GÜNCEL SANAT

Blockchain, dijital eserler, çevrim içi satışlar

Sanat dünyasından gelecek öngörüleri.

BURCU DİMİLİ
DUENDE · 10 MART 2021
3 DK OKUMA

Hepimiz 2021 için çeşitli beklentiler içindeyiz. Peki ya engebeli bir yılı deviren sanat dünyasını nasıl bir gelecek bekliyor? Contemporary Istanbul Kurucu ve Başkan Yardımcısı Rabia Bakıcı Güreli, sanatçı Arda Yalkın ve x-ist Galeri Direktörü Zeynep Pakel’e 2021’e dair gelecek öngörüleri, yeni yıl beklentileri, dijitalleşmenin etkileri hakkında yorumlarını sorduk.

"2021 sanat piyasası açısından 2020’nin izlerini sürecek." 

Rabia Güreli daha çok çevrim içi satış göreceğimizi, daha çok dijitale yönelik özel üretilmiş eserler ve sergilere rastlayacağımızı söylüyor ve ekliyor: “2020’de eser satışlarında özellikle yerel alanda yükselmeler gördük. Yani, yerel satışlar, uluslararası satışlardan çok daha fazla oldu. Uluslararası satışlarda da düşüşler yaşandı. Aşının yaygınlaşmasıyla daha çok seyahat olanağı sağlanırsa, bu eğilim değişebilir ama seyahat kısıtlamalarıyla bu şekilde devam edecek gibi görünüyor.”

Kamu desteği ve yeni oluşumlar: Arda Yalkın ise kamu desteğinin eksikliğine dikkat çekiyor: “Türkiye’de plastik sanatlar çoğu zaman kamu değil, özel sermaye tarafından fonlandığı için sistematik sömürüye, tek sesliliğe, apolitik ya da fikrini gizliden anlatmaya çok yatkın. Kamunun bir sanat politikası olmadığı için sanatçılar temelde ticaret ve kâr amacıyla yaşayan şirketlerin sanat kurumlarına ve onların politikalarına muhtaçlar. Önce bunun değişmesi gerekiyor. Bunun için organize olmak, çözüm öneren, tartışan yapılar kurmak gerekiyor.” Ayrıca kırılım zamanlarının yaratıcılığın ve yeni açılımların en çok gerçekleştiği zamanlar olduğunu vurguluyor ve ekliyor: “Çevremde birçok yeni oluşumun varlığına şahit oluyorum. Ben de pandemi sürecinde Piksel Yeni Medya Misafir Sanatçı Programı ve Augmented Istanbul gibi ileride Türkiye’nin sanat hayatında küçük de olsa bir etkisi olacağını umduğum iki yapının kurucuları arasında yer aldım. Hande Şekerciler için dünyadaki sayılı sanal heykel sergilerinden birini gerçekleştirdik. Henüz açıklayamayacağım başka bir yapının da kuruluş yolundayız.”

Arda Yakın, Pendulum
Arda Yakın, Pendulum 
ha:ar10 ch CGI HD video | 2 ch audio 5+1 Edisyon

"Pandeminin sanat piyasasına olan yansımaları 2021’de daha somut olarak anlaşılacak."

Zeynep Pakel: “Bilhassa dijitalleşme, kurumlar arası iş birlikleri ve sanat kurumlarının finansmanı açısından yeni bir döneme girildi. Bu yaşanılan sürecin doneleri iyi analiz edilirse negatif etkileri en aza indirilebilir fakat içinden geçtiğimiz dönemde kâhinlik yapmak da pek mümkün değil. 2021’de aşı çalışmalarının gidişatına göre sanat piyasasının kaderi belli olacak. Fiziksel yapılan etkinliklerin tekrar hayatımıza dâhil olmasıyla ve eylül ayında 17. İstanbul Bienali’nin açılmasıyla birlikte önümüzdeki sezona heyecanlı bir başlangıç yapacağımıza inanıyorum.”

İnternetin henüz sadece bir kısmını tecrübe ettiğimizi ve bunun hızla gelişeceğini söyleyen Rabia Güreli Bakıcı, sanal ortamda yapılan eserlerin de değerinin artacağını düşünüyor. İnteraktif eserlerin çoğalacağına vurgu yapıyor ve İstanbul Light Festival’in bu tecrübenin bir örneği olduğunu söylüyor.

Arda Yalkın, dijitalleşmenin sanat sektörünü ilgilendiren iki önemli ayağı olduğunu söylüyor: “İlki, artık sanatçı ve izleyicinin ifade ve iletişim yöntemlerinin değişiyor olması. Kalem-kâğıt kullanmayan, hayatında buna ihtiyaç duymayacak bir nesil doğdu. Devrim sayılabilecek (internet, yapay zekâ, iot, 5G gibi) teknolojik gelişmelerin gerçekleşme sıklıkları azaldıkça sürekli adapte olmaları, öğrenmeleri, araştırmaları gerekiyor. Dolayısıyla düşünüş biçimleri, dertleri, beklentileri, sonuç olarak sanat anlayışlarının farklı olması çok normal.” Sanatçı yakın gelecekte teknolojinin hayatımızı daha da domine etmesi, kendi kültürünü ve sorunlarını oluşturması nedeniyle dijital medyumlar kullanılarak üretilen eserlerin sanat dünyasında daha dominant olacağına inandığını söylüyor ve bu medyumları, var olan pratikleri taklit etmektense tamamen yeni yöntemler icat ederek kullanan sanatçıların yükseleceğini tahmin ediyor. Konvansiyonel yöntemleri kullanan sanatçıların dijital teknolojilere inanılmaz bir ilgisi olduğuna tanıklık ettiğini de ekliyor.

Arda Yakın, Impossible Sculptures Lucid
Arda Yakın, Impossible Sculptures Lucid - No.2 - 
ha:arCGI | 100 x 70 | 2019 3+1 Edisyon

İkinci ayağın ise ekonomi olduğuna değinen Arda Yalkın çok daha büyük ve köklü bir değişimin konusunu açıyor: “Yeni medya eserlerinin saklanması, yeniden gösterilmesi zor olabilir, teknolojisi eskiyebilir. Bu nedenle ticari olarak kâr etmek için kurulmuş galerilerin, müzayede evlerinin hatta çoğu koleksiyonerlerin yeni medya sanatına ilgisi neredeyse sıfır düzeyde. Bu da çok keskin bir şekilde değişiyor aslında. 2020, Blockchain teknolojisiyle sertifikasyonu sağlanan eserlerin rekor paralara satıldığı bir yıl oldu. Benim sanatçıdan çok Motion Designer olarak nitelendirebileceğim @beeple, geçen haftaki müzayedesinde 4 milyon dolar civarında gelir elde etti. Türkiye kökenli Murat Pak hiçbir kurumun desteği olmadan altı ayda 350 bin dolar kazandığını beyan etti. Bunlar Türkiye'de bulunan ortalama bir galerinin kazandığının çok üzerinde miktarlar ve geleceğe dair fikir verebilir. Blockchain ekonomisiyle konvansiyonel sanat yapısının büyük darbe alacağına ve dönüşmek zorunda kalacağına inanıyorum.”

Dijitalleşmenin önümüzdeki dönem için önemli bir belirleyici olacağını düşünen Zeynep Pakel, 2020 boyunca sanat kurumlarının hayatta kalma stratejilerinin bir uzantısı olarak gerçekleşen ve çoğu panik dalgasıyla yapıldığı için sanat izleyicisi açısından çok verimli olmayan çevrim içi etkinliklere dikkat çekiyor. Ve sürecin devamını şöyle tanımlıyor: “Sonrasında içerik açısından daha nitelikli çevrim içi etkinlikler üretilmeye başlandı. Sanat alımlarında ise oluşan boşluğu ve talebi, çevrim içi satışlar doldurdu. 2019 yılıyla karşılaştırıldığında Christie’s ve Sotheby’s gibi büyük müzayede şirketleri toplam satışlarının %2’sine denk gelen çevrim içi satışlarını %900 artırdı. Fuarlar fiziksel ortamda gerçekleştiremedikleri etkinliklerini dijitale taşıyarak alternatif çözümler ürettiler.” 

Önümüzdeki dönemin hibrit bir yapıda devam edeceğini düşünen Zeynep Pakel, pandemi sürecinde dijitalin izleyiciye kattığı yeni deneyimleme olanakları ve sanata erişim ağının genişlemesi ve demokratikleşmesiyle kalıcı olarak hayatımızda olmaya devam edeceğini tahmin ediyor ve geleceğe dair öngörülerini şöyle özetliyor: “Artık fiziki etkinliklerin yanı sıra OVR’lar, çevrim içi sohbetler ve sergilerin sanal turları da lügatımızda olmaya devam edecek. Fakat özellikle sanat fuarlarının kullandıkları OVR’ların izleyici deneyimi olarak şimdilik çok da tatmin edici olmadığını söylemek mümkün. 2019’a oranla bu teknolojiyi deneyimleyen kişi sayısının artması ve buna mukabil gelen yorumların şu anki teknolojinin bize sunduğu altyapıyı dönüştürmesi ve “kullanıcı dostu” hâle getirmesi, dijital dönüşüme mesafeyle yaklaşan kesimin de ilerleyen zamanda bu sisteme daha sıcak bakmasını sağlayacaktır.”

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.