MÜZİK

Lana Del Rey, Joji, Nicki Minaj, Mumford & Sons: 2026’da hangi albümleri bekliyoruz?

2026’nın albüm ekonomisi sakin olacağa benziyor. Yılın müzik takvimi henüz dolmamış olsa da küresel piyasaya derin bir sessizlik hâkim. 2026’da önceden duyurulmadan, aniden listelerde beliren sürpriz albümlerle karşılaşacağımız öngörülüyor. Ancak her şeye rağmen geri sayımı hak eden ve heyecanlanmamıza neden olan çalışmalar da var.

EDA SOLMAZ
DUENDE · 15 ARALIK 2025
4 DK OKUMA

2026’nın albüm ekonomisi sakin olacağa benziyor. Yılın müzik takvimi henüz dolmamış olsa da küresel piyasaya derin bir sessizlik hâkim. 2026’da önceden duyurulmadan, aniden listelerde beliren sürpriz albümlerle karşılaşacağımız öngörülüyor. Ancak her şeye rağmen geri sayımı hak eden ve heyecanlanmamıza neden olan çalışmalar da var.

Lana Del Rey  'Stove' (Ocak ayı içerisinde)

Lana Del Rey’in yeni albümünün iki kez ismi değişti ve çıkış tarihi de iki kez ertelendi. Yakın zamanda çalışmanın Ocak ayının son günlerinde dinleyici ile buluşacağı netleşti. Sanatçı, uzun bir aradan sonra country tarzına dönüyor. Albümden paylaşılan “Henry, Come On” ve “Bluebird” şarkıları da bunun göstergesi. Sanatçı, W dergisine verdiği röportajda neden country folk tarzını yeniden sahiplendiğini şu sözlerle anlatıyor:

"Albüme altı şarkı daha eklemek istediğimiz için yeniden erteledik. Bunlar düşündüğümden daha otobiyografik sözlere sahip. Albümün de büyük çoğunluğu country tarzında olacak. Sekiz yıl önce, country bir albüm yapmayı düşündüğümde, kimse bu türden bahsetmiyordu. Şimdi herkes country yapıyor! Kendime 'Yılan derisi çizmelerimi emekliye ayırmalı mıyım?', 'Kovboy şapkalarımı depoya kaldırmalı mıyım?’  diye sordum. Yeniden bu türle dönüyorum."

Sanatçı, albümde Louisiana’daki bir timsah çiftliğinde tur rehberliği yapan kocası Jeremy Dufrene’e “Stars Fell on Alabama” adlı bir şarkı yazdığını açıkladı. Country kızı Lana Del Rey’in kırık bir kalp yerine kocasına çok âşık ruh hâlindeki şarkılarının nasıl olacağını merakla bekliyoruz.

Dry Cleaning 'Secret Love' (9 Ocak) 

Florence Shaw, Tom Dowse, Nick Buxton ve Lewis Maynard’dan oluşan İngiliz grup Dry Cleaning, dört yıl aradan sonra yeni albümlerini çıkarıyor. Grup, şarkıların yaratım sürecinde bir odaya kapandıklarını ve burada karşılıklı yazıp, çalarak 11 parçalık Secret Love'ın taslağını ortaya çıkardıklarını söyledi. 

Albümden “Cruise Ship Designer”, “Hit My Head All Day” ve “Let Me Grow and You’ll See the Fruit”i yayımladılar. Shaw, çoğu parçanın sözlerinin bilinç akışında yazılan bir günlüğe benzediğini belirtti. Vokalleri de her zamanki gibi oldukça keskin ve sert. Albümde politik sözler de işiteceğimiz kesin. “Hit My Head All Day” bunun habercisi. Florence Shaw basın bülteninde şöyle konuştu:

"Şarkı, beden ve zihnin manipülasyonuyla ilgili. Şarkı sözleri başlangıçta aşırı sağcıların sosyal medyada yaydığı yanlış bilgilerden ilham aldı. Kendi çıkarları için davranışlarımızı etkilemeye çalışan güçlü insanlar var. Şarkı da dost gibi görünen sinsi bir yabancının etkisi altına girmeye dair."

Grup, albüm türünü avangart rock ve 80’lerin başlarındaki ABD punk'ı ile hardcore'unun birleşimi olarak adlandırdı. Albümün kapak ve iç sayfa resimleri ise grubun diğer çalışmaları gibi oldukça çarpıcı ve Erica Eyres imzalı.

Robbie Williams 'BRITPOP' (6 Şubat) 

Robbie Williams’ın BRITPOP'u aslında çok daha erken yayımlanacaktı. Sanatçı tarihin Taylor Swift’in The Life of a Showgirl albümü ile çakışacağını öğrendikten sonra çıkışını erteledi. Swift ile kim rekabet etmek ister ki? Williams, bu albümle 90’lardaki popülerliğine geri döneceğini iddia etti ve şunları söyledi: 

“İçinde biraz Brit ve kesinlikle biraz da pop var. Bu çalışmayla son derece gurur duyuyorum. Bu albümde kahramanlarımın bazılarıyla çalıştım. Daha fazla gitar var. Her zamankinden daha neşeli ve marş niteliğinde bir çalışma.”

17 şarkıdan oluşacak çalışmadan altı parça yayımlandı fakat hiçbiri büyük bir etki yaratmadı. Dinleyici ile buluşan “Human”da Coldplay’den Chris Martin gitar çalıyor. Albümde sanatçı ve Take That'ten grup arkadaşı Gary Barlow, “Morrissey” adlı bir şarkıda yeniden biraraya geldi. Parça, Morrissey’i takip eden bir hayranı anlatıyor. Williams 90’lar enerjisine dönecek mi, göreceğiz!

Joji 'Piss in the Wind' (6 Şubat)

Bir dönem Filthy Frank adıyla YouTube’da berbat videolar çeken sosyal medya kişiliğinin aksine yetenekli bir müzisyen olan Joji’nin yeni albümü için geri sayım başladı. 

“Slow Dancing in the Dark” ve “Glimpse of Us” ile Spotify’da 1 milyar dinlenme barajını aşan sanatçı, 21 şarkılık Piss in the Wind'den “Pixelated Kisses”, “If It Only Gets Better” ve “Past Won’t Leave My Bed”i yayımladı. Joji, kasvetli şarkı sözlerini atmosferik, sinematik bir prodüksiyonla birleştirdi. Sanatçı albümün temelini oluşturan türün lo-fi ve trap olduğunu söyledi. 

Şarkı sözlerinde ise çoğunlukla geçmişe bağlı kalmanın verdiği kalıcı acıyı ve geçmiş bir ilişkiden kopmanın zorluğunu ele aldı. Piss In The Wind, müzik otoritelerinin merakla beklediği albümlerin başında geliyor.

Charli XCX 'Wuthering Heights' (13 Şubat)

2024 yazında brat ile fırtınalar estiren Charlie XCX, bu kez daha sinematografik bir çalışmaya imza attı. Sanatçının yeni albümü Emily Brontë’nin romanından uyarlanan Wuthering Heights filminin soundtrack’i. Emerald Fennell imzalı filmde Jacob Elordi ile Margot Robbie başrollerde. Albüm de en az film kadar merakla bekleniyor. Charlie, filmin atmosferine uygun olarak bu sefer çok karanlık şarkılar yaptığını açıkladı.

Sanatçı, kişisel Substack sayfasındaki yazısında çalışmasına dair şu ipuçlarını verdi:

"Emerald’ı aradım ve senaryoyu okumamdan ne umduğunu sordum. O da utangaç bir şekilde ‘Bir şarkı olabilir mi?’ dedi, ben de ‘Bir albüme ne dersin?’ dedim, çünkü neden olmasın? Filmlerden ilham aldığım bir dönemdeyim. Bu albümde nostaljik bir şey var, sanki gotik tarzı ve önceki temas noktalarımı yeniden kucaklıyorum. Okuduğum senaryonun merceğinden yazıyorum ve sadece ara sıra kendi içsel anlatılarıma bakıyorum. Büyük olasılıkla 2026’da turneye çıkmayacağım. Şarkıların sadece film içinde ve onunla beraber yaşamalarını istiyorum."

Sanatçı 12 şarkıdan oluşan albümü İngiliz prodüktör Finn Keane ile kaydettiğini de belirtti. Albümden ilk olarak “House” paylaşıldı. Şarkıda The Velvet Underground’un efsane ismi John Cale, bir şiir okuyor. Charli bu kez emo ve gotik estetiğine uygun şarkılarla gelirken brat'ten 180 derece farklı bir ses dünyasını da dinleyicisine sunacak.

Mumford & Sons 'Prizefighter' (13 Şubat)

Mumford & Sons’ın Gracie Abrams, Hozier ve Chris Stapleton gibi konuk sanatçılara yer verdiği altıncı albümü Prizefighter da 2026’da yayımlanacak. Albüm, The National grubundan Aaron Dessner tarafından New York’ta kaydedildi. Marcus Mumford yeni albüm hakkında şunları söyledi:

"Yaratıcı bir güç olarak zirvemize ulaştığımızı hissediyoruz. Bugünlerde kendimizle barışık durumdayız. ‘Prizefighter’daki şarkılar da ciddi ve eğlenceli, bazen yaralı ve her zaman umutlu."

Grup folk indie köklerinden kopmadı ve bu kez çok daha kişisel şarkı sözlerine imza attı. Albüme adını veren çıkış şarkısı “Prizefighter”ı da Dessner’ın yanı sıra indie müziğin en önemli isimlerinden Bon Iver’dan Justin Vernon ile birlikte yazdılar.

Gorillaz 'The Mountain' (27 Şubat)

Damon Albarn’ın Blur dışındaki yan projesi Gorillaz, 25. yılını The Mountain adlı dokuzuncu albümü ile kutluyor. 15 şarkılık çalışma birçok farklı ülkeden gelen müzisyenlerle İngiltere, Hindistan, Türkmenistan, Suriye ve ABD’de kaydedildi. 

Bu eklektik kadroda Bobby Womack, Idles, Johnny Marr, Omar Souleyman, Mark E. Smith, Yasiin Bey gibi isimler var. Albümün teması ölüm. Jamie Hewlett’in kayınvalidesi 2022’de Hindistan’da seyahat ederken felç geçiriyor ve sanatçı iki aya yakın Jaipur’da kalıyor. Bir yıl sonra Damon Albarn ve Hewlett, Hindistan’a gitmeye hazırlanırken Albarn’ın babası aniden hayatını kaybediyor. 10 gün sonra da Hewlett’in babası vefat ediyor. Yaşanan bu trajediler albümün ruhuna da işledi. Hewlett, Dazed’a verdiği röportajda durumu şöyle anlatıyor:

"Batı perspektifinden bakınca ölüm tamamen kasvetli bir şey ama Hindistan’da oldukça olumlu. Bir aile üyesinin yakında hayatını kaybedecek olmasına ağlayan pek çok insan gördüm ama bu, aynı zamanda bir kutlamayla da iç içeydi. Geri dönecekleri ve yolculuklarının yeniden başlayacağı fikrini içinde barındırıyordu. Bu mesajı bir Gorillaz albümüyle aktarmak, güzel bir hediye olmaz mıydı?”

İkili, grupla tekrardan müzik yoluyla bağ kurmak için Hindistan’da bir süreliğine inzivaya çekildi. Albümde yer alacak ağıt niteliğindeki “My Sweet Prince” Albarn’ın hastanede babasının son anlarına tanıklık edişini anlatıyor.

Gorillaz’ın çizgi film karakterlerinin Hindistan’da yeni albüm üzerinde çalışırken geçirdikleri yolculuğu anlatan, Hewlett’ın illüstrasyonlarından oluşan bir kitap da yayımlanacak. Grubun altını çizdiği bir başka nokta ise bu albümü kesinlikle baştan sona şarkı atlamadan dinlenmeniz gerektiği. Gorillaz kapanışı yapan “The Sad God”a kadar bir hikaye anlatıyor. Grup sadece müzik olarak değil sözler bakımından da dinleyicisine bir kez daha umut verecek gibi.

Nicki Minaj 'Pink Friday 3' (27 Mart)

Rap dünyasında en merakla beklenen albüm Nicki Minaj’ın “Pink Friday 3”si. Sanatçı, Eylül ayında X platformunda “3.27.26” tarihi ile bir CD emojisini paylaşarak Pink Friday 2'nun devam albümünün yapım aşamasında olduğuna dair resmî olmayan bir gönderme yapmıştı. Pink Friday 2, Aralık 2023’te çıkmış ve bir numaraya kadar yükselmişti. Bu da Minaj’ı üç albümüyle bir numaraya ulaşan ilk kadın rapçi yaptı.

Minaj, aslında Pink Friday 2'nun deluxe albümünün Eylül ayında çıkacağını duyurmuştu ancak bu fikirden vazgeçip yeni müzikler yaptığını söyledi ve yeni bir döneme yeni bir albümle başlamaya karar verdi.

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.