apéro 20: Masanın yeni hâli
Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

Kontuar Pera
Pera'nın gastronomi sahnesi uzun zamandır yeni bir hikaye bekliyordu. Şehrin eğlence ve yeme-içme geçmişinde önemli bir yere sahip olan tarihî Passage de Petit Champs'ın yeniden canlanması da bu nedenle dikkat çekici. Kontuar, Şef Mustafa Otar'ın açık ateş mutfağı etrafında şekilleniyor. Tabanlıoğlu imzalı iç mekan tasarımı, Galerist seçkisinden eserlerle desteklenen çağdaş bir atmosfer yaratıyor. Kuru yaşlandırma, ateş ve mevsimsellik menünün temel taşları. Çiğ ve marine deniz ürünleri öne çıkan Kontuar, Pera'nın son yıllardaki en güçlü açılışlarından biri.
Lips Wine Bar
Sinan Kızıklı ve Alican Akdemir imzası taşıyan Lips, gösterişli olmadan karakter sahibi olmayı başarıyor. Şarabın önceliklendirildiği mekanda konfor hissi veren tabaklar, iyi düşünülmüş bir servis anlayışı ve tasarımdaki sakin özgüven bütün resmi tamamlıyor. Köfte, patates kızartması ya da mac and cheese gibi tanıdık lezzetlerin yer aldığı menüde, deniz ürünleri tabakları ve sürekli gelişen kavı da cabası. Rezervasyon bulmak zaman zaman zorlaşsa da İstanbul'un güncel yeme-içme sahnesinde konuşulmayı hak eden adreslerden.
Hona
Şef Ansar Kemaloğlu'nun kişisel hikayesinden doğan Hona, son dönemde açılan restoranlar arasında en güçlü anlatılardan birine sahip. Adını Kemaloğlu’nun ailesinin köyünden alan mekan, Ahıska kültürünün izlerini Doğu Asya teknikleriyle buluşturuyor. Ahşabın hakim olduğu sakin mekan tasarımı, mutfağın yaklaşımını da özetliyor aslında. Öğle saatlerinde à la carte servis veren restoran, akşamları tadım menüsüyle daha deneyim odaklı bir çizgiye kayıyor. Menüde kültürel referanslar açıkça hissedilse de sonuç nostaljik değil. Aksine genç ve güncel bir mutfak dili ortaya çıkıyor. Cihangir'in son dönemde kazandığı en özgün şef restoranlarından biri.

Lips Wine Bar.
Hovagimyan & Sen'den
İstanbul’un yeni butik otellerinden Hovagimyan, konaklama tarafının yanı sıra yarattığı sosyal alanlarla da dikkat çekiyor. En üst katta uzanan teras, en iyi İstanbul manzaralarında başı çekiyor. Giriş katındaki Sen'den ise uzun akşam yemekleriyle iyi sohbetlere eşlik eden bir mahalle restoranı hissi veriyor. Seray Öztürk danışmanlığındaki mutfak paylaşım odaklı tabaklar hazırlarken, Osman Pekin ve Ali Ersoy'un oluşturduğu içki seçkisi mekanın karakterini belirleyen unsurlardan biri. Atmosfer, Tabanca Ailesi koleksiyonundan eserlerle tamamlanıyor.
Indochine
İstanbul'un lüks restoran sahnesi son yıllarda birçok yeni açılışa tanıklık etti ancak bunların azı güçlü bir dünya görüşü sunabildi. Indochine bu konuda farklılaşıyor. Güneydoğu Asya mutfaklarından ilham alan restoran, Bangkok, Saigon ve Hong Kong arasında dolaşan geniş bir referans havuzuna sahip. Loş atmosferi, yüksek tavanları ve teatral servis anlayışıyla yalnızca yemek yenilen değil, akşamın tamamının geçirildiği bir adres olarak işliyor. Menüdeki Asya klasikleri tanıdık görünse de mutfak detaylarda özenli davranıyor. Indochine imzası martini başta olmak üzere kokteylleri ve atmosferiyle dikkat çekiyor.
June
İstanbul uzun zamandır iyi bir listening bar arıyordu. June, bu boşluğu doldurmaya en çok yaklaşan adreslerden biri. Salon Alper Derinboğaz tarafından tasarlanan mekanda ses sistemi, plak seçkisi ve müzik programı dekorun bir parçası değil, deneyimin kendisi. Gün ilerledikçe değişen atmosfer, akşam saatlerinde kokteyller ve müzik etrafında şekilleniyor. Buna rağmen fazla iddialı ya da kapalı bir kulüp havasına bürünmüyor. Teşvikiye'nin mahalle karakterini koruyan, içerideki enerjiyi sokağa taşıyan bir tarafı var. Günü iyi müzik eşliğinde tamamlamak isteyenler için şehrin yeni favorilerinden.

Hona İstanbul'un şefi Ansar Kemaloğlu.
Rüya Istanbul
İstanbul'da Anadolu mutfağını yeniden yorumlayan restoranların sayısı her geçen gün artıyor. Borsa, Masa ve Parlé gibi uzun yıllardır şehrin yeme-içme hayatında yer alan markaların arkasındaki Özkanca ailesinin yeni projesi Rüya, Anadolu'nun farklı bölgelerinden gelen tatları çağdaş bir bakışla yeniden ele alıyor. Çırağan Sarayı'ndaki adresinde,Akdeniz'den Karadeniz'e uzanan geniş bir referans alanından beslenen mutfağı ve barıyla, gösterişten çok yorum gücüyle öne çıkıyor. İstanbul'un son dönemde açılan en iddialı Anadolu mutfağı yorumlarından biri.
Rutinlere karışanlar
Gusina Pizza Bar
Zekeriyaköy'de pizza ve dondurmalarıyla sadık bir takipçi kitlesi yaratan Gusina, şimdi Communite çatısı altında şehrin merkezine daha yakın bir durak ekliyor. İstinyePark'taki yeni adres, klasik bir restoran olma iddiasından çok günün farklı saatlerine uyum sağlayan rahat bir buluşma noktası. Pizza bar kurgusu hızlı ama özensiz olmayan bir deneyim sunarken, lokmalık tabaklar ve kraft bira seçkisi menünün eğlenceli tarafını oluşturuyor. Sıcak ve karakterli hissettiren Gusina Pizza Bar, özellikle öğleden sonraları uğramak için iyi bir bahane.
Kinu Matcha
Matcha son birkaç yıldır İstanbul'da ciddi bir karşılık buldu ancak bu ilgi çoğu zaman içeceğin kendisinden çok trend tarafına odaklandı. Kinu ise meseleyi biraz daha farklı ele alıyor. Illusory Superiority ekibinin hayata geçirdiği mekan, Japon çay kültürünün ritüel tarafını güncel şehir yaşamına uyarlamaya çalışıyor. Tolga Sencer imzalı sade tasarım, ahşap, beton ve paslanmaz çelik gibi sınırlı malzemeler üzerinden dingin bir atmosfer kuruyor. Küçük ölçekte kurgulanan mekanda siyah susam ya da lavanta gibi seçeneklerle lezzetlendirilen matcha içecekleri ve iyi eşlikçiler öne çıkıyor.
Woody
İstanbul'da iyi burger arayışı durdurak bilmiyor. Son dönemde ise büyük menüler ve gösterişli sunumlar yerine tek bir ürünü kusursuzlaştırmaya çalışan küçük işletmeler öne çıkıyor. Woody bu yaklaşımın başarılı örneklerinden biri. Menüde neredeyse hiçbir dikkat dağıtıcı unsur yok, odakta yalnızca burger var. Ev yapımı patates ekmeği ve köftesiyle sonuç oldukça başarılı. Beyaz tonların hakim olduğu minimalist mekan da bu sadeliği destekliyor.

Telezzüz.
Ainen Burger
Tersane İstanbul'un büyüyen gastronomi hattının en dikkat çekici noktalarından biri de Ainen Burger. Şef Can Aras danışmanlığındaki burger bar konseptli mekan, uzmanlığını smash burger üzerinden konuştursa da Ainen’in hikayesi yalnızca mutfakla sınırlanmıyor. Urbanjobs tarafından tasarlanan iç mekan, Tersane'nin endüstriyel mirasını güncel bir şehir diliyle yorumluyor. Gündüz servis alanı olarak çalışan merkez ada, geceleri DJ kabinine dönüşerek mekanın ritmini değiştiriyor. Bu dönüşüm hissi Ainen'in karakterinin önemli bir parçası.
Molen Bakery
Teşvikiye son yıllarda yeni nesil kahveci ve pastanelerin en yoğunlaştığı semtlerden biri hâline geldi. Molen, bu hareketli alanda daha sakin bir yerden konuşuyor. Artizan ekmekler, günlük üretilen kruvasanlar ve iyi kahve sunan mekan, gösterişten uzak yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Küçük arka bahçesi ve dingin atmosferi, günün telaşından kısa süreliğine uzaklaşmak isteyenler için iyi bir tercih. Menüde focaccia bazlı sandviçler, mayalı ekmekler ve klasik pastane ürünleri öne çıkıyor.
Kıyıya doğru
Salt & Oak, Alaçatı
Geçen yıl Kaz Dağları'nda yeme-içme dünyasına giren Salt & Oak, bu sezon rotasını Alaçatı'ya çeviriyor. Şef Nedim Moukadem'in odun ateşi etrafında şekillenen mutfak anlayışı yeni adresinde de korunuyor. Bernadet Alaçatı bünyesinde açılan restoran, mottosu "Your Local Aegean Grill" fikrini yalnızca et üzerinden değil, ürün seçimi ve pişirme yaklaşımı üzerinden de yorumluyor. Ateşin belirlediği güçlü tatlarla hazırlanan menüde, ançüez soslu Yedikule marulu ya da acı zeytinyağıyla servis edilen çikolatalı mus gibi tabaklar mutfağın daha oyunbaz tarafını gösteriyor. Dağlardan sahile taşınmış olsa da karakterini koruyan Salt & Oak, Alaçatı'nın bu yaz en çok konuşulacak yeni masalarından biri olmaya aday.

Esca, İzmir.
Esca, İzmir
Michelin yıldızlı Şef Osman Sezener'in mutfak anlayışı yıllardır doğallık, ürün odaklılık ve sadelik etrafında şekilleniyor. İzmir İstinyePark'ta açılan Esca ise bu yaklaşımın daha gündelik, daha erişilebilir bir yorumu niteliğinde. Akdeniz mutfağı odaklı restoran, mevsimsel malzemelerle hazırlanan paylaşım tabakları ve rahat servis anlayışıyla öne çıkıyor. Restoranın barı Lelabbo işbirliği ile hazırlanan bir kokteyl seçkisi sunuyor.
Maison Revka, Bodrum
Son yıllarda Akdeniz'in en görünür gastronomi destinasyonlarından biri hâline gelen Bodrum, şimdilerde Paris Society’den Maison Revka'yı ağırlıyor. Mandarin Oriental Bodrum'daki restoran, Slav mutfak geleneklerini Fransız zarafetiyle buluşturan yaklaşımını Ege kıyılarına taşıyor. Havyar, füme balıklar, gösterişli servisler ve paylaşım odaklı tabaklar menünün belirleyici unsurlarından. Ancak mekanın asıl gücü yemeklerden çok yarattığı atmosferde saklı. Maison Revka, Bodrum'un bu sezon en çok konuşulan uluslararası açılışlarından biri olmaya aday.
Geri dönmek için sebepler
Arkestra
İstanbul gastronomisinin referans noktalarından biri hâline gelen Arkestra, özgün karakterinden ödün vermeden kendini sık aralıklarla yenileyebilen nadir restoranlardan. Şef Cenk Debensason'un mutfağı ilk günden beri teknik yeterliliğiyle öne çıkıyordu; bugünse daha özgüvenli ve daha sade bir noktaya ulaşmış durumda. Michelin yıldızını aldıktan sonra da durağanlaşmayan restoran, özellikle son yaz menüsünde mevsimselliği çok daha görünür kullanıyor. 1960'lardan kalma müstakil yapının yarattığı atmosfer, yaz aylarında yasemin kokuları eşliğinde avluya taşınıyor.

Arkestra.
Hodan
Çiğdem Seferoğlu'nun mutfağı uzun zamandır İstanbul'un en kişisel yorumlarından birini sunuyor. Türk mutfağının tanıdık lezzetlerini yeniden düşünmeye çalışan yaklaşımı, yeni adresinde daha da görünür hâle gelmiş görünüyor. Cezayir'in bahçe içindeki romantik atmosferinden Nişantaşı'nın şehirli ruhuna taşınan Hodan, buna rağmen karakterini korumayı başarıyor. Yerel üretici ağlarıyla kurduğu ilişki ve mevsimselliğe verdiği önem hâlâ mutfağın temelini oluşturuyor. Özel kutlamalar kadar uzun masalı akşam yemekleri için de güçlü bir seçenek olmaya devam ediyor.

Hodan'da pazar brunch'ı.
Vino Locale
İki Michelin yıldızını aldıktan sonra birçok restoran mevcut düzenini korumayı tercih ederdi. Ozan ve Seray Kumbasar’ın sahibi olduğu Vino Locale ise tam tersini yaptı ve kendini yeniden tanımlamaya yöneldi. A la carte servisten tamamen çıkarak tadım menüsüne geçen restoran, son dönemde geliştirilen alkolsüz içecek eşleşmeleriyle de restoran deneyimine yeni bir adım ekledi. Şarap eşleşmesinin olmazsa olmaz kabul edildiği fine dining dünyasında yeni alternatifler geliştiren ekip, bu alanda Türkiye'deki en dikkat çekici örneklerden birini yaratma yolunda.
Telezzüz
Telezzüz ilk günden beri duvarlarında yer alan sanat eserleri, mimari detayları ve bitki temelli mutfağıyla bir restoranda edinilebilecek deneyimi en üst tatmine ulaştırma hedefinde. Şef Bahtiyar Büyükduman'ın son dönemde sunduğu Shakespeare temalı menü de bu yaklaşımın en güncel örneklerinden. Edebiyat, tarih ve gastronomiyi aynı masada buluşturan menü, tatlar kadar fikirler üzerinden de ilerliyor. İstanbul'da tadım menüsünü hâlâ yaratıcı bir alan olarak kullanabilen birkaç restorandan biri olmayı sürdürüyor.
Tavern
İstanbul gece hayatında kokteylleri ve müzik seçkisiyle öne çıkan Tavern, son dönemde mutfağını da aynı ciddiyetle geliştiren adreslerden biri. Emirhan Paralı ve Cem Balduk'un yön verdiği yapı, bar ile restoran arasındaki sınırları giderek daha fazla belirsizleştiriyor. Bugün Tavern'e yalnızca içki içmek için değil, akşam yemeği planlayarak da gidiliyor. Bar menüsü hakkını teslim ederken mekanın asıl başarısı, gastronomik iddiasını korurken eğlence hissini de kaybetmemesinde yatıyor. Tavern, şehrin sosyal hayatında etkisi günbegün büyüyen oyunculardan.