'Mamdani’nin annesi' değil Hint sinemasının ödüllü ismi: Üç filmde Mira Nair sineması
New York City’nin seçilmiş belediye başkanı Zohran Mamdani’nin günlerdir okuduğumuz başarı hikayesi bir yana, onun Hindistan sinemasının en önemli isimlerinden Mira Nair’in oğlu olduğunu biliyor muydunuz? Dünya sinemasının yetenekli kadınlarından, yönetmen, yapımcı ve oyuncu Mira Nair’in etkileyici kariyerine bir yolculuk...

New York City’nin çiçeği burnunda Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin adını ilk kez söz konusu seçimlerden birkaç ay önce duydum. Sinemayla ilişkisi yoğun olan herkes gibi, ilk internet aramamda benim de dikkatimi çeken annesinin adıydı: Mira Nair.
Çağdaş Hindistan sinemasının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden olan Mira Nair, göçmenlerin ve kadınların başarılı olmasının çok daha zor olduğu bir dönemde filmleriyle Cannes ve Venedik Film Festivalleri’nden Akademi Ödülleri’ne kadar birçok sahnede başarıya ulaşmıştı. Bugün ve yarın birçok kişi ondan “Zohran Mamdani’nin annesi” olarak bahsedecektir belki. Oysa bambaşka bir arenada yükselişe geçen Mamdani, benim için “Mira Nair’in oğlu” olmaya devam edecek.

Mira Nair ve oğlu Zohran Mamdani, Queen of Katwe filminin galasında, 2016 | Fotoğraf: Magnav Emirates
Mira Nair sineması
Abisinin motosikletini mahveden küçük Krishna, 500 rupilik borcunu ödemek için sirkte çalışmak zorundadır. Hareketli ama hüzünlü, geleneksel bir müzik eşliğinde onu şehri terk etmek üzere olan sirkte çalışırken görürüz. Çadırlar toplanmakta, renkli kostümler sandıklara, hayvanlar kafeslerine geri konmaktadır. Sirk sahibi Krishna’ya biraz para verir, onu erzak almak için çarşıya gönderir. Krishna tepeleri ve çayırları aşıp çabucak gidip gelmiştir ama döndüğünde sirk çoktan toplanıp gitmiştir. Çöplerin, muşamba ve bez parçalarının dışında hiçbir şeyin olmadığı boş araziye uzunca bir bakış atar—geride bırakılmıştır. Sirk gitmiş, Krishna çaresizliğiyle kalmış, gerçeklerle yüzleşmiştir.
- Hindistan sineması denince akla Bollywood’un gösterişli ve kalabalık sahneleri gelse de, Salaam Bombay!’ın bu ilk dakikaları gibi Mira Nair sinemasında peri tozundan arındırılmış, çok daha gerçekçi bir Hindistan portresi vardır.
Mira Nair, 15 Ekim 1957’de Doğu Hindistan’ın Orissa eyaletinde doğdu. 18'ine gelene kadar iki abisi, devlet memuru babaları, sosyal hizmetler görevlisi anneleriyle eyaletin başkenti Bhubaneswar’da yaşadılar. Buradaki Katolik İrlandalı misyoner okulu Tara Hall’da İngiliz dili ve edebiyatına merak saldı. Daha sonra “Hindistan’da küçük bir kasabada büyüdüm ama kitaplarla dünyayı tanıdım” diyecekti. Ardından Delhi Üniversitesi’ne sosyoloji okudu; üniversitenin ilk yılında kazandığı bursla Harvard Üniversitesi’ne transfer oldu. Sinemacı olmadan önce, ödüllü bir tiyatro oyuncusuydu.

Monsoon Wedding | Kaynak: MUBI
İlk filmleri, Hindistan’daki ya da ülkenin dışındaki Hindistan kültürünü ve geleneklerini inceleyen belgesel filmler Jama Masjid Street Journal (1979), So Far from India (1983) ve India Cabaret (1984) oldu. 1983’te arkadaşı Sooni Taraporevala ile yazdıkları, küçük bir çocuğun Bombay sokaklarındaki mücadelesini konu alan filmi Salaam Bombay! (1988), Cannes Film Festivali’ndeki Altın Kamera ödülü dahil birçok uluslararası ödül kazandı ve En İyi Yabancı Dilde Film kategorisinde Oscar adaylığı elde etti.
Taraporevala ile işbirlikleri, Hintli bir ailenin Uganda'dan Mississippi'ye uzanan hikayesi Mississippi Masala’da (1991) devam etti. 1990’lardaki dört filmin ardından, Monsoon Wedding (2001) ile bu kez Punjabi düğün geleneklerini mercek altına aldı ve hem festivallerde hem de gişede yüzü güldü. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan kazanan ilk kadın unvanını aldı, film 30 milyon doları aşkın gişe yaptı.
Başarıları nedeniyle televizyon kanallarının, büyük prodüksiyon şirketlerinin gözü üzerindeydi: Reese Witherspoon’lu dönem filmi Vanity Fair (2004) ve HBO’nun televizyon filmi Hysterical Blindness’ı (2002) çektikten sonra Harry Potter serisinin beşinci filmini yönetmesi için teklif aldı. Fakat “Ben her şeyden önce bir bağımsız film yapımcısıyım. Her zaman kendi kumaşımı kendim keserim” diyen Nair, teklifi geri çevirerek bağımsız bir film, Hindistan kökenli ABD'li yazar Jhumpa Lahiri’nin Pulitzer ödüllü aynı adlı romanının uyarlaması The Namesake’i (2006) yaptı.

Mira Nair, Akademi eski başkanı Cherly Boone ile, 2016 | Fotoğraf: Richard Harbaugh / ©A.M.P.A.S.
Neden başka bir sanat dalını değil de sinemayı seçtiği sorulduğunda “Ben insanlarla çalışmayı seviyorum ve eğer güçlü bir yanım varsa, o da bu” diyen Nair, September 11 (2002), New York, I Love You (2008), 8 (2008), Words with Gods (2014) gibi antoloji filmlerde, farklı yönetmenlerle kolektif üretimi tattı.
- Atlantik Okyanusu’nu geçen ilk kadın pilot Earhart’ı konu alan Amelia (2009) ve satrancın Ugandalı harika çocuğu Phiona Mutesi’ye dair Queen of Katwe (2016) ile biyografi, The Reluctant Fundamentalist (2012) ile politik gerilim gibi farklı türler denedi.
“Biz kendi hikayelerimizi anlatmazsak başka kimse anlatmayacak” diyor Mira Nair. Ve belgeselle olan ilişkisinin ve sosyoloji eğitiminin de katkısıyla sosyal gerçekçiliğe yaklaşan bir tarzda filmler yapmaya ve kendi hikayelerini anlatmaya devam ediyor. Kimi zaman doğup büyüdüğü Hindistan’a, kimi zaman ABD’de Hindistan kökenli bir göçmen olmaya, hatta bazen eski eşi gibi Uganda’da yaşayan Hindistanlılara dair hikayeleri…

Salaam Bombay! | Kaynak: MUBI
Üç filmde Mira Nair
'Salaam Bombay!', 1988
Zorbalığa misilleme olarak abisinin motosikletini mahveden küçük Krishna, borcunu ödemesi için terk edilir. Bombay’a gider; sokak çocukları, uyuşturucu satıcıları ve seks işçileriyle dol bir gecekondu mahallesindeki çay ocağında çalışmaya başlar. Annesine dönmek için yanıp tutuşsa da gerekli parayı biriktirebilecek midir? Mira Nair filmografisinin en sevilen halkası, duygusal gücü yüksek olsa da karakterinin çıkışsızlığını ajite etmiyor.
'Monsoon Wedding', 2001
Yeni Delhi’nin üst-orta sınıfından Verma ailesi, kızları Aditi’nin mühendis Hemant ile evlenmesini arzulamaktadır. Halihazırda yaşadığı ilişkinin bir geleceği olmadığını düşünen genç kadın teklife sıcak bakar ve dünyanın dört bir yanından akrabalar, muson yağmurlarının eşlik ettiği görkemli düğüne akın ederler. Pencap kültürünü beyazperdeye yansıtan Monsoon Wedding, komedi ve melodramı aynı kazanda eritmeyi başarıyor.
'Queen of Katwe', 2016
10 yaşındaki Phiona ve ailesi, Uganda'daki Kampala şehrinin gecekondu mahallesi Katwe'de yaşam mücadelesi vermektedir. Bir gün misyonerlik programında, çocuklara futbol koçluğu yapmanın yanında satranç da öğreten Robert'la tanışınca, Phiona'nın dünyası değişir. Robert'ın rehberliğinde önce grubun, sonra ülkenin en iyi satranç oyuncusu olur. Queen of Katwe, bir genç kadının satrançla değişen yaşamını konu alıyor.