MÜZİK

'Kiss All The Time. Disco, Occasionally.': Harry Styles'ın disko dönemi başlıyor

Harry Styles, yeni albümü “Kiss All The Time. Disco, Occasionally.” ile dev sahneler için bu kez disko pop tarzında müzik yapıyor. Sanatçı, albümde kendini tekrara düşmüyor ancak eski kalıplardan da çıkamıyor. Öte yandan bunda yanlış bir şey de yok. Her şarkıcının disko ve elektronik müzik sevdalısı olduğu bir dönem vardır. Şimdi de Harry’ninkini dinliyoruz…

EDA SOLMAZ
DUENDE · 16 MART 2026
3 DK OKUMA

Harry Styles, 22 ay süren ve 169’dan fazla konserden oluşan "Love On Tour" turnesini 2023’te İtalya’da şu sözlerle noktalamıştı:

"Her şey çok güzeldi ama artık yorgunum."

Sanatçı, spot ışıklarından geri çekildi daha sakin ve anonim olabileceği bir hayata geçiş yaptı. Bir süre sonra da bazı sosyal medya kullanıcıları Avrupa’nın başka başka şehirlerinde Harry ile karşılaşmaya başladı. Mini şortunu giyip Roma’da koşarken ya da çiçek satın alırken, kulağındaki kablolu kulaklığı ile Berlin’deki bir kafenin kahve kuyruğunda, Tiergarten’de bisiklet sürerken ya da dans edilen bir gecenin sabahında Berlin’in ünlü kulübü Berghain’ın önünde oyuncu sevgilisi Zoë Kravitz ve DJ Ben Klock ile poz verirken. 2025’te de Tokyo ve Berlin’deki maratonlarda koşarken...

Bu koşma alışkanlığı mental olarak iyileşmesini de sağladı. Styles, usta yazar Haruki Murakami ile yaptığı söyleşide müziğinin artık kendisini iyileştirmesi istediğini belirtti. Murakami’ye şöyle dedi:

"Koşuyla ilgili kitabınızda en çok sevdiğim şeylerden biri, müziğin sağlıksız bir meslek olması gerektiği ve benim de sürekli acı çeken bir ruh olmam gerektiği fikrinden beni kurtarmasıydı. Sizin savınız şu ki, sağlıklı olmak uzun süre sanatçı olmanızı sağlıyor, düzenli ve sağlıklı bir insan olup harika işler ortaya koyabiliyorsunuz. Bu yüzden size çok minnettarım."

Grammy kazandığı 2022 çıkışlı Harry’s House ve milyon dolarlık turnesi sonrası kendini yeniden keşfediyor, kalabalıklar arasına karışıyor ve telefonun yasak olduğu kulüplerde özgürce dans edebiliyordu.

Bu hayat tarzı Harry’e müziğini yeniden şekillendirme imkanı da sağladı. Harry’s House ile One Direction’dan gelen boyband geçmişinden nihayet kurtuldu; şimdiyse 30’larında, istediği müziği yapan bir Harry Styles olarak sahneye çıkmaya zamanı.

Kimseyi memnun etme kaygısında değil

Harry Styles, sahnenin üzerinde değil izleyici konumunda olduğu dört yıllık gerçek dünya deneyimin ona verdiği ilhamla yeniden şarkı yazmaya başladı. Sanatçı 2024’te stüdyoya girdi ve Kiss All The Time. Disco, Occasionally.'nin kayıtlarını Haziran 2025’te bitirdi. Harry, David Bowie’nin Berlin döneminde kullandığı efsanevi stüdyo Hansa Studios, Beatles gibi ikonların da kayıt yaptığı Londra’daki ünlü Abbey Road Studios ve birçok İngiliz müzisyenin efsanevi şarkılarını ortaya çıkardığı RAK Studios’da 12 şarkı kaydetti.

Bu albümün diğer çalışmaları gibi herkesi memnun etme kaygısı taşımadığının altını çizmek lazım. Harry zaten stadyumları doldurabilen bir sanatçı ve en azından şu an için kariyerinde maddi kaygılar içinde değil. Bu yüzden de genel dinleyici kitlesine hitap eden pop şarkıları söylemek yerine kendi müzikal arzularını tatmin eden ve vizyonunu ortaya koyan parçalar yaptı. 

Çocuksu bir yaramazlık ile düşünceli bir yetişkinlik arasında

Albümün açılış şarkısı “Aperture”de geçmişteki müziğinden kopmaya başlayan bir Harry işitiyorsunuz. Çalışmanın çıkışını beş dakikadan uzun böyle bir parçayla yapması risk alma cesaretini de gösteriyor. Bu artık listelerde başarılı olma kaygısı taşımayan bir kimliğe sahip olmasının da kanıtı. Parça, elektronik ve tekno esintili unsurlarla harmanlanmış güçlü bas hatlarına sahip. "Uyumlu bir uyumsuzluk" içinde ve neredeyse kusursuz. Güçlü bir başlangıç yapıyor. Şarkının geri vokallerinde ise Wolf Alice’ten Ellie Rowsell var. 

“Are You Listening Yet?”te funk ve elektronik moduna doğru ilerliyor. İtalya'da geçirdiği zamanları ya da sık sık gittiği Alman tekno kulüplerinden nasıl ilham aldığını gösteren ilk şarkı. İtalya'daki boş zamanlarına bir gönderme olarak “Pronti, quasi, vai” diyor ve şarkının görselinde Berlin’deki bir fotoğraf kabininde çekilmiş fotoğrafına yer veriyor.

“Season 2 Weight Loss” eski Harry Styles şarkılarını andırıyor. Konfor alanına dönüyor ama şarkıya trip hop tonunu eklemeyi de eksik etmiyor.

“Pop” 90’lardan ilham alan seksi bir parça. Dinleyicisini adeta dans pistine sürüklüyor. Bir hit olmaya aday olan şarkı, nakarat kısmındaki riskli müzikal manevra ile bambaşka bir hâl alıyor. Hemen ardından gelen “Dance No More” ile de funk patlaması yaşanıyor. “DJs don’t dance no more” diyor ve müzik aracılığıyla gerçeklikten kaçılan o uzun gecelere saygı duruşunda bulunuyor. 

“Paint By Numbers” gitar eşliğinde çalınan bir aşk şarkısı. İlginç bir şekilde Harry’nin vokalleri Damon Albarn'inkileri oldukça anımsatıyor. Albümün kapanışını bugüne kadarki en sade yönünü ortaya koyan minimal elektronik şarkısı “Carla's Song” ile yapıyor. İnsan sabahın ilk ışıklarında kulüpten eve yürürken kulaklığında bu şarkı çalsın ister. Harry, 12 şarkı boyunca çocuksu bir yaramazlık ve düşünceli bir yetişkinlik sergilerken sanki bu dünyaya ait değilmiş gibi duruyor.

Disko-pop ile stadyum coşkusu

The Guardian, Pitchfork ve The New York Times, Kiss All The Time. Disco, Occasionally.'e düşük veya ortalama puanlar verdi. Pitchfork’un bahsettiği kadar kötü bir albüm değil. Çünkü albümdeki şarkılar dinledikçe açılıyor, güzelleşiyor. Fakat banger diyebileceğimiz türden bir şarkıyla asla patlama yapamıyor. Zaten Harry’nin derdi de bu değil. Sanatçının dört yıl boyunca eğlence için seyahat ederken yaşadığı ruh hâllerinin aynası bu albüm. Artık iyi elektronik müzik dinleyen, bu türün melodik yönünü de keşfeden bir Harry var. O dazaten şöyle diyor:

"Gece dışarı çıktığınızda, tam bir topluluk ortamı oluşuyor ama aynı zamanda insanların bireysel deneyimlerini de izliyorsunuz. Bu albüm bu fikirden de ilham aldı."

Dans pisti için tasarlanmış, doğrudan pop referanslarıyla flört eden ve yapımcılar Kid Harpoon ile Tyler Johnson tarafından etkili bir şekilde cilalanmış Kiss All The Time. Disco, Occasionally. Harry Styles’ın ilham panosunun içinde bir gezinti vadediyor. Disko-pop ile stadyum coşkusu arasında mekik dokuyan albümün Netflix’te yayımlanan Harry Styles: Manchester'da Bir Gece adlı özel lansman konserinin filminde de bunu görebilirsiniz. 

  • Harry, “Hayatımın çok kritik bir döneminde bu albümü kaydettim. İnsanların hayatında müzikle var olmanın ne kadar önemli olduğunu anlıyorum” diyor. 

Ezcümle Harry Styles kendini tekrara düşmüyor ancak eski kalıplardan da çıkamıyor. Tekrarlayan nakaratlar, tanıdık, denenmiş bir formül. Bu şarkılar stadyum konserleri için dizayn edildiği için de bunda yanlış bir şey yok. Her şarkıcının disko ve elektronik müzik sevdalısı olduğu bir dönem vardır. Şimdi de Harry’ninkini dinliyoruz…

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.