MODA VE TASARIM

Kapadokya'da Les Benjamins ve Apple ile büyüleyici bir lansman

Kapadokya’nın eşsiz coğrafyası, Barış Manço’nun kültürel mirası ve çağdaş modanın cesur renkleri bir arada.** Les Benjamins, 15. yılını kutlayan “From Earth to Sky” koleksiyonunu Apple iş birliğiyle Gül Vadisi’nde sundu. Anadolu’nun köklerinden beslenen bu buluşma, modanın kültürle kurduğu ilişkiyi teknoloji ve yaratıcılık ekseninde yeniden yorumluyor.

ORHUN CANCA
APOSTO MAGAZİNE · 15 EKİM 2026
3 DK OKUMA

Les Benjamins, 15. yılını kutlayan “From Earth to Sky” koleksiyonunu Kapadokya’nın Gül Vadisi’nde tanıttı. Barış Manço’dan İpek Yolu’na uzanan kültürel referanslar, üç neon balon ve iPhone ile kaydedilen bir defile, Anadolu’nun geçmişiyle geleceği arasında yeni bir hikaye yarattı.

Bir coğrafyayı dünyaya anlatmanın birden fazla yolu var. Bazen bir şarkı, bazen bir kumaş, bazen de gün doğumunda gökyüzüne yükselen üç renkli balon. Les Benjamins’in kurucusu Bünyamin Aydın, markanın 15. yılında tanıttığı “From Earth to Sky” koleksiyonunda bu anlatıların hepsini bir araya getiriyor. Kapadokya’nın jeolojik hafızası, Anadolu’nun kültürel mirası ve çağdaş tasarım dili, Apple iş birliğiyle hayata geçirilen bir defilede buluşuyor.

Gül Vadisi’nde, günün ilk ışıklarıyla gerçekleşen lansman, yalnızca yeni bir koleksiyonun tanıtımı değil; yerel bir kültürel birikimin çağdaş moda aracılığıyla yeniden yorumlanması. Bir yanda milyonlarca yıllık kaya oluşumları, diğer yanda neon pembe, sarı ve yeşil balonlar. Geçmişle gelecek arasındaki mesafe, bu kez bir podyumun üzerinde kapanıyor.

Gün doğmadan önce

Güneş Kapadokya’ya varmadan çok önce Gül Vadisi uyanmıştı. Ekipler hazırlıklarını sürdürürken modeller son dokunuşlarını yapıyor, üç dev balon vadinin kendine özgü kaya oluşumlarının üzerinde yükselmeye hazırlanıyordu. Neon yeşil, sarı ve pembe formlar, bölgenin pastel tonlarıyla karşı karşıya geldiğinde ortaya neredeyse başka bir gezegeni andıran bir manzara çıkıyordu.

Üç ayrı podyumun kurulduğu defilede ışık değiştikçe koleksiyonun renkleri de başka bir karakter kazandı. Kapadokya, bu hikâyede yalnızca etkileyici bir manzara değil; koleksiyonun çıkış noktası, renk paletinin kaynağı ve anlatının kendisiydi.

Bünyamin Aydın’ın 2026’nın başında gerçekleştirdiği Kapadokya gezisiyle başlayan bu fikir, markanın İstanbul’da başlayan 15 yıllık yolculuğuna yeni bir anlam kazandırıyor. Bölgenin doğal dokusu, tasarımcının hafızasında kalan bir manzaradan koleksiyonun bütününe yayılan bir dile dönüşüyor.

Barış Manço’dan İpek Yolu’na

Koleksiyonun açılış görünümü, Türkiye’nin kültürel hafızasında kendine özgü bir yeri olan Barış Manço’ya selam veriyor. Kaftan ve Anadolu’yu temsil eden bir ağaç dalıyla tamamlanan bu görünüm, yalnızca geçmişe yapılan bir gönderme değil; yerel kültürün çağdaş bir anlatı içinde nasıl yeniden okunabileceğine dair bir başlangıç.

Barış Manço’nun müziği, giyim tarzı ve farklı kültürler arasında kurduğu ilişki, bu bağlamda anlamlı bir referans. Anadolu motiflerini, geleneksel kıyafetleri ve farklı coğrafyalardan gelen müzikal etkileri kendi dünyasında buluşturan sanatçı, yerel olanın evrensel bir dil kurabileceğini yıllar önce göstermişti. Les Benjamins’in yaklaşımı da benzer bir sorunun peşinde: Kültürel kökleri koruyarak çağdaş ve uluslararası bir tasarım dili kurmak mümkün mü?

Les Benjamins & Apple "From Earth to Sky" Runway Show | Hypebeast

“From Earth to Sky”, yanıtını İpek Yolu’ndan 1970’lerin rock’n roll estetiğine uzanan bir seçkide arıyor. Türk kumaşları, çağdaş silüetler ve farklı coğrafyalardan taşınan etkiler aynı koleksiyonda buluşuyor. Almanya’da doğan ve kendisini “Alman disiplini, Türk kalbi” sözleriyle tanımlayan Aydın, bu yaklaşımda kendi kültürel geçmişini bir tasarım malzemesinden çok, iki dünya arasında kurduğu ilişkinin temeli olarak ele alıyor.

Tuval Batı, boya Doğu

Koleksiyonun renk paleti, Kapadokya’da karşılaşılan üç yabani çiçekten ilham alıyor. Yeşil, pembe ve sarı; on görünümün ve üç özel tasarım balonun ortak dilini oluşturuyor. Krem, mavi ve toprak tonlarıysa bu canlı renkleri Kapadokya’nın doğal dokusuna bağlıyor.

Aydın’ın ifadesiyle “tuval Batı, boya Doğu”. Bu yaklaşım, koleksiyonun kültürel referanslarını da özetliyor: çağdaş tasarımın araçlarıyla Anadolu’nun renklerini, dokularını ve hafızasını yeniden yorumlamak.

Koleksiyondaki tüm parçalar, Aydın’ın Kapadokya gezileri sırasında iPad Pro ve Apple Pencil Pro kullanılarak tasarlandı. Fotoğraflar, kumaş referansları ve ilk eskizler Freeform üzerinde bir araya gelirken tasarım süreci de ekibin ortak çalışma alanına taşındı.

Üç balonun tasarımı ise dijital çizimin fiziksel dünyayla buluştuğu ayrı bir aşamaydı. Procreate üzerinde üretilen onlarca varyasyon, Kapadokya’nın balon öncülerinden Pasha Balloons ekibinin mühendislik değerlendirmeleriyle uygulanabilir formlara dönüştürüldü. Böylece başlangıçta ekrandaki bir çizim olan tasarım, Kapadokya gökyüzünde gerçek bir nesneye dönüştü.

Kameranın arkasında

Lansmanın görsel dünyasını Fransız yönetmen Neels Castillon kaydetti. Louis Vuitton ve Hennessy kampanyalarıyla tanınan, Ridley Scott Creative Group bünyesinde çalışan Castillon için Gül Vadisi; değişen ışığı, geniş ölçeği ve doğanın sürekli hareket hâlindeki dokusuyla başlı başına bir anlatı alanıydı.

Defilenin tamamı iPhone 18 Pro Max ile çekildi. Gün doğumundan önce başlayan çekim, ışığın değişimine göre şekillenirken özel yapım dronlar balonların ölçeğini ve vadinin genişliğini aynı kadrajda buluşturdu. Yüksek kare hızında kaydedilen görüntüler, kumaşların hareketini ve koleksiyonun canlı renklerini öne çıkardı.

Castillon’un “psikedelik ve rüya gibi” sözleriyle tanımladığı görsel dünya, Kapadokya’nın toprak tonlarıyla koleksiyonun doygun renkleri arasında bir karşıtlık kuruyor. Ortaya çıkan film, bir moda sunumunun kaydından fazlası: tasarımın, mekânın ve teknolojinin aynı anlatıda buluştuğu bir çalışma.

Makinelerin dünyasında

Bir tablet üzerinde başlayan çizimlerin mühendislik sürecinden geçerek gökyüzüne yükseldiği, bir telefon kamerasıyla kaydedilen defilenin uluslararası izleyiciyle buluştuğu bu projede teknoloji, anlatının önüne geçmiyor. Asıl belirleyici olan, teknolojinin hangi fikri görünür kılmak için kullanıldığı.

Kapadokya’nın doğal oluşumları, Anadolu’nun kültürel mirası ve Barış Manço’nun temsil ettiği kültürel açıklık, koleksiyonun farklı katmanlarını bir arada tutuyor. Bu nedenle “From Earth to Sky”’ın hikâyesi yalnızca modanın dijital araçlarla nasıl üretildiğiyle ilgili değil. Aynı zamanda, bir kültürün kendi referanslarını koruyarak yeni kuşaklara ve farklı coğrafyalara nasıl aktarılabileceği üzerine.

Aydın’ın dileği sade: “Umarım bu proje Türk insanını gururlandırır.”

Gül Vadisi’nde gün doğarken yükselen üç balon, geride yalnızca görsel olarak akılda kalan bir defile bırakmıyor. Anadolu’nun geçmişiyle çağdaş tasarım arasında kurulan bu ilişki, bazen bir kaftanda, bazen bir renk seçiminde, bazen de yıllar sonra yeniden hatırlanan bir şarkıda karşılık buluyor. Çünkü bir coğrafyanın dünyaya anlatacağı hikâye, yalnızca sahip olduğu manzaralarda değil, o manzaralara yüklediği anlamlarda da saklı.

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.