SİNEMA VE TV

İlker Çatak: 'Sinema doğası gereği, kaçınılmaz olarak politik bir alandır'

"Sarı Zarflar" filminde politik görüşleri nedeniyle kamu görevinden uzaklaştırılan sanatçı ve akademisyen bir çiftin mesleki sürgündeki çırpınışlarını ve dönüşümlerini anlatan İlker Çatak ile Altın Ayı ödüllü filmini konuştuk.

EMRE EMİNOĞLU
DUENDE · 3 NİSAN 2026
3 DK OKUMA
PREMIUM

Kısa filmi Sadakat (2014) ile Öğrenci Akademi Ödülleri’nde En İyi Yabancı Film ödülü kazanan İlker Çatak’ı, Once Upon a Time... Indianerland (2017) ve I Was, I Am, I Will Be (2019) filmleriyle tanıdık. Ardından gelen The Teachers’ Lounge (2023), Almanya’ya bir Oscar adaylığı getirdi. İlker Çatak sineması bugün hem Almanya ve Türkiye’nin güncelini yakalayan hem de iki ülke ve vatandaşlarının her gün karşılaştığı etik ikilemlerle empati kurabilen bir sinema. 

Yönetmen yeni filmi Sarı Zarflar’da kamerasını Türkiye’nin gergin politik atmosferine, özel olarak da kamu görevlerinden ihraç edilen barış akademisyenlerinin ve sanatçıların maruz kaldığı haksızlıklara çeviriyor. Akademisyen ve tiyatro yönetmeni Aziz (Tansu Biçer) ile ünlü tiyatro sanatçısı Derya (Özgü Namal) çiftinin yaşamı, kendilerine ulaştırılan sarı zarfların içindeki ihraç bildirileriyle bir anda değişiyor. İşlerinden, evlerinden oluyorlar; yeniden başlamak için Ankara’dan (Berlin), İstanbul’a (Hamburg) taşınıyorlar. İkisini de politik görüşleri ve yaşam standartları arasında bırakan etik ikilem, ikisinin de farklı tepkiler ve kararlar almasına yol açıyor. 

Yazının devamı Aposto Premium'da.

Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.

PREMIUM'A GEÇ

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.