'Something Very Bad Is Going to Happen': Evlilik o kadar korkunç bir şey mi?
Son yıllarda korku sinemasının en çok beslendiği birkaç temayı harmanlayan mini-dizi "Something Very Bad Is Going to Happen", her şeyin merkezine yanlış kişiyle evlenme ya da sonsuz bağlılık yeminini yanlış kişiyle etme korkusunu koyuyor.

Mini-dizi: Something Very Bad Is Going to Happen
Yaratıcı: Haley Z. Boston
Yönetmen: Lisa Brühlmann, Weronika Tofilska ve Axelle Carolyn
Yapım yılı: 2026
Süre: 8 bölüm, toplam 378 dakika
Gabriel García Marquez’in çok sevdiğim romanı Kırmızı Pazartesi, şu cümleyle başlar: "Santiago Nasar, öldürüleceği gün, piskoposun geldiği vapuru beklemek için sabah saat beş buçukta kalkmıştı." İşleneceğini kurban dışında herkesin bildiği bir cinayeti anlatan romanın yazarı, bu bilgiyi okuyucusundan da gizlemeye gerek duymayarak ne olacağından çok neden ve nasıl olacağıyla ilgili merak uyandırır.
Aynı roman, mantık evlilikleri ve görücü usulü evlendirilmelerde aşkın yoksunluğu hakkında, bir karakterinin ağzından "[Zamanla] aşk da öğrenilir." önermesinde bulunur. Marquez için aşk, sadece tutku ve şehvetten ibaret değil, zaman içinde olgunlaşan, emek isteyen ve öğrenilebilir bir süreçtir. Öte yandan evlilik kurumunun aşktan yoksun bir şekilde kurulabileceği varsayımı, gençlerin, heleki genç kadınların söz hakkı sahibi olmadığı (bu durumda Latin Amerika gibi) geleneksel ve toplumsal baskının bir uzantısıdır.

Something Very Bad Is Going to Happen | Kaynak: Netflix
İlk tanıtımlarını görmeye başladığımdan itibaren başlığı bana Kırmızı Pazartesi’nin ilk satırlarını çağrıştıran Something Very Bad Is Going to Happen’ı izlediğimde bu çağrışımın sadece sonunu başından açık eden tercihiyle sınırlı kalmayacağını gördüm. Evlilik arifesindeki genç bir çiftin "Evet!" demeden önceki günleri ve gelinin bu yoldaki korkularından beslenen dizi, evlilik kurumunun neden, nasıl ve kim için kurulduğunu, hatta topyekün gerekliliğini sorgulayan temasıyla kurduğum bu çağrışım bağını güçlendirdi.
Sekiz bölümlük mini-dizi Something Very Bad Is Going to Happen’da, başlığından ve kanla kaplı bir düğün salonu gördüğümüz açılış sahnesinden anlaşılabileceği üzere çok kötü şeyler oluyor. Son yıllarda korku sinemasının en çok beslendiği birkaç temayı harmanlayan dizi, her şeyin merkezine yanlış kişiyle evlenme ya da sonsuz bağlılık yeminini yanlış kişiyle etme korkusunu koyuyor.

Something Very Bad Is Going to Happen | Kaynak: Netflix
Netflix’in Brand New Cherry Flavor ve Prime Video’nun Hunters gibi korku ve gerilim temalı dizileri ile tanınan Haley Z. Boston, yönetmenliği aralarında Baby Reindeer’ın yönetmeni Weronika Tofilska’nın da olduğu üç kadına emanet ederken, Stranger Things’in yaratıcıları Duffer Kardeşler de diziyi yapımcı olarak desteklemiş. Adı geçen tüm yapımların tekinsizlik, gerilim ve korkudan beslendiği düşünülürse, Something Very Bad Is Going to Happen’ın nasıl bir ton ve atmosfere sahip olduğunu aşağı yukarı kestirmek mümkün.
Dizinin özellikle ilk bölümlerde beslendiği korku sineması teması, son yıllarda Get Out ve Ready or Not gibi başarılı örneklerini izlediğimiz, partnerinin güçlü, zengin ve tekinsiz ailesiyle tanışan sıradan insan teması. Kışlık orman "kulübeleri" bir malikane büyüklüğündeki Cunningham Ailesi’nin küçük oğluyla evlenmek üzere olan Rachel, bir süre boyunca bu ailenin tuhaflıklarını çözmeye ve onu şeytani bir ritüelle öldürmeye niyetli olup olmadıklarını anlamaya çalışıyor. Ailenin sırları, dizinin geçtiği bölgenin tekinsiz atmosferi ve Rachel ile Cunnigham arasındaki geleneksel ve ekonomik uçurumlar yanlış anlaşılmaları azami düzeye çıkarıyor tabii.

Something Very Bad Is Going to Happen | Kaynak: Netflix
Rachel’ın endişelenmesi gereken asıl meselenin Cunnighamlarla değil, neredeyse hiç tanımadığı kendi ailesinin geçmişiyle ilgili olduğunu öğrendikten sonra, bu kez korku sinemasının son zamanlarda oldukça popüler farklı temalarını ziyaret etmeye başlıyoruz: It Follows, Hereditary, Smile ya da Final Destination: Bloodlines filmlerinin kalıtsal ya da bulaşıcı lanetleri dizinin olay örgüsünün büyük bir kısmını oluşturuyor.
Birçok yapımda gördüğümüz ruh çağırma ayinleri, The Blair Witch sonrası da çok sık tekrarlanan buluntu görüntü akımı ya da en son Weapons ve Sinners’da izlediğimiz cadılık ve büyücülük ritüelleri... Öte yandan dizi boyunca, sıkça kullanılan onlarca mekansal klişenin (otomobil penceresi, tuvalet kabinleri, karanlık koridorlar, motel odaları vb.) tam da olması gerektiği yerlere serpiştirilmiş olması, Something Very Bad Is Going to Happen’ı bir 2010’lar korku antolojisine dönüştürüyor.

Something Very Bad Is Going to Happen | Kaynak: Netflix
Diziyi korku sineması kadar besleyen bir diğer kaynak ise Viktorya dönemi İngilteresi’nde ortaya çıkmış bir düğün tekerlemesi: "Something old, something new / Something borrowed, something blue / And a sixpence in her shoe." (Eski bir şey, yeni bir şey, / Ödünç bir şey, mavi bir şey, Ve ayakkabısında bir altı peni.) Evlilikte şans getirmesi için gelinlerin düğün sırasında giymesi ya da taşıması gereken şeylerin bir listesi olan bu tekerleme, sadece geleneksel olarak günlük hayatta kullanılmaya devam etmekle kalmıyor, romantik komedilerden gotik korku filmlerine kadar bugün hâlâ çok sık karşımıza çıkıyor.
Dizi de bu tekerlemenin farklı öğelerine göndermelerle ve düğün sırasında neyin yapılmasının ya da yapılmamasının iyi ya da kötü şans getireceğiyle ilgili spekülasyonlarla dolu. Rachel’ın yerde bulduğu gümüş paralar, kaybettiği gelinliği, kaybolan ya da bulunan, hediye ya da ödünç verilen takılar, mavi ojeler... Hatta Rachel’ın laneti bozmak için kullanabileceğini düşündüğü bir iksirin içindekiler ve söz konusu bölümün adı da bu tekerlemeden yola çıkıyor: Something Living, Something Dead, Something Stolen, Something Red (Yaşayan bir şey, ölü bir şey / Çalıntı bir şey, kırmızı bir şey)
Görünürde ailesinin muzdarip olduğu kalıtsal bir lanetin uzantısı olarak "annesiyle aynı hatayı yapmaktan", etrafındaki işaretleri ve önsezilerini göz önünde bulundurarak "çok kötü şeylerin olacağından" korksa da, Rachel’ın esas korkusu (annesi gibi) yanlış kişiyle evlenmek ve bunun sebep olacaklarından ibaret. Annesinin ya da ondan öncekilerin aksine bir şeyleri değiştirme gücünün olduğununsa farkında: Günümüzde ne evlilik kurumu eskisi kadar kutsal ne de evlilik kararı eskisi kadar kalıcı... Ruh eşini doğru seçmeyip sonuçlarına katlanmak ya da zamanla aşkı öğrenmek zorunda değil.

Something Very Bad Is Going to Happen | Kaynak: Netflix
Something Very Bad Is Going to Happen, vadettiği atmosferi sağlıyor ve başlığıyla merak uyandırdığı soruyu yanıtlıyor. Hem çağımız korku sinemasının bir antolojisi işlevi görmek hem de bunu evlilik kurumunun toplumsal ve geleneksel yapısını eleştirmenin bir metaforu olarak kullanmaksa altından kalkması çok zor bir (değil iki) görev — ve haklı olarak birçok şeyi yarım bırakmak ya da hızlıca geçiştirmek zorunda kalmış. Tonu biraz daha korku komediye yakınlaştırıp kendini o kadar da ciddiye almadığını gösterebilse belki daha iyi olabilirmiş.
Karanlık atmosferi, sahneleri bu kadar karanlığa boğmadan yaratabileceğini bilmemesi ve kötü kastingi de dizinin eksileri: İzleyicisinin tamamının bunu küçük ekranlarda izleyeceğini ve herkesin son model televizyonu olmadığını bilmiyormuş gibi, ekran parlaklığı tuşunu arattıran görüntü yönetimi ilgiyle izlediğim dizinin beni en zorlayan yanı oldu. "Şahit" rolündeki Zlatko Buric dışında hiçbir oyuncu ise yüzde yüz doğru, oraya aitmiş gibi gelmedi.
Bu dizide çok kötü şeyler oluyor. Ama görünen o ki evlilik, artık o kadar da korkunç bir şey değil. Laneti bozmak, zinciri kırmak mümkün.

Something Very Bad Is Going to Happen | Kaynak: Netflix
Nerede izleyebilirsin? Something Very Bad Is Going to Happen, tüm bölümleriyle 27 Mart’ta Netflix’te yayımlandı.
Benzer işler:
- Ready or Not (2019, Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett)
- The Fall of the House of Usher (2023, Mike Flanagan)