Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →
Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü
Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen, bir girişimin iyi bir fikir aşamasından çıkarak ölçeklenme sürecine geçişini, kurucuların bu sırada en sık yaptıkları hataları, Türkiye’den dünya ölçeğinde şirket çıkaran kurucuların ortak özelliklerini ve Türkiye’de en çok potansiyel gördüğü alanları Aposto okurları için anlattı.

Hürmüz krizinin üçüncü haftasında petrol fiyatları çift haneli bir artışla 110 dolar seviyesinin üzerine çıkarken, ons altın ise %10’un üzerinde kayıpla 4 bin 491 dolar seviyesinden kapandı ve savaş primi hayaliyle yatırımda bulunan değerli emtia yatırımcısının büyük kayıp yaşamasına neden oldu. Oysa ki piyasadaki genel kanı, jeopolitik risklerin tırmanması durumunda altın gibi değerli emtianın güvenli liman algısı nedeniyle yükselmesi yönündeydi. Peki petrol yükselince altın ve değerli emtia fiyatları neden çakıldı?

Türkiye’de yatırım fonu piyasası son birkaç yılda hızla büyürken, portföy yönetim şirketleri de bu genişleyen yatırımcı tabanına hitap edecek yeni stratejiler geliştirmeye çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde 30. yılını kutlayan ÜNLÜ & Co’nun portföy yönetimi kolu olan ÜNLÜ Portföy de bu büyüme alanının önemli oyuncularından biri olmayı öngörüyor. ÜNLÜ Portföy Genel Müdürü Veli Parmaksız, hem şirketin 30. yıl vizyonunu hem de portföy yönetimi tarafındaki yeni stratejilerini Aposto okurları için anlattı.

Brent petrol varil fiyatının 110 dolar seviyesine yükselerek son 4 yılın zirvesini kaydetmesi, Avrupa LNG fiyatlarının 60 avro düzeylerine yaklaşması ve Hürmüz’den geçen emtia fiyatlarının her gün peş peşe zirveler kaydetmiş olması küresel piyasalar için enerji krizi riski çanlarını en şiddetli şekilde çaldı.

Ortadoğu’da son haftalarda hızla yükselen gerilim ve İran ile ABD arasındaki çatışmanın Körfez ülkelerine de sıçraması, bölgenin finans ve ticaret merkezi konumundaki Dubai’nin geleceğine dair birtakım yeni soru işaretleri doğurdu. Dubai ve Kuzey Emirlikleri Türk İş Konseyi Başkanı Kanat Kutluk ise mevcut gelişmelerin Dubai’nin ekonomik cazibesini zayıflatmak yerine uzun vadede daha da güçlendirebileceğini düşünüyor. Kutluk, Ortadoğu’daki gerilimin Dubai ekonomisine olası etkilerini ve Türkiye-BAE ekonomik ilişkilerinin geldiği noktayı Aposto okurları için değerlendirdi.

28 Şubat’ta İran’a karşı başlayan ABD-İsrail saldırıları ile Ortadoğu’da tırmanın gerilim, 3 Mart’ta Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması ile zirve noktasına ulaştı. 2026 yılında halihazırda oldukça zayıf bir makro zeminde giren İran ekonomisinin, bombardımanlar sonucu kritik altyapının hasar alması, ithalat kanalının büyük ölçüde tıkanması, döviz kıtlığı ve aşırı harcama ihtiyacı nedeniyle nasıl bir dayanma refleksi gösterebileceği merak konusu oldu. Uzmanlara sorduk: İran ekonomisi bu koşullara ne kadar dayanabilir?

Ortadoğu’nun tamamına yayılan savaşın ardından ilk işlem gününde piyasa tam olarak nasıl tepki verdi ve yakın vadede başka neler bekleniyor? Fon yöneticileri Altan Aydın ve Kamer Külek Aposto için yanıtladı.

İran-ABD geriliminin sıcak çatışmaya dönüştüğü bu günlerde, küresel enerji ticaretinin kilit noktalarından Hürmüz Boğazı’na dair tartışmalar enerji piyasalarında teyakkuza neden oldu. İran’ın boğazı kapattığına dair duyuruları ve boğazdan geçmeye çalışan bir tankerin vurulması, küresel piyasalarda endişeyi artırdı.

ABD Yüksek Mahkemesi 6’ya karşı 3 oyla, Trump'ın Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nı (IEEPA) kullanarak uygulamaya koyduğu küresel tarifelerin anayasal yetki aşımı olduğuna hükmetti ve yasal dayanaktan yoksun kalan tarifeleri iptal etti. İstediğini yapmak için farklı yollar olduğunu ve bir B planının olduğunu söyleyen Trump, “Sonunda, daha önce elde ettiğimizden daha fazla gelir elde edeceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de iş dünyası son birkaç yılda alışık olduğu dengelerin dışında bir zeminde ilerliyor. Finansmana erişimin zorlaştığı, sermaye maliyetinin yükseldiği ve küresel belirsizliklerin kalıcılaştığı bir ortamda şirketler, yalnızca büyüme hedeflerini değil, bilançolarının dayanıklılığını da yeniden tanımlıyor. Peki bugün Türkiye’de büyük ölçekli şirketlerin en acil kurumsal yönetim sorunu ne, yönetim kurulu gündemleri nasıl değişiyor ve iyi yönetilen bir şirketin ayırt edici özellikleri nelerdir? Bayazıt Consulting Services Kurucusu, Polisan Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Üyesi Tayfun Bayazıt, Aposto okurları için anlattı.

