizde bir insanın kaybından farklı olan şudur: Hayatımız boyunca sayısız insanı kaybederiz, ta ki kendimiz bir kayba dönüşene kadar. Bu akış bizi olası sonlara hazırlar; yaşadığımız onca kayıptan geriye kalan hatıralarla teselli buluruz. Ancak kedinizin vedası mutlaktır; varsa geride kalan kedinize sarılarak teselli bulamazsınız. Acısı mutlak, derin, keskin ve kesintisizdir. Türlü kuşkularla sarmalanmış bin bir pişmanlık da cabasıdır. 

Yazının devamı Aposto Premium'da.

Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.

PREMIUM'A GEÇ

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.