Nihilist samimiyetin dışavurumu: 'Let Me Be' dansı neden viral oldu?
Endurance Grand'in öncülüğünde Afrika'dan yükselen "Let Me Be", beklenmedik bir yerden küresel bir sinyale dönüştü: Sıfır diyalog, ifadesizlik, robotik postür, maksimum toplumsal eleştiri. Daha önceki pek çok viral akım narsizmi beslerken bu akım kolektif bir çaresizliği, yorgunluğu ve tuhaf bir samimiyeti paylaşıyor.

Sosyal medya, özellikle Instagram, uzun zamandır bastırdığımız donukluğumuzu viraller aracılığıyla absürt bir samimiyetle yeniden görünür kılıyor. Bunu hayrımıza yaptığını sanmıyorum. Ama halay başı algoritma olsa da, araya hâlâ insanın sızabildiği küçük aralıklar kalıyor.
Sosyal medyada "Let Me Be" dans viralini izlediğimde içimin kıpırdadığını hissettim. Kıpırtı bile ne güzel geliyor değil mi kulağa? Zamanın akışının değiştiğini hissettiğimiz, algı kırılmaları yaşadığımız ve değişen dünya gerçekleriyle başa çıkamayacak katatonik bir hâldeyken, ufak bir hareket bile bir eylemdir. Bu sefer o canlanma Afrika'dan geldi; "Let Me Be" ile. Önceden fark eden ama ne yapacağını bilmeyenlerdenseniz siz de "Let Me Be" diyebilirsiniz. İfadesiz yüzler, aynı anda mekanik ve ilkel adımlarla salınarak... İyi geliyor.
Yazının devamı Aposto Premium'da.
Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.