
Bartu Bıçak
Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret bölümünde öğrenci. Akademik ilgileri ekonomi, kültür ve toplumsal dönüşümler etrafında şekillenirken; üretim pratiği yazı, fotoğraf ve görsel anlatı üzerinden ilerler. Daha önce kreatif ajanslarda edindiği deneyimler sayesinde, medyaya ve anlatıya farklı bir perspektiften yaklaşıyor.
13 YAZI · TÜM YAZARLAR →
Gabriele Esposito ile bedenin görsel hafızası üzerine
Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Sonsuzluğun içinde bir nokta: Yayoi Kusama’ya veda
Gökyüzünü çerçevelemek: James Turrel ve görmenin sanatı
James Turrel'in Danimarka’daki ARoS Aarhus Sanat Müzesi’nde açılan "As Seen Below – The Dome" sergisi sosyal medyada en çok paylaşılan sanat işlerinden biri hâline geldi. Roma’daki Pantheon’un oculus'undan ilham alan devasa kubbe, ziyaretçileri gökyüzüne bakmaya davet ediyor. İlk bakışta etkileyici bir mimari müdahale gibi görünse de eserin asıl meselesi gökyüzü değil, gökyüzünü nasıl gördüğümüz.

'Off Campus': Travmalar, bağlanma stilleri ve aşk
BookTok topluluğunun en çok konuştuğu kitaplardan "Off Campus"ın dizi uyarlaması ilk bakışta sunduğu klasik kampüs romantizminin ötesine geçen bir iş çıkarıyor. Dizi, üniversite yıllarının romantize edilmiş atmosferini kullanırken aynı zamanda karakterlerinin psikolojik yüklerine, travmalarına ve kurdukları ilişkilere beklenenden daha fazla alan açıyor.

Kiralık aileler, solo düğünler: Japonya’nın yalnızlık ekonomisi bize ne anlatıyor?
Dışarıdan bakıldığında Japonya, kusursuz bir düzen, sarsılmaz bir disiplin ve kolektif bir kültürle anılıyor. Ancak bu parıltılı ve yüksek teknolojili yüzeyin altında, onlarca yıldır sessizce büyüyen başka bir gerçeklik var: Sistematik yalnızlık. Peki, nasıl oldu da bir duygu durumu, kâr marjları hesaplanan bir pazar alanına evrildi ve Japonya’da yalnızlık bu derece kurumsallaştı?

Kürasyonun yükselişi: Tasarımın demokratikleşmesi mi, yeni bir ayrım mekanizması mı?
‘Solo Mio’: Romantik komedinin solo hâli
13 Mart’ta vizyona giren "Solo Mio", günümüzün yeni yalnızlık anlayışını ne romantize ederek ne de küçümseyerek ele alıyor ve romantik komedilerde sıklıkla karşımıza çıkan "karşılaşma, yakınlaşma, kriz ve nihayetinde bir tür uzlaşma" formülünde küçük bir değişiklikle hikayeyi ilişkinin başlangıcından değil bitişinden başlatıyor. Matt’in hikayesi, yeni bir ilişki aramakla değil, kendi başına kalabilmeyi öğrenmekle ilgili.

Kimileri için manifesto, kimileri için başkaldırı: Teknonun görünürlükle imtihanı

İzleyiciyi hikayenin merkezine koyan sanat: Enstalasyonlar neden bu kadar popüler oldu?
Son yıllarda sanat dünyasının en dikkat çeken eğilimlerinden biri şüphesiz enstalasyon sanatının yükselişi. Müze ve galerileri ziyaret edenler artık yalnızca duvara asılı tablolar ya da heykellerle karşılaşmıyor; içinde dolaşılabilen, hissedilen ve kimi zaman izleyiciyi doğrudan sürecin parçası hâline getiren mekansal deneyimler görüyorlar. Peki enstalasyon nasıl ve neden bu kadar popüler oldu?
Korkularımız eğlenceye dönüşünce: Neden hepimiz 'true crime' izliyoruz?
Eskiden gazetelerin üçüncü sayfalarına sıkışan, marjinal kabul edilen suç hikayeleri, artık dijital ekonominin en prestijli ve kârlı içerik kategorilerinden biri hâline geldi. Görünen o ki modern insan, fiziksel olarak en güvende olduğu anlarda, en büyük korkularını birer eğlence birimi olarak tüketiyor. Peki, ne ara başkalarının trajedileri bizim rahatlama aracımız oldu?

Başka dilde bir Amerikan Rüyası: Bad Bunny ve küresel popun yeni haritası
Amerikan futbolunun kalbinde, yılın en çok izlenen televizyon olayında tamamen İspanyolca şarkılarla sahneye çıkan bir sanatçı düşünün. Bu yalnızca bir konser değil; “Amerikan Rüyası”nın dilinin ve renginin değiştiğinin ilanı. Dün geceki Super Bowl finali de Bad Bunny'nin dünyayı kendi şartlarına nasıl ikna ettiğinin güçlü bir göstergesi.

Kahire'nin kalbinde ölümle yaşam arasında: Al-Qarafa nekropolü
Dünyada, yaşamın ve ölümün bu kadar radikal bir şekilde iç içe geçtiği sayılı mekandan olan Al-Qarafa’nın sakinleri için ölüm, korkutucu bir son olmaktan çıkıp günlük hayatın sıradan bir parçasına dönüşmüş. Bugün bu bölgede, çocuklar mezar taşlarının gölgesinde oynuyor, kadınlar lahitlerin üzerinde yemek pişiriyor, dükkanlar ise türbe duvarlarına yaslanıyor.

İngiltere'nin sürpriz çoksatanı: Kürk Mantolu Madonna'nın ünü sınırları nasıl aştı?
Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.
Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.