SİNEMA VE TV

'Half Man': İçimizdeki düşman, içselleştirilmiş homofobi

"Baby Reindeer" ile tandığımız Richard Gadd'in HBO Max'te ekrana gelen yeni mini-dizisi, en az öncülü kadar tetikleyici ve sarsıcı "Half Man", kardeş gibi büyümüş iki erkeğin hikayesi üzerinden kendini kabullenmenin önündeki engelleri ve içselleştirilmiş homofobiyi işliyor.

EMRE EMİNOĞLU
DUENDE · 1 HAZİRAN 2026
3 DK OKUMA

Mini-dizi: Half Man
Yaratıcı: Richard Gadd
Yönetmenler: Alexandra Brodski ve Eshref Reybrouck
Yapım yılı: 2026
Süre: 6 bölüm, toplam 368 dakika

Richard Gadd, 2024 ilkbaharında Netflix’te ekrana gelen mini-dizi Baby Reindeer sayesinde bir anda adını tüm dünyaya duyurdu. O yıl Primetime Emmy Ödülleri’nde En İyi Mini-dizi dahil 6 ödüle uzanan Baby Reindeer, Gadd’e de yapımcı, yazar ve oyuncu kimliğiyle 3 Emmy kazandırdı. Gadd’in kendi yaşadıklarını anlattığı ve bir anlamda kendi travmalarıyla yüzleştiği bu 8 bölümlük dizi, birçokları için de tetikleyici, geçmişi gözden geçirtici ve sarsıcı etkideydi.

Gadd’in sayısız başarı ve ardı arkası kesilmeyen ödül konuşmalarıyla geçen 2024-2025 sezonu boyunca aklımızda iki soru vardı: Bir sonraki işi ne olacaktı? Bu kadar kişisel bir hikayenin ardından gelecek olan o iş, aynı etkiyi yaratabilecek miydi? Derken bol ödüllü Gadd, bu yıl BBC ve HBO ortak yapımı yeni bir projeyle geri döndü ve tek atışlık bir yetenek olmadığını ispatladı. 

6 bölümlük mini-dizi Half Man, en az Baby Reindeer kadar sarsıcı, tetikleyici ve travmatik, dahası şiddetle ilişkisi son derece yoğun. Üstelik Gadd, sadece yaratıcı ve yazar kimliğiyle parlamakla kalmıyor; kendi kişiliğinden bir hayli uzak ve zorlu bir rolün altından kalkarak oyunculuğuyla da büyülüyor.

Richard Gadd, Half Man | Kaynak: HBO Max

Başrollerini Jamie Bell ile Richard Gadd’in paylaştığı Half Man, dizideki tabirle "başka aşıklardan doğma iki kardeşin" hikayesini anlatıyor. 1980’lerde anneleri romantik bir ilişkide olan ve bu sebeple aynı çatı altında, kardeş gibi yaşamaya zorlanan Niall ve Ruben, taban tabana zıt iki karakter. Niall, okulda zorbalığa maruz kalan başarılı bir öğrenci ve bir yandan da cinsel yönelimini kabullenmekle ilgili kendisiyle savaş hâlinde. Ruben ise acımasız, sert, şiddete meyilli, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve korkutucu biri. 

  • Aralarında 1-2 yaş fark olmasına rağmen Ruben, Niall için hem bir baba figürü, bir koruyucu melek işlevi görüyor hem de Niall’ın hayatını kendince yaşamasının ve kendi kimliğini kabullenmesinin önündeki en büyük engel, en büyük korku kaynağı hâline geliyor. Ruben’in, Niall’ın cinselliği yaşamasındaki ve kavramasındaki önemli anları travmatik anılarla doldurmaya neden oluşu da pek yardımcı olmuyor. 

Aralarındaki sevgi-nefret ve muhtaçlık-korku ilişkisi, yan yanayken iki tarafa da zarar veren bir etkide olmasına rağmen, Ruben’in Niall üstündeki etkisi yıllarca ayrı kaldıklarında dahi gölgesini hissettiriyor, varlığını koruyor. Half Man, bir baba sorunları dizisi sanki ama ortada bir baba yok; Ruben var.

Half Man | Kaynak: HBO Max

İlk üç bölümde Niall ve Ruben’in gençliklerini sırasıyla Mitchell Robertson ve Stuart Campbell canlandırırken, diğer üç bölümde ve bölümlerin günümüzde geçen kısımlarında Jamie Bell ve Richard Gadd devreye giriyor. Ruben rolü için başından beri farklı bir oyuncuyu düşünen Richard Gadd, Jamie Bell’in önerisi ve ısrarıyla bu rolü kendi üstlenmiş. Gadd, geçirdiği fiziksel dönüşüm bir yana, Baby Reindeer’dan ve ödül konuşmalarından alışık olduğumuz o tatlı, komik, yumuşak ve sempatik adamı bir kenara bırakıp gerçek bir canavara dönüşmüş.

Half Man | Kaynak: HBO Max

Half Man, her bölümünde 1980’lerden 2010’lara yayılan bir dönemde farklı bir yılda yaşananlara odaklanıyor. Bir yandan da günümüze en yakın tarihte, anda geçen düğün sahneleri var: Niall’ın bir erkekle evlendiği düğünü. Bizi henüz ilk dakikalarında şiddetle tanıştıran dizi, düğünün kana bulanarak biteceğine işaret ediyor. Fakat ekranın hangi sebeple, kim tarafından, kimin kanına bulanacağını son bölüme kadar kestiremiyoruz.

Dizinin en iyi yanlarından biri, farklı dönemler arasındaki bağlantıları hem hikaye kurgusuyla hem de film kurgusuyla doğal ve başarılı bir şekilde bağlayabiliyor olması. Geçmişteki hangi anın ya da hangi travmanın karakterleri günümüzde gelinen noktaya getirdiğini sebep-sonuç ilişkisini dikte etmeden anlatan, gelecekteki hangi tepkinin geçmişteki hangi aksiyonun sonucu olduğunu içimizde hissettiren senaryo ve kurgu başarısı takdire değer. 

Öte yandan iki esas karakterin en ince ayrıntısına kadar düşünülerek, psikolojik analizleri derinlemesine yapılarak yazıldığı belli. Niall’dan ve etrafındakilere yaptıklarından nefret ederken, onun neden bu hâlde olduğunu düşünüp empati kurunca ona acıyabiliyor, Ruben’i korkunç ve korkutucu bir canavar olarak görürken, onun tepki ve çözüm mekanizmasının neden bu şekilde olduğunu düşününce sarsılabiliyoruz.

Half Man | Kaynak: HBO Max

Dizi boyunca Niall’ın gözünden gördüğümüz, canavarlaştırdığımız Ruben’in şiddete meyilli, hatta şiddetten zevk alan yapısından yola çıkarak onu homofobik olarak kodluyoruz; tıpkı Niall’ın yaptığı gibi. Bir baba figürü olarak gördüğü Ruben’e layık olamayacağını, Ruben’i hayal kırıklığına uğratacağını, Ruben tarafından reddedileceğini düşünen Niall, yıllarca cinsel yönelimini kabullenmiyor, benliğini gizliyor, arzularını bastırıyor ve hatta dürtülerine yenik düştüğü her an kendisini ve dolaylı yoldan etrafındakileri cezalandırıyor. Tüm bunların suçlusu olarak Ruben’i bellese de, henüz ilk bölümden beri biliyoruz ki korkunun ve endişenin kaynağında ona duyduğu cinsel arzu ve bunun ortaya çıkma ihtimali yatıyor. Aslında Niall’ın içselleştirilmiş homofobisi ve varoluşunun defolu, benliğinin yanlış olduğuna dair önyargıları, Ruben’e atadığı tüm suçların failinin bizzat kendisi (de) olduğunu gösteriyor.

Jamie Bell, Half Man | Kaynak: HBO Max

Half Man, izlemesi zor bir dizi. Heleki benim gibi, özellikle ergenlik ve ilk gençlik yıllarında cinsel yönelimini kabul etmekte zorlanmış, bu konuda kendi kendini zorbalamış, sahip olduğu tüm ayrıcalıklara rağmen toplumun dayattığı kalıpların kendi mutluluğu ve özgürlüğünden daha önemli ve değerli olduğunu düşünmüş biriyseniz... Niall’ın kendini olduğu gibi kabul etmesi hâlinde "yarım erkek" olarak görüleceğini ve sevdiklerini hayal kırıklığına uğratacağını düşündüğü, dahası kendisini bu şekilde göreceğini bildiğimiz gerçekliği oldukça can acıtıcı. 

  • Üstelik, onlarca yıla yayılan hikayede Niall’ın ve etrafındakilerin başına gelmiş tüm kötülüklerin izini sürmek bizi Ruben’e götürüyor olsa bile, aramaya devam edince Niall’ın kendi düşüncelerinde kayboluyor, psikolojisini çökertmiş o bataklığa saplanıyoruz.

LGBTİ+ karakterlere sahip, LGBTİ+’lere dair hikayeler anlatan dizi ve filmlerin kapitalist birer ürün olarak değerlendirilip yığıldığı, tek boynuzlu atlar ve gökkuşağı renkleri eşliğinde paketlenip pazarlandığı haziran ayı yerine bu dizinin haziranı beklemeden yayımlanmış olması da ayrıca değerli. Onurunu taşımakta ve yaşamakta zorlanan bireylerin kendini kabullenemeyiş karanlığını bu kadar sert ve travmatik bir şekilde işleyen Half Man, onura ve Onur Ayı’na giden yolda aşılması gereken engellerin ciddiyetini kavramamıza yardımcı olabilir belki. Toplumsal engeller, ailevi engeller ve tabii en önemlisi kendi içimizdeki engellerin ciddiyetini... 

Nerede izleyebilirsin? 24 Nisan’da yayımlanmaya başlayan Half Man, şu an tüm bölümleriyle HBO Max’te.

Benzer işler:

  • Fellow Travelers (2023, Ron Nyswaner)
  • All of Us Strangers (2023, Andrew Haigh)

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.