Gelecek sandığımız kadar uzakta değil
Sanatın geleceği üzerine

Sanatın geleceği konusunda hepimizin kaygılandığı günler yaşıyoruz. Ancak meseleye yarın ya da önümüzdeki aylarda ne olacaktan ziyade daha uzak bir perspektiften bakmak gerekiyor. Muhtemelen hepimize ağır gelen bir yılı devirmek üzereyken ve önümüzdeki yıl için güzel şeyler umut ederken biz de kafayı taktığımız bu “gelecek” konusuna eğilelim dedik. Hazırsanız önümüzdeki birkaç sayı gelecek üzerine düşünüp, yorumlar alıp, sorular sormaya başlıyoruz.

Gelecek deyince aklımıza gelen ilk kavramlardan biri olan teknoloji, son yıllarda sanat dünyasını ciddi bir biçimde etkiledi ve etkilemeye de devam edecek gibi görünüyor. Teknolojik gelişmelerin etkisiyle dönüşen ve evrilen sanat, bunu üretim aşamasından eser satışına kadar her alanda gösteriyor. İlk bakışta disiplinlerin çeşitliliğiyle kendini gösteren teknolojik gelişmeler alıştığımız yağlı boya, fotoğraf, heykel gibi alanlara video, yeni medya, performans, 3D, sanal gerçeklik, yapay zekâ gibi yeni tanıdığımız üretim yöntemleri ekledi. Artık bir eseri satın almak için bilgisayarınızın başında tek bir tuşa basmanız yeterli. Dijital yöntemler kuşkusuz ki ulaşılabilirliği ve sürdürülebilirliği vesilesiyle önümüzdeki süreçte çok daha farklı versiyonlarda ve daha ağırlıklı olarak karşımıza çıkacak. Şu günlerde evlerimizden gezebildiğimiz sergi ve fuarları belki de ilerleyen zamanlarda çok daha gerçekçi formatlarda deneyimleyebileceğiz, kim bilir.
Gelecek, ağırlığını sadece üretim pratiklerinde değil, konu seçimlerinde de gösteriyor. İklim krizi, savaş, ekonomik kaygılar, salgın hastalıklar, politika, ırkçılık, sosyokültürel dönüşümler gibi yarın ne yönde ilerleyeceği konusunda endişelendiğimiz veya merak duyduğumuz pek çok konu, sanatçıların üretimlerinde başköşeye yerleşiyor.
2070'ten sevgilerle: Birçok sanatçı, inisiyatif ve kurum gelecek konusuna çoktan kafa yormaya başladı. “NEW DAWN Imagines A Speculative Future Of Nature” adlı proje, 57 yaratıcıyı gelecek teması üzerine kurgular etrafında bir araya getiriyor. Spekülatif bir organik geleceğin görsel ve yaratıcı potansiyelini araştırırken bize ironik bir şekilde 2070’ten sesleniyor. Berlin merkezli fotoğrafçı ve kreatif direktör Tobias Faisst tarafından küratörlüğü gerçekleştirilen “NEW DAWN Imagines A Speculative Future Of Nature”, iş birliğine dayalı bir multimedya projesi.

Eldivenler: Dijital projede sanat, grafik tasarım, CGI animasyonu, dans ve ses tasarımı, görsel deneyimler sağlamak amacıyla tek bir nesnenin etrafında toplanıyor: Eldiven. Projedeki üretimlerin eldiven etrafında birleşmesinin sebebi olarak ise eldivenlerin ikinci bir deri işlevi görerek arzu bedenini genişletme, parçalama ve tasarlama yolları için hayal gücümüzü harekete geçirmesi gösteriliyor. Senaryosuna göre 2070’ten seslenen proje, o dönemde insanlığın estetik, bilim ve teknolojide yeni zirvelere ulaştığını söylüyor ve nelerle karşılaşacağımızı öngöremediğimiz yıllarla ilgili şu sözleri kullanıyor: “Yapay zekâ, insanlığa benzersiz ekosistemler tasarlama, sanat ve teknolojinin artık geleneksel kanunları takip etmediği organik ve sentetik bir gelecek yaratma yeteneği verdi. Yeni araçlar, yeni yaratımları mümkün kılar: Yeni gelişmeler, insanlığın elindedir.”
Dijital sergiye, Berlin merkezli yaratıcı stüdyo acte ™ tarafından üretilen ve yönetilen, koreografisi Franka Marlene Foth, sesi Ozelot Studio ve yaratıcı yönetmenliğini Tobias Faisst'in yaptığı bir video eşlik ediyor. Performatif videoda çağdaş dansçılar, koyu renkli bir fonda akıcı bir şekilde hareket ediyor; sanki eldivenli ellerinin bir animasyon etkisi varmış gibi.
Sandığımız kadar uzak olmayan geleceğe kafa yoran daha pek çok proje görmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki sayıda da bugünün ve geleceğin ehemmiyetli meselesi iklim krizi üzerine kafa yoracağız.