Suç makinesine dönüşen Meksikalı kız kardeşlerin hikayesi: Ölü Kızlar
Meksikalı yazar Jorge Ibargüengoitia'nın "Ölü Kızlar" adlı romanı, adeta organize suç örgütüne dönüşen genelev patronu iki kız kardeşin işlediği ve işlettiği akıl almaz cürümleri anlatıyor. Yazarın ölümünden tam 42 yıl sonra, romanın Türkiye'de yayımlandığı sıralarda Netflix bu hikayeyi diziye çekiyordu. İlk kez bir eseri Türkçe’ye çevrilen Jorge Ibargüengoitia için "2666" romanının yazarı Roberto Bolaño'nun öncülü, "Kartal Koltuğu"nun yazarı Carlos Fuentes'in çağdaşı denebilir.

Okuru provoke etmek, hassas noktalarına seslenmek dil işçiliği açısından zor olsa da bilinen ve sıkça başvurulan bir yöntemdir. Ama aynı etkiyi alabildiğine bir yalınlık içinde verebilmek… Asıl beceri sanırım bu. Edebiyat serüvenine oyun yazarı olarak başlayan Meksikalı yazar Jorge Ibargüengoitia'nın Ölü Kızlar adlı romanında yaptığı tam da bu. Sanki birilerini izlemek üzere tutulmuş bir özel dedektifin notlarını okuyorsunuz…
Ölü Kızlar, can alıcı öyküsüyle bir anda sarıyor sizi. Ekranlardaki sabah programlarında izleyip işittiklerimize benzediği için konusu da tanıdık gelecektir. Kolay ve çok para kazanma hevesiyle ve biraz da tesadüflerin yönlendirmesiyle genelev patronluğuna soyunan iki kız kardeşin yasadışı ve kanlı yöntemlerle büyük bir fuhuş imparatorluğu kurmasını, ardından bu imparatorluğun eli kanlı organize bir suç örgütüne dönüşümünü anlatan romanın dilinin yalınlığını vurgulamak önemli. Çünkü yazar, olayları bize tanık ifadeleri, polis ve savcılık kayıtlarının sadeliğiyle aktarıyor. Roman, okuru üslubundan ziyade anlattıklarıyla avlıyor.
Yazının devamı Aposto Premium'da.
Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.