Kitap ve kahve ikilisine yeni alternatif: Edebiyat barlarının yükselişi
Kitap ve kahvenin ayrılmaz dostluğuna rakip çıktı. New York ve Londra gibi dünya metropollerinde yükselen edebiyat barları akımı, kitapları gündüzden geceye taşıyor; bir kadeh eşliğinde edebiyat konuşarak sosyalleşmek ve gecenin sonunda biraz dans etmek için uygun ortam sağlıyor. Dünya başkentlerinden kitap barları...

Son dönemde New York ve Londra başta olmak üzere metropollerdeki kitapçı-kafe konseptine alternatif olarak ortaya çıkan edebiyat barları giderek popülerleşiyor. Ezelden beri birlikte anılan kahve ve kitap; dingin, kendi kendine bir güne işaret ederken kitaplara eşlik eden kokteyller, paylaşılan şarap şişeleri ve viskiler insanların kitapçı barlarda buluşup sosyalleştiği ve edebiyat sohbetleri yapıp gecenin sonunda dans ettiği yeni bir deneyimin habercisi.
Edebiyat barlarının yükselişi, saatlerini sosyal medyada, yeni insanlarla tanışma uygulamalarında geçirmekten bunalan insanların yeni ve gerçek deneyimler arayışının yanında çevrimiçi satış platformları nedeniyle hem gelirleri hem de sayıları her geçen gün azalan kitapçıların ayakta kalma çabasına da dayanıyor.
Peki farklı kentlerde bu deneyimin önde gelen temsilcileri hangileri?

BookBar, Londra
Yayıncılık sektöründen gelen Chrissy Ryan, 2020 yılında Finsbury Park’ta BookBar'ı açarken aklında bir şarapeviyle kitapçıyı birleştirmek ve böylece insanların kitaplar hakkında konuşurken bir şişe şarabı paylaşarak sosyalleşmesini sağlamak vardı.
Pandemiye rağmen ve belki de pandemide düzenlediği çevrimiçi etkinliklere gel-al şarap ve kitap paketleri eklemesi sayesinde kapısında kuyruklar oluşan BookBar kısa sürede Londra’nın en özgün edebiyat mekanlarından biri olarak anılmaya başladı ve programına yazar söyleşileri, canlı okumalar ve aylık kitap kulübü aboneliği gibi etkinlikleri ekledi.
Burası küçük bir dükkan olduğu için Ryan, hem kitap seçkisine hem de içeride çalan müziğe ekstra özen gösteriyor; BookBar'ın masalarında kitap okuyup şarap içerken tanışanların genelde akşamı komşu restoranda bitirdiklerini söylüyor. Buranın önceliği en başından beri ziyaretçilerin sosyalleşmesi olduğundan adı gibi, yeni nesil bookbar’ların öncülerinden kabul ediliyor.

Bibliotheque, NYC
Dünyanın en ünlü kitapçı barlarından biri olan Bibliotheque, Soho'nun kalbinde 2022'den beri hizmet veren bir kitabevi, kafe ve şarap barı. Sahibi, eserleri birçok edebiyat dergisinde yayımlanan, edebiyat ve sanat dergisi The Spotlong Review'un kurucularından A.J. Jacono. Kuruluş amacı ise Jacono'nun kaliteli edebiyat, lezzetli yemek ve kahve, topluluk etkinlikleri ve seçkin şarapları bir potada eritme arzusu.
Raflarında 10 bin kitap barındıran Bibliotheque'e gelenleri menüde Épicerie Boulud’dan yemekler, Onyx Coffee Lab’den kahve çekirdekleri ve Bordeaux, Burgundy, Toskana gibi bölgelerden geniş bir şarap koleksiyonu bekliyor.
Burada düzenli olarak yazar söyleşileri, şarap tadımları, sanat ve çizim atölyeleri, samimi müzik performansları yapılıyor. İçki menüsü şarapla sınırlı değil; cider, bira, şampanya, şarap bazlı kokteyl ve mocktail'ler de var.

La Belle Hortense, Paris
31 Rue Vieille du Temple, 75004 Paris
La Marais’nin kalbinde, adını Jacques Roubaud’nun aynı isimli kitabından alan bu yarı kitapçı yarı kitabevi, henüz kitapçı-bar diye bir konseptin olmadığı 1997 yılından bu yana açık. Ahşap raflarda, masalarda ve barda kitaplar ve şarap şişeleri iç içe geçmiş durumda. Dileyenler kitapların arasındaki bar tabureleri ve masalarda diğer edebiyatseverlerle kaynaşırken daha sessiz ve izole bir köşede kitap okuyup şarabını yudumlamak isteyenler, arka kısımda yalnızca masaların bulunduğu minik bölümü tercih ediyor.
La Belle Hortense’de şaraba eşlikçi şarküteri tabakları, ana yemekler ve yerel lezzetler servis ediliyor. Burası rezervasyon kabul etmiyor. Sıra beklememek için 12.30’dan önce, 14.30-19.00 arasında ya da 22.30’dan sonra gitmeniz tavsiye ediliyor.

The Winding Stair, Dublin
40 Ormond Quay Lower, North City, Dublin
Adını W. B. Yeats’in şiirinden ve mekanın dolambaçlı merdivenlerinden alan The Winding Stair’in dokunaklı bir hikayesi var. 1970’ler ve 1980’lerde Dublin’in simgeleri arasında gösterilen kitapçı; yazarlar, müzisyenler ve sanatçılar için popüler bir buluşma noktasıydı. Burada pek çok şiir ve roman yazıldı, filmler çekildi. 2005’te kapanacağı açıklandığında bu, kentte “bir dönemin sonu” olarak kabul edilse de 2006’da Elaine Murphy, bu çok sevilen mekanın üst katını bir restorana dönüştürerek yeniden hayata döndürdü ve mevsimlik, İrlanda üretimi ürünleri öne çıkarırken İrlanda’nın en eski kitapçılarından biri olan alt kattaki mekanı korudu.
Restoranda adanın eski usul yerel lezzetlerine yerel ve uluslararası bira üreticilerinin bira ve ale’leri ile oldukça seçkin ve geniş bir şarap listesi eşlik ediyor. Yemek salonunun camından görülen nehir ve köprü manzarası da oldukça etkileyici.

Maison Assouline, Swans Bar, Londra
New York merkezli niş yayınevi Assouline’in Londra Piccadilly’deki konsept mağazasının içindeki Swans Bar, pazar hariç her gün hizmet veren bir kokteyl ve şampanya barı. Pazartesi-perşembe arası saat 21.00’e, perşembe-cumartesi arası saat 23.00’e kadar hizmet veren bara gitmek için rezervasyon şart. Rezervasyon yaparken kart bilgilerinizi aldıklarını ve gitmezseniz kişi başı 25 sterlin ücret aldıklarını belirtmekte de fayda var.
Gelelim kokteyllere: Assouline kitapları ve kırmızının hâkim olduğu dekorasyonla çevrili barın votka ve cin menüsü Londra’nın en iyileri arasında gösteriliyor. Zamansız klasiklere, Assouline barmenlerinin hazırladığı mevsimler kokteyller ve spesiyaller, geniş bir şarap, viski ve şampanya menüsü eşlik ediyor. Barda yiyecek servis edilmiyor ve kokteyllere doyamayanlar için tüm tariflerin yer aldığı özel bir kitap da satılıyor. Menünün efsane kokteylleri Hapusa Himalayan Gin, Stolichnaya Elit, Lillet Rose ve tonikli Elit Vesper ile Palmarae Gin, Lustau Vermut Rose, Medjool hurma suyu ve tütsü aromalı Oasis.

The Literary Man Hotel, Óbidos, Portekiz
R. Dom João de Ornelas, 2510-074 Óbidos
The Literary Man Hotel, bir kitapçı-bar olmasının yanı sıra dünyanın en büyük edebiyat otellerinden biri. Önce manastır, ardından pansiyon ve son alarak 100 binin üzerinde kitaba ev sahipliği yapan bir edebiyat oteli olarak 1830’lardan beri hizmet veriyor.
Otelin odaları dışında hemen her duvarı kitap raflarıyla kaplı. Yemek salonu ve kütüphane olarak hizmet eden bölümde, 30’un üzerinde cin ve adını edebi eserlerden alan kokteyllerin servis edildiği bir “gin bar” da bulunuyor. Açıkta pişen etler, vegan ve vejetaryen seçenekler ile çocuk menüsü de içeren geniş “book&cook” menüsü misafirlere yaratıcı tabaklar sunuyor. Burada ayrıca sanat ve edebiyat buluşmaları da düzenleniyor.
Başka neler var?
- İstanbul'da Minoa Pera
- Zürih'te B2 Boutique Hotel
- Los Angeles'ta The Last Bookstore
- New York'ta Sullaluna
- Barcelona'da La Raposa