SİNEMA VE TV

The Secret Agent: Ölülerin iradesi

Cannes’dan En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleriyle dönen "The Secret Agent", askerî diktatörlükle yönetilen 1977’ler Brezilya'sında geçen bir politik gerilim. Kleber Mendonça Filho imzalı yapım, tıpkı yönetmenin bilimkurgu-western’i "Bacurau" (2019) gibi türlerarası bir dünya kuruyor. Yer yer büyülü gerçekçi yerlere savrulan, çoğunlukla ise kendimizi karmakarışık bir ajan hikayesinin ortasında bulduğumuz film, seyircinin zihninde politik bir “anı” yaratmanın peşinde.

ASLI ILDIR
DUENDE · 29 OCAK 2026
4 DK OKUMA
PREMIUM

Cannes’dan En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleriyle dönen Gizli Ajan, askerî diktatörlükle yönetilen 1977’ler Brezilya'sında geçen bir politik gerilim. Kleber Mendonça Filho imzalı yapım, tıpkı yönetmenin bilimkurgu-western’i Bacurau (2019) gibi türlerarası bir dünya kuruyor. Yer yer büyülü gerçekçi yerlere savrulan, çoğunlukla ise kendimizi karmakarışık bir ajan hikayesinin ortasında bulduğumuz film, seyircinin zihninde politik bir “anı” yaratmanın peşinde.

Filho bir kez daha başı sonu belli olmayan, kimin neden ve nasıl öyküye dahil olduğu belirsiz bir dünyanın ortasına fırlatıyor bizi. Bu kaybolmuşluk hissi, filmdeki büyülü gerçekçi tonu ya da bir rüya-kabus izliyormuşuz hissini daha da güçlendiriyor. Anlayamadığımız bir nedenden Brezilya’nın Recife bölgesine kaçan Armando’yla başlıyoruz filme. Tek bildiğimiz (ya da hissettiğimiz): Hava fazla sıcak. Etrafta cesetler var. Ölüm, daha doğrusu cinayet burada normalleşmiş. Zaman bazen yavaş, bazen çok hızlı, parça parça akıyor. Ter damlıyor sanki ekrandan. 

Yazının devamı Aposto Premium'da.

Premium üyeler tüm yazıları okur. Üye değilseniz, Magazine'e kaydolup kapakları ve seçilmiş yazıları e-postanızda alabilirsiniz.

PREMIUM'A GEÇ

Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.

Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.

Zevk, zanaat ve ritüel üzerine satırbaşları, keşifler ve incelemeler.