Nuh’un Gemisi’nden Atılgan'a: Edebiyat tarihinde gemilerle küçük bir yolculuk
Roman ve öyküleriyle de tanıdığımız dilbilimci, akademisyen Fatma Akerson, kısa bir süre önce okurlarıyla buluşan "Gemilerle Edebiyata Yolculuk" adlı kitabında gemilerle edebiyat arasındaki ilişkiyi irdeliyor.

Daha küçücük bir çocukken
Denizin kenarında durup
Dalgakırana doğru yürür
O gemileri izler uçsuz
bucaksız bir dünyayı hayal ederdim
Gemilerin gözden yitip giderlerken
Ve isimlerini kazırdım aklıma
O hiç gitmediğim yerlerin
Denizi izlerken öylesine dalar gider...
Uçsuz bucaksız dünyayı hayal ederdim
Gemiler ve uçsuz bucaksız denizler, ona yakın insanlar için olduğu kadar denizden uzak yaşayanlar için de hayallerin dizginlerinin salındığı yerlerdir. Arjantin asıllı İrlandalı pop-rock şarkıcısı Chris de Burgh, 80'lerin coşku dolu parçalarından "Sailing Away" adlı şarkısında işte bu duyguları tarif ediyordu: Genişlemek, ferahlamak, özgürleşmek, belki de kaçıp kurtulmak... En önemlisi düşüncenin özgürleşmesi, keskin ve tartışmasız bir şey yapabilmenin imkan dahilinde olması.
Yazının devamı Aposto Premium'da.
Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.