SİNEMA VE TV

Yıldız tozu | Yüzün sinemadaki anlamı: Juliette Binoche

Juliette Binoche’un oyunculuğu, yüzün sinemadaki anlamını genişletir. Yüz, duyguların aynası olmanın ötesinde zamanın, hafızanın, arzunun ve insan deneyiminin ortak mekanına dönüşür. Her film bu mekanı yeniden keşfeder. Her yönetmen aynı yüzde başka bir evren bulur. Her seyirci kendi hayatından bir parçayı o bakışlarda yeniden hatırlar.

MEHMET SİNDEL
DUENDE · 10 TEMMUZ 2026
2 DK OKUMA
PREMIUM

Acıların en büyüğünü, sadece dudağının kenarındaki o minicik titremeyle yaşayan Julie ile birlikte dökmedik mi gözyaşlarımızı, dünyanın en güzel filmi Mavi'nin finalinde? Pembe yanaklı ve kırmızı başlıklı bir kız olarak, varolmanın dayanılmaz ağırlığı ve baba özlemiyle kapısını çaldığı casanova Tomas’a ve onu “Danse macabre”ların en baştan çıkarıcısıyla gönüllü bir özyıkıma taşıyan Tereza’ya, Beethoven gibi “Es muss sein!” diyerek eşlik etmedik mi?

Dünyanın gelmiş geçmiş en zekice filmi Caché'de, Fransız burjuva bohem vicdansızlığının resmini, kocası George’un korkak fırça darbeleriyle yazışına gönül rahatlığıyla eşlik eden; Majid’in intiharını duyduğunda sadece “Aman, kan üstümüze sıçramasın” diye endişelenen, “sıradan kötülüğün” vücut bulmuş hâli Anne’den hep birlikte kesif biçimde nefret etmedik mi?

Yazının devamı Aposto Premium'da.

Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.

PREMIUM'A GEÇ

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.