Yanlış tartışma doğru sonuç vermez: Tekelleşme mi, etik ihlali mi; platformlar işin neresinde?
Dizi endüstrisini sarsan tekelleşme tartışmasında yayıncı ve platformlardan da söz etmek gerekir. Onlar hep kandırılan tarafta yer alıyorsa nihayetinde para, abone ve reyting kaybetmeleri gerekmiyor mu? Bu noktada onların işine gelen ne var? Yoksa onlar da mı tekelleşiyor, kartel oluşturuyor?

Türkiye’de yapılması elzem çoğu tartışmanın kaderi aynıdır. Kavramlar değil, isimler, mahalleler üzerinden gidilir. Oysa bir tartışmanın gerçek bir sonuç vermesi için önce kavramlarda netleşmek gerekir. Bunun yerine dedikoduya meyil verilir. "Mahallecilik" baskın çıkar ve asıl konuşulması gerekenler güme gider. En az 15 yıldır medya eleştirisi ve yeni medya kavramları üzerine yazdığım için bunun örneğini medya ve gazetecilik tartışmalarında çok gördüm. Olay, hızla isimlere ve karşılıklı kutuplara indirgeniyor.
Bana kalırsa bazı kavramlar gebelik kadar net olmalı. Örneğin memeli hayvanlar ya gebedir ya da gebe değildir. Yarım gebelik diye bir şey olmaz ve bir memeli gebe kalmadan da yeni bir canlı doğmaz. Bazı tartışmaların sonuç doğurması için de böyle çok net kavramlar üzerinden ilerlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yazının devamı Aposto Premium'da.
Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.