MÜZİK

Gitar müziğinin dönüşü: Geese ABD’nin yeni Nirvanası mı olacak?

New York Magazine’in yeni sayısının kapağında Blondie’nin efsanesi Debbie Harry, kablolu bir kulaklığı Geese’in vokali Cameron Winter ile paylaşıyor. Grubun son albümü “Getting Killed” 2025’in en iyilerinden biri ilan edildi. Geese şu an New York’un yıldızı ve ABD'lilere göre kendi kuşağının Nirvana’sı… Peki, bu yükselişin sırrı ne?

EDA SOLMAZ
DUENDE · 22 ARALIK 2025
3 DK OKUMA

New York Magazine, geleneksel “Reasons to Love New York” (New York’u Sevmek İçin Nedenler) sayısını ay başında 21. kez yayımladı. Şehirle özdeşleşen sanatçıların New York metrosunda kablolu bir kulaklığı paylaştıkları kapaklarından birinde Blondie’nin efsanevi vokali Debbie Harry, Geese grubundan Cameron Winter’la birlikte yer alıyordu. 

Şehrin müzik kültürünün hem geçmişini hem de bugününü simgeleyen bir kareydi bu. Dergi, Winter için “rock’ın yeni it-boy’u” diyordu. Winter, klasik rock star kalıbına uymuyor. Cilalanmış bir şekilde üzerine oturtulmuş bir imajı yok, neyse o! Karizması da tam olarak buradan geliyor.

Geese’in geçen Eylül ayında çıkan üçüncü albümü Getting Killed, dünyanın en önemli yayınlarının “yılın en iyi albümleri” listelerinde ilk beşte yer aldı. Grup, günümüzün müzik trendlerini belirleyen TikTok ve Reels videolarında viral olmadan kulaktan kulağa büyüdü.

Patti Smith, yakın zamanda Instagram’da paylaştığı bir fotoğrafın altına “Radyoda Geese çalıyordu, ‘100 Horses’. Birdenbire iyimser hissettim” notunu düştü.

Nick Cave, internet sitesi The Red Hand Files’da bir hayranının “Gerçekten neşeli olduğunuzda aklınıza hangi şarkı geliyor?” sorusuna şu yanıtı verdi: 

“…Kafeden bir kahve aldım ve parkın içinden yürüdüm. Kulaklığımı taktım ve Geese’in yeni albümü ‘Getting Killed’i açtım. İlk şarkı, Cameron Winter’ın o güzel, içli vokaliyle başlıyor: ‘I try/ I try/ I try so hard’. Bu yalın sözleri ruhumun en derininde hissediyorum çünkü hepimiz deniyoruz, çünkü hepimiz çok deniyoruz. Derken grup nakarata girdiğinde -Tanrım, o davullar- Cameron Winter tekrar tekrar haykırıyor: ‘There’s a bomb in my car! There’s a bomb in my car’ Ve tüm kaygılar yerle bir oluyor. Mutlu oluyorum; hem de bütünsel bir mutluluk bu. Ve güzel karıma doğru yürüyorum.”

Müzik tarihinin önemli figürleri, uzun zaman sonra ilk kez bir rock grubunun adını vererek Geese’i dinlediğini açık açık dile getiriyor. Tabii Geese’in müziğine rock demek ne kadar doğru, orası tartışılır! Post punk, art rock, indie rock, hafif 70’ler havası, bazen caz ama içinde rock da olduğu kesin.

20’li yaşlarının başında dört New Yorklu müzisyenden oluşan grup, asıl çıkışını 2023’te yayımladıkları 3D Country ile yaptı. Grubun vokali Cameron Winter, davulcu Max Bassin ve gitarist Emily Green, Brooklyn’deki özel bir okulda okurken tanıştı. New York Magazine, Bassin’in annesinin hamileyken karnına kulaklıkla müzik dinlettiğini ve oğluna şunu söylediğini yazıyordu:

"Max’e 10 yaşındayken şunu söyledim, ‘Senin görevin rock’n roll’u kurtarmak."

Grup liseye giderken New York’taki Brownstone House’lardan birinin bodrum katına bir müzik stüdyosu kurarak ilk şarkılarını burada ortaya çıkardı.

New York’ta kulaktan kulağa isimleri duyulurken tanınmalarını sağlayan üçüncü albümleri Getting Killed'i yayımlamalarının ardından New York’un hipster bölgelerinden biri olan Greenpoint’te verdikleri ücretsiz lansman konserinden videolar internette dolaşmaya başladı. Büyük müzik mecralarından peş peşe övgüler aldılar ve yazının başında da belirttiğimiz gibi albüm yılın en iyilerinden biri oldu. 

90’lardaki grupların nasıl hissettirdiğini anladık

Dazed dergisi Geese’in New York’taki son konserinin giriş kuyruğundaki bir hayranın şu sözünü başlığa taşıdı:

"Geese bizim kuşağımızın Nirvana’sı."

Zaten Gen Z’nin ilk büyük rock grubu ilan edilmesindeki neden de tam olarak bu. Müzikleri dışında dış görünüşleri de 90’ların grunge’ı ile 70’lerin bohem ruhunu buluşturuyor. Velvet Underground ve The Strokes gibi isimlerle kıyaslanıyorlar. ABD’deki neredeyse bütün müzik YouTuber’ları ve müzik yazarları Nirvana gibi müzikte yeni bir çağı başlattıklarının altını çiziyor.

Yine Dazed yazısında hayranların şu sözleri yer alıyor:

"Bu, bir ev partisinde izleyebileceğin türden bir grup. Bizim kuşağımızın pek çok kaygısını dillendiriyorlar. 90’larda bazı grupların nasıl hissettirmiş olabileceğini anlamamı sağlıyorlar. Cameron’ın söz yazarlığında, Gen Z içinde eksik olan bir ruhsal uyanış var."

Geese’i annesine anlatmaya çalışan parodi bir Instagram videosundaki kişi ise şunları söylüyordu:

"Cameron Winter’ın adını ilk kez duyduğumda, kariyerinin bu kadar erken bir noktasında Carnegie Hall (New York’un en önemli konser mekanı) sahnesine çıkacağını tahmin etmek zordu. Bu, Bob Dylan gibi isimlerin çok genç yaşta ulaştığı türden bir sembolik eşik. Üstelik Winter bunu, yıl boyunca büyük bir ivme yakalayan grubu Geese’in gölgesinde kalmadan, solo bir performansla yaptı. Muhtemelen Geese’i sevmeyeceksin ama bu hikaye yine de etkileyici. Yeraltından, kısa sürede, neredeyse fark ettirmeden, müzik tarihinin sembolik mekanlarından birine uzanan bir yol."

Onların müzikal tavrını anlatmak biraz zorlu ama haklarında yazmak çok keyifli.

SNL’in Noel skecinde yer aldılar

Her şeyin dijitalleştiği bu dünyada analog ve canlı olarak icra edilen müziğin peşinden giden bir gençlik var. “Offline is the new cool” akımında iPod ve CD çalarlar tozlu raflardan çıkıyor, minik dijital fotoğraf makinelerine poz veriliyor, sosyal medya hesaplarına neredeyse hiç post atılmıyor ve Geese gibi gruplarla tabii ki gitar müziği de geri dönüyor. 

Konserlerinde de neredeyse çok az insanın fotoğraf ve video çektiği söyleniyor. Geese’in hayran kitlesi paylaşım yarışına girmeden kendisini tamamen müziğe kaptırıyor. Ben de grubun New York’ta konserine giden bir arkadaşımdan, “Mutlaka canlı izlemesin!” mesajı alıyorum. Kulaktan kulağa yayılan bir mit gibiler…

Cameron Winter’ın ise oldukça ham bir sesi var. Hatta Saturday Night Live’ın Noel bölümünde “Random Duet Spectacular” adlı skeçte parodisi yapılan birçok müzisyenden biri. Winter’ın vokalinin James Austin Johnson tarafından taklit edilişi, şarkıcının ikonikleşme yolunda olduğunun bir kanıtı.

Winter’ın sesini ya çok seversiniz ya da nefret edersiniz. Uykulu ve hafif sarhoş bir tınıya sahip. Kusursuz bir dünyada kusurlarını düzeltmeyen bir şarkıcı. Winter’ın 2024 sonunda yayımladığı Heavy Metal albümü de bu yılın en iyiler listelerinde kendine yer buldu ve Geese gibi ilk 10’a girdi. Bu arada albüm tür olarak heavy metalin yakınına bile yaklaşmıyor.

Spotify estetiğine sahip olmamaları daha çekici

Yakın geçmişte Arcade Fire’ın Funeral ve Neon Bible dönemindeki çalışmalarına bu kadar çok heyecanlanmıştık. (Arcade Fire’ın kendi kendini yok edişini izlemek ise oldukça acı vericiydi.) Geese onlardan daha sert ve kolektif bir ruha sahip. Şarkılarında nakaratlar var ama aslında yok. 

Algoritmik müzik yani Spotify estetiğine tamamen karşı bir duruşları var. Talking Heads hatta biraz Bob Dylan ruhu seziyorsunuz ama asla onların mirasına yaslanmıyorlar. Müziklerini tam olarak tarif edememek ise onları daha çekici yapıyor.

Geese’i ilk kez dinleyecekseniz söz ve beste olarak müziklerini en iyi yansıtan “Taxes” şarkısı ile başlayın. Bodrum katındaki ufak bir stüdyodan yola çıkıp devleşen bir grubun neler yapabileceğine şahit olacaksınız. Geese ismini daha çok duyacağız! Umarım yakın zamanda bizim de bir Geese’imiz olur ve 2000’lerdeki ilham verici müzik sahnemize geri döneriz…

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.