Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılan "Yoko Ono: İçses ve İçyapı" sergisi; Yoko Ono’nun popüler kültürün getirdiği şöhretle gölgelenmiş sanatsal üretimini açığa çıkarırken, kendimizle yüzleşmeye de bir çağrı niteliğinde. İzleyicinin aktif katılımıyla anlamını bulan, kolektif ve dönüştürücü bir deneyim sunan sergiyi 27 Aralık’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.

Harris Dickinson, ilk uzun metrajlı filmi "Urchin" ile Britanya sosyal gerçekçiliğini psikolojik bir karakter incelemesine dönüştürerek yılın en etkileyici ilk yönetmenliklerinden birine imza atıyor.

Yeni kuşak auteur’lerin bir kısmı artık film okullarından değil, YouTube’un karanlık arşivlerinden çıkıyor. "Backrooms" da tam olarak böyle bir yerden doğuyor: İnternetin tekinsiz koridorlarından, "creepypasta" forumlarından, izleyicinin ipuçlarını takip ederek anlatıya katıldığı "ARG’lerden", buluntu görüntülerden, analog horror serilerinden ve tek başınayken izlenen rahatsız edici YouTube videolarından...

Deniz Göktaş'ın YouTube'da yayımlandığı anda ortalığı kasıp kavuran şovu "Ölü Deniz"de herkes kerameti “cesarette” arıyor ama gösterinin asıl bize dokunan yönü “doğruluk”. Kendi durumumuzla ilgili kendimize bile itiraf etmekten korktuğumuz, rahatsız edici şeyler söylüyor Göktaş. Kendi kişisel çelişkilerini, korkularını ve zaaflarını da dürüstçe ortaya koyuyor. Böylece izleyenler de bazen kendilerine bile itiraf edemedikleri çelişkileri, korkuları ve zaaflarıyla yüzleşiyor.

Sandra Hüller’in ustalığı, oyunculuğu görünmez hâle getirerek sergilemesidir. Büyüklüğü, büyük oynamayı reddetmesidir. Bilgeliği, can verdiği karakterin varlığı uğruna, kendi varlığından usulca vazgeçmesidir. Oyunculuğun en yüksek biçimlerinden biri de bu değil midir zaten? Seyircinin oyuncuyu unutması ve geriye sadece “insanın” kalması.

Han Kang'ın Nobel konuşması, şiirleri ve günlüklerinden oluşan "Işık ve İp", yazarın edebi dünyasını içeriden görme imkanı sunuyor. Küçük bir bahçeye düşen ışık, yazı masasında büyüyen sorulara dönüşüyor. Bu kitap, Han Kang'ın neden ve nasıl yazdığını anlamak isteyen okurlar için eşsiz bir rehber niteliğinde.

CHP seçmenlerinin başlattığı Demokrasi İçin Yurttaşlar hareketi, Türkiye’de temsil krizine ve demokratik gerilemeye karşı tabandan bir siyasal örgütlenme kurmayı hedefliyor. Farklı meslek gruplarının, özellikle beyaz yaka çalışanlarının katılımıyla oluşan hareket, mahallelerden başlayan taban örgütlenmesini büyütmeyi amaçlıyor. Aposto’ya konuşan hareketin kurucusu Altuğ Öztürk, kuruluş sürecini, temel motivasyonunu ve yürütülen çalışmaları anlattı.

Türkiye, dünyanın en büyük turizm ülkelerinden biri olmayı başardı. Peki bu başarının temelini oluşturan kültürel mirası, doğal değerleri ve yaşam biçimlerini korumakta da aynı başarıyı gösterebilecek mi? Belki de doğru soru, her yıl kaç milyon turist ağırladığımız değil, o turistler gittikten sonra geriye ne bıraktıklarıdır.

Günümüzde herkese hitap eden evrensel bir "kitle markası" hâline gelmek oldukça nadir ve istisnai bir durum. İçe kapanan bu yeni pazarda sürdürülebilir büyümenin daha gerçekçi yolu; tüketicinin dünyasına zorla girmeye çalışmak değil, onun kendi etrafında ördüğü o yakın güven çemberinin içine organik, samimi ve ticari olarak davet edilebilir bir paydaş olarak dahil olmayı başarabilmekten geçiyor.

Düzenli olarak yayımlanmasa da her an hesaplanabilen reel faiz oranı da belki de en önemli reel ekonomik göstergelerden birini oluşturuyor. Bildiğimiz gibi enflasyondan arındırılmış veriler reel hale gelir. Tüm bu reel hesaplamalarda kritik unsur, hangi enflasyon oranının esas alındığıdır. Karar vericiler açısından bakıldığında, reel değerin beklenen enflasyona göre hesaplanması en doğru yaklaşımdır.

Bugünün Gündemi
📮 Kadir İnanır'a veda, savunma anlaşmalarıZatürre ve akciğer enfeksiyonu nedeniyle yoğun bakımda tedavi gören Kadir İnanır, 77 yaşında hayatını kaybetti. Rutte, NATO Zirvesi'nde on milyarlarca dolarlık yeni savunma anlaşmaları açıklanacağını duyurdu.
Yazarlar
Her sabah, beş dakikalık gündem özeti eposta kutunda.
Kısa, yalın, öz.

İŞ DÜNYASI
TÜMÜNÜ OKU
2026 Edelman Trust Barometer: İçe kapanan bir dünyada markalar için güven ve uyum dengesi nasıl kurulur?Günümüzde herkese hitap eden evrensel bir "kitle markası" hâline gelmek oldukça nadir ve istisnai bir durum. İçe kapanan bu yeni pazarda sürdürülebilir büyümenin daha gerçekçi yolu; tüketicinin dünyasına zorla girmeye çalışmak değil, onun kendi etrafında ördüğü o yakın güven çemberinin içine organik, samimi ve ticari olarak davet edilebilir bir paydaş olarak dahil olmayı başarabilmekten geçiyor.
TEKNOLOJİ
TÜMÜNÜ OKU
Erişim butonu: AI modellerinin ‘çok tehlikeli’ olduğuna kim karar veriyor?Yapay zeka yarışında başarı ölçütü, birkaç senedir oldukça basitti. Bir modeli ne kadar çok insan kullanıyorsa şirket de o kadar başarılı sayılıyordu. Fakat bu yıl yarışın kuralları değişti. Artık pek çok şirket, geliştirdiği öncü modeli geniş bir kitleye açmasıyla değil, “fazla tehlikeli” olduğunu öne sürerek erişimi kısıtlı tutmasıyla gündeme gelmeye başladı.
FİNANS
TÜMÜNÜ OKU
Enflasyon ile mücadelenin gücü reel faizden geçiyorDüzenli olarak yayımlanmasa da her an hesaplanabilen reel faiz oranı da belki de en önemli reel ekonomik göstergelerden birini oluşturuyor. Bildiğimiz gibi enflasyondan arındırılmış veriler reel hale gelir. Tüm bu reel hesaplamalarda kritik unsur, hangi enflasyon oranının esas alındığıdır. Karar vericiler açısından bakıldığında, reel değerin beklenen enflasyona göre hesaplanması en doğru yaklaşımdır.
SON BÜLTEN SAYILARI
SON HİKAYELER
Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılan "Yoko Ono: İçses ve İçyapı" sergisi; Yoko Ono’nun popüler kültürün getirdiği şöhretle gölgelenmiş sanatsal üretimini açığa çıkarırken, kendimizle yüzleşmeye de bir çağrı niteliğinde. İzleyicinin aktif katılımıyla anlamını bulan, kolektif ve dönüştürücü bir deneyim sunan sergiyi 27 Aralık’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.

Harris Dickinson, ilk uzun metrajlı filmi "Urchin" ile Britanya sosyal gerçekçiliğini psikolojik bir karakter incelemesine dönüştürerek yılın en etkileyici ilk yönetmenliklerinden birine imza atıyor.

Yeni kuşak auteur’lerin bir kısmı artık film okullarından değil, YouTube’un karanlık arşivlerinden çıkıyor. "Backrooms" da tam olarak böyle bir yerden doğuyor: İnternetin tekinsiz koridorlarından, "creepypasta" forumlarından, izleyicinin ipuçlarını takip ederek anlatıya katıldığı "ARG’lerden", buluntu görüntülerden, analog horror serilerinden ve tek başınayken izlenen rahatsız edici YouTube videolarından...

Deniz Göktaş'ın YouTube'da yayımlandığı anda ortalığı kasıp kavuran şovu "Ölü Deniz"de herkes kerameti “cesarette” arıyor ama gösterinin asıl bize dokunan yönü “doğruluk”. Kendi durumumuzla ilgili kendimize bile itiraf etmekten korktuğumuz, rahatsız edici şeyler söylüyor Göktaş. Kendi kişisel çelişkilerini, korkularını ve zaaflarını da dürüstçe ortaya koyuyor. Böylece izleyenler de bazen kendilerine bile itiraf edemedikleri çelişkileri, korkuları ve zaaflarıyla yüzleşiyor.

Sandra Hüller’in ustalığı, oyunculuğu görünmez hâle getirerek sergilemesidir. Büyüklüğü, büyük oynamayı reddetmesidir. Bilgeliği, can verdiği karakterin varlığı uğruna, kendi varlığından usulca vazgeçmesidir. Oyunculuğun en yüksek biçimlerinden biri de bu değil midir zaten? Seyircinin oyuncuyu unutması ve geriye sadece “insanın” kalması.

Han Kang'ın Nobel konuşması, şiirleri ve günlüklerinden oluşan "Işık ve İp", yazarın edebi dünyasını içeriden görme imkanı sunuyor. Küçük bir bahçeye düşen ışık, yazı masasında büyüyen sorulara dönüşüyor. Bu kitap, Han Kang'ın neden ve nasıl yazdığını anlamak isteyen okurlar için eşsiz bir rehber niteliğinde.

CHP seçmenlerinin başlattığı Demokrasi İçin Yurttaşlar hareketi, Türkiye’de temsil krizine ve demokratik gerilemeye karşı tabandan bir siyasal örgütlenme kurmayı hedefliyor. Farklı meslek gruplarının, özellikle beyaz yaka çalışanlarının katılımıyla oluşan hareket, mahallelerden başlayan taban örgütlenmesini büyütmeyi amaçlıyor. Aposto’ya konuşan hareketin kurucusu Altuğ Öztürk, kuruluş sürecini, temel motivasyonunu ve yürütülen çalışmaları anlattı.

Türkiye, dünyanın en büyük turizm ülkelerinden biri olmayı başardı. Peki bu başarının temelini oluşturan kültürel mirası, doğal değerleri ve yaşam biçimlerini korumakta da aynı başarıyı gösterebilecek mi? Belki de doğru soru, her yıl kaç milyon turist ağırladığımız değil, o turistler gittikten sonra geriye ne bıraktıklarıdır.

Günümüzde herkese hitap eden evrensel bir "kitle markası" hâline gelmek oldukça nadir ve istisnai bir durum. İçe kapanan bu yeni pazarda sürdürülebilir büyümenin daha gerçekçi yolu; tüketicinin dünyasına zorla girmeye çalışmak değil, onun kendi etrafında ördüğü o yakın güven çemberinin içine organik, samimi ve ticari olarak davet edilebilir bir paydaş olarak dahil olmayı başarabilmekten geçiyor.

Düzenli olarak yayımlanmasa da her an hesaplanabilen reel faiz oranı da belki de en önemli reel ekonomik göstergelerden birini oluşturuyor. Bildiğimiz gibi enflasyondan arındırılmış veriler reel hale gelir. Tüm bu reel hesaplamalarda kritik unsur, hangi enflasyon oranının esas alındığıdır. Karar vericiler açısından bakıldığında, reel değerin beklenen enflasyona göre hesaplanması en doğru yaklaşımdır.

Maestro lakaplı, yani “orkestra şefi” olarak anılan efsanevi Fed başkanlarından Alan Greenspan, bu hafta pazartesi günü 100 yaşında hayatını kaybetti. Greenspan için sanırım herkesin üzerinde uzlaşacağı nokta, Fed'in en çok ses getiren ve en çok tartışılan başkanlarından biri olması.

Uzun vadeli yatırımın ve finansal derinliğin birinci dereceden belirleyicisi, mülkiyeti devletin keyfi hükümlerinden koruyan kurumlardır. Bugünün Türkiyesi'nde tam da bu kurumların altı oyuktur.

Çoğu gece kulübünde eğlencenin geç saatlerde başlamasından ve üzerlerindeki “erkek bakışlarından” rahatsız olan kadınların oluşturduğu komüniteler Avrupa kentlerinde hızla büyüyor. “Rave anneleri” özel partilerde buluşup birkaç saat eski günlerdeki gibi özgürce dans ettikten sonra yetişkin hayatlarına devam ediyor. Oluşumun Londra’daki öncüsü DJ Nikki Beatnik sorularımızı yanıtladı.

SON HABERLER
• İspanya’da düğün maliyetleri: İspanya’da düğün organizasyonlarının toplam maliyeti, salon, yemek, fotoğraf, müzik ve diğer hizmetlerdeki fiyat artışları nedeniyle 2026 itibarıyla ortalama 10 bin euro yükselerek çiftler için çok daha yüksek bir bütçe gerektiren bir kalem haline geldi. Artan maliyetler arasında mekan kiraları, kişi başı yemek ücretleri, fotoğraf ve video paketleri ile müzik ve eğlence hizmetleri öne çıktı. Düğün planlama şirketleri, çiftlerin daha küçük davetler, daha az misafir ve sade konseptler tercih etmeye başladığını aktardı. Bazı çiftlerin bütçeyi dengelemek için balayı planlarını ertelediği veya daha kısa ve yakın destinasyonları seçtiği ifade edildi. Sektör temsilcileri, enflasyon ve hizmet maliyetlerindeki yükseliş sürdükçe düğün fiyatlarının daha da artabileceğini öngördü.• İspanya'da düğün maliyetleri arttı: İspanya’da düğün sektörü temsilcileri, 2026’da ortalama bir düğünün maliyetinin artan enflasyon, hizmet ve mekân fiyatları nedeniyle yaklaşık 10 bin euro yükselerek çiftler için çok daha pahalı hale geldiğini aktardı. Sektör verilerine göre İspanya’da düğün başına ortalama harcama son yıllarda kademeli olarak artış gösterdi ve 2026 için yapılan sözleşmelerde fiyatlar önceki yıllara kıyasla belirgin şekilde yukarı çekildi. Düğün planlama şirketleri, artışta özellikle yiyecek‑içecek, enerji, personel giderleri ve kiralık düğün mekânlarının fiyatlarındaki yükselişin etkili olduğunu, paket fiyatların buna göre güncellendiğini bildirdi. Bazı organizatörler, çiftlerin bütçelerini dengelemek için davetli sayısını azalttığını, daha sade konseptlere yöneldiğini ve yurt dışı yerine ülke içi destinasyonları tercih etmeye başladığını ifade etti. Otel ve restoran işletmecileri, uzun vadeli rezervasyon yapan çiftlere sabit fiyat garantisi sunan sözleşmelerin yaygınlaştığını, buna rağmen menü ve hizmet kalemlerinde kısıntıya gidildiğini dile getirdi.• İsrail Lübnan çerçeve anlaşması: İsrail ve Lübnan, ABD arabuluculuğunda 26 Haziran'da Washington'da imzaladıkları 14 maddelik çerçeve anlaşmayla karşılıklı barış içinde ve güvenlik içinde yaşama iradelerini beyan ederken, İsrail'in güney Lübnan'daki iki pilot bölgeden çekilmesini ve Lübnan ordusu... ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmanın kalıcı barış ve güvenlik için bir çerçeve oluşturmaya başladığını söyledi. Anlaşma, uluslararası siyasi ve hukuki platformlarda taraflar arasındaki düşmanca veya olumsuz eylemlerin sona erdirilmesine özel atıf yaptı. Metinde, her iki ülke tutukluların serbest bırakılması ve cenazelerin iadesi için çalışma sözü verdi ve hiçbir maddenin tarafların meşru müdafaa hakkını sınırlamadığı vurgulandı. Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin, devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılmasına bağlı olarak ülke genelinde egemenliği yeniden tesis edeceği ifade edildi. Lübnan, bu süreç için uluslararası ve özellikle ABD liderliğindeki Arap ortakların desteğini talep etti ve çerçevenin uygulanmasına yardımcı olmak üzere ABD destekli bir askeri koordinasyon grubu kurulması kararlaştırıldı. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, anlaşmayı egemenliğin yeniden tesisine yönelik ilk adım olarak niteledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah silahsızlanana kadar İsrail güçlerinin güney Lübnan'da kalacağını söylerken, İsrail ordusunun şu anda Lübnan topraklarının yaklaşık %5'ini kontrol ettiğini aktardı. Netanyahu, Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin güneyi ve kuzeyinde iki pilot bölgede bazı alanları devralmasına izin verdiklerini belirtti.• Yavaş yaşlanan kelebekler: Bilim insanları, laboratuvar ortamında 25 kat daha yavaş yaşlanan ve bu sayede ömrü belirgin biçimde uzayan kelebekler geliştirdiklerini, bu çalışmanın insanlarda yaşlanma ve yaşa bağlı hastalıkların tedavisine yönelik yeni yaklaşımlar için model oluşturabileceğini açıkladı. Araştırmada, kelebeklerin hücrelerindeki yaşlanma sürecini yavaşlatan genetik ve biyokimyasal mekanizmalar incelendi. Bilim insanları, bu kelebeklerde DNA hasarı onarımı, hücresel stres yanıtı ve metabolizma hızındaki değişimleri karşılaştırmalı olarak analiz etti. Çalışmada elde edilen verilerin, insan hücrelerinde yaşlanmayı etkileyen benzer yolların hedeflenmesi için kullanılabileceği ifade edildi. Araştırma ekibi, bulguların ileride ilaç geliştirme ve sağlıklı yaşam süresini uzatma stratejilerinde referans olabileceğini vurguladı.• Stres kan yapısını değiştiriyor: Araştırmacılar, akut psikolojik stresin insanlarda bağışıklık hücrelerini dakikalar içinde kana yönlendirdiğini ve kanın hücresel bileşimini kısa sürede değiştirdiğini, bu mekanizmanın vücudu olası yaralanma ve enfeksiyonlara hazırlayan evrimsel bir yanıt olduğunu bildirdi. Çalışmada, sağlıklı gönüllüler stresli bir göreve tabi tutuldu ve kan örnekleri stres öncesi, sırası ve sonrasında alındı; analizlerde bağışıklık hücrelerinin sayısında ve dağılımında hızlı değişimler gözlendi. Bilim insanları, stres sırasında kemik iliğindeki bağışıklık hücrelerinin kana geçtiğini, bunun da özellikle nötrofil ve lenfosit gibi hücrelerin düzeylerinde ani artışlara yol açtığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu kısa süreli bağışıklık mobilizasyonunun yaralanma riskinin arttığı durumlarda enfeksiyonla mücadeleyi güçlendirebileceğini, ancak kronik stres altında bu mekanizmanın sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguladı. Araştırma ekibi, bulguların stresle ilişkili hastalıkların anlaşılması ve stres yönetimine yönelik tıbbi yaklaşımların geliştirilmesi için yeni hedefler sunabileceğini ifade etti.• Gençlerde kanser artışı: Euronews, son yıllarda 50 yaş altı yetişkinlerde görülen kanser vakalarındaki artışın, yeni kuşakların daha hızlı yaşlanmasına yol açan çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle bağlantılı olabileceğini aktardı. Haberde, 1990-2019 arasında 14-49 yaş arası bireylerde erken başlangıçlı kanser vakalarının yaklaşık %80 arttığı, kanser kaynaklı ölümlerin ise %27 yükseldiği bilgisine yer verildi. Uzmanlar, obezite, işlenmiş gıda tüketimi, fiziksel aktivite azlığı, alkol ve tütün kullanımının yanı sıra hava kirliliği ve kimyasal maruziyetin risk faktörleri arasında sayıldığını ifade etti. Araştırmalarda, çocukluk ve ergenlik döneminde maruz kalınan bu risklerin, bağışıklık sistemi ve hücresel yaşlanma süreçlerini etkileyerek genç yaşta kanser gelişimine zemin hazırlayabileceği vurgulandı. Bilim insanları, tarama programlarının genç yaş gruplarına uyarlanması, sağlıklı beslenme ve hareketli yaşamın teşviki ile çevresel toksinlere maruziyetin azaltılmasının önemine dikkat çekti.• Almanya'da medya şiddeti: Almanya'da 2025 yılında gazeteciler ve medya kuruluşlarına yönelik 468 şiddet vakası kaydedildi ve bu vakaların büyük bölümünün aşırı sağcı grupların yanı sıra protesto ve gösteriler sırasında yaşanan saldırılardan kaynaklandığı bildirildi. Vakaların, tehdit, fiziksel saldırı, ekipmanların tahrip edilmesi ve haber takibinin engellenmesi gibi farklı türlerde olduğu, çoğunun sahada görev yapan muhabir ve kameramanları hedef aldığı aktarıldı. Saldırıların önemli kısmının, özellikle göç, iklim politikaları ve aşırı sağ karşıtı gösteriler gibi siyasi içerikli etkinliklerin takibi sırasında meydana geldiği ifade edildi. Medya özgürlüğü alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının, artan şiddet vakalarının gazetecilerin oto-sansür uygulamasına ve bazı bölgelerde haber takibinden kaçınmasına yol açtığını rapor ettiği belirtildi. Yetkililerin, saldırıların soruşturulması ve faillerin cezalandırılması için federal ve eyalet düzeyinde güvenlik birimleriyle koordinasyonun güçlendirildiğini bildirdiği aktarıldı.• Musk'un simülasyon inancı: Ünlü filozof Nick Bostrom, Elon Musk'ın evrenin büyük olasılıkla gelişmiş bir medeniyetin yarattığı bir bilgisayar simülasyonu olduğuna inandığını, bunun nedenini de teknolojik ilerleme ve olasılık hesaplarına dayandırdığını anlattı. Bostrom, “simülasyon argümanı”nda, uygarlıkların yeterince ilerlerse atalarının detaylı simülasyonlarını çalıştırabilecek teknolojiye ulaşacağını ve bu durumda simüle edilmiş bilinçlerin sayısının gerçeklerden çok daha fazla olacağını savundu. Filozof, bu mantıkla bakıldığında, istatistiksel olarak bir simülasyonda yaşama ihtimalinin, “orijinal” biyolojik evrende yaşama ihtimalinden daha yüksek olduğunu, Musk’ın da bu akıl yürütmeden etkilendiğini aktardı. Bostrom, argümanının üç olasılıktan birinin doğru olması gerektiğini söyledi: Uygarlıklar yok oluyor, gelişmiş uygarlıklar atalarının simülasyonlarını çalıştırmıyor ya da biz büyük olasılıkla bir simülasyonda yaşıyoruz. Musk, daha önce yaptığı açıklamalarda, “Eğer bir simülasyonda değilsek, bu tek bir orijinal gerçeklik olduğu anlamına gelir” diyerek, video oyunlarındaki grafik gelişimini örnek göstermiş ve gelecekte gerçeklikten ayırt edilemeyecek sanal dünyalar üretilebileceğini söylemişti.• Ram üreticilerinden fiyat uyarısı: Küresel bellek çip üreticileri, arz kısıtları ve artan talep nedeniyle RAM fiyatlarının uzun yıllar boyunca pandemi ve kriz öncesi seviyelere dönmeyebileceğini, bu durumun bilgisayar ve sunucu maliyetlerini kalıcı olarak yukarı çektiğini ifade etti. Üreticiler, yapay zekâ uygulamaları, veri merkezleri ve yüksek performanslı bilgisayar pazarından gelen güçlü talebin bellek çiplerine yönelik baskıyı artırdığını aktardı. Sektör temsilcileri, önceki yıllarda yaşanan aşırı kapasite ve fiyat çöküşlerinin ardından birçok fabrikanın üretimi kısmaya gittiğini, yeni yatırım kararlarının ise uzun vadede devreye girebildiğini vurguladı. Uzmanlar, özellikle DRAM ve NAND gibi bellek türlerinde fiyatların dalgalı seyretse de genel seviyenin geçmiş döngülere kıyasla daha yüksek kalacağını öngördü. Analizlerde, tüketici bilgisayarları kadar kurumsal sunucu ve bulut altyapısı yatırımlarının da toplam bellek talebinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekildi.• ABD'den Anthropic kararı: ABD Ticaret Bakanlığı, Anthropic'in Mythos 5 adlı büyük dil modeline erişimi ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle kısıtladıktan sonra, şirketin belirli kamu kurumları ve araştırma kuruluşlarına yeniden erişim vermesine onay verdi. Bakanlık, kısıtlamaların özellikle yabancı devletlerle bağlantılı veya hassas savunma projelerinde yer alan kurumları kapsadığını, yeniden açılan erişimin ise daha sınırlı ve denetimli olacağını bildirdi. Anthropic, Mythos 5 modeline erişim kısıtlamalarının ardından ABD yönetimiyle görüşmeler yürüttüğünü ve kamu yararına çalışan bazı kurumların projelerinin aksamasını önlemek için istisna talep ettiğini aktardı. Şirket, erişim verilen kurumların güvenlik protokollerine uyacağını ve modelin kullanımının ABD düzenleyici çerçevesine uygun şekilde izleneceğini, gerektiğinde erişimin yeniden daraltılabileceğini ifade etti. ABD yönetimi, güçlü yapay zeka modellerinin askeri, biyogüvenlik ve siber güvenlik alanlarında kötüye kullanım riskine dikkat çekerek, benzer modeller için lisans ve erişim kurallarını gözden geçirdiğini açıkladı.YAYINLARI KEŞFET
Lüks endüstrisinin geçirdiği dönüşüm, yalnızca estetik bir değişimden ibaret değil, aynı zamanda kültürel bir alan açabilme becerisiyle ilgili. Markalar artık her yerde görünür olmaktan ziyade, doğru yerde ve doğru hikayenin içinde var olmayı önceliklendiriyor. Bunun için de trendlerden çok geleneğe, dijitalden çok analog deneyimlere odaklanıyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, katıldığı ilk canlı yayında, aralarında Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına “evet” oyu vermeleri konusunda pişman olmadığını söylemesi, tarihî bir tartışmanın yeniden alevlenmesine yol açtı. O dönem neler yaşandığını anımsıyoruz.

Küresel ticarette korumacılığın arttığı, Çin’in kapasite fazlasının Avrupa, Afrika ve Ortadoğu gibi Türkiye’nin hedef pazarlarında her geçen gün daha fazla hissedildiği, Türkiye’nin ise bir yandan yerli sanayisini korumaya bir yandan da Çin’den yatırım çekmeye çalıştığı bir dönemde DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu ile Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerinin yeni yönünü konuştuk.

Yapay zeka yarışında başarı ölçütü, birkaç senedir oldukça basitti. Bir modeli ne kadar çok insan kullanıyorsa şirket de o kadar başarılı sayılıyordu. Fakat bu yıl yarışın kuralları değişti. Artık pek çok şirket, geliştirdiği öncü modeli geniş bir kitleye açmasıyla değil, “fazla tehlikeli” olduğunu öne sürerek erişimi kısıtlı tutmasıyla gündeme gelmeye başladı.

Kasım'da Antalya’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın ana gündemi aylar önce sıfır atık olarak açıklanmışken bir süre sonra ana gündem hem ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışma hem de Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla ortaya çıkan enerji güvenliği kriziyle elektrifikasyon olarak değiştirildi. Her ne kadar öncelikler değişse de, sivil toplumun iklim zirvesinden beklentileri değişmedi.





































