🫒 Ayvalık, Beril Oymak

Beril'le Ayvalık, Fevzi Çakmak Mahallesi'nde mübadele zamanı tuğla duvarların arkasında Rumların evlerini terk ederken gömdükleri değerli eşyaların saklandığı kapı eşiğindeyiz.

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

Leblebi kavruğu. Girit usulü. Kıtır. Acı pul biberin burunda yarattığı gıdıklanma hissi. Lodos mu poyraz mı henüz Ayvalıklı olmadığımız için ismini bilemediğimiz rüzgârın taşıdığı ıtır. Kabak çiçeği dolması içindeki nane, dereotu ve karabiberin çeşnisi. Damla sakızının, ocak üzerine dökülmüş kahvenin, karadutun, zeytinin, zeytinyağının, zeytinyağlı çeşit çeşit ev yemeğinin rayihası. Ayvalık'ta burnumuza dolan kokuların peşinde gezerken kayboluyoruz sokaklarda. 

"09.00’da nerede kahve içeceğiz?" sorumuzun cevabı Pinola’yı tam da bu zayilik içinde buluyoruz. Civardaki dükkânlara ekmek taşıyan mobileti takip ettiğimizde karşımıza çıkıyor koruk suyu — pusula (Google Maps'in ibresi tersi gösterdiğinde gramofondan yükselen sesler) beynimizin içinde sabahtan kalmış sünnet halayının davul gümbürtüsünü ve köşe kahvedeki okey taşlarının şakırtısını değiştiriyor birden. 

Astor Piazzaolla dönüyor şimdi plakta — Libertango. Mum kokusu, tahtaya akmış. Başımızı uzattığımız dükkânın içinde dizilmiş halılar, testiler, ankesörlü telefon, cam şişelere takılıyor gözler. Şu nedir? Tahmin edin. Bilemedik. E çaydanlık. Ah tamam. Teşekkürler!

Hedef Beril’in gönderdiği konuma ulaşmakken kokuların bizi götürdüğü yerdeyiz. Bir ismi olmalı bu hâlin. Hah! Yokuş yukarı, ardından ilk sağa döndüğümüzde pin’lenen noktaya vardık. Fırından yeni çıkmış tahinli kurabiye. Beril’in atölye ve mutfak olarak kullandığı evinin kokusu. O günden beri ondan bahsederken anımsamalarımıza yerleşen bu.

Ayvalık mahallelisinin alanları


Beril (Oymak)’le Fevzi Çakmak Mahallesi'nde arabaların girmediği, değil yazın sokaklarda gezen turistlerin, ustaların bile aşina olmadığı, mahalleli arasında müzeye inen sokak olarak bilinen evinin önüne atılmış sandalyelerde oturuyoruz şimdi. Kapı eşiğinde. 

Sonbahardan hemen önce, sarı yaz günleri. Arada gelip geçenler iki parmakları arasına aldıkları şapkalarını indirerek "Gününüz aydın olsun gençler," diyor. Bir diğeri kediyi gördük mü diye soruyor. Maalesef. Peki ya çöp arabası, o geçti mi? Daha değil. İş başa düştü bugün de diye söylenerek devam ediyor yola. 

Kahveden bir yudum, kurabiyeden ısırık. Matkap sesleri duyuluyor fonda. Ardından çekiçler. "Restorasyon," diyor Beril. Yandaki ev yeni satılmış. Otel olacak. Onun bitişiği de. Sokağın nizamı bozulacak gibi. Olası, mümkün hatta kesin gelecekten değil, onu Ayvalık'ta tutan, İstanbul'un egzoz, benzin, pus kokularını geride bırakıp buraya getirenlerden konuşuyoruz. Çocukluğunda Altınoluk’tan perşembe pazarına çaput almaya geldiği zamanlardan başlıyor yolumuz, Osmanlı haremlerinde cariyelere hediye edilen tabakları aramaya geldiği antika dükkânlarına uğruyoruz. Çatlakları var mı kontrol ediyoruz. 

Los Angeles'a gidip raw ve vegan mutfak eğitimi aldığı Matthew Kenney Cuisine’e teşekkür ediyor, gerisin geri İstanbul'a dönüyoruz. Beril'in kajudan peynir üretme alanı, insanların sabahları hızlı adımlarla yürüdüğü, köpeklerinin (Raw ve Berlin) kaldırımdaki sıkışık alanda ilerlemek zorunda kaldığı Nişantaşı sokaklarına. Şehir üzerimize geldi. Son durak: nefes, alan. Yeşil. Esinti. Erken hasat zeytinyağıyla yapılan keklerin, üzerine maydanoz kıyılmış barbunyanın, sabah kahvaltısında karadutlu açai bowl’ların hazırlandığı Ayvalık'taki mutfağındayız Beril'in. Kapının önüne iskemleleri attık, Raw ve Berlin güneş açısını değiştirdikçe daha da yaklaşıyorlar kuytumuza.

İÇİNDEKİLER
MAHALLE MAHALLE: Beril Oymak'la mübadele zamanı Rumların evlerini terk ederken altınların ve değerli eşyaların gömüldüğü bir Ayvalık evinin kapı eşiğinde buluştuk.

MÜDAVİMİYİM: Güler Tatlıhanesi'nde sakızlı zeytinyağlı kurabiyenin; Çamlık Dondurmacısı'ndan karadutlu dondurmanın; Yunanistan'dan, körfezden herkesin alışverişe geldiği Perşembe Pazarı'ndan kıyafet, meyve, sebze, ekmek, kuruyemiş almanın.

DÖRT MEVSİM: Yüksek sezondaki yığılmaların, fazla enerji tüketiminin, yükselen fiyatların önüne geçmek mümkün, dedik ve zeytin hasatına doğru sonbaharda Ayvalık nicedir diye Beril'e sorduk.

MUTFAK: Bitkisel bazlı beslenmek, içinde hayvansal ürünler olmayan peynir üretmek ve Ayvalık'ın vegan lezzetleri, karadut sorbesi, Mor Salkım'ın yemekleri üzerine.

Ayvalık sokaklarında patlıcanlı börek ve damla sakızlı kurabiye kokuları arasında, aromakolog olma yollarındayız bu hafta — gözlerini kapa, çocukluğundan sana aşina bir koku anımsa. Muhallebi? Üzerine meyve suyu döküp de tadına baktığın kar, pastel boya. Dondurma külahı? 

Hangisi anıları peşinde sürükledi? O kokunun peşinde mahallende nerelere gittin? Yaz bize: [email protected].

Takıl peşimize,
Hazal ve Elif

SOLİ

SOLİ

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

SOLİ

SOLİ

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

YAZARLAR

SOLİ

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

İLGİLİ OKUMALAR

0%

;