SİNEMA VE TV

Filmi ileri sar: 2026’da beyazperdede ne izleyeceğiz?

2025’ten kalanlar, devam filmleri, uzantı filmler, yeniden çevrimler ve özgün projeler... 2026’da izleyeceğimiz, aylar öncesinden heyecan yaratan filmleri listeledik.

EMRE EMİNOĞLU
DUENDE · 9 OCAK 2026
6 DK OKUMA

2026 sinema yılı, Tarantino ve Fincher’ın, Homeros ve Nolan’ın güçlerini birleştirdiği, ikonik moda editörü Miranda Priestly ve fantastik dünya Narnia’nın geri döndüğü, Östlund’un gökyüzüne Gosling’in uzaya çıktığı, Facebook’un ve “Popun Kralı”nın beyazperdeye taşındığı bir yıl olacak. 

2023’ün Barbenheimer’ı ve 2024’ün Glicked’ının ardından, sinema salonları bu yıl Avengers: Doomsday ve Dune: Part Three’nin aynı gün gösterime gireceği ve muhtemelen Dunesday olarak adlandırılacak 18 Aralık’ta coşacak. 

İşte 2025 sinemasında nelerle karşılaşacağımızın bir ön izlemesi... (Planlanan Türkiye gösterim tarihleri ise parantez içlerinde.)

Albert Camus’nün Yabancı romanından uyarlanan François Ozon imzalı The Stranger / L’étranger 9-11 Ocak hafta sonunda 11! kapsamında izleyebileceğimiz filmler arasında. 

Dünden kalanlar: Henüz izleyemediğimiz 2025 filmleri

Dağıtım şirketleri birçok stüdyo filmini Türkiye’de ABD ile eşzamanlı gösterime sokmaya başlamış, dağıtım kanalları erişim işlerini çok kolaylaştırmış olsa da, önceki yılın sinemasıyla tam anlamıyla vedalaşabilmek için 2-3 aya daha ihtiyacımız var. 

Yılın gösterime giren ilk filmleri Marty Supreme (1 Ocak) ile Rental Family (2 Ocak) ve 11! seçkisi (9-11 Ocak) kapsamında birçoğunu Türkiye’de ilk kez izleyeceğimiz yapımlar (Eleanor the Great, If I Had Legs I’d Kick You, Nuremberg, The Stranger, Urchin...) bu veda listesini bir hayli kısalttı bile. Gösterime girmek için gün sayan 2025 yapımları ise şöyle:

  • Kate Hudson ve Hugh Jackman’ın performanslarıyla merak uyandıran müzikal Song Sung Blue (30 Ocak), 
  • William Shakespeare ve eşi Agnes’in yasına dair hikayesi ve Jessie Buckley’nin performansıyla bu ödül sezonunun öne çıkan yapımlarından birine dönüşen, Chloé Zhao imzalı Hamnet (6 Şubat), 
  • Bradley Cooper’ın yazıp yönettiği ve Will Arnett ile Laura Dern’ü New York’un komedi sahnesinde bir orta yaş ilişki dramedy’sinde buluşturduğu Is This Thing On? (20 Şubat), 
  • Yılın öne çıkan animasyonlarından, Hamlet esinli anime Scarlet (20 Şubat) ve distopik bir yakın gelecekte geçen umut dolu Fransız animasyonu Arco (27 Şubat),
  • Venedik’te Altın Aslan için yarışan filmlerden, Amanda Seyfried’in performansı ile konuşulan Mona Fastvold imzalı tarikat müzikali The Testament of Ann Lee (6 Mart) ve Jude Law’u Putin rolünde izleyeceğimiz, Olivier Assayas imzalı politik gerilim The Wizard of the Kremlin (27 Mart).

Avengers: Doomsday, 2024 San Diego Comic-Con kapsamındaki "Marvel Studios" panelinde böyle tanıtılmıştı. | Fotoğraf: Michael Buckner, Variety

Endüstrinin çarkları: 'Prequel', 'sequel', 'remake', 'spin-off'...

...ya da Türkçe karşılıkları ile öncül filmler, devam filmleri, yeniden çevrimler ve uzantı filmler. Tüm dünyada durum aynı; gişe gelirinden aslan payını alan, en çok patlamış mısır sattıran ve izleyiciyi sinema salonlarına çeken (ya da çekmesine yönelik bir mühendislik çalışması yapılan) filmlerin büyük bir bölümü bu kategorilerden birine giriyor artık. 

  • 2025 yılında dünyada gişe sıralamasının zirvesindeki 10 filmin 8’i devam filmleri ve yeniden çevrimlerden oluşuyordu. Bunun dışında kalan iki filmden biri dünyanın en popüler bilgisayar oyunundan uyarlanan A Minecraft Movie, diğeri ise F1: The Movie olmuştu.

Milyar dolarlık sinema endüstrisinin bu yılki menüsü yine jenerik kafelerin ansiklopedi kalınlığındaki menülerini anımsatıyor—malzemeler aynı, soslar ve sunumlar farklı.

Franchise dendiğinde akla ilk gelen oluşum MARVEL Sinema Evreni (MCU), geçen yıl üç filmine rağmen gişeden de eleştirmenlerin kaleminden de beklediğini bulamamıştı. MCU’nun eli 2026’da oldukça iddialı: Dünyanın en sevilen süper kahramanlarından biri Spider-Man: Brand New Day (31 Temmuz) ile geri dönecek; Avengers: Doomsday (18 Aralık) ise tüm zamanların en çok gişe yapan ikinci filmi Avengers: Endgame misali tüm MCU kahramanlarını buluşturacak. Üstelik bu kez işin içine X-Men ve Fantastik Dörtlü karakterlerini de dahil ederek...

House of the Dragon ile tanıdığımız Milly Alcock, Supergirl’ü canlandıracak.

Netflix’in eline geçmesi an meselesi olan rakip cephe DC Evreni (DCU) 2026’da iki yeni süper kahraman ile tanıştıracak: Supergirl’de (26 Haziran) geçen yıl Superman’de kısacık da olsa görücüye çıkan Milly Alcock, Clayface’te (11 Eylül) ise Tom Rhys Harries filmlere adını veren kahramanları canlandıracak. 

Yeni süper kahramanlarımız bunlarla sınırlı değil: 2023’te Barbie ile bir oyuncağını gişe canavarına dönüştüren Mattel, akabinde birçok oyuncağını canlı aksiyon filmlere dönüştürme kararı almıştı. Ama Matchbox, Hot Wheels, Barney ya da American Girl filmlerinden önce, hakları Mattel’in elinde bulunan bir çizgi roman evrenine konuk olacak ve He-Man, She-Ra, Skeletor gibi karakterlerle buluşacağız: Masters of the Universe (5 Haziran), He-Man rolündeki Nicholas Galitzine başta olmak üzere oyuncu kadrosuyla ilgi uyandırıyor.

Öte yandan 2026, bir devam filmi vesilesiyle iki dev ismin güçlerini birleştireceği yıl olarak da aklımızda kalacak: Quentin Tarantino’nun 2019 tarihli Once Upon a Time... in Hollywood filminin esas karakteri Cliff Booth’un merkezinde olacağı The Adventures of Cliff Booth’un yönetmenliğini David Fincher üstleniyor. Film ABD’de sinemalara uğradıktan sonra Netflix kataloğuna eklenecek.

Brad Pitt, 2016’da Once Upon a Time... in Hollywood’daki rolüne geri dönüyor.

Yılın merakla beklenen edebiyat uyarlaması franchise filmleri Açlık Oyunları serisinden tanıdığımız karakterlerin gençlikleriyle tanışacağımız öncül film The Hunger Games: Sunrise on the Reaping (20 Kasım) ile Frank Herbert’ın bilim kurgu başyapıtının Denis Villeneuve ve Timothée Chalamet işbirliğiyle sinemaya uyarlanan son bölümü Dune: Part Three (18 Aralık). 

Öte yandan oyun uyarlamaları da 2026’da film serileri olarak perdede büyümeyi sürdürecek: The Super Mario Galaxy Movie (3 Nisan), Mortal Kombat II (8 Mayıs) ve Resident Evil (18 Eylül) öne çıkanlardan.

Korku sineması başarılı formülleri uzatmayı seven bir tür olarak 2026’da da birçok seçenek sunuyor: Geçen yıl, yaklaşık 20 yıl aradan sonra geri dönen Danny Boyle imzalı salgın serisinin bu kez çok bekletmeyecek filmi 28 Years Later: The Bone Temple’ın (16 Ocak) yanı sıra korku menüsünde Scream 7 (27 Şubat), Ready or Not 2: Here I Come (10 Nisan), Insidious: The Bleeding World (21 Ağustos) ve Strangers: Chapter 3 var. Korku filmlerini tiye alan komedi serisinin yeni halkası Scary Movie 6’i (12 Haziran) de unutmamak gerek.

Meryl Streep ve Anne Hathaway, The Devil Wears Prada 2’da ikonik rollerine geri dönüyor.

Başarılı formülleri uzatmak demişken... Millenial'ların nostalji dürtüsüyle para harcadığını keşfeden her endüstri gibi film endüstrisi de buna oynamaktan geri kalmıyor: Bugüne kadar Jumanji’den Top Gun'a, Gladitor’dan Freaky Friday’e birçok örneğini gördüğümüz bu alt kategoriye bu yıl The Devil Wears Prada 2 (1 Mayıs), Practical Magic 2 (18 Temmuz), Focker In-Law (25 Kasım) ve Jumanji 4 (11 Aralık) eklenecek. 

Özgün senaryoların ve yaratıcılığın kalesi animasyonlar da son yıllarda devam filmleriyle kolaya kaçmaya başladı ne yazık ki: 2026’da önemli stüdyolardan Pixar Toy Story 5 (19 Haziran), Illumination Minions 3 (2 Temmuz), Aardman ise Shaun the Sheep: The Beast of Mossy Bottom (21 Ekim) ile sevilen karakterlerini geri döndürecek; Disney ise canlı aksiyon yeniden çevrimlerine Moana (10 Temmuz) ile devam edecek.

2026’da son yılların sevilen iki televizyon dizisi büyük prodüksiyonlarla, uzun metrajlı birer film olarak karşımıza çıkacak. Disney+’ın Star Wars evreni dizisi The Mandalorian’ın kahramanlarını Star Wars: Mandalorian and Grogu’da (22 Mayıs), BBC’nin 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başları Birmingham’ında geçen tarihi suç dizisi Peaky Blinders’ın ruhunu ise 1940’larda geçen bir Netflix prodüksiyonu olan Peaky Blinders: The Invisible Man’de (20 Mart) yakalayacağız. Öte yandan Netflix, Sherlock Holmes’ün kız kardeşi rolünde Millie Bobby Brown’un yer aldığı seriye Enola Holmes 3 ile devam edecek. 

Christopher Nolan’ın The Odyssey filminde Odysseus’u Matt Damon canlandırıyor.

Uyarlamalar: Edebiyat, sinema ve Wall Street Journal

2026’nın, giriş paragrafında Dunesday olarak andığım 18 Aralık’a kadarki en büyük sinema olayı kuşkusuz ki Christopher Nolan’ın The Odyssey’i (17 Temmuz) olacak. Homeros’un Odysseia destanını beyazperdeye taşıyacak olan, görkemli prodüksiyonları ve epik hikayeleriyle ünlü yönetmenin bu ilk tarihî filminin oyuncu kadrosunda Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson, Lupita Nyong’o, Zendaya ve Charlize Theron dikkat çekiyor. 

Yılın dikkat çekici uyarlamalarından biri için David Fincher’ın Facebook’un kuruluş yıllarını anlattığı The Social Network’ün devam filmi denilebilir. The Social Network’ün Oscar ödüllü senaristi Aaron Sorkin’in bu kez yönetmenliğini de üstleneceği The Social Reckoning, 2021’de sızdırılan Facebook belgeleri hakkındaki The Wall Street Journal makalelerinin yazarı Jeff Horwitz’in Broken Code: Inside Facebook and the Fight to Expose Its Harmful Secrets kitabının bir uyarlaması.

Yeni Uğultulu Tepeler uyarlamasında başrolleri Margot Robbie ile Jacob Elordi paylaşıyor.

Emerald Fennell Wuthering Heights (13 Şubat) ile Emily Brontë’nin, Georgia Oakley Sense and Sensibility (25 Eylül) ile Jane Austen’ın klasik romanlarını sinemaya uyarlıyor. Phil Lord ve Christopher Miller ikilisinin Ryan Gosling’li bilimkurgu filmi Project Hail Mary (20 Mart) Andy Weir’ın romanına, Michael Showalter’ın Dakota Johnson ve Anne Hathaway’li psikolojik gerilimi Verity (2 Ekim) Colleen Hoover’ın romanına, Rob Savage’ın Jessica Chastain ve Jay Duplass’li korku filmi Other Mommy (9 Ekim) Josh Malerman’ın eserlerine dayanıyor. 

Greta Gerwig’in Netflix için çekeceği C.S. Lewis uyarlaması Narnia: The Magician’s Nephew ise platformun kataloğuna eklenmeden önce Noel haftasında ABD’de gösterime girecek.

Sinema sinemaya ilham vermeyi sürdürüyor: Maggie Gyllenhaal’un Jessie Buckley’li fantastik filmi The Bride! (6 Mart) James Whale’in 1935 tarihli Bride of Frankenstein’ını, John Patton Ford’un kara komedisi How to Make a Killing ise Robert Hamer’ın 1949 tarihli Kind Hearts and Coronets’ini kaynak alıyor. Hirokazu Kore-eda ise 2024’te bir anime olarak izlediğimiz ünlü manga Look Back’i kanlı canlı bir şekilde izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor.

Esas mesele: Özgün işler, yaratıcı denemeler

Franchise filmleri ve uyarlamalar dışında artık nadiren görebildiğimiz özgün ve yaratıcı senaryolar yoğunlukla bağımsız sinemada yaşıyor. Gözde bir yönetmenin fikriyse ve büyük stüdyolar tarafından öne çıkarılmıyorsa, bu filmlerden bahar ve güz festivallerine dek haberimiz olmayabiliyor. Şimdilik haberimiz olanlar da yok değil.

2026 bize yeni bir Steven Spielberg filmi bahşediyor: Disclosure Day (12 Haziran), 1970’lere uzanan kariyeri boyunca birçok kez “evrende yalnız değiliz” mesajı veren yönetmeni yine bu temaya geri döndürüyor. Filmin başrollerinde Emily Blunt ve Josh O’Connor yer alıyor. 

Alejandro González Iñárritu ise Digger’da (2 Ekim) Tom Cruise’u “dünyanın en güçlü adamı” olarak resmedip, ona kendi yol açtığı felaketi önleyerek dünyayı kurtarma görevi veriyor. Geçen yıl Mission: Impossible serisinden emekli olan Tom Cruise, tehlikeli sularda yüzmeyi özlemiş olsa gerek. 

Steven Spielberg’ün yeni filmi Disclosure Day’de Emily Blunt başrollerden birinde.

Charli XCX’in özgün fikrinden yola çıkan mockumentary türündeki The Moment ve David Lowery’nin ikonik bir pop yıldızı rolüne Anne Hathaway’i yerleştirdiği Mother Mary (17 Nisan) müzik endüstrisinin penceresini aralayacak. Norveç’ten Kristoffer Borgli, Zendaya ve Robert Pattinson’ı ilişki komedisi The Drama’da (3 Nisan) buluşturacak. Bağımsız sinemanın en üretken isimlerinden Steven Soderbergh, Ian McKellen ve Michaela Coel’i bir sanat soygunu filminde, The Christophers’da biraraya getirecek. 

M. Night Shyamalan’ın, senaryosunu çok satan romanların aranan ismi Nicholas Sparks ile yazdığı psikolojik gerilim Remain ve folk-horror türünde farklı denemeler yapmayı seven Robert Eggers’ın bu kez kurtadam mitolojisine el atacağı Werwulf (1 Ocak 2027) korku sinemasını zenginleştirecek. 

Özgün senaryolara sahip iki biyografik yapım da merakla beklenenler arasında: Öz yeğeni Jaafar Jackson’ın Michael Jackson’ı canlandıracağı, Antoine Fuqua imzalı Michael (24 Nisan) ve Dominic Sessa’nın Anthony Bourdain’ı canlandıracağı, Matt Johnson imzalı, A24 etiketli Tony.

Büyük animasyon stüdyolarına baktığımızda Pixar Hoppers’da (6 Mart) robotik bir kunduz ile, Sony Pictures GOAT’ta (20 Mart) basketçi bir keçi ile, DreamWorks Forgotten Island’da (25 Eylül) ıssız ve mistik bir dünyada sıkışıp kalmış iki yakın arkadaş ile, Disney Hexed’da (27 Kasım) normların dışında bir anne-oğul ile geliyor.

Dünya sinemasından radarımıza takılanlar ise muhtemelen Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan filmler arasında olacak: İran’dan Asghar Farhadi’nin Fransa’da çektiği gizem filmi Parallel Tales, İsveç’ten Ruben Östlund’un Altın Palmiyeli filmi Triangle of Sadness ile benzer tonlarda olacağa benzeyen ve bu kez bir gemide değil uçakta geçen taşlaması The Entertainment System Is Down ve ABD’den James Gray’in Amerikan rüyasına dair filmi Paper Tiger.

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.