Cinsiyet Klişelerini Altüst Eden Sanatçılar
"Non Binary" mi o da ne?

Cinsiyet kavramı çocukluk yıllarımızdan beri hayatımızın merkezine oturtulmuş bir olgu. Bebeklik kıyafetlerimizden bizler için seçilen oyuncakların renklerine dek ailelerimiz âdeta hiçbir belirsizliğe izin vermemek kaygısıyla çiziyor oyun alanlarımızın sınırlarını. Dışına taşarsan öteki yaftalamasıyla ve bir hata varmışçasına düzeltme planlarıyla karşılaşman an meselesi.
Yeni jenerasyon daha bilinçli görünüyor, umarım öyledir. Erkek çocuklarına merak ettiği için alınan Barbie bebekler ya da çocuklara kıyafet seçiminde tanınan özgürlükleri görmek bile umut veriyor. Hele ki bizlerin Barbie bebeklerin renk tonlarının bile tartışmaya açık olmadığı bir dönemde büyüdüğümüzü düşünürsek. Genelde en güzel ürünlerin yer aldığı kurtarıcı kıyafet kategorisi unisex bile yetişkinlik döneminde karşılaştığımız bir tanım. Ne unisex’i, biz henüz mavi mi pembe mi travmasını atlatamadık.
Diverse Works, 2014, Wu TsangKaynak: archive.ica.art
Bu keskin seçim ve yansımaları konusundaki dayatmalar tabii ki hâlâ birçok alanda karşımıza çıkıyor. Geçmişte ultra kısa saç tercihim yüzünden çevrem ve yakın ailemden bile benim için üzülen, net dile getirilmese de iç çekerek neden geleneksel kadın formunu tercih etmediğim yönünde hayıflanan yakınmaları öyle çok duydum ki.
Yıllarca cinsiyetimizin özelliklerini taşımak konusunda manipüle edildikten sonra non binary kavramıyla karşılaşmak, kalıplaşmış sınıflandırmaların dışında gözlem yapmak bende bir rahatlama yaratmıştı açıkçası. Yeri geldiğinde maskülen yeri geldiğinde feminen tarzı çok sevsem de ikisinden de arındırılmış ya da ikisini herhangi biri ağırlıkta olmadan taşıyan bir dünya görmek beni mutlu etmişti. Böyle konular açıldığında gökkuşağından korkanlardan değil ama kendimden dileğim “ileride çocuğunu yetiştirirken tüm bunları unutma” oluyor.
Marie Høeg and Bolette Berg in the boat, 1895-1903, Marie HøegKaynak: queerarthistory.com
Çocukları olacağının haberindense cinsiyetinin ne olacağı haberini daha şaşalı etkinliklerle kutlayan insanlar çoğunluktayken bu kavramı sindirmeye daha çok vaktimiz var gibi görünüyor; fakat unutmayalım ki bizler konuştukça kulaklar aşina oluyor.