Kaçınılmaz diyalog
Kripto sanat ve geleneksel sanat piyasasının zorunlu ilişkisi

Başlarda tamamen bağımsız bir çizgide ilerleyeceği ve geleneksel sanat piyasasıyla diyalog kurmaya yanaşmayacağı tahmin edilen kripto sanat dünyası, zaman içinde gidişatın çok da öyle olmadığını gösterdi. NFT’ler, kripto para birimlerinden bağımsız yol alamayacağı gibi geleneksel sanat sektörüne sırtını yaslamadan da adım atacak gibi görünmüyor (şimdilik).
Bize birbirinden çok bağımsız gibi görünen geleneksel sanat dünyası ve kripto sanat ilişkisinin aslında birbirlerine muhtaç olduğunu gösteren belli başlı örnekler var. Büyük, çok konuşulan, ardında hummalı bir organizasyon olan NFT satışlarının hemen hepsi bir ayağıyla da geleneksel sanat dünyasıyla bağ kurmak istiyor. Beeple’ın rekor kıran Christie’s satışı (Everyday: The First 5000 Days), PAK & Sotheby’s satışı (The Fungible Collection) gibi güçlü iki örnek kripto sanatın “ben özgürüm” nidalarının ardında aslında sırtını geleneksel sanat piyasasına yaslamak istediğini, uzun ömürlü bir kariyer planlaması için çok da yalnız ilerleme niyetinde olmadığını gözler önüne seriyor. Tabii tüm bunlarda geleneksel sanat piyasasının kripto sanata şüpheci yaklaşması, balon olarak görmesi, sisteme entegre olma konusunda kaygıları da etkili.

Larva Labs, CryptoPunk #7523
Pace Gallery’nin John Gerrard’ın Western Flag adlı eserini NFT formatında satışa sunması, König Galerie’nin blokzincir dünyası Decentraland'da sergiye ev sahipliği yaparak bir ilke imza atması da geleneksel sanat dünyasıyla kripto sanatın kurduğu diyaloglara önemli birer örnek.
Nasıl diyaloglar?
Sotheby’s PAK müzayedesinden memnun kalmış görünüyor ki bu alanda önemli atılımlara devam ediyor. Müzayede evi ve Robert Alice'in ortak küratörlüğünü üstlendiği ilk NFT müzayedesi “Natively Digital”, 3 Haziran-10 Haziran tarihleri arasında Sotheby's'in websitesinde çevrim içi olarak gerçekleşecek. Benzersiz sanat eserlerinden oluşan koleksiyon, güncel ve popüler NFT'lerin yanı sıra Ethereum öncesi zincirler üzerine inşa edilmiş en eski, ham NFT'lerin bazılarına da yer verecek.
Gelişmekte olan kripto sanatçıların ve "eski ustaların" çalışmalarınının sergileneceği müzayede kendi içinde kategorilere ayrılacak: İlk NFT'ler, Dijital Pop / Fütüristler, Üretken, Kavramsal ve Gelişmekte Olan NFT Sanatçıları ve Topluluk Tarafından Seçilmiş. Müzayededen elde edilecek gelirin bir kısmı, dünyanın dört bir yanından sanatçıların bu yeni sektöre katılmasına yardımcı olmak için Mint Fund ve Sevens Vakfı'na bağışlanacak.
Sotheby’s kripto sanat örneklerini ağırlamakla kalmıyor aynı zamanda kripto paraların gücüne de inanıyor ve sistemine entegre ediyor. Müzayede evi ilk kez fiziksel bir sanat eseri için ödeme yöntemi olarak kripto para birimini kabul etti. Banksy'nin Love is the Air (2005) adlı eseri, 12 Mayıs'ta New York'ta gerçekleşen açık artırmada kripto para ödemeleriyle satın alınabildi. 3 milyon ila 5 milyon dolar arasında satılacağı tahmin edilen eser 12,9 milyon dolara alıcı buldu. Alıcı, eseri kripto para borsası Coinbase aracılığıyla Bitcoin (BTC) veya Ether (ETH) olarak ödeyebilecek.
Banksy, Love is the Air (2005)
Tüm bu örnekler gösteriyor ki iki ayrı uç olarak değerlendirilen geleneksel sanat piyasası ve kripto sanat dünyası şu an için çok da bağımsız adımlar atmak niyetinde değil. Geleneksel sanat piyasası yeni çağın çılgınlığı NFT’lerden uzak kalıp eski kafalı görünmek istemezken kripto sanat dünyası da ne henüz tamamen özgür adımlar atmaya ne hazır ne de geleneksel sanat piyasasının gücünü arkasına almaya gerek duymayacak kadar cesur.