GÜNCEL SANAT

Cinsiyet Klişelerini Altüst Eden Sanatçılar

"Non Binary" mi o da ne?

BURCU DİMİLİ
DUENDE · 12 MART 2021
1 DK OKUMA

Cinsiyet kavramı çocukluk yıllarımızdan beri hayatımızın merkezine oturtulmuş bir olgu. Bebeklik kıyafetlerimizden bizler için seçilen oyuncakların renklerine dek ailelerimiz âdeta hiçbir belirsizliğe izin vermemek kaygısıyla çiziyor oyun alanlarımızın sınırlarını. Dışına taşarsan öteki yaftalamasıyla ve bir hata varmışçasına düzeltme planlarıyla karşılaşman an meselesi. 

Yeni jenerasyon daha bilinçli görünüyor, umarım öyledir. Erkek çocuklarına merak ettiği için alınan Barbie bebekler ya da çocuklara kıyafet seçiminde tanınan özgürlükleri görmek bile umut veriyor. Hele ki bizlerin Barbie bebeklerin renk tonlarının bile tartışmaya açık olmadığı bir dönemde büyüdüğümüzü düşünürsek. Genelde en güzel ürünlerin yer aldığı kurtarıcı kıyafet kategorisi unisex bile yetişkinlik döneminde karşılaştığımız bir tanım. Ne unisex’i, biz henüz mavi mi pembe mi travmasını atlatamadık.

Diverse Works, 2014, Wu Tsang Kaynak: archive.ica.artDiverse Works, 2014, Wu Tsang
Kaynak: archive.ica.art

Bu keskin seçim ve yansımaları konusundaki dayatmalar tabii ki hâlâ birçok alanda karşımıza çıkıyor. Geçmişte ultra kısa saç tercihim yüzünden çevrem ve yakın ailemden bile benim için üzülen, net dile getirilmese de iç çekerek neden geleneksel kadın formunu tercih etmediğim yönünde hayıflanan yakınmaları öyle çok duydum ki. 

Yıllarca cinsiyetimizin özelliklerini taşımak konusunda manipüle edildikten sonra non binary kavramıyla karşılaşmak, kalıplaşmış sınıflandırmaların dışında gözlem yapmak bende bir rahatlama yaratmıştı açıkçası. Yeri geldiğinde maskülen yeri geldiğinde feminen tarzı çok sevsem de ikisinden de arındırılmış ya da ikisini herhangi biri ağırlıkta olmadan taşıyan bir dünya görmek beni mutlu etmişti. Böyle konular açıldığında gökkuşağından korkanlardan değil ama kendimden dileğim “ileride çocuğunu yetiştirirken tüm bunları unutma” oluyor. 

Marie Høeg and Bolette Berg in the boat, 1895-1903, Marie Høeg Kaynak: queerarthistory.comMarie Høeg and Bolette Berg in the boat, 1895-1903, Marie Høeg
Kaynak: queerarthistory.com

Erkek/kadın arasındaki dejenere çizgiyi bulanıklaştıran cinsiyetsizlik tercihinin sanattaki yansımaları da bir hayli ilham verici. Rahatsız edici yolculuklara ışık tutan çalışmalarıyla Wu Tsang; kalıplara meydan okuyan fotoğraflarıyla Marie Høeg; çalışmalarını bedeni, feminizmi, vücut sanatını ve eş cinsel erkek estetiğini birleştiren heykelsi bir tarzda sunan performans sanatçısı Heather Cassils; performans ve üç boyutlu animasyonlarıyla cinsiyet klişelerini sorgulayan Jacolby Satterwhite; bedenin cinsellik ve cinsiyetle ilişkisine dikkat çeken çalışmalarıyla tanınan multimedya sanatçısı Zackary Drucker; cinsiyet varsayımlarına farklı bir bakış açısı sunan fotoğraflarıyla Della Grace Volcano’nun çalışmaları ilk akla gelenlerden.

Çocukları olacağının haberindense cinsiyetinin ne olacağı haberini daha şaşalı etkinliklerle kutlayan insanlar çoğunluktayken bu kavramı sindirmeye daha çok vaktimiz var gibi görünüyor; fakat unutmayalım ki bizler konuştukça kulaklar aşina oluyor.

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.