SEYAHAT

Sarı ve turuncunun mevsimi: Dört dingin güz rotası

Evden çıkmak için güneşin inmesini beklediğimiz sıcak ve boğucu günler, yerini pikeyle yatılan gecelere, gündüz yürüyüşlerine ve kültür-sanat mekanlarına bırakıyor. Seyahat planları ise doğal güzellikleri ve tarihî dokusuyla öne çıkan kentlere kayıyor. Sonbahar kışa dönmeden gidebileceğiniz dört destinasyon önerisi...

DENİZ AYTEKİN
SOLİ · 7 EYLÜL 2025
3 DK OKUMA

Eylül ayıyla birlikte evden çıkmak için güneşin inmesini beklediğimiz sıcak ve boğucu günler, yerini pikeyle yatılan gecelere, gündüz yürüyüşlerine ve kültür-sanat mekanlarına bırakıyor. Seyahat planları ise doğal güzellikleri ve tarihî dokusuyla öne çıkan kentlere kayıyor. Sonbahar kışa dönmeden gidebileceğiniz dört destinasyon önerisiyle geldik bu hafta.

Ama önce: Şehirde kalanlar bu dönemde yağmur sonrası toprak kokusu, büyüleyici göl ve ağaç manzaralarıyla bezeli rotalarıyla insanı birkaç saatliğine şehrin gürültü ve kaosundan çekip alan Atatürk Kent Ormanı’nı mutlaka ziyaret etmeli. 

  • Hacıosman metro durağından girişi olan bu vahanın kapısının hemen ardındaki Beltur’dan kahve ve sandviçinizi alıp kısa ya da uzun patikalarda yürüyün, rotalar boyunca yerleştirilmiş bilgilendirme panolarından ormanda karşılaşacağınız kuş türleri hakkında bilgi alın ve seyir teraslarında dinginliğin tadını çıkarın.

Urla’da gastronomi ve bağlar arasında gezi

2000’lerin başından itibaren bağcılığın yükselişe geçtiği Urla, son birkaç yıldır Türkiye’nin gastronomi merkezi olarak anılıyor. Sükunet ve sadeliğe doymak için 2 Rooms Hotel ve Urla Bağevi Vineyard Hotel sıklıkla tercih edilen adresler. 

  • Zarafetiyle öne çıkan, MICHELIN yıldızlı Teruar, Narımor ve OD Urla’nın misafirhaneleri, gastronomik bir tatil yapmak isteyenler için ideal. Kısa dönemli ev konaklama hizmeti veren internet sitelerinden daha küçük çiftlik ve bağların taş evlerini de kiralayabilirsiniz.

Urla’nın en popüler rotası Urla Bağ Yolu. Kıvrımlı, dar ve takip etmesi güç bu rota, yarımadanın yeni yıldızı Urla’nın antik toprakları üzerinde, irili ufaklı bağlar, yıkık taş evler ve asırlık ağaçlar arasında ilerliyor. Yolun kurucularından, Urla’nın en etkileyici tesislerinden, tropik ağaçlardan kaktüslere yüzlerce endemik bitki bulabileceğiniz Uzbaş Arboretum’un yanıbaşındaki Key Urla’nın da sahibi Can Ortabaş, hem otel ve restoranında hem de üretim yaptığı tarlalarda kültürel bir ekosistem yaratmanın peşinde. 

  • Can Ortabaş’la Bağ Yolu üzerine sohbetimize buradan ulaşabilirsiniz.

Urla’ya gitmişken İskele’de bir akşamüstü rakısı yapmadan dönmek olmaz. İskele’nin yıldızı uzun yıllardır kalitesinden ödün vermeyen, mekana özel onlarca meze arasından tercih yapmakta epey zorlanacağınız Yengeç. Su sporlarına meraklı olanlar Gülbahçe’ye kite surf yapmaya gitmeli. Burada en sevilen okul, konser ve temalı gecelere de ev sahipliği yapan Urla Surf House.

Bir sonbahar klasiği: Kapadokya

Sonbahar aylarında rüyalardan kopup gelmiş bir diyara dönüşen Kapadokya, bir klasik belki ama güneş doğarken gökyüzünde sessizlikte süzülen rengarenk balonlar, toprak renklerindeki tarihî doku ve volkanik tüflerin milyonlarca yıl boyunca şekillendirdiği peribacaları buraya defalarca gelmeye değer bir manzara sunuyor.

Kapadokya'nın seçkin mağara otelleri ve iddialı restoranları da burada geçirilen günleri unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor. Argos in Cappadocia, taş manastırlar ve üzüm bağlarının arasına gömülü tasarımıyla dikkat çekiyor. Bu oteldeki her odanın tasarımı birbirinden farklı. Gözlerden uzak bir tatil isteyenler güneşin doğuşunu otelin özel teraslarından izlemeyi tercih edecektir. Göreme yakınlarındaki Museum Hotel'in tarihî eserlerle donatılmış odaları ve vadi manzaralı havuzu, otele yaşayan bir müze havası katıyor. Cappadocia Cave Suites ve Kayakapı Premium Caves restore edilmiş tarihî taş evlerde konaklama imkanı sunan butik oteller.

MICHELIN Rehberi, bu yıl Türkiye seçkisine İstanbul, İzmir ve Muğla'nın ardından Kapadokya'yı da ekleyeceğini açıkladı. Argos in Cappadocia bünyesindeki Seki, bölgenin kültüründen ilham alan, Güvercinlik Vadisi, Tıraz Kalesi ve Erciyes Dağı'na nazır oldukça popüler bir seçenek. Asmalı Konak'ın çekildiği Old Greek House'un sevilen yemekleri otelin işletmecisi Emine Hanım'ın ellerinden çıkıyor. Museum Hotel’in içindeki Lil’a Restaurant modern Türk mutfağını bölgeye özgü malzemelerle yorumluyor. Testi kebabı gibi yerel lezzetleri tatmak isteyenlerin favorisi ise Seten.

Kapadokya tüm gün oradan oraya gezmeyi sevenlerdense manzaraya dalıp anın tadını çıkarmayı tercih edenlere daha uygun bir tercih. Gün içinde rehberli vadi yürüyüşleri ve ATV gezilerine katılabilir ya da yöreyi kendi başınıza keşfedebilirsiniz.

Sarıdan kızıla renk cümbüşü: Abant, Yedigöller

Sonbaharın renk skalasını görmek için Yedigöller Millî Parkı'ndan daha iyi bir yer herhalde düşünülemez. Bu yörede fine dining deneyimi ve lüks hizmetler sunan otellere rastlamak pek mümkün değil belki ama kurumuş yaprakla kaplı patikalarda yürüdüğünüz, göl manzarası eşliğinde gözünüzü çevirdiğiniz her köşeyi fotoğraflamak isteyeceğiniz bir günü kim ormanda piknikle taçlandırmak istemez ki?

Göl manzaralı odalarıyla Büyük Abant Oteli ve Abant Palace, Abant yolu üzerindeki Zümrüt Dağ Evi ve Abant Lotus ziyaretçileri üzmeyecek seçenekler olarak öne çıkıyor. Ağaçlar arasında birkaç gün geçirmek isteyenler için milli park içerisinde çadır kampı yapma imkanı da bulunuyor. Akşam yemekleri için otel restoranlarını tercih etmekte fayda var.

Bolu, aynı zamanda yaklaşık 300 kuş türünün göç yolları üzerinde yer alıyor; flamingo, ördek, kaz türleri, şah kartalı gibi kuş türlerine ev sahipliği yapıyor ve bölgede dönemsel kuş gözlemi etkinlikleri yapılıyor.

Herkes evine döndüyse istikamet Bozcaada

Bağ bozumu ve Caz Festivali için Bozcaada yolunu tutanlar evlerine döndü; denize bakıp kafa dinleme, ada rüzgarı eşliğinde, sararan üzüm bağları arasında dolaşma ve bisikletle adayı turlama zamanı geldi. Konaklama için 10 dönümlük bahçe içerisindeki Kemerbağ 29, 2021 yılında üç atıl binanın baştan sona yenilenmesiyle hayata geçen 19 Oda ve Ahmet Aral'ın aile geleneğini sürdürdüğü Aral Çiftliği ada ruhuna yaraşır seçenekler. Bozcaada'da kısa süreli ev kiralama seçenekleri de oldukça çeşitli ve tatmin edici.

Dört asırdır Bozcaada'da ikamet eden Talay ailesinin üyelerinin 2020 yılında hizmete açtığı In Vino, ada mirasını tabaklara taşıyor. Bir klasik olan Ayazma plajı bitişindeki Vahit'in Yeri'ne önceden rezervasyon yaptırmak şart. Maya Bozcaada'nın ekşi maya ekmekleri ve keçi sütünden peynirleri mutlaka denenmeli. Sandal ve Nevreste kendi hâlinde lezzetli seçenekler sunan meyhaneler. Müdavimlerle dolup taşan Asmalı Meyhane de "adanın meze durağı" olarak anılıyor.

Gelelim bir sonbahar günü Bozcaada'da yapılacaklara: Tüm gün dar sokakları arşınlayıp esnafla sohbet edip ve Çınaraltı'nda yorgunluk çayı içtikten sonra Polente Feneri'nde günü batırmak, bağ evlerini gezmek, bir şarap tadımına katılmak, bisikletle adayı turlamak, rafları yerel ürünlerle dolu minik dükkanları keşfetmek ve tabii Kale'yi gezmek.

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.