Kuzeye kaçmak, baharda yüzmek: Kavurucu sıcaklar seyahat trendlerini nasıl etkiliyor?
Akdeniz sahilleri dünyanın en popüler yaz tatili destinasyonlarından. Ancak her yıl giderek artan sıcaklıklar ve sıklaşan sıcak hava dalgaları dünyanın dört bir yanındaki turistleri seyahat kararlarını gözden geçirmeye zorluyor; yaz tatili trendleri Kuzey ülkelerine kayıyor ya da Akdeniz’e seyahatler Haziran, Eylül ve Ekim gibi daha serin dönemlerde planlanıyor.

Ekim’den önce Kaş’a ya da Fethiye’ye gitmemek, seyahat planları yapmadan önce yangın ve su kesintisi haberlerini takip etmek, bayram tatillerinin Temmuz - Ağustos bandından çıkmasına sevinmek son birkaç yılda hayatımıza giren alışkanlıklardan.
Kavurucu sıcaklar tüm zamanların en popüler tatil destinasyonları olan Akdeniz sahillerinin neredeyse tümünü ele geçirmiş durumda. Bu da yabancı turistlerin yaz tatili için daha kuzeydeki kentleri tercih etmesine ya da Akdeniz’e, havanın nispeten daha serin olduğu aylarda gitmesine neden oluyor. Öyle ki bu trend son üç yıldır coolcation yani "serin tatil" olarak anılıyor. Bazı turizmciler coolcation’ın bir pazarlama ürünü olduğunu ve gerçekleri yansıtmadığını söylese de veriler tatil alışkanlıklarının önemli ölçüde değiştiğine işaret ediyor.
Avrupa Seyahat Komisyonu’nun (ETC) yakın zamanda yayımladığı bir rapora göre, Avrupalı gezginlerin %28’i yaz aylarında aşırı sıcaklardan kaçmak için daha serin kentleri tercih ettiğini söylüyor. Bu değişim özellikle 2023 ve 2024’te sıcak hava dalgalarından yoğun olarak etkilenen İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde daha belirgin. Bir yandan da Arnavutluk, Karadağ ve Bulgaristan gibi nispeten serin olan ülkelere yaz aylarında gelen turist sayısı artıyor.

Yangınlar ve su kesintileri de tatil için Akdeniz kıyılarını tercih edenlerin kararlarında etkili oluyor. 2023 yazındaki sıcak hava dalgası, başta Akdeniz ülkeleri olmak üzere Avrupa’nın büyük bir bölümünü etkisi altına almış; Yunanistan, İtalya, İspanya, Türkiye ve Kıbrıs'ta bazı bölgelerde sıcaklık 40-45 dereceye ulaşmıştı. Aynı yıl Rodos’ta çıkan yangında yaklaşık 19 bin kişi evlerinden ya da tatil konaklamalarından tahliye edilmişti. Bu yazın verileri henüz net olarak açıklanmamış olsa da benzer bir tablo ortaya çıkacağa benziyor.
Yaşanan bu anomaliler, tatile çıkacak kişilerdeki heyecanın endişeye dönüşmesine de yol açıyor. Yakın zamanda konuştuğum, yurt dışında yaşayan bir arkadaşım Ağustos ayı için Çeşme'de AirBnb'den yaptığı ev rezervasyonunu su kesintisi endişesiyle iptal edip otelde kalmaya karar verdiğini söyledi. Yapılan son anketler de bu endişeyi doğruluyor: Seyahat sigortası şirketi Insureandgo’nun 2.000 İngiliz yetişkinle yaptığı son ankete göre her dört kişiden üçü, Avrupa'daki bazı tatil beldelerinin önümüzdeki beş yıl içinde “ziyaret edilemeyecek kadar sıcak” olacağını düşünüyor.
Wageningen Üniversitesi’nde Çevre Sistemleri Profesörü olan Bas Amelung, gelecekte Avrupa’nın bazı bölgelerinin birçok kişi için fazla sıcak hâle gelebileceğini söylüyor. Amelung, kısa vadede sıcaklıklar çok artmasa bile bu algının kalıcı olabileceğini düşünüyor:
"İnsanlar algılarına göre karar verir; gezginlerin büyük çoğunluğu belirli Avrupa destinasyonlarının yakında 'çok sıcak' olacağını düşünürse, ya başka yerlere gitmeye başlarlar ya da aynı yere farklı mevsimlerde giderler."
Her şeye rağmen tüm yıla bakıldığında Akdeniz sahillerine gelen turist sayısında şimdilik çarpıcı bir düşüş kaydedilmiyor ancak daha serin aylarda gelen turist sayısında artış görülüyor. ETC'nin operasyon direktörü Teodora Marinska’nın açıklamalarına göre geçen yaz Akdeniz’e seyahat etmeyi planlayan kişi sayısında bir önceki yıla kıyasla %8 daha azalma kaydedilirken, Yunanistan'ı 2024 baharında, 2023’ün aynı dönemine göre %20 daha fazla turist ziyaret etti. İspanya’ya yabancı turist girişleri, 2025’in Ocak ve Şubat aylarında 2019'a göre %20 artış göstererek 10 milyonu aştı.
Temmuz ve Ağustos'ta gündüz sıcaklıkları 40 dereceleri bulan kıyı kentleri de bu değişime uyum gösteriyor. Birçok otel ve seyahat ajansı sıcak saatlerde kapalı mekan etkinlikleri düzenliyor; gece pazarlarına, yürüyüşlerine ve antik kent gezilerine olan ilgi artıyor.

Avrupa Komisyonu'nun 2100 yılına kadar Avrupa ülkelerindeki turizmin iklim krizinden nasıl etkileneceğini ölçen çalışmasının bulguları turizm aktivitelerinin Orta ve Kuzey Avrupa’da artacağını, Güney Avrupa’da ise düşeceğini öngörüyor. Turizm gelirinin artacağı ülkelerin başında Danimarka, Finlandiya, İrlanda, İsveç ve Birleşik Krallık geliyor.
Kuzey iklimlerine özel turlar düzenleyen Magnetic North Travel’ın yöneticisi Laura Greenman, İngiltere ve İrlanda’dan gelen aile tatili taleplerinin 2024 yazında iki katına çıktığını, bu müşterilerin neredeyse tamamının “İskandinavya’nın yazın diğer Avrupa ülkelerinden daha serin olması” nedeniyle tatil tercihlerini değiştirdiklerini belirtiyor.
Tatil turları düzenleyen Intrepid Travel da, İskandinavya destinasyonlarına yapılan rezervasyonlarda geçen yıla kıyasla %40’lık bir artış olduğunu belirtiyor. Şirketin İngiltere ve İrlanda yöneticisi Hazel McGuire, yüksek sıcaklıklar nedeniyle şirketin Temmuz ve Ağustos'ta İspanya, Türkiye ve Portekiz'de doğa yürüyüşü turları düzenlemeyi durdurduğunu söylüyor.
Avrupa Seyahat Komisyonu’nun CEO’su Eduardo Santander, seyahat trendlerindeki sıcaklık kaynaklı bu değişimi şöyle özetliyor:
"Gelecek yıllarda mevsimsel seyahat trendlerinin değişebileceğini öngörüyoruz. Yaz aylarında daha serin destinasyonlar öne çıkabilir. Güney Avrupa ise ilkbahar ve sonbaharda, yoğun sezondan haz etmeyenler için daha cazip hale gelebilir."