Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →SON BÜLTEN SAYILARI
SON HİKAYELER
21. yüzyıl kültürü biçimsel bir nostaljiye hapsolmuş durumda. Geçmiş biçimleri yeniden paketlemek, zaten bilinen formülleri rafine ederek tekrar dolaşıma sokmak, tanıdık olandan şaşmamak... Mark Fisher'ın "geleceğin usulca yitişi" dediği olgu, “kültürün bugünü kavrayıp ifade etme kapasitesini yitirdiğine dair artan bir hisse” işaret ediyor.
12 Nis 2026

Ernest Hemingway’in izinden, Heidelberg Kalesi’ndeki devasa fıçının koruyucusu Perkeo’yla birlikte Heidelberg sokaklarında bira, şarap ve Alman atıştırmalıklarının peşine düşüyoruz.

Günümüz insanının tedirginlik ile rasyonalite ihtiyacı arasında neden böylesine sıkıştığını, neden bu kadar çok anlam aradığı halde anlatısız kaldığını, savrulma içinde özne olmanın hâlâ mümkün olup olmadığını sorgulamak, türümüzün yeniden özgürleşmesine giden yolun kapısını aralayabilir. Peki insan, güvenin aşındığı bir dünyada nasıl düşünecek, anlam kuracak, kendi hayatının öznesi olarak nasıl var olabilecektir?

İsrail’in Lübnan’a dair tarihsel retoriği çağın koşullarına uygun bir şekilde biçimlendirilebiliyor. Fakat coğrafi yayılım ve kontrol, sabit bir hedef olarak kendini gösteriyor. Bu da 1978’den bu yana Litani Nehri gibi Tel Aviv tarafından belirlenen sınırların ve Lübnan üzerinde kurulmak istenen tahakkümün gerçek hedef olduğunu gösteriyor.

İran uzun yıllardır çocuklarıyla kavgalı bir ülke ve savaşın başlamasıyla bu kavganın ne yöne evrileceği de merak edilmeye başlandı. Aksaray'da geçirilen bir gün, bu sorunun cevabına dair birçoklarına şaşırtıcı gelecek ipuçları veriyor. Zira bugünlerde Aksaray'dan savaşın merkezine doğru giden otobüslerde olağandışı bir hareketlilik var. Peki bu insanları bütün risklerine rağmen ülkelerine çağıran güç ne?

Uzaydan dünyaya bakıldığında sınırlar kayboluyor, hepimiz dünya gemisinde aynı mürettebattayız. İçeriden bakınca ise oldukça dağınık, yaşanması zor hayatlar… Savaşlar, kıyametler, krizler… Kaygılar, depresyonlar, yalnızlıklar… Dünyayı değiştirmek mümkün değil belki ancak dünyayı daha yaşanabilir kılmak mümkün. Belki de sandığımızdan daha küçük yerlerden başlıyor bu.

Türkiye bağcılık haritasında alışılmış rotaların dışında kalan Artvin, yüksek yağış, nem ve parçalı araziyle ticari bağcılık için zorlu bir alan. Mesashuna, Gürcü üzüm çeşitlerini kullanarak bu sınırlarda yeni bir yol açıyor.

Yapay zeka ile gazetecilik arasındaki döngü, tarafların birbirini yok ettiği sıfır toplamlı bir oyun, başka bir deyişle kendi kuyruğunu yiyen bir yılan olmak zorunda değil. Burada her iki tarafın da varoluşsal olarak birbirine muhtaç olduğu kırılgan bir simbiyoz var. Peki bu döngü ne üretiyor, neye dönüşmeli?

İklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün gerçekliği
10 Nis 2026

Gerçekçi, şeffaf ve uygulanabilir çözümlere ihtiyaç var
10 Nis 2026

Borusan Contemporary "Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü" sergisi
10 Nis 2026

SON HABERLER
Bültenimizi hazırlarken editörlerimiz sevgili Deniz Kaynak ve Enes Köse her zaman olduğu gibi tüm sabırları ve anlayışlarıyla bizden desteklerini esirgemediler, kendilerine minnettarız. Bitirirken her zamanki hatırlatmalarımızı yapalım: Bu bülteni çevrenize iletebilir, bu adres üzerinden ücretsiz kayıt olmalarını söyleyebilirsiniz. [email protected] adresinden bize ulaşabilirsiniz, düşüncelerinizi, okuma ve dinleme önerilerinizi paylaşabilirsiniz. Herkese şimdiden iyi haftalar dileriz.• Ukrayna ve Rusya ateşkes tartışması: Ukrayna ve Rusya, cephe hattında Ortodoks Paskalyası için ilan edilen insani ateşkesi karşı tarafın ihlal ettiğini öne sürerek birbirini suçladı ve dini bayram süresince saldırıların durmadığını iddia etti. Ukrayna, Rus ordusunun Paskalya döneminde Harkiv ve Donetsk bölgeleri başta olmak üzere çeşitli yerleşim yerlerine saldırılar düzenlediğini, sivil altyapının hedef alındığını ve can kayıpları yaşandığını bildirdi. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna güçlerinin ateşkes süresince Rus kontrolündeki bölgelere insansız hava aracı ve topçu saldırıları yaptığını, bazı saldırı girişimlerinin hava savunma sistemlerince engellendiğini açıkladı. Ukrayna tarafı, Rusya’nın ilan edilen insani koridorları fiilen kullanılamaz hale getirdiğini savunurken, Rus yetkililer Kiev yönetimini dini bayramı askeri operasyonlar için kullandığı iddiasıyla eleştirdi. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’den yetkililer, Ortodoks Paskalyası vesilesiyle ilan edilen ateşkesin tam olarak uygulanması çağrısında bulundu ve sivillerin korunmasının öncelik olması gerektiğini vurguladı.• Peter Magyar'ın yükselişi: Eski Fidesz destekçisi avukat Peter Magyar, Viktor Orban iktidarına karşı yolsuzluk ve otoriterleşme suçlamaları yönelterek kısa sürede Macaristan muhalefetinin en görünür liderlerinden biri haline geldi. Magyar, iktidar partisinin üst düzey isimlerinden Adalet Bakanı Judit Varga’nın eski eşi olarak yıllarca Fidesz çevrelerinde yer aldı ve sisteme içeriden tanıklık etti. Eski bürokrat, sosyal medyada paylaştığı videolar ve açıklamalarla hükümeti yargı bağımsızlığını zayıflatmak ve kamu kaynaklarını yandaşlara aktarmakla suçladı. Magyar, ülke çapında mitingler düzenleyerek dağınık muhalefet seçmenini bir araya getirmeye çalıştı ve kendisini ne eski muhalefetin ne de Fidesz’in parçası olan yeni bir alternatif olarak konumlandırdı. Avrupa Birliği kurumları, Orban yönetimine yönelik hukukun üstünlüğü ve demokrasi eleştirilerini sürdürürken, Magyar’ın çıkışı Brüksel’de de Macaristan’daki siyasi dengeler açısından yakından izlendi.• Macaristan'da kritik seçim: Macar seçmenler, katılımın rekor düzeye ulaştığı seçimde Viktor Orban yönetiminde AB ile gerilimlerin sürmesi ya da Peter Magyar'ın Brüksel ile ilişkileri yeniden başlatabileceği bir değişim olasılığı arasında tercihte bulundu. Avrupa Birliği kurumları, Orban'ın iktidarda kalması halinde mevcut engellemelerin devam etmesi, Magyar'ın kazanması durumunda ise ilişkilerin yeniden canlanması senaryoları için hazırlık yaptı. Brüksel, hem Orban'ın olası devam eden yönetimine hem de Magyar'ın muhtemel zaferine ihtiyatlı yaklaştı.• Viktor Orban'ın siyasi dönüşümü: Macaristan Başbakanı Viktor Orban, 1990'larda liberal demokrasi savunucusu bir muhalif lider olarak öne çıktıktan sonra ülkesini 2010 sonrasında “illiberal demokrasi” söylemiyle yöneten ve küresel popülist sağın sembol isimlerinden biri haline geldi. Orban, komünist dönemde genç bir aktivist olarak Fidesz'i liberal bir öğrenci hareketi şeklinde kurdu ve 1989’da Sovyet birliklerinin çekilmesini talep eden konuşmasıyla ulusal çapta tanındı. 1998-2002 arasında ilk kez başbakanlık yapan Orban, 2010’da yeniden iktidara geldikten sonra anayasa değişiklikleri, yargı reformları ve medya düzenlemeleriyle Brüksel’in yoğun eleştirilerine hedef olan kapsamlı bir güç konsolidasyonu süreci yürüttü. Orban, 2015 göç krizi sırasında sınırlarına tel örgü ve duvar inşa ederek sert göç karşıtı politikalar izledi ve bu tutumuyla Avrupa’daki diğer sağ popülist hareketler için referans noktası haline geldi. Macar lider, Avrupa Birliği içinde Rusya ve Çin ile yakın ilişkilerini sürdürmesi, Ukrayna savaşı bağlamında izlediği çizgi ve “ulusal egemenlik” vurgusuyla hem AB kurumları hem de birçok üye ülke hükümetiyle sık sık gerilim yaşadı.• Orbán ve Magyar oy kullandı: Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ile muhalefetin öne çıkan ismi Péter Magyar, Avrupa Birliği kurumlarının yakından takip ettiği kritik genel seçimde ülkede oylarını kullanarak seçim sürecine katıldı. Seçim, Macaristan’ın AB ile ilişkilerinin geleceği ve ülkenin demokratik standartları açısından önemli bir sınav olarak görüldü. AB yetkilileri ve gözlemciler, seçim sürecini ve sandık güvenliğini izlemek üzere ülkede hazır bulundu. Oy verme işlemi ülke genelindeki sandıklarda gün boyunca sürdü ve seçmenler farklı siyasi partiler ile ittifaklar arasında tercih yaptı.• Trump'tan Hürmüz ablukası: ABD Başkanı Donald Trump, İran ile İslamabad'da yapılan görüşmeler sonuçsuz kalınca Hürmüz Boğazı'nın denizden abluka altına alınması emrini verdi. İran ve ABD, görüşmelerin başarısızlığa uğramasından birbirini sorumlu tuttu. Pakistan, taraflara itidal çağrısı yaptı ve mevcut ateşkes süreci askıda kaldı.• Lufhtansa’da grev: Bağımsız Kabin Personeli Organizasyonu (UFO) sendikasından yapılan açıklamaya göre Almanya merkezli havayolu şirketi Lufthansa ve yan kuruluşu Cityline’da çalışan kabin görevlileri, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle greve gitme kararı aldı. Ayrıntılar: Grev, 10 Nisan Cuma günü yerel saatle 00.01'de başlayıp 22.00'de sona erdi. Özellikle Frankfurt ve Münih havalimanlarından yapılan tüm kalkışlar, grevden etkilendi. Grev, Lufthansa'da son iki ayda yaşanan üçüncü büyük iş bırakma eylemi oldu. Şubat ve Mart aylarında da hem kabin personeli hem de pilotların katıldığı grevler nedeniyle binlerce uçuş iptal edilmişti.• Björk'ten güneş tutulmasında rave: İzlandalı sanatçı Björk, 12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması sırasında tutulmanın tam gözlemleneceği bölgede yer alan Víðistaðatún heykel parkında “Echolalia” adlı tek günlük bir festival düzenleyecek. Ayrıntılar: Björk’ün Ulusal İzlanda Galerisi’nde 30 Mayıs-19 Eylül'de ziyarete açılacak Echolalia başlıklı sergisine paralel olarak düzenlenen festivalde Björk ve Arca DJ setleriyle performans sergileyecek; Ronja Jóhannsdóttir ve yerel elektronik trio Sideproject da sahnede olacak.• EES başladı: Avrupa Birliği’nin yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES) 10 Nisan'dan itibaren tüm Schengen ülkelerinde yürürlüğe girdi; bundan böyle AB vatandaşı olmayan yolcuların biyometrik verileri (parmak izi ve yüz taraması) alınacak. Ayrıntılar: Yeni uygulama ile “180 gün içinde 90 gün kalış” kuralı dijital olarak otomatik hesaplanacak ve ihlaller anında sınır birimlerine bildirilecek; parmak izi ve yüz tanıma verileri sistemde üç yıl saklanacak; pasaportlara fiziksel giriş-çıkış damgası vurulması sona erecek; tüm kayıtlar dijital ortamda tutulacak. Uyarı: Yetkililer, uygulamanın ilk günlerinde havalimanlarında yoğunluk yaşanabileceğini, yolcuların seyahat planlarını buna göre yapması gerektiğini belirtti.YAYINLARI KEŞFET
Her ne kadar itiraf etmesek de güvenlik ile risk almak arasındaki o seçim eninde sonunda hepimizin önüne çıkar. Genellikle konforu, güvenliği tercih ederiz; haksız da sayılmayız, temel içgüdümüz güvende olmaktır. Bu yol ayrımındaki okurumuzun derdine Jostein Gaarder, Madeline Miller ve Zülfü Livaneli'den üç kitapla çözüm arıyoruz bu hafta.

Terakki Vakfı Sanat Galerisi, Selçuk Artut’un "Otonomi: Akışkan Geometri" adlı sergisini, 24 Nisan’a dek Nazlı Pektaş küratörlüğünde ağırlıyor. Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nin kapılarını yeniden açmasının ardından ilk sergi, dijital sanatın Türkiye’ki en önemli temsilcilerinden Selçuk Artut’un çalışmalarını galeriye davet ediyor. Sergi, öğrencilerin dijital evrenle ilişkisini sanat yoluyla güçlendirmeyi amaçlıyor. Sergiyi Selçuk Artut ve Nazlı Pektaş’tan dinledik.
10 Nis 2026

Jodi Picoult’nun April Yayınları’ndan çıkan "Adını Sen Koy" romanı, yüzyıllardır değişmeyen "Farklı olanla ne yapıyoruz" sorusunu merkezine koyuyor. Bazısının doğuştan bir hak olarak sahip olduğu masadaki yerini, kadınların dişiyle tırnağıyla kazıyarak elde edememesini aynı soydan iki kadının dört yüz yıl arayla anlatılan hikayelerinde takip ediyoruz.

İçinden geçmekte olduğumuz arz şoku sırasında Türkiye ekonomisinin ana aktörlerinden biri olan TCMB'ye büyük iş düşüyor. Peki TCMB’nin bugüne kadar yaptıkları doğru muydu, başka neler yapması bekleniyor ve neler yapması doğru olur? TCMB eski Başkan Yardımcısı ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatih Özatay ve anonim finans yazarı Beşyüzyedi, Aposto okurları için yanıtladı.

Ortadoğu’da savaş, son derece kritik bir eşikten dönerek ateşkese yöneldi. Savaşın yarattığı sis ve belirsizlik ortamı, bu kez ateşkesin getirdiği yeni bir belirsizlikle yer değiştirmiş durumda.







































