MÜZİK

Kanye West her şeye rağmen neden iptal edilemiyor?

Kanye West ya da Ye, rap tarihinin en tartışmalı isimlerinden... Irkçı, kadın düşmanı söylemleri, bipolar bozukluğu ve ABD’nin gelecek başkanı olma hayalleri… Peki, ilk Türkiye konserini 30 Mayıs’ta Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda verecek Ye, tüm bunlara rağmen neden hâlâ tam manasıyla “cancel”lanamıyor? Kanye’nin müzik tarihinin en tartışmalı figürlerinden birine dönüşmesine neden olan olayları gözden geçirdik.

EDA SOLMAZ
DUENDE · 13 NİSAN 2026
3 DK OKUMA

Yakın zamanda Bully adlı albümünü yayımlayan Kanye West, dünya turnesi kapsamında 30 Mayıs’ta Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda konser verecek. Rapçi, kariyerinde ilk kez Türkiye’de sahne alacak. Önce hafızamızı tazeleyelim ve Kanye’nin geçen altı yıl boyunca müzik tarihinin en tartışmalı figürlerinden birine dönüşmesine neden olan olayları gözden geçirelim… 

Kanye West’in hayatındaki en keskin değişim 2020’deki ABD başkanlık seçimi ile başladı. İlk başkanlık mitinginde kurşun geçirmez yelek giydi fakat aday olamadı. Ardından sosyal medya hesaplarını birer parodi alanı hâline getirip kontrolünü kaybetti. Universal Music Group ile yaşadığı problemleri anlattı ve tüm gizli sözleşmeleri sayfa sayfa X hesabından yayımladı. 

Kanye, tüm bu paylaşımların sonunda ise 24 Grammy ödülünden birini klozetin içine attı ve üzerine idrarını yapmaya başladı. Bu davranışının ileriki yıllardaki Grammy adaylıklarını da ciddi şekilde etkilediği iddia edildi.

2022’de yaptıklarıyla da müzik sektöründe kara listeye alındı. Rapçi, önce Paris Moda Haftası’nda "Beyazların hayatı da önemlidir" yazılı bir tişört giydi. Ardından Instagram ve X hesaplarında Yahudi karşıtı paylaşımlar yaptı. 

Rapçi, “Bu gece biraz uykuluyum ama uyandığımda Yahudilere karşı ölümcül bir saldırı düzenleyeceğim. Komik olan şu ki, aslında Yahudi karşıtı olamam çünkü siyah insanlar da aslında Yahudi” tweet’i sonrası hesapları donduruldu. Kanye’nin antisemitik açıklamaları İsrail’in Filistin’e karşı işlediği savaş suçlarıyla asla alakalı değildi. Rapçi daha çok komplo teorileri ve “Siyah İbraniler” (Black Hebrew Israelites) öğretisi üzerinden aşırı sağ bir çizgiden konuşuyordu. Bu açıklamaları sonrası Adidas, Kanye ile milyar dolarlık ortaklığını sonlandırdı.

Aynı yıl Alex Jones’un programında Adolf Hitler’e hayranlığını ilan etti:

"Hitler’i seviyorum. Nazileri seviyorum. Naziler iyi şeyler de yaptı."

Verdiği bir röportajda siyahların 400 yıl süren köleliğinin "bir tercih" olduğunu da söyledi. 

Avustralya ve İngiltere’ye girişi yasaklandı

Kanye, 2023’te Yahudi topluluğundan özür diledi ve 2025’te gamalı haçlı tişörtler satmaya başladı. Üç ay sonra “Heil Hitler” adlı bir şarkı çıkardı. Şarkıda, Kim Kardashian’ın çocuklarının velayetini aldığından ve maddi olarak varlıklarının dondurulmasından bahsetti. Bunların da kendisini Naziliğe yönlendirdiğini iddia etti. Şarkı, Almanya’da yasaklandı. Kanye’nin Avustralya’ya girişine izin verilmedi ve Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke sanatçının vizesini iptal ettiğini açıkladı.

Bu yılın başında Wall Street Journal’a tam sayfa bir ilan vererek yeniden Yahudi karşıtı davranışlarından dolayı özür diledi: 

"Ben bir Nazi ya da Yahudi düşmanı değilim. Yahudi halkını seviyorum."

Bipolar bozukluğu nedeniyle “gerçeklikle bağını kaybettiğini” söyledi. Meslek birlikleri, bipolarlığın ırkçılığa neden olmadığını açıklayan bir yazı yayımladı. 

Sağcı ideolojisine dair tüm izleri silmeye çalıştığı Bully'de nefret söylemlerini bir kenara bıraktı ve kendini aklamaya çalıştı. Şarkılarında kimseyi kızdıracak veya tartışma yaratacak radikal bir içerik yok. Albüm turnesi kapsamında Temmuz 2026’da Londra’daki Wireless Festivali’nde üç gece sahne alacağı açıklandı fakat Kanye’nin İngiltere’ye girişi de yasaklandı. Festivalin sözcüsü, şunları söyledi:

"İçişleri Bakanlığı, Ye’nin vizesini iptal ederek Birleşik Krallık’a girişini engelledi. Sonuç olarak Wireless Festivali iptal edildi."

Kadın bedeni üzerinden toksik maskülenite

Kanye West, tabii ki kadınları da hedef aldı. Zaten kadın bedenini nesneleştirdiği birçok şarkı sözü var. İlk çıktığı günden beri toksik maskülenitenin yükselmesine katkı sağladı. “Monster” ve “Gold Digger” gibi şarkılarında kadınları paraya tapan kişiler olarak gösterdi. Kanye, kadınları aşağılayarak kendi toplumsal statüsünü yükseltmeye çalıştı. Mesela beraber olduğu kadınların stilistliğini üstlenerek giyim tarzlarını kontrol altına aldı. Kadınların bedenlerini bir sanat objesi veya sergi materyali olarak kullandı. 

  • Özellikle eşi Bianca Censori’ne 2024 ve 2025 yıllarında kamusal alanda şeffaf kıyafetler giydirdi ya da çıplak olmasını istedi. Bu durum kadının özerkliğini elinden alan bir aşağılama biçimi olarak görüldü. 

Birçok moda yazarı Bianca Censori’nin kıyafetlerini veya kıyafetsizliğini Kanye’nin yeni bir projesi olarak değerlendirdi. Censori’nin rapçinin sanatsal vizyonunu tamamlayan cansız bir manken gibi konumlandırıldığı vurgulandı. Censori’nin hareket kabiliyetini kısıtlayan kıyafetleri ise Kanye’nin giyim üzerinden kadınları kontrol etmeye çalışmasının en belirgin özelliği olarak gösterildi. Kadın bedenini bu kadar savunmasız bir şekilde kamusal alanda sunması, kendi gücünü ve kadınlar üzerindeki mülkiyetini ilan etmeye çalışması olarak yorumlandı ve “modern misogyny” kavramına önemli bir örnek olarak görüldü.

Kendi ekosistemini kurduğu için tam anlamıyla 'cancel'lanamıyor

Eğer Kanye West hayranıysanız önünüzde etik olarak çok da parlak bir figür yok. Öte yandan birçok hayranı Kanye’yi savunmaya çalışıp sanatçının bipolar bozukluğu ve dahiliği yüzünden bunları yaptığını söylüyor. Kanye'nin zaten en büyük düşmanı, “Kanye işte...” diyenler ve müziğinden ziyade onun bu hâline bayılan destekçileri. 

Müzik sektöründeki tüm köprüleri yakan ve dibe vuran Kanye, artık eski hâlinin bir gölgesi gibi. Fakat sanatçının tüm bu skandallarına rağmen tam olarak iptal edilememesi hayran kitlesinin onu "samimi ama dengesiz bir dahi" olarak görmesinden kaynaklanıyor. Rolling Stone’a göre rapçinin hayran kitlesi bir kült gibi hareket ediyor ve liderleri de Kanye. Dinleyicileri sanatçının kişiliğinden nefret etse bile müziğinden vazgeçemiyor ve onun şarkılarının bu dengesizliklerinin dışında düşünelemeyeceğini söylüyor. 

  • Louis Theroux’nun internette milyonlarca takipçisi olan, kadın düşmanı ve aşırı maskülen söylemlerle popülerlik ve para kazanan influencer'ların dünyasını anlattığı Inside the Manosphere belgeselini izleminizi öneririm. Alfa erkek kültürünün genç erkekler üzerindeki etkisini ve yarattığı nefret ekonomisini çok net bir şekilde görebilirsiniz. Bu kültürün yaratılmasına katkı sağlayanlardan biri de Kanye West.

Kanye o kadar çok kişiyi ve grubu defalarca kez hedef aldı ki artık bu söylemleri de Kanye West ya da Ye markasının bir parçası hâline geldi. Ayrıca Kanye artık büyük plak şirketlerine bağlı değil. Albümlerini bağımsız olarak yayımlıyor ve konserlerini kendi organize ediyor. Bu bağımsızlık da iptal kültürünün ana unsuru olan sponsor ve şirket baskısının Kanye üzerinde işlememesine neden oluyor.

İki yıl önce yayımlanan “Cancel Culture Can’t Touch Kanye West” başlıklı videoda Kanye’nın büyük bir “kültürel monolit” hâline geldiği söyleniyor. Rapçinin popüler kültürün temellerine derinden kazındığı, bu yüzden onu yerinden oynatmanın veya tamamen sistemin dışına itmenin (cancellation) fiziksel olarak imkansız hâle geldiği savunuluyor. 

Kanye her sessizleştiğinde ya da her “bitmiş” denildiğinde mutlaka dev bir skandalla veya dev bir sanatsal başarıyla kendini tekrar gündemin merkezine zorla yerleştirmesi de buna önemli bir örnek. Kanye toplumun nefret etse de görmezden gelemediği devasa bir kültürel figür. Kendi ekosistemini kurduğu için de tam anlamıyla “cancel”lanamıyor. 

Türkiye’deki konserine bilet alanlar ise belki sahneye çıkmayacağını ya da 10 dakikalık bir performans sergileme ihtimali olabileceğinden bahsediyor. Tabii ki böyle bir durum yok ama konu Kanye West olduğunda her şey olası bir hâle geliyor. Hayranlar bu heyecanlı sürecin de Kanye West deneyiminin bir parçası olduğunu söylüyor. 

Günümüzde hayran kavramı yeniden yazılırken Kanye West’in Türkiye’de neler yapacağını merakla mı yoksa tedirginle mi bekliyorum emin olamıyorum...

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.