Çoğu gece kulübünde eğlencenin geç saatlerde başlamasından ve üzerlerindeki “erkek bakışlarından” rahatsız olan kadınların oluşturduğu komüniteler Avrupa kentlerinde hızla büyüyor. “Rave anneleri” özel partilerde buluşup birkaç saat eski günlerdeki gibi özgürce dans ettikten sonra yetişkin hayatlarına devam ediyor. Oluşumun Londra’daki öncüsü DJ Nikki Beatnik sorularımızı yanıtladı.

Lüks endüstrisinin geçirdiği dönüşüm, yalnızca estetik bir değişimden ibaret değil, aynı zamanda kültürel bir alan açabilme becerisiyle ilgili. Markalar artık her yerde görünür olmaktan ziyade, doğru yerde ve doğru hikayenin içinde var olmayı önceliklendiriyor. Bunun için de trendlerden çok geleneğe, dijitalden çok analog deneyimlere odaklanıyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, katıldığı ilk canlı yayında, aralarında Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına “evet” oyu vermeleri konusunda pişman olmadığını söylemesi, tarihî bir tartışmanın yeniden alevlenmesine yol açtı. O dönem neler yaşandığını anımsıyoruz.

Küresel ticarette korumacılığın arttığı, Çin’in kapasite fazlasının Avrupa, Afrika ve Ortadoğu gibi Türkiye’nin hedef pazarlarında her geçen gün daha fazla hissedildiği, Türkiye’nin ise bir yandan yerli sanayisini korumaya bir yandan da Çin’den yatırım çekmeye çalıştığı bir dönemde DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu ile Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerinin yeni yönünü konuştuk.

Yapay zeka yarışında başarı ölçütü, birkaç senedir oldukça basitti. Bir modeli ne kadar çok insan kullanıyorsa şirket de o kadar başarılı sayılıyordu. Fakat bu yıl yarışın kuralları değişti. Artık pek çok şirket, geliştirdiği öncü modeli geniş bir kitleye açmasıyla değil, “fazla tehlikeli” olduğunu öne sürerek erişimi kısıtlı tutmasıyla gündeme gelmeye başladı.

Kasım'da Antalya’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın ana gündemi aylar önce sıfır atık olarak açıklanmışken bir süre sonra ana gündem hem ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışma hem de Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla ortaya çıkan enerji güvenliği kriziyle elektrifikasyon olarak değiştirildi. Her ne kadar öncelikler değişse de, sivil toplumun iklim zirvesinden beklentileri değişmedi.

Bonn’da çözümsüz kalan iklim finansmanı ve fosil yakıtlardan çıkış gibi kritik başlıklar, Antalya’daki COP31’e taşındı. Zirvenin verilen sözleri somut adımlara dönüştürüp dönüştüremeyeceği, ev sahibi ülkelerin liderlik performansı ve müzakerelerin özellikle iklim krizinden en ağır etkilenen ülkeler için gerçek bir ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı merakla takip edilecek konular arasında.

LinkedIn akışınızı son altı ay içinde kontrol ettiyseniz şu cümle size tanıdık gelecek: "Tek satır kod yazmadan ilk uygulamamı yaptım.” Altında da artık standart hâle gelen o unvan: “Founder.” Peki bir zamanlar ekip kurmuş, para toplamış ve aylarca bir şeyin peşinden koşmuş insanların kullandığı bu unvan, bugün Lovable'da bir gününü geçiren herkesin profilinde durabiliyorsa kime gerçekten “kurucu” diyeceğiz?

Geçen yıl düzenlenen LGS’de 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan 15 yaşındaki Ada Olpak, CMAS Dünya Serbest Dalış Şampiyonası'nda da altın madalyanın sahibi oldu. Olpak'ın ağzından bir saatlik antrenman için gününün beş saatini yolda geçirdiği, sabah altıda havuza yetiştiği, hafta sonları şehir değiştirdiği hazırlık sürecine dair...

ABD’nin artan ilgisiyle paralel şekilde Latin Amerika’da siyasetin ibresi son yıllarda açık bir şekilde sağdan, hatta aşırı sağdan yana kayıyor: Milei ve Bukele gibi isimlerle başlayan bu "sağ dalga"; Şili, Bolivya, Paraguay, Peru gibi pek çok ülkeyi etkisi altına aldı. Son olarak Pazar günü sandık başına giden Kolombiya'da da az bir farkla aşırı sağcı aday Abelardo De La Espriella, itirazlara rağmen zaferini ilan etti. Peki Latin Amerika'da sağ dalga neden yükseliyor?

Bugünün Gündemi
📮 KAAN jesti, Venezuela depremiABD hükümetinin NATO Zirvesi öncesi KAAN uçakları için Türkiye'ye motor satışına izin vereceği iddia edildi. 7.1 ve 7.5 büyüklüğündeki iki depremle sarsılan Venezuela'da binaların çöktüğü görüldü; ölü sayısının artabileceği düşünülüyor.
Yazarlar


Her sabah, beş dakikalık gündem özeti eposta kutunda.
Kısa, yalın, öz.

İŞ DÜNYASI
TÜMÜNÜ OKU
AI çağında ‘founder’ olmak: Gerçekte ne değişti? LinkedIn akışınızı son altı ay içinde kontrol ettiyseniz şu cümle size tanıdık gelecek: "Tek satır kod yazmadan ilk uygulamamı yaptım.” Altında da artık standart hâle gelen o unvan: “Founder.” Peki bir zamanlar ekip kurmuş, para toplamış ve aylarca bir şeyin peşinden koşmuş insanların kullandığı bu unvan, bugün Lovable'da bir gününü geçiren herkesin profilinde durabiliyorsa kime gerçekten “kurucu” diyeceğiz?
TEKNOLOJİ
TÜMÜNÜ OKU
Erişim butonu: AI modellerinin ‘çok tehlikeli’ olduğuna kim karar veriyor?Yapay zeka yarışında başarı ölçütü, birkaç senedir oldukça basitti. Bir modeli ne kadar çok insan kullanıyorsa şirket de o kadar başarılı sayılıyordu. Fakat bu yıl yarışın kuralları değişti. Artık pek çok şirket, geliştirdiği öncü modeli geniş bir kitleye açmasıyla değil, “fazla tehlikeli” olduğunu öne sürerek erişimi kısıtlı tutmasıyla gündeme gelmeye başladı.
FİNANS
TÜMÜNÜ OKU
Aydın Mıstaçoğlu: “Çin ile rekabet ettiğimiz kadar, birlikte hareket edebileceğimiz alanlar da var”Küresel ticarette korumacılığın arttığı, Çin’in kapasite fazlasının Avrupa, Afrika ve Ortadoğu gibi Türkiye’nin hedef pazarlarında her geçen gün daha fazla hissedildiği, Türkiye’nin ise bir yandan yerli sanayisini korumaya bir yandan da Çin’den yatırım çekmeye çalıştığı bir dönemde DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu ile Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerinin yeni yönünü konuştuk.
SON BÜLTEN SAYILARI
SON HİKAYELER
Çoğu gece kulübünde eğlencenin geç saatlerde başlamasından ve üzerlerindeki “erkek bakışlarından” rahatsız olan kadınların oluşturduğu komüniteler Avrupa kentlerinde hızla büyüyor. “Rave anneleri” özel partilerde buluşup birkaç saat eski günlerdeki gibi özgürce dans ettikten sonra yetişkin hayatlarına devam ediyor. Oluşumun Londra’daki öncüsü DJ Nikki Beatnik sorularımızı yanıtladı.

Lüks endüstrisinin geçirdiği dönüşüm, yalnızca estetik bir değişimden ibaret değil, aynı zamanda kültürel bir alan açabilme becerisiyle ilgili. Markalar artık her yerde görünür olmaktan ziyade, doğru yerde ve doğru hikayenin içinde var olmayı önceliklendiriyor. Bunun için de trendlerden çok geleneğe, dijitalden çok analog deneyimlere odaklanıyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, katıldığı ilk canlı yayında, aralarında Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına “evet” oyu vermeleri konusunda pişman olmadığını söylemesi, tarihî bir tartışmanın yeniden alevlenmesine yol açtı. O dönem neler yaşandığını anımsıyoruz.

Küresel ticarette korumacılığın arttığı, Çin’in kapasite fazlasının Avrupa, Afrika ve Ortadoğu gibi Türkiye’nin hedef pazarlarında her geçen gün daha fazla hissedildiği, Türkiye’nin ise bir yandan yerli sanayisini korumaya bir yandan da Çin’den yatırım çekmeye çalıştığı bir dönemde DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu ile Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerinin yeni yönünü konuştuk.

Yapay zeka yarışında başarı ölçütü, birkaç senedir oldukça basitti. Bir modeli ne kadar çok insan kullanıyorsa şirket de o kadar başarılı sayılıyordu. Fakat bu yıl yarışın kuralları değişti. Artık pek çok şirket, geliştirdiği öncü modeli geniş bir kitleye açmasıyla değil, “fazla tehlikeli” olduğunu öne sürerek erişimi kısıtlı tutmasıyla gündeme gelmeye başladı.

Kasım'da Antalya’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın ana gündemi aylar önce sıfır atık olarak açıklanmışken bir süre sonra ana gündem hem ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışma hem de Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla ortaya çıkan enerji güvenliği kriziyle elektrifikasyon olarak değiştirildi. Her ne kadar öncelikler değişse de, sivil toplumun iklim zirvesinden beklentileri değişmedi.

Bonn’da çözümsüz kalan iklim finansmanı ve fosil yakıtlardan çıkış gibi kritik başlıklar, Antalya’daki COP31’e taşındı. Zirvenin verilen sözleri somut adımlara dönüştürüp dönüştüremeyeceği, ev sahibi ülkelerin liderlik performansı ve müzakerelerin özellikle iklim krizinden en ağır etkilenen ülkeler için gerçek bir ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı merakla takip edilecek konular arasında.

LinkedIn akışınızı son altı ay içinde kontrol ettiyseniz şu cümle size tanıdık gelecek: "Tek satır kod yazmadan ilk uygulamamı yaptım.” Altında da artık standart hâle gelen o unvan: “Founder.” Peki bir zamanlar ekip kurmuş, para toplamış ve aylarca bir şeyin peşinden koşmuş insanların kullandığı bu unvan, bugün Lovable'da bir gününü geçiren herkesin profilinde durabiliyorsa kime gerçekten “kurucu” diyeceğiz?

Geçen yıl düzenlenen LGS’de 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan 15 yaşındaki Ada Olpak, CMAS Dünya Serbest Dalış Şampiyonası'nda da altın madalyanın sahibi oldu. Olpak'ın ağzından bir saatlik antrenman için gününün beş saatini yolda geçirdiği, sabah altıda havuza yetiştiği, hafta sonları şehir değiştirdiği hazırlık sürecine dair...

ABD’nin artan ilgisiyle paralel şekilde Latin Amerika’da siyasetin ibresi son yıllarda açık bir şekilde sağdan, hatta aşırı sağdan yana kayıyor: Milei ve Bukele gibi isimlerle başlayan bu "sağ dalga"; Şili, Bolivya, Paraguay, Peru gibi pek çok ülkeyi etkisi altına aldı. Son olarak Pazar günü sandık başına giden Kolombiya'da da az bir farkla aşırı sağcı aday Abelardo De La Espriella, itirazlara rağmen zaferini ilan etti. Peki Latin Amerika'da sağ dalga neden yükseliyor?

"Sinemayı ortak düşünce ve üretim için bir zemin olarak gören bağımsız bir kültür inisiyatifi" olan Görültü'yü, kurucuları Nil Kural, Deniz Tortum, Murat Güneş ve Okay Karadayılar ile konuştuk.

Okurumuz "50’lerine gelmiş biri yeni bir maceraya atılmalı mı?" diye soruyor. Daha anlamlı olan ise belki de şunu anlamak: Şu anda yaşadığınız hayat size kendinizi yeterince canlı hissettiriyor mu? Benzer sorgulamalar içeren üç kitaplık bir reçete.

Pixar’ın en popüler animasyon serilerinden Oyuncak Hikayesi’nin beşinci filmi, bir kez daha serinin en sevilen “oyuncaklarını” biraraya getiriyor. Film, teknolojiyi çocuklar için bir tehdit olarak gören bir anlatı kuruyor. Ancak önceki filmlerde olduğu gibi, burada da hikaye büyümenin, değişmenin ve dönüşmenin kaçınılmaz olduğu fikriyle ilerliyor.

Ekonomik baskının giderek arttığı bir dünyada deneyimi simüle etmek, deneyimin kendisinin yerini alıyor. Güney Kore'de yayılan dopamin siteleri de bunun örneklerinden. Alışveriş yaptığımızda yükselen dopamini para harcamadan yükseltmek isteyenlerin de etkisiyle giderek de popülerleşiyorlar. Alışveriş deneyimini simüle eden bu siteler, insanların artık satın almak istedikleri ürünlerden çok, o ürünleri satın alabileceklerini hissetmeye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Bu hafta yurt içi piyasalarda sektörel endeks ve beklentiler ön plandayken, yurt dışı piyasalarda ABD GSYH bekleniyor. Bu sırada ABD-İran görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı’nın durumu da piyasalar açısından yakın takipte olacak.
22 Haz 2026

SON HABERLER
• Fransa'da rekor sıcaklıklar: Fransa, ülke genelinde etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle nehir sularının ısınması sonucu bazı nükleer santrallerdeki reaktörleri çevresel güvenlik sınırları aşıldığı için geçici olarak devre dışı bıraktı. Nehirlerden çekilen suyla soğutulan reaktörlerin, ısınan suyu yeniden nehre vermesi halinde ekosisteme zarar verme riski bulunduğu için üretim kısıtlamasına gidildi. Enerji şirketi yetkilileri, düşen üretime rağmen ülkenin elektrik arz güvenliğinin şebekedeki diğer kaynaklar ve ithalatla desteklendiğini ifade etti. Meteoroloji birimleri, sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ve bazı bölgelerde yeni rekorların kaydedildiğini bildirdi. Çevre örgütleri, nükleer santrallerin iklim değişikliğine bağlı sıcak hava dalgalarından doğrudan etkilendiğine dikkat çeken açıklamalar yaptı.• Avrupa sendikalarından serinleme molası talebi: Avrupa’daki işçi sendikaları, artan sıcak hava dalgaları nedeniyle işçilerin korunması için FIFA Dünya Kupası maçlarında uygulanan türde düzenli serinleme ve su molalarının işyerlerinde de zorunlu hale getirilmesini istedi. Sendikalar, sıcaklıkların yükselmesiyle açık havada ve kapalı alanlarda çalışanların ısı stresi, bayılma ve diğer sağlık riskleriyle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Talepte, işverenlerin çalışma saatlerini en sıcak saatlerden kaçınacak şekilde düzenlemesi ve çalışanlara yeterli içme suyu ile gölgelik alan sağlaması istendi. Sendikalar, iklim değişikliğiyle birlikte sıcak hava dalgalarının daha sık ve şiddetli hale geldiğini, bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının güncellenmesi gerektiğini savundu. Öneriler arasında, belirli sıcaklık eşiklerinin aşılması halinde üretimin yavaşlatılması veya durdurulması ve riskli sektörlerde özel koruyucu ekipman kullanılması da yer aldı.• Rutte'den Trump'a NATO yanıtı: NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Donald Trump'ın NATO ve İran konusundaki "hayal kırıklığına uğradım" sözlerine karşı çıkarak Avrupalı müttefiklerin genel olarak Trump'ın yanında durduğunu söyledi. Rutte, Trump'ın bazı münferit durumlarda hayal kırıklığı yaşadığını bildiğini, ancak genel tabloya bakıldığında Avrupalı müttefiklerin destek verdiğini ifade etti.• Avrupa sendikalarından serinleme molası çağrısı: Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ve üye sendikalar, artan sıcak hava dalgaları nedeniyle işçilerin korunması için Dünya Kupası'nda hakemlerin verdiği içecek ve serinleme molalarına benzer zorunlu "serinleme molaları" uygulanması çağrısında bulundu. ETUC, iklim değişikliğiyle bağlantılı sıcak hava dalgalarının Avrupa’da daha sık ve şiddetli hale geldiğini, bunun özellikle açık havada ve ağır işlerde çalışanlar için sağlık riski oluşturduğunu vurguladı. Sendikalar, işverenlerin çalışma saatlerini günün serin saatlerine kaydırmasını, gölgelik ve serin alanlar sağlamasını ve yeterli su temin etmesini istedi. Örgütler, bazı Avrupa ülkelerinde sıcaklık belli bir eşiğin üzerine çıktığında çalışma koşullarını düzenleyen yasal çerçeveler bulunduğunu, ancak bu uygulamaların kıta genelinde yaygın ve bağlayıcı olmadığını belirtti. Sendikalar, Avrupa Birliği kurumlarına iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aşırı sıcaklara karşı özel koruma hükümleri eklenmesi için çağrı yaptı.• Avrupalı sendikalardan serinleme molası talebi: Avrupalı sendikalar, artan sıcak hava dalgaları nedeniyle açık alanda ve ağır işlerde çalışanlar için Dünya Kupası'nda uygulanan içecek ve serinleme molalarına benzer zorunlu dinlenme araları getirilmesini istedi. Sendikalar, futbol maçlarında hakem kararıyla verilen su molalarının, sıcaklık ve nem belirli eşikleri aştığında işyerlerinde de otomatik olarak devreye girmesi gerektiğini savundu. Talepte, işçilerin gölgeli alanlara çekilmesi, suya erişimin garanti altına alınması ve çalışma temposunun düşürülmesi gibi önlemler yer aldı. Sendikalar, iklim değişikliğiyle birlikte Avrupa’da sıcak hava dalgalarının daha sık ve şiddetli hale geldiğini, bu durumun özellikle inşaat, tarım ve lojistik sektörlerindeki çalışanlar için sağlık riski oluşturduğunu vurguladı. Öneriler arasında, ulusal mevzuat ve toplu iş sözleşmelerine sıcak stresine karşı özel koruma hükümleri eklenmesi ve işverenlerin risk değerlendirmelerinde sıcaklık faktörünü dikkate alması da sayıldı.• Mars'ta karbon keşfi: Bilim insanları, Mars'ta tespit edilen karbonun tek başına gezegende yaşamın varlığını kanıtlamadığını ancak keşfin geçmişte yaşam barındırmış olabileceği düşünülen bir bölgede yapılmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti. Uzmanlar, karbon bulgusunun yaşamın doğrudan kanıtı olarak görülmemesi gerektiğini, buna rağmen söz konusu bölgenin geçmişteki olası yaşama dair araştırmalar için önemli olduğunu vurguladı.• Sahte kemik yaşı davası: Hiranur Vakfı Kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, kızıyla evlendiği belirtilen Kadir İstekli ve iki sanık, İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde çocuğun kemik yaşını büyütmek için resmi belgede sahtecilik yaptıkları gerekçesiyle beşer yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dava, Aralık 2022’de İstanbul Barosu’nun yaş tespitine ilişkin sağlık raporlarında sahtecilik yapıldığı iddiasıyla yaptığı başvuru üzerine açıldı. Mahkeme, mağdur yerine başka bir kişinin röntgeninin çekildiği, bu yolla gerçeğe aykırı sağlık kurulu raporu düzenlendiği ve sanıkların “kamu görevlisini azmettirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik” suçunu işlediği kanaatine vardı. Sanıklar Yusuf Ziya Gümüşel, Kadir İstekli, hastane çalışanı Kubilay Şimşek ve Mehmet Emin Marankoz suçlamaları reddetti ve beraat talep etti; üç doktor hakkındaki dava ise zaman aşımı gerekçesiyle düşürüldü. Mahkeme, HTS kayıtlarına göre sanıkların olay günü birden fazla kez iletişim kurduklarını ve aynı zaman diliminde hastanede bulunduklarını, süreçten baştan itibaren haberdar olup “fikir ve eylem birliği içinde” hareket ettiklerini değerlendirdi. İstanbul Barosu adına davayı izleyen Avukat Birsen Baş Topaloğlu, 15 yaş altındaki çocuklarla işlenen cinsel suçlarda rızanın hukuken geçerli olmadığını, bu nedenle yaşın büyütülmesine yönelik sahteciliğin ceza bakımından kritik olduğunu söyledi. Topaloğlu, sanıklara üst sınırdan ceza verilmesini olumlu karşıladıklarını, ancak üç doktor hakkında verilen zaman aşımı kararına katılmadıklarını ve bu değerlendirmeye karşı istinaf yoluna gideceklerini belirtti. Topaloğlu, söz konusu sağlık kurulu raporunun bir soruşturma kapsamında düzenlenen resmi belge olduğunu, bu tür raporlarda çok daha yüksek dikkat yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı.• James Webb 3I/Atlas gözlemi: James Webb Uzay Teleskobu, Güneş Sistemi'nden geçen üçüncü yıldızlararası cisim 3I/Atlas'ın tayf verilerini inceleyerek bu gökcisminin kökenine ve kimyasal bileşimine dair ipuçları sundu. 3I/Atlas, 2019'da keşfedilen 2I/Borisov ve 2017'de tespit edilen 1I/'Oumuamua'dan sonra gözlemlenen üçüncü yıldızlararası cisim olarak kayda geçti. Araştırma ekibi, James Webb'in kızılötesi tayf ölçümleriyle 3I/Atlas'ın yüzeyindeki buz ve toz bileşimini analiz ederek, cismin oluştuğu gezegen sisteminin koşulları hakkında çıkarımlar yaptı. Elde edilen veriler, 3I/Atlas'ın kimyasal bileşiminin Güneş Sistemi kuyruklu yıldızlarıyla benzerlik ve farklılıklarını ortaya koyarak, yıldızlararası cisimlerin çeşitliliğine dair yeni veriler sağladı. Çalışmanın sonuçları, yıldızlararası cisimlerin kökenini anlamaya yönelik modellerde kullanılmak üzere bilimsel dergilerde yayımlanmak üzere hazırlandı.• Kellik tedavisinde hap umudu: Araştırmacılar, kellik için geliştirilen yeni bir hap formunun klinik denemelerde saç dökülmesini yavaşlatmada ve saç büyümesini artırmada olumlu sonuçlar verdiğini, mevcut tedavilere alternatif olabilecek bir yöntem üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Hap tedavisinin, saç köklerini etkileyen biyolojik yolları hedef alan bir molekül üzerinden geliştirildiği ve bu sayede saç foliküllerinin yeniden aktif hale getirilmesinin amaçlandığı aktarıldı. Klinik çalışmalara katılan gönüllülerde belirli bir kullanım süresi sonunda saç yoğunluğunda artış ve dökülmede azalma gözlendiği, yan etkilerin ise genellikle hafif düzeyde seyrettiği bildirildi. Uzmanlar, hap formundaki tedavinin özellikle topikal (bölgesel) tedavilere yanıt vermeyen veya düzenli uygulamada zorlanan hastalar için yeni bir seçenek oluşturabileceğini ifade etti. Araştırma ekibi, daha geniş hasta gruplarıyla yapılacak ileri faz klinik denemelerin ardından ilacın ruhsatlandırma sürecine geçilebileceğini, bunun için ek güvenlik ve etkinlik verilerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.• La Guaira deprem görüntüleri: Venezuela'nın liman kenti La Guaira'da kaydedilen görüntülerde, bir deprem sonrası binaların ve altyapının ağır hasar aldığı, sokaklarda yıkıntıların oluştuğu ve olayın No Comment formatında yorumsuz video ile aktarıldığı görüldü. Euronews’in No Comment bölümünde yayımlanan videoda, liman kenti La Guaira’da çok sayıda yapının cephelerinde ve duvarlarında ciddi çatlaklar ve dökülmeler olduğu görüntülendi. Sokaklarda yıkılan yapı parçalarının ve molozların bulunduğu, bazı araçların da bu enkazlardan etkilendiği kaydedildi. Görüntülerde, hasar gören bölgelerde insanların ve görevlilerin hareketliliği yer alırken, video boyunca olaylara ilişkin herhangi bir anlatım veya yorum kullanılmadı.YAYINLARI KEŞFET
Bira, Çek kültürünün ayrılmaz bir parçası. Dünyanın kişi başına en çok bira içilen şehri olan Prag, kişi başına düşen bar sayısında da dünya birincisi. Bira müzesinden deneyim merkezine ve tarihî barlara, kent sokaklarında serin bir tura çıkıyoruz.

Bir yapı yarım kaldığında onu tamamlamak mimarın vizyonunu sürdürmek anlamına mı gelir, yoksa bu yarım kalmışlık da mimarlık tarihinin bir parçası olarak korunmalı mıdır? Sagrada Familia örneği üzerinden yarım kalmış mimari eserlerin geleceğini, ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Celal Abdi Güzer ve yenilenen Atatürk Kültür Merkezi’nin mimarı, MURAT TABANLIOĞLU Studio kurucusu Murat Tabanlıoğlu’na sorduk.

Belki de bu Babalar Günü’nde babalara, erkekliğin duygusuz zırhını kuşanıp iktidar üretmedikleri; aksine evin görünmez yüküne, çocuğun kırılganlığına, yaşamın ortaklığına omuz verdikleri için teşekkür edebiliriz. Fakat asıl teşekkür, gelecekte buna ayrıca teşekkür etmeye gerek kalmamasını sağlamaktır.

Türkiye’de 90’larda çıkış yapan sanatçıların konserlerinde hâlâ binlerce kişiyi biraraya getirmesi, 90’lar gecelerinde mekanların dolup taşması ya da bu şarkıların daha ilk saniyelerinden insanların hep bir ağızdan eşlik etmeye başlaması tesadüf değil. Tanıdık sesler, tanıdık ritimler, tanıdık sözler bir süreklilik duygusu yaratıyor. Kendimizi hikayemizin içinden düşmüş gibi hissettiğimiz anlarda, geçmiş bizi yeniden kendimize ilikliyor.

Babalar Günü'ne ilk burun kıvıranlar, onu "fazla yumuşak" bulan erkeklerdi. Aradan bir asır geçti; elimizdeki bütün o kitaplar ve filmler, baba denen figürün sertliğiyle değil, hep ertelediği şefkatiyle hatırlandığını gösteriyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan travmaları, söylenmemiş sözleri ve yarım kalmış yakınlıkları anlatan yönetmen Joachim Trier bunu tek cümleye sığdırıyor: “Şefkat yeni punk’tır.”



































