MÜZİK

Karamsarlığın cazibesi: Pop müziğin karanlık şarkı sözleri bize ne söylüyor?

Viyana Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre 1973’ten bugüne pop müzik giderek daha karamsar ve karanlık bir hâle bürünüyor. Peki eğer pop müzik toplumun bir aynasıysa bu ayna bize ne gösteriyor?

EDA SOLMAZ
DUENDE · 5 OCAK 2026
4 DK OKUMA

Dünya daha yorgun, kaygılı ve umutsuz. Küresel anlamda anksiyete belirtileri 1973’ten 2023’e kadar geçen sürede %81 arttı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), pandeminin ilk yılından itibaren depresyon vakalarında yaklaşık %25 artış tespit edildiğini duyurdu. WHO’nun 2020 raporunda, Türkiye'de 3,2 milyon kişinin depresyonla mücadele ettiği kayda geçti. TÜİK’in 2022 verileri de Türkiye’de depresif semptomlar gösteren yetişkinlerin oranının %6 civarında olduğunu gösteriyor. 

  • 2026 yılının ilk yazısına kasvetli istatistiklerle başlama nedenim, araştırmaların son 50 yıl içerisinde müziğin de daha karamsar hâle geldiğini ortaya koyması.

Viyana Üniversitesi, geçen Aralık ayında “Toplumsal krizler, 1973’ten 2023’e kadar ABD Billboard listelerine giren şarkı sözlerinde stres, olumsuzluk ve basit ifadelerin artmasına neden oluyor” başlıklı bir araştırma yayımladı. Araştırmacılar, Billboard Hot 100’de yer alan 20 binden fazla şarkı sözünü analiz etti. Buna göre popüler müzik 50 yıl içerisinde daha karanlık, stresli ve yalın hâle geldi. 

Bu değişim, yazının başında ilettiğim, dünyadaki ruh sağlığı krizi sonrası ortaya çıkan sonuçlardan sadece biri. Araştırmacıların özellikle ABD listelerini ele almasındaki neden daha geniş ve çeşitli bir müzik pazarına sahip olması. Çalışma yalnızca listelerdeki İngilizce şarkı sözlerini analiz etti. Ayrıca erken dönem hip-hop, punk rock, heavy metal ve elektronik müzik de listelerde yeterince yer almadı. Duygusal ifadelere büyük katkı sağlayan enstrümantal müzik ise araştırmanın dışında bırakıldı. 

Şarkı sözlerinin duygu sözlüğü

Scientific Reports dergisinde de yayımlanan araştırmada, 270’ten fazla terim kullanılarak bir duygu sözlüğü oluşturuldu. “Tehdit” ya da “zarar” sert kavramlar, “sinirli” veya “stresli” duygusal ifadeler ve “baş ağrısı” ya da “migren” gibi kelimeler de bedensel ifadeler arasında yer aldı. Bu listeyle yapılan analizler sonucunda her şarkının kaç stres sözcüğü içerdiğini gösteren genel bir skor elde edildi. Sözlerden bir kelime çıkarılması anlamı bozmuyorsa o şarkı da basit olarak görüldü.

Taylor Swift’in şarkı sözlerinin yer yer stres yüklü ifadeler içerdiği ortaya çıktı. “Bad Blood” gibi kalp kırıklığını konu alan parçalar, çalışmada olumsuzluğa örnek olarak gösterildi. Araştırma 1973 tarihli The Isley Brothers şarkısı “What It Comes Down To”yu daha çeşitli ve olumlu bir örnek olarak gösterirken Olivia Rodrigo’nun 2023’te çıkan “Love is Embarrassing” parçasının ise yoğun stres diline sahip olduğu ve tekrarlar içerdiği belirtildi. Lizzo’nun “Special”ı düşük stres seviyesi ve yalın sözlere örnek olarak gösterildi. Elton John’un “Goodbye Yellow Brick Road”u karmaşık yapılı parça örneği olarak ele alındı. 

Ayrıca pop tarihinde değişmeyen bazı etkiler de araştırmada dikkat çekti. Savaş veya toplumsal bölünme dönemlerinde umut ve birlik mesajı veren şarkıların her zaman popüler hâle gelmesi gibi... 1960’ların sonunda Vietnam Savaşı sırasında John Lennon’ın “Give Peace a Chance”i veya 2020’deki Black Lives Matter protestoları bağlamında Kendrick Lamar’ın “Alright” şarkısı bu duruma örnek parçalar olarak kaydedildi.

Kolektif kriz dönemlerinde neşeli şarkılar

Peki giderek azalan neşeli melodiler sadece kaçışı teşvik eden bir illüzyon mu yaratıyor? Araştırmacılara göre, insanlar normalde ruh hâllerine uygun müzikler dinlemeyi tercih ediyor fakat pandemi gibi olağanüstü dönemlerde bu durum değişiyor. Krizlerin yaşandığı yıllarda listelerde başarı yakalayan şarkıların sözleri çok daha neşeli. 

  • Covid-19 pandemisi gibi kolektif kriz dönemlerinde de toplumun daha az olumsuz ve daha az stres yüklü sözlere sahip şarkılara yöneldiği görüldü. Eski şarkıların o dönem yeniden popüler olması buna en iyi örnek.

Araştırmacılar, “Bunu toplumsal düzeyde bir tür öz regülasyon ya da kaçış (escapism) olarak yorumluyoruz” diyor. Benzer bir eğilimin, 11 Eylül 2001 terör saldırılarının ardından da gözlemlendiği ancak bu örnekte tablonun biraz daha belirsiz olduğu ifade ediliyor. Olup biten fazla ağır geldiğinde insanlar müziğe sığınarak kaçış yolu buluyor.

Trump başkan seçilince şarkı sözleri karmaşıklaştı

Araştırmada şarkı sözlerindeki karmaşıklık da incelendi:

“Stres ve olumsuz olayların yaşandığı dönemlerde—Covid-19 gibi dalgalanmalar dışında—50 yıllık süreç boyunca eğilimler oldukça tutarlı ve sürekli. Ancak karmaşıklıkta durum böyle değil; bu bizi epey şaşırttı.”

2016 yılında bir kırılma yaşandı ve 2023’e kadar şarkı sözleri yeniden karmaşık hâle geldi. Bu değişimin nedenlerinin henüz net olmadığı ve daha ayrıntılı araştırılması gerektiği belirtildi. 

Siyasi tabloya bakıldığında Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminin bu süreçte rol oynamış olabileceği düşünülüyor. Ancak hem geçmişteki hem de mevcut ABD başkanının, şarkı sözlerindeki bu yön değişiminin temel nedeni olup olmadığı henüz ayrıntılı biçimde araştırılmadı. 

Bu karmaşıklıkta sözlerdeki olumsuz duyguların betimlenmesi artmaya devam etti. “Duygu Yönetimi Teorisi” kullanılarak ortaya çıkan sonuçlarda ruh hâllerine uygun içerikler arandı. Görünen o ki olumsuz duygularımıza, olumlulardan daha çok sahip çıkıyoruz. Bunu da en kolay, şarkı sözleri gibi üretimlerde ortaya çıkarıyoruz.

Biz de karanlık şarkıları seviyoruz

Depresyon, anksiyete ve kronik stres oranlarının arttığını gösteren klinik verilerle karamsar popun yükseliş grafiği paralel ilerliyor. Müziğin kolektif duygusal durumların bir tür karşılığı olduğu da bu araştırmayla kayıtlara geçiyor.

Türkiye’de son beş yılda hit olmuş şarkıların yer aldığı listeleri ve parçaları yapay zeka ile analiz eden internet sitelerine yüklediğimde “Bu çalma listesinde nispeten olumlu birçok şarkı var” cevabı ile karşılaştım. Son beş yılda hit olmuş Türkçe sözlü şarkılarda mutluluk oranı %46 civarında. Yapay zeka, son dönemde çıkan popüler albümlerde yer alan şarkılardaki mutluluk oranını ise %41 gibi bir oranda gösteriyor.

Spotify’ın popüler Türkçe 90’lar müzik listelerine baktığımda ise mutluluk oranı %50’lere kadar yükseldi. “En iyi 50” gibi Türkçe sözlü şarkıların yer aldığı en çok takipçili listelerde yine mutluluk oranı %48’lerde kaldı. Tabii ki bu oranları doğru kabul etmek için daha ayrıntılı bir araştırma gerekli ama Türk toplumu olarak da git gide karanlık şarkılara tutunduğumuz, hit parçaların yer aldığı listelerde görülüyor.

Basitleşen sözler, eğitim seviyesindeki düşüşle örtüşüyor

Elimdeki imkanlar ile Türkçe sözlü şarkıların liriklerinin basit ya da karmaşıklığına dair karşılaştırmayı yapmayı ne yazık ki başaramadım ama Viyana Üniversitesi’nin araştırmasına göre ABD’de tekrar içeren, kelime çeşitliliği az olan yapısal olarak basit şarkılar zamanla listelere hâkim oldu. 

  • Queen’in 1975 tarihli hit şarkısı “Bohemian Rhapsody” birbiri ardına gelen dizelerden oluşurken, 1990’ların sonlarında hit olan Eiffel 65’in Eurodance tarzındaki “Blue (Da Ba Dee)” şarkısı pek bir içerik barındırmıyordu. 

Araştırma, bu durumun ticari erişilebilirliği hedefleyen sanatsal tercihlerden kaynaklandığını ortaya çıkardı. Ancak araştırmacılar bunun aynı zamanda eğitim alanındaki endişe verici eğilimlerle de paralellik gösterdiğini belirtiyor. Azalan karmaşıklığın, son yıllarda IQ ve PISA test puanlarındaki düşüşlerle örtüştüğü belirtiliyor.

Araştırmacılar karmaşıklığı ölçmek için LZ77 sıkıştırma algoritmasını kullandı. Bu yöntem, metindeki tekrarlayan kalıpları saptadı. Benzer eğilimler başka kültürel ürünlerde de gözlemlendi. Haber başlıkları ve kitapları inceleyen araştırmacılar, son 10 yıllarda duygusal tonun giderek daha olumsuz hâle geldiğini tespit etti. Farklı mecralarda görülen bu durum, değişimlerin tekil bir sanat alanına özgü olmadığını, genel olarak kültürel ruh halindeki dönüşümü yansıttığını gösteriyor.

Daha gergin, aceleci ve stresli bir dünyadayız

Altı çizilmesi gereken başka bir nokta ise müzik dinleme alışkanlıklarımızın ekonomideki dalgalanmalardan etkilenmemesi. Araştırmada gelir dalgalanmaları ile şarkı sözlerindeki ruh hâli arasında bir ilişki bulunmadı. Bu da nesnel ekonomik verilerden ziyade öznel deneyimlerin daha belirleyici olabileceğini gösterdi. Cebimizdeki para değil içimizdeki duygular müzik dinleme alışkanlıklarımızı belirliyor demek ki... Araştırmanın başındaki Markus Foramitti, Alman yayın organı Die Zeit’a şunları söyledi:

"Başlangıçta tam olarak beklediğimiz şeyi bulduk. Şarkı sözlerinin, insanların bilinçli veya bilinçsiz olarak belirli bir şarkıyı dinlemeye karar vermesinde önemli bir rolü var. Dil, beyinde son derece hızlı ve otomatik olarak işlenir. Bu nedenle birçok insan, aktif olarak dikkat etmeseler bile müzik dinlerken şarkı sözlerini tamamen görmezden gelmekte zorlanır. Şarkı sözlerinin analizi daha geniş bir tabloya oturdu. ABD’deki insanların giderek daha gergin ve telaşlı hissettiklerini gördük."

Toplumsal hafıza tam olarak dinlediğimiz şarkı sözlerinin içinde saklı. Bu araştırma ile popüler müzikteki dönüşümün, kültürel ürünlerin kolektif psikolojideki etkisine şahit oluyoruz. Artık çok daha fazla stresliyiz ve aslında şarkılara acı çekerek eşlik ediyoruz. İyi tarafından bakmak gerekirse dünyada yalnız olmadığımızı da böylece anlıyoruz.

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.