Borsa TCMB'nin şahin kararını nasıl yorumladı?

TCMB, Ekim ayı toplantısında politika faizini 100 baz puan ile piyasa beklentisinin en alt sınırından indirerek %39,5’e düşürme kararı aldı. Atılan adım, faiz indirim adımlarının küçültülmüş olması nedeniyle başlı başına şahin olarak yorumlandı. Peki piyasa, TCMB’nin bu kararını ve ileriye yönelik mesajlarını nasıl yorumladı? Strateji Portföy Genel Müdürü Burak İhsan Çetinçeker, Neo Portföy Genel Müdür Yardımcısı Mert Bahçecik ve ALB Yatırım Başekonomisti Filiz Eryılmaz Aposto için yanıtladı.
Borsa TCMB'nin şahin kararını nasıl yorumladı?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 100 baz puan ile piyasa beklentisinin en alt sınırından indirerek %39,5’e düşürme kararı aldı. Atılan adım, faiz indirim adımlarının küçültülmüş olması nedeniyle başlı başına şahin olarak yorumlanırken, karar sonrasında yayımlanan metin dezenflasyonun yavaşladığını ve enflasyon tatmin edici biçimde düşene kadar TCMB’nin parasal sıkılığı elden bırakmayacağını ima ederek daha da şahin mesajlar verdi.

Ancak bu şahin mesajlara rağmen BIST 100 günü %0,5 yukarıda kapattı. Bunun üzerine akıllarda “Piyasa, TCMB’nin bu kararını ve ileriye yönelik mesajlarını nasıl yorumladı?” sorusu da belirdi. Bu soruyu portföy yöneticileri ve finans profesyonelleri Aposto için yanıtladı. 

“Borsanın aklı bugünkü kararda olacak”

Konuyla ilgili görüşlerini Aposto’yla paylaşan Strateji Portföy Genel Müdürü Burak İhsan Çetinçeker, “Merkez bankası beklentilerle uyumlu, ölçülü, hatta dostlar alışverişte görsün diyebileceğimiz bir faiz indirimi ile sürpriz yapmazken, metinde dezenflasyon sürecinin yavaşladığını belirterek malumun ilamını yapmış oldu” ifadelerini kullandı. 

“Hâl böyle olunca bu sembolik indirimin neden yapıldığı sorgulanabilir olsa da, pas geçmenin de başkaca zorlukları olacağını düşündüğümüzde bunun hem nalına hem mıhına vurarak yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu anlamak için arif olmak gerekmiyor.”

Borsanın TCMB kararıyla birlikte başka noktaları da takip ettiğine dikkat çeken Çetinçeker, sözlerini şöyle sürdürdü:

“10.000 psikolojik seviyesini aşağı kırmayan borsanın bir gözü PPK'da idiyse de, aklı ve kulakları bugünkü mahkeme kararında olacak zira 19 Mart'tan bu yana fiyatları ekonomik değil siyasi beklentiler belirliyor. Dolayısıyla dünkü kararın gök kubbede hoş bir sada olmaktan öteye geçer yanı yok borsa yatırımcıları açısından. Fakat bu sadaya illa bir renk atfetmek gerekirse, benim tercihim yeşilden yana olur.”

“Enflasyon düşerse 13.000-13.200 konuşulmaya başlanır”

Konuyla ilgili Aposto’yla görüşlerini paylaşan Neo Portföy Genel Müdür Yardımcısı Mert Bahçecik, piyasada ekonomistlerin bir kısmının Merkez Bankası’nın kredibilitesini program bazında kaybettiği yönünde görüş paylaştığına, ancak verilerin farklı oluşması halinde bu durumun değişebileceğine dikkat çekerek, “Bundan farklı bir bakış açısıyla baktığımızda; esasında, indirimler ötelenerek, en iyi ihtimalle Mart 2026'da politika faizi %30 seviyesinin altına inebilecek. Faiz indirimlerinin enflasyon ile birlikte tasarlanacağını, dolayısıyla da Ekim enflasyonu %2 seviyesinde veya %3'ün altında bir yerde gerçekleşirse programa inancın artabileceğini düşünüyorum” dedi.

“Yapışkanlık eğer servet etkisinden kaynaklanıyorsa ve %10'luk kesim altın/faiz getirileri ile zenginleştiği için harcamaya devam ediyorsa, enflasyona bağlı olan faiz düşüşü önem taşıyor. Eylül enflasyonunun geçişi, Ekim ayına da yansıyacak. Doğalgaza zam yapılması ihtimali ve sonrasındaki asgari ücret zamlarını göz önünde bulundurduğumuzda, özellikle borsa ve banka hisseleri açısından enflasyon anahtar kelime oluyor.”

Faizlerde %25’in altına inilebilecek bir alan görüldüğünde borsaya da para girişinin başlayabileceğini söyleyen Bahçecik, “Bu trend öngörülmezse tahvile para girişi devam eder. Enflasyonun düşmesi halinde, sene sonu kapanışında BIST 13.000-13.200 bölgesinde olabilir mi konuşulmaya başlanır, fakat 12.500-12.700 seviyesinde kapama ihtimali daha yüksek görünüyor” açıklamasında bulundu. 

“Piyasa kararı kısmi pozitif yorumladı”

Konuyla ilgili Aposto’ya açıklamalarda bulunan ALB Yatırım Başekonomisti Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise piyasanın karar sonrasında verilen mesajlar nedeniyle TCMB kararını kısmi olumlu yorumladığını ifade ederek, “Borsa tarafının TCMB kararını kısmi pozitif yorumladığını düşünüyorum. Faiz kararı açısından bakacak olursak TCMB, beklenti açısından en düşük faiz indirimini yaptı. Bu kısmi de olsa şahin bir karar. Karar metnine baktığımızda piyasa beklentisinin ötesine geçen, fazlasıyla şahin bir duruş sergileyen bir Merkez Bankası görüyoruz. Metinde dezenflasyon sürecinin yavaşladığı vurgulanıyor, fiyatlama gelişmelerinin enflasyon için belirgin bir risk oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Dolayısıyla Borsa İstanbul tarafında baskı oluşturması beklenen bir karar ve karar metni. Fakat buna rağmen piyasa daha olumlu bir fiyatlama yaptı” ifadelerini kullandı.  

Piyasanın neden olumlu bir fiyatlama yaptığını da açıklayan Eryılmaz, “Şahin bir karar metnine rağmen yine de faiz indirimi yönünde karar verilince, TCMB’nin her şartta faiz indiriminden yana olacağı düşünüldü. Eğer karar metni bu kadar şahin olmasaydı, 100 baz puanlık indirimi piyasa beğenmeyebilirdi” dedi. 

“Karar metni pas geçme kararı için uygun bir metin aslında. Ama bunu yapmadılar. Dolayısıyla piyasa 100 baz puanlık faiz indirimini güvercin bir adım olarak yorumladı. Böylece Aralık ayında da Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edeceği inancı kuvvetlendi. Bir de CHP Kurultay kararı var. Piyasa hafta başından bu yana bu kararın ertelenmesini fiyatlıyor. O yüzden borsa yatırımcısının aklında ‘Bugün faiz indirimiyle atlattık, yarın da erteleme kararı çıkarsa küçük bir ralli başlar’ düşüncesi var. Bu açıdan borsa, kararı kısmi pozitif şekilde yorumladı.”

Çıkacak karara göre endeksin olası hareketlerine dair beklentilerini de paylaşan Eryılmaz, şöyle konuştu: 

“Yarın olur da mahkeme ertelenirse ben 10.900-11.000 seviyesine doğru bir hareketin başlayacağı kanaatindeyim. Ancak olur da mutlak butlan kararı çıkarsa bu kez Borsa İstanbul’da önce 10.200’ler, sonrasında ise 10.000’e yaklaşan seviyeler görmek de beni şaşırtmaz. Bu noktada da 10.000 üzerinde kalıp kalamadığımız çok önemli. Şayet bu seviyede tutunulamazsa 9.700-9.500 kapısı da aralanır diye düşünüyorum.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.

14 Eyl 2026

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Eren Kuru

·

11 Eyl 2026

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Eralp Ersoy

·

11 Eyl 2026

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Yaman Alp Ungan

·

10 Eyl 2026

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine
EXANTEEXANTE

HİKAYE

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?

Emircan Yaman

·

10 Eyl 2026

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?