Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →SON BÜLTEN SAYILARI
SON HİKAYELER
Bir zamanlar fedakarlığın ve prestijin simgesi sayılan cerrahi branşlar, bugün genç hekimler tarafından giderek daha zor tercih ediliyor. 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle cerrahinin neden eski cazibesini yitirdiğine dünyadaki eğilimler, Türkiye’deki boş kontenjanlar, hekim adaylarının yanıtları ve doktorların kendi deneyimlerini anlattığı kitaplar üzerinden bakıyoruz.

Şarabın çoğu zaman görünmez kahramanı olan şişe üzerine hiç düşündünüz mü? Muhtemelen hayır. Bu yazıda pek alışık olmadığımız sulara giriyor ve camın teknik bir zorunluluktan prestij simgesine dönüşmesini, ağırlık ve formun kalite algısını nasıl şekillendirdiğini ve bugün sürdürülebilirlik baskısıyla nasıl yeniden tartışmaya açıldığını inceliyoruz.

Son yıllarda sanat dünyasının en dikkat çeken eğilimlerinden biri şüphesiz enstalasyon sanatının yükselişi. Müze ve galerileri ziyaret edenler artık yalnızca duvara asılı tablolar ya da heykellerle karşılaşmıyor; içinde dolaşılabilen, hissedilen ve kimi zaman izleyiciyi doğrudan sürecin parçası hâline getiren mekansal deneyimler görüyorlar. Peki enstalasyon nasıl ve neden bu kadar popüler oldu?

Özellikle kurumsal hayatta çalışanlar, zamanınızın size ait olmadığını ilk ne zaman hissettiniz? Ya yarın çalışmayı bırakmanızı sağlayacak kadar paranız olsa geriye kalan günlerinizde ne yapardınız? Kurumsal hayattan bunalan okurumuzun mektubuna bu soruları sorarak başlıyoruz. Onu çalıştığı işyerinden çekip çıkartacak kudrette bir kitap yok ama yine de ortak derdimize deva olacak birkaç tanesi bu haftaki Bibliyoterapi reçetenizde.

Bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 iklim zirvesinin odağı Bakan Murat Kurum tarafınan “sıfır atık” olarak belirlenirken Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, “Türkiye’ye bir hikaye gerekiyordu, tek kullanımlık plastiklerin yasaklanmasını öne çektiler. Ancak plastik atık ithalatı devam ederken sıfır atık ülkesi olmanız imkansız” diyor.

“Canavarların Vaatleri” sergisi 1 Mart’ta Ezgi Hamzaçebi küratörlüğünde Hara’da izleyiciyle buluştu. Sergi, “canavar” olarak görülen, insan ve insan olmayan bedenlerin, hâllerin temsillerini araştıran on sanatçıyı biraraya getiriyor. Serginin kavramsal çerçevesi, küratöryel yaklaşımı ve eserler üzerine Ezgi Hamzaçebi ile sohbet ettik.
13 Mar 2026

Önceki nesillerin biriktirme alışkanlıklarını dikkatle gözlemleyerek büyüyen Milenyum, Z ve Alfa kuşaklarının pek çok üyesi, kendine has biriktirme ritüelleri geliştirdi. Elbette tüketim alışkanlıkları, yaşam tarzlarıyla beraber biriktirme meraklarını da etkiliyor. Peki bu kuşaklar neden biriktiriyor, koleksiyonlarını nasıl topluyor ve topladıkları nesnelerle nasıl ilişki kuruyorlar?

Aşk romanları yazarı Carol Hart, yapay zeka desteğiyle 8 ayda 21 farklı takma isimle 200’den fazla kitap yazdığını söylüyor. Yapay zekanın metinlere giderek daha çok karıştığı bir modelde Hart bu kitabın yazarı mıydı, yoksa AI çıktısına yön veren yönetmeni miydi? Peki geleceğin yazarları yapay zekayı insani özü boğmadan yönetmenin yolunu bulabilecekler mi?

Helyumlu hilal balonlar, pleksi yazılar ve Instagram sofralarıyla yeni bir Ramazan estetiği doğuyor. Farklı sektörlerin birleşerek doğurduğu bu yeni ve capcanlı görsel geleneğin referansları arasında ise yılbaşı süsleri var gibi görünüyor. Sonuçta Ramazan artık yalnızca nefis terbiye eden bir ay değil, süslenerek nefis görüntüler de sunan, altın hilalli bir aya dönüşüyor.

Yazdığımız yazının mürekkebi kurumadan bambaşka gelişmelerin olduğu zamanlardayız. 28 Şubat 2026 tarihinden bu yana ABD-İran-İsrail savaşının olası ekonomik etkilerini konuşuyoruz. Karanlığın çok olduğu ortamlarda kesin kanılara varmak imkansız. O nedenle gelecekte olabilecek olasılıklara göre senaryolar üzerinden konuşuyoruz.

Yanı başımızda yaşanan gelişmeler, savaşların ekonomi üzerinde yaratabileceği en olumsuz sonuçlardan birine bizi her geçen gün daha fazla yaklaştırıyor. Mart ayı toplantısına bu koşullarda giren TCMB, ilk kozunu "bekle-gör" diyerek oynadı.

SON HABERLER
• ABD'nin Hark Adası saldırısı: ABD Başkanı Donald Trump, ABD Merkez Komutanlığı'nın İran kıyılarındaki Hark Adası'nda 90'dan fazla askeri hedefi vurduğunu, askeri tesisleri tamamen yok ettiğini ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine müdahale olmaması için adadaki petrol altyapısını ahlaki gerekçelerle hedef almadığını açıkladı. Trump, İran veya diğer ülkelerin Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin güvenli geçişine müdahale etmesi halinde Hark Adası'ndaki petrol tesislerini hedef almama kararını yeniden değerlendireceği uyarısında bulundu. CENTCOM, saldırılarda deniz mayın depolama tesisleri, füze depolama sığınakları ve diğer birçok askeri tesisin imha edildiğini, petrol altyapısının ise hedef alınmadığını bildirdi. İran resmi medyası, Hark Adası'ndaki petrol tesislerine zarar gelmediğini aktarırken, Fars haber ajansı saldırıların hava savunma sistemleri, bir deniz üssü, havaalanı kontrol kulesi ve bir helikopter hangarını vurduğunu yazdı. Buşehr Vali Yardımcısı Ehsan Cihanyan, saldırıda askeri personel, petrol şirketi çalışanı veya ada sakini yaralanmadığını, Hark'tan petrol ihracının tam kapasite sürdüğünü ve adadaki şirketlerin faaliyetlerine kesintisiz devam ettiğini söyledi. İran Ordusu, Hark'taki enerji tesislerine saldırı olması durumunda ABD ile çalışan firmalara ait petrol ve enerji altyapısının "derhal imha edilip kül edileceği" tehdidinde bulundu. İran kıyılarından 24 kilometre uzaktaki Hark Adası, İran ham petrolünün yaklaşık %90'ının anakaradan boru hatlarıyla taşındığı ve dev tankerlerin derin sular sayesinde yükleme yaptığı ana ihracat terminali olarak Devrim Muhafızları'na önemli gelir sağlıyor.• Hamas'tan İran'a saldırı çağrısı: Gazze'yi yöneten Hamas, başlıca müttefiki İran'dan Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını durdurmasını isteyerek, komşu ülkeleri hedef almaktan kaçınma ve bölge ülkelerinin kardeşlik bağlarını korumak için işbirliği yapma çağrısı yaptı. Hamas, yazılı açıklamasında “İran’daki kardeşlerini komşu ülkeleri hedef almaktan kaçınmaya” çağırdı ve tüm bölge ülkelerinin “kardeşlik bağlarını korumak için” birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Örgüt, Tahran’ın ABD ve İsrail’e karşı kendini savunma hakkı olduğunu da belirtti ve bölgedeki devam eden savaşı derin endişeyle takip ettiğini söyleyerek tüm ülkeleri ve uluslararası kuruluşları savaşı derhal durdurmak için çalışmaya çağırdı. İranlı yetkililer, misilleme saldırılarının Körfez topraklarındaki “Amerikan üslerini” hedef aldığını savundu ancak saldırılarda çok sayıda sivil altyapı tesisi vuruldu ve Birleşik Arap Emirlikleri ile Kuveyt’te 6’şar, Umman, Suudi Arabistan ve Bahreyn’de ikişer kişi öldü. Tahran’ın son iki haftadır sürdürdüğü saldırılarda toplam en az 18 kişi hayatını kaybetti; ölenlerin çoğunun güvenlik personeli veya yabancı işçi olduğu bildirildi. İran, Hamas’ın bu çağrısına ilişkin henüz yorum yapmadı; Tahran, Hamas’a finans, silah ve siyasi destek sağlayan en önemli müttefik olarak öne çıkıyor. Hamas, savaşın ilk gününde ABD-İsrail ortak saldırılarında İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesini “iğrenç bir suç” olarak nitelendirmiş ve kınamıştı. Gazze’de iki yıl süren savaşın ardından ABD arabuluculuğunda varılan ateşkes geçen yıl Ekim’de yürürlüğe girdi; taraflar anlaşmadan bu yana birbirlerini neredeyse her gün ihlal ile suçladı ve Gazze Sağlık Bakanlığı, ateşkes sonrası 649 kişinin öldüğünü açıkladı.• Orban'ın ukrayna kredi vetosu: Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya 90 milyar euroluk uzun vadeli kredi paketine yönelik vetosunu Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde kaldırıp kaldırmama konusunda baskı altında kaldı ve bu konudaki tutumunu iç siyaset ve Brüksel ile pazarlıklar çerçevesinde şekillendirdi. AB liderlerinin Ukrayna için hazırladığı 90 milyar euroluk mali destek paketi, savaşın sürmesi ve Kiev’in bütçe açığının büyümesi nedeniyle uzun vadeli ve öngörülebilir finansman sağlamayı hedefledi. Orban, Ukrayna paketine karşı çıkarken, Macaristan’a ayrılan AB fonlarının dondurulmasını ve hukukun üstünlüğü konusundaki eleştirileri gündeme getirerek Brüksel’den taviz talep etti. Brüksel’deki tartışmalarda bazı AB başkentleri, Orban’ın vetosunun sürmesi halinde Ukrayna’ya desteğin Macaristan hariç tutularak ikili veya çok taraflı anlaşmalarla sağlanması seçeneğini masaya getirdi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, AB liderlerine yaptığı çağrılarda, Rusya ile savaşın mali yükünün ağırlaştığını ve Kiev’in bütçe açığını kapatmak için istikrarlı Avrupa desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.• Doha'da füze alarmı: Katar, Doha üzerinde tespit edilen füze tehdidine karşı savunma sistemlerini devreye alarak müdahale etti ve artan bölgesel gerilim ortamında ihtiyati tahliyeler ile acil durum hazırlık planlarını uygulamaya koydu. Yetkililer, acil durum hazırlık planları kapsamında tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliği konusunda halka güvence verdi. Doha'da yürütülen füze müdahaleleriyle eş zamanlı olarak bazı bölgelerde ihtiyati tahliyeler yapıldı.• Rusya'dan Kiev'e saldırı: Bölge yetkililerine göre Rusya, gece saatlerinde Kiev bölgesinde dört farklı bölgeyi hedef alan hava saldırıları düzenleyerek konutlar, eğitim kurumları, işletmeler ve kritik altyapıya zarar verdi, en az 4 kişi öldü ve en az 15 kişi yaralandı. Yetkililer, saldırının ardından vurulan bölgelerde sivil yerleşimlerin ve kamu binalarının hasar gördüğünü, arama-kurtarma ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.• Trump’tan İran petrol tehdidi: Eski ABD Başkanı Donald Trump, ABD güçlerinin Hark Adası’ndaki petrol ihracat merkezinde yer alan tüm askeri hedefleri tamamen yok ettiğini söyleyerek saldırıyı Orta Doğu tarihindeki en güçlü bombardımanlardan biri olarak nitelendirdi. Trump, Hark Adası’na yönelik operasyonun hedefinin adadaki askeri unsurlar olduğunu ifade etti. Saldırıyı tanımlarken "Orta Doğu tarihindeki en güçlü bombardımanlardan biri" ifadesini kullandı.• Kuzey Kore'den füze denemesi: Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı, Kuzey Kore'nin Pyongyang bölgesinden Japon Denizi yönüne yaklaşık 10 balistik füze fırlattığını açıkladı. Açıklamada, füzelerin sayısının yaklaşık 10 olduğu ve tamamının Japon Denizi istikametine doğru ateşlendiği ifade edildi.• İran'da siyah yağmur uyarısı: İran’da bazı kişiler, son yağışlardan sonra baş ağrısı ve nefes almakta zorlanma şikâyetleri yaşadıklarını bildirirken, İran Kızılayı bu yağışların son derece tehlikeli ve asidik olabileceği uyarısında bulundu. Bazı İranlılar, yağmur sonrası ortaya çıkan sağlık sorunlarını baş ağrısı ve solunum güçlüğü şeklinde ifade etti. İran Kızılayı, saldırıların ardından görülen yağışların kimyasal özelliklerine dikkat çekerek halkı olası asidik yağmur riskine karşı uyardı.Mutlaka göz atın Kral çıplak: Noma'da neler oluyor? | apéro Cumartesi Noma krizde, Hamsi Taverna Avustralya'da | apéro gazete• ABD Ortadoğu'ya takviye gönderdi: ABD yönetimi, İran ile süren savaş ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim nedeniyle Ortadoğu'ya bir amfibi savaş grubu ile bu gruptaki Deniz Piyadeleri keşif birliğini, Japonya'da üslü USS Tripoli adlı amfibi saldırı gemisinin komutasında konuşlandırma kararı aldı. ABD'li yetkililer, USS Tripoli komutasındaki birliğin genel olarak 5 bin denizci ve çeşitli savaş gemilerine dağıtılmış Deniz Piyadeleri'nden oluştuğunu aktardı. Takviye birlik planı, Başkan Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki Hark Adası'nda bulunan tüm askeri hedefleri vurduklarını açıkladığı ve İran'ın İsrail ile Ortadoğu'daki ABD üslerine misilleme saldırıları düzenlediği dönemde gündeme geldi. Wall Street Journal, takviye isteğinin Ortadoğu'dan sorumlu Merkez Komutanlığı tarafından yapıldığını ve Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından onaylandığını yazdı. Washington Post ve Güney Kore basınındaki haberlere göre, Güney Kore'de konuşlu bir füze savunma sisteminin de Ortadoğu'ya kaydırılması planlandı. Pentagon, savaşın ilk iki haftasında 6 bin İran hedefinin vurulduğunu duyurdu; savaşın, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldüğü saldırısıyla başladığı belirtildi. İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri engellemeye devam edeceklerini, savaşta ölen İranlıların intikamının alınacağını ve komşu ülkelere ABD üslerine ev sahipliği yapmayı bırakma çağrısı yaptığını açıkladı.YAYINLARI KEŞFET
Hukukun bir çatışma ya da siyasi baskı aracı olarak kullanılması anlamına gelen "lawfare'" kavramı; son dönemde pek çok davada karşımıza çıkıyor. Peki, mahkeme kararlarının sistematik olarak yok sayılması olağan bir yargı süreci mi, yoksa hukuk devletinin fiilen askıya alınması mıdır?

Son yıllarda pandemi, enflasyon ve tedarik zinciri kriziyle baş etmeye çalışan küresel iş dünyası, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından başlayan çatışmalar nedeniyle yeni bir belirsizlik dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Enerji maliyetleri, tedarik zinciri kesintileri ve siber saldırı girişimleri, bu iklimde iş dünyası açısından üç temel risk faktörü olarak öne çıktı.









































