MÜZİK

Sıradan bir 'showgirl': Taylor Swift yeni albümünde daha kindar, daha âşık

Taylor Swift’ın 12. albümü “The Life of a Showgirl” yine rekorlar kırıyor. “Eras” turnesinin sahne arkasında yazılan albüm, yeni bir Taylor personasının kapısını açıyor. "Showgirl" Taylor, çok daha kindar, düşmanlarına karşı acımasız ve bunların yanında çok âşık…

EDA SOLMAZ
DUENDE · 20 EKİM 2025
3 DK OKUMA

Taylor Swift’ın 12. albümü The Life of a Showgirl, dört milyon kopyadan fazla satarak modern çağda şimdiye kadar kaydedilmiş en yüksek ilk hafta satış rakamına ulaştı ve neredeyse 10 yıldır bu rekoru elinde bulunduran Adele’in 25 albümünü tahtından indirdi. 

  • Swift, müzik tarihinin hem en sevilen hem de en nefret edilen yıldızlarından. Sanatçı bu düşünceden yola çıkarak albümde kendisini “showgirl” konumuna oturtuyor.

18. yüzyılın ortalarında Anglo-Sakson edebiyatında ortaya çıkan showgirl terimi, başlangıçta pek de iyi bir anlama sahip değildi; gösterişli bir tarz benimseyen kadınları küçümsemek için kullanılıyordu. Daha sonra kabare ve benzeri gösterilerde sahne alan kadın performans sanatçılarını tanımlamak için kullanılmaya başladı. Taylor Swift de devasa “Eras” turnesi sırasında yazdığı bu 12 şarkısında showgirl olmayı sorguluyor.

The Tortured Poets Department’tan sonra bu albümde Swift'in ruh hâli çok daha neşeli. Çalışmanın prodüktör koltuğunda pop tarihinin en önemli prodüktörlerinden Max Martin (İsveçli prodüktör Ace of Base, E-Type, Backstreet Boys, Britney Spears, NSYNC ve Robyn’in hit şarkılarına imza attı) oturuyor. 

  • Martin, Taylor Swift’i country girl imajından çıkarıp bir showgirl’e dönüştürüyor. Ama bu dönüşüm her şarkıda kendisini hissettirebiliyor mu? 

Albüm, yarattıkları kabare fantezisinin karşılığını asla vermiyor. Sanatçı, müziğini yine günlüğü gibi kullanmaya devam ediyor ve ortaya çıkan bu yeni satırlar pek de heyecan verici değil. 12 şarkı, Swift’in müzik endüstrisine, arkadaşı bildiklerine laf çaktığı ve Travis Kelce ile aşkını yücelttiği sözlere sahip.

Albümün fotoğraf çekimleri Mert Alaş ve Marcus Piggott tarafından yapıldı. Taylor Swift’in kapaktaki hâli ise klasik bir “Ophelia” göndermesi olarak yorumlandı. Moda tasarımcısı Bob Mackie sanatçıyı “Las Vegas showgirl” estetiği ile giydirdi. Taylor bu albümde “Sahnenin ardında ne vardı?” sorusunu görsel olarak işlediğini açıkladı.

İlahlaştırılan bir sevgili

Taylor Swift’in söz yazarlığında büyük bir tıkanma var gibi hissediliyor. Bunun en açık örnekleri "Actually Romantic", "Wi$h Li$t" ve Wood parçaları. Zayıf anlatılar, işe yaramayan kelime oyunları ve nişanlısı Travis Kelce’yi "büyük kurtarıcısı" olarak gösterme çabaları sözlerde kendini gösteriyor. Örneğin, "Wi$h Li$t" şarkısında onunla çocuk yapma hayallerinden bahsediyor:

"Have a couple kids, got the whole block looking like you
We tell the world to leave us the fuck alone, and they do, wow
Got me dreaming ‘bout a driveway with a basketball hoop
Boss up, settle down, got a wish list"

Jackson 5 tarzı funk gitarlarla bezeli "Wood"da ise ilişki içinde güvende olmayı nişanlısının cinsel performansının çok iyi olmasından yola çıkarak anlatıyor:

"His love was thе key that opened my thighs."

"Cancelled!" şarkısında kendisine yöneltilen cinsiyetçi eleştirilere göndermelerde bulunuyor. Swift, "Actually Romantic"te ise Pixies’in "Where is My Mind" parçasının akor dizisinden ilham alıyor.

'Önce hayal kırıklığı yaratır sonra içinize işler'

Taylor Swift’in nişanlısını bu kadar yüceltmesi, Taylor Swift uzmanlarına da sorulmuş. (Evet, günümüzde bu konuda dersler veren profesörler var.) Harvard’da Taylor Swift üzerine ders veren ve Taylor’s Version: The Poetic and Musical Genius of Taylor Swift kitabını yazan profesör Stephanie L. Burt’e göre bu albüm, Travis Kelce’ye odaklanmış kafa karıştırıcı bir çalışma değil:

"Albümün büyük kısmı geriye bakıp hayatını yeniden gözden geçirmeyle ilgili. Bu bağlamda, çok retrospektif bir albüm ve bir yandan da oldukça duygusal. Ama aynı zamanda, aradığını bulduğunu ilan eden de bir albüm. Taylor, hakkında anlatılan hikayeleri yeniden şekillendiriyor. Eskiden ulaşılamaz görünen sonları hayal ediyor ve bazen de onlara doğru ilerliyor.

Mesela ‘Wood’da, erkeklerle birlikte olurken bazen haz alamayan ve bunun hakkında konuşmayı utanç verici bulan genç kadınlardan bahsediyor. Bu, ataerkil kültürün bir sonucu. Ve bunu düzeltmenin yollarından biri de şarkıcıların açık bir şekilde konuşması. Taylor Swift sözlerinde hazzın önemine vurgu yapıyor."

Burt ayrıca "Taylor’ın hemen her albümü, ilk çıktığında birçok kişi için hayal kırıklığıydı. Ama sonradan yavaş yavaş insanların içine işliyor" diye de ekliyor. Albümü çıktığından beri dinleyen biri olarak kendisi ile aynı fikirde olamadığımı belirtmek isterim.

Gerçekten 'Boring Barbie' mi?

Dürüst olmak gerekirse Taylor Swift’in en zahmetsiz albümü olarak adlandırabileceğimiz bu çalışmayı kurtaran çok az an var. "Opalite" ve "The Fate Of Ophelia" albümün en iyilerinden. "The Fate of Ophelia"da muhtemelen nişanlısından bahsederek "Saved my heart from the fate of Ophelia" dediği bir Hamlet göndermesi var. 

"Opalite" ise geç dönem Fleetwood Mac havasına sahip. Father Figure, George Michael’a bir övgü niteliğinde. Şarkı ayrıca açık bir biçimde Swift’in eski patronu Scott Borchetta ve Scooter Braun’u hedef alıyor. İkili, Swift’in kataloğunu satarak kendi müziğinden mahrum kalmasına neden olmuştu. Swift bu kez "Bu imparatorluk bana ait" diyerek onlara karşılık veriyor.

Taylor Swift, düşmanlarını görmezden gelecek kadar başarılı ama şarkılarında da sürekli onlardan bahsediyor. Mesela "Actually Romantic" muhtemelen Charli XCX hakkında. 

  • “I heard you call me Boring Barbie when the coke’s got you brave” diyor. Bence Charli arka planda birçoğumuzun hislerini dile getirmiş gibi... Bu parça Swift’in, Charli’nin "Sympathy Is a Knife"ına attığı bir diss gibi. 

Swift isim vermiyor ama tamamen Charli’yi kastederek ondan nefret etmek için gereğinden fazla zaman ve çaba harcıyor. Tüm zamanların en büyük pop yıldızının başka bir kadın pop yıldızına saldırması oldukça kötü bir tavır değil mi? Bu, Swift’in kendisine ya da onu hayal kırıklığına uğratanlara duyduğu öfkeyi gösterdiği ilk şarkı da değil. Nefret anları bu albümde bolca var.

Fazlasını vadetmiyor

The Life Of A Showgirl albüme adını veren şarkı ile sona eriyor ve ünlü olmanın ne demek olduğunu anlatıyor. Bu parçada kendisine Sabrina Carpenter eşlik ediyor. 

Swift, bu 12 şarkıda kendini yeniden yaratmıyor ama kişisel deneyimlerini ve yaşamını şarkılarıyla kontrol altına alıyor. Bazı eleştirmenler albüm hakkında “1980’leri andırıyor,” bazıları ise “1970’lerin sonundaki soft rock ve disko ritimlerini anımsatıyor” diye yorum yaptı. Düzenlemeler oldukça sıradan olduğu için bu şaşkınlığı anlamak mümkün. Beste tarafında da kalıcı bir şey yok.

Sonuç olarak albüm, 149 konserden oluşan büyük ve yıpratıcı bir turnenin kulislerinde âşık Taylor ruh hâliyle yazılmış şarkılardan oluşurken müzikal anlamda bir adım daha fazlasını vadetmiyor…

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.