Ezgi ve Osman Serdaroğlu'yla Teruar'ın 5 yılı
Gurur, özveri, denge ve dönüşüm… Teruar’ın beş yıllık hikayesi, her ayrıntısıyla Ezgi ve Osman Serdaroğlu’nun birlikte inşa ettiği bir yaşamın izlerini taşıyor. Bir malzemeyi doğada bulmanın, onunla emek yoluyla tanışmanın ve onu dönüştürmenin aşamalarını; ilhamın tutkuyla nasıl buluştuğunu Teruar'ın kurucuları Ezgi ve Osman Serdaroğlu anlatıyor.

Urla’nın bağ yollarıyla çevrili Kuşçular Köyü'nde beş yıldır kendi ritmiyle akan bir restoran var: Teruar. Adını toprağın ruhundan, iklimin dilinden, mahsulün karakterinden alan bu mekan, Ezgi ve Osman Serdaroğlu’nun ortak hayali neticesinde kuruluyor. Ama her şey Osman’ın tek başına çıktığı bir yolculukla başlıyor.
Şef Osman Serdaroğlu, beş buçuk yıl boyunca İtalya’da aldığı gastronomi eğitimi ve edindiği mutfak tecrübesiyle rotasını yeniden Türkiye’ye çevirdiğinde aklında net bir fikirle dönüyor. Kendi toprağında, kendi mutfağını kurmak istiyor. "İtalya’da geçirdiğim yılların sonunda şunu çok net hissettim: Bir şey inşa edeceksem bu kendi hikayemin, kendi köklerimin olduğu yerde olmalıydı. O yer de İzmir’di" diyor.
Yazının devamı Aposto Premium'da.
Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.