Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →Revolut uygulaması Türkiye'de
Londra merkezli dijital bankacılık devi Revolut'un uygulaması Türkiye'deki Google Play ve App Store'da kullanıma girdi.
- Ayrıntılar: Uygulamayı indiren kullanıcılar Revolut hizmetlerini kullanamıyor ancak bekleme listesine kaydolabiliyor. Bu adım Revolut'un Türkiye pazarına girmeye hazırlandığının bir diğer önemli işareti olarak değerlendiriliyor.
- Arka plan: Bloomberg'ün Ocak'ta yayımladığı haberde Revolut'un Türkiye pazarına girmeye hazırlandığı öne sürülmüş ve şirketin Türkiye'de faaliyet gösterebilmek için dijital banka FUPS’ı satın alma olasılığını değerlendirdiği aktarılmıştı.
Sam Altman'ın evine molotoflu saldı
ABD merkezli yapay zeka devi OpenAI'ın CEO'su Sam Altman'ın California'daki evine molotof kokteyliyle saldırı düzenlendi; şüpheli gözaltına alındı.
- Ayrıntılar: San Francisco polisinden yapılan açıklamada 20'li yaşlardaki şüphelinin attığı yanıcı cismin Altman'ın evinin dış kapısında hasara yol açtığı bildirildi. Altman'ın saldırı sırasında evde olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.
ABD-İran müzakerelerinde sonuç çıkmadı
ABD-İran müzakerelerinde sonuç çıkmadı: ABD ile İran heyetleri, 1979 yılından bu yana yapılan en üst düzey diplomatik temas kapsamında Pakistan'ın başkenti İslamabad’da doğrudan müzakereler için buluştu ancak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, görüşmelerden sonuç alınamadığını söyledi.
- Ayrıntılar: Vance ülkesinin "kırmızı çizgilerini" net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti "ama İran koşullarımızı kabul etmedi" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakai, Washington'ı "aşırı taleplerden ve hukuka aykırı isteklerden" kaçınmaya ve İran'ın "meşru hak ve çıkarlarını" kabul etmeye çağırırken Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, tarafların ateşkes taahhütlerini sürdürmelerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Trump'tan
mayın temizleme açıklaması: ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden "Şu anda, Çin, Japonya, Güney Kore, Fransa, Almanya ve daha birçok ülke dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkelere bir iyilik olarak Hürmüz Boğazı’nı temizleme sürecine başlıyoruz" iddiasında bulundu.
- Öte yandan: ABD basını donanma gemilerinin savaşın başından bu yana ilk kez boğazdan geçtiğini öne sürerken İran, ABD'yi yalanlayarak hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçmediğini duyurdu.
SPONSORLU
📌 PROMPT kurucular ve yatırımcıları biraraya getiriyor: Erken aşama startup kurucularını aktif yatırımcılarla özel birebir online oturumlarda buluşturan PROMPT, yeni edisyonuyla 29–30 Nisan’da İstanbul’da. Önceki edisyonlarda 100’den fazla startup başvurusu alan programa bu kez 15’ten fazla startup kabul edilemiyor.
Küratörlü eşleştirme ile gerçekleşen 10 dakikalık özel görüşmelerde, kurucular yarım gün içinde 6’dan fazla yatırımcıyla birebir görüşme fırsatı yakalıyor. Pre-seed veya seed aşamasında, AI ya da mobile gaming alanında çalışan kurucular başvurabiliyor.
Online gerçekleşecek etkinliğin teması: AI + Mobile Gaming. Ayrıntılı bilgi ve başvuru için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Uzaydan bakınca çok güzelsin Dünya
Uzaydan dünyaya bakıldığında sınırlar kayboluyor, hepimiz dünya gemisinde aynı mürettebattayız. İçeriden bakınca ise oldukça dağınık, yaşanması zor hayatlar… Savaşlar, kıyametler, krizler… Kaygılar, depresyonlar, yalnızlıklar… Dünyayı değiştirmek mümkün değil belki ancak dünyayı daha yaşanabilir kılmak mümkün. Belki de sandığımızdan daha küçük yerlerden başlıyor bu.
Yazı: Tuğçe Isıyel
Baharın gelişi, kışın bitişine dair bende bir hüzün uyandırdığından bu hüznü dağıtmak için ara ara yağan nisan yağmurlarıyla teselli buluyorum. Derdim baharla değil aslında ancak baharın yaza geçiş için bir kapı araladığını bilmek canımı sıkıyor olabilir.
- Güneşin cırtlak iktidarından hoşlanmıyorum. Kışa methiyeler düzmeyeceğim şimdi ama yapmışlığım var, bilen bilir. Gelmeyen kışa yazdığım şu yazımı hatırlatayım meraklı okura.
Baharın tesellisi bitmez; yeni çıkan enginarlar, taze sarımsaklar, çağlalar, erikler… Semt pazarları en çok bahar aylarında şenlenir. Mevsim geçişlerinin kerameti olsa gerek. Bir yandan da Paskalya zamanı… Mahlepli, damla sakızlı çörekler bazı mahalle pastanelerinde kuyruklar oluşturuyor. Pastane kuyruğu çok mühim. Ramazan ayında da o sıcacık çörekotlu pideleri almak için uzun kuyruklar oluyor mesela. İstanbul’un tüm bu dinsel ve kültürel ritüellere aynı anda kucak açabilmesi ne büyülü. Babaannemin apartmanında yaşayan Ermeni komşularının Paskalya zamanı çocuklara hediye ettiği boyalı yumurtaları hatırlıyorum. Aynı dine mensup olmasak da, oradan buradan değen bu ritüellerle kurulan temas bana hep iyi gelmiştir.
- Baharın tesellisi bitmez demiştim ya; Hıdrellez kapıda, Nevruz az önce çıktı. Mevsim değişirken insan da biraz yer değiştiriyor sanki kendi içinde.
Byung-Chul Han, Ritüellerin Yok Oluşuna Dair isimli harikulade kitabında özellikle sosyal medyanın bizde yarattığı kayıpları ritüel özelinde irdeliyor. Zamanı nasıl harcadığımızdan dem vuruyor. Aslında bu yoğunlukta, bu karmaşada ritüellerin bize bir “es" olabileceğini vurgulayıp onları kaybetmememiz gerektiğinin altını çiziyor. Ritüellerin ortadan kalktığı ve yerine yeni bir anlam inşa edilemediği yaşamların içinin boşluk ve yalnızlık kaygısı ile dolduğunu söylüyor.
Ritüelleri, toplumların uzun yıllar boyunca tekrar ederek oluşturduğu, içinde tecrübe ve bilgelik taşıyan kültürel miraslar olarak düşünebiliriz. Kişinin varoluş kaygısı hafifleten, yaşamı görece daha güvenli hâle getiren, dayanışma hissini güçlendiren, bir bütünün parçası olmayı hatırlatan eylemler… Her ritüel için bunu söylemek elbette mümkün değil fakat yinelenecek eylemleri ortadan kaldırırken yenilenecek değerlere ihtiyaç duyduğumuz kesin. Akıl ve ruh sağlığımız için yitirdiğimiz her tekrarın yerine koyacak bir anlam üretmek zorundayız.
Hep yuvaya dönmek

İran uzun yıllardır çocuklarıyla kavgalı bir ülke ve savaşın başlamasıyla bu kavganın ne yöne evrileceği de merak edilmeye başlandı. Aksaray'da geçirilen bir gün, bu sorunun cevabına dair birçoklarına şaşırtıcı gelecek ipuçları veriyor. Zira bugünlerde Aksaray'dan savaşın merkezine doğru giden otobüslerde olağandışı bir hareketlilik var. Peki bu insanları bütün risklerine rağmen ülkelerine çağıran güç ne?
Yazı: Ayça Örer
Bir ülkeyi sevmeye nereden başlarız? Ne zaman onu terk edeceğimize karar verir, ne zaman bu kararımızdan emin olur, ne zaman onunla bağımızın nerede olursak olalım kopmayacağını fark ederiz? Kavafis’in anlattığı gibi, yeni bir kent bulamayacağımızı gördüğümüz gün mü? Hiç anlamasak da bir futbol maçına kilitlendiğimiz zaman mı? Deprem sonrası evsiz kaldığımızda mı? Yoksa tepemize bombalar yağarken mi?
- Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında insanlar bu soruyu kendilerine soruyor ve farklı yerlerden aynı sonuca varıyorlar: Bazen ülke, ne olursa olsun yaşadığın ya da döndüğün yerdir.
Havaların soğuk gittiği, “kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden” günlerinden birinde, Aksaray’dayım. Sabahtan beri dinmek bilmeyen yağmur altında insanların peşi sıra sürüklenen ve sesinden tekerlerinin çoktan iflas ettiğini anladığınız valizler modern bir göçün izlerini taşıyor. Burada, İstanbul’un göbeğinde, dünyanın dört yanından gelen ve dört yanına dağılan insanlar arasında, karmaşık zamanların getirip götürdüklerinin peşindeyim.
Yenikapı, Laleli ve Aksaray. Şehrin içindeki bu üç noktanın ortak özelliği yalnızca komşu olmaları değil. Buralar aynı zamanda, yüz yılı aşkın bir süredir İstanbul’un kervansarayı gibi. Başlarından geçen türlü badirelerden sonra bir soluk almaya çalışanların şehirdeki ilk duraklarından. Balkan Savaşı sırasında gelenlerin geçici ikametlerinden biri Yenikapı mesela. Bir şehre alışmanın ilk denemeleri, cami avlularına veyahut düpedüz yollara yayılan denkler arasında burada yapılıyor.
SSCB’nin dağılmasının ardından Laleli’yi unutmak mümkün mü? İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma madalyalar, dürbünler, fotoğraf makineleri ve onları bize ulaştıran yüz binlerce insan. Onların gelmesiyle ortaya çıkan ve bugün bile dilimizde karşılığı olan “bavul ticareti”. Sonra bond çantalardan bozulmuş tezgahlarında sattıkları devasa büyüklükte saatleriyle Afrikalı göçmenler. Bir ara şehrin her yanına yayılan ve geldiği hızla buhar olan Güney Amerika’dan panlar, pançolar; Nepal modasını ayağımıza getiren hırkalar; Afgan işi kalpaklar… Son 10 yıldır sokak lezzetlerimiz arasına giren falafel. Bunların çoğunun son değilse de ilk durağı Yenikapı, Laleli ve Aksaray.
İstanbul Uluslararası Emniyet Terminali, kimselerin gözüne çarpmadan Yenikapı’dan sınırların ötesine yolcu taşıyan otobüsleri uğurluyor. Azerbaycan, Gürcistan, Romanya, Ukrayna, Rusya, Bulgaristan. Aslında bir süredir kapalı ve firmaların bir kısmı Esenler, Alibeyköy gibi farklı noktalara da taşındı ama şehrin ortasında bulunan yer, işlerliğini koruyor. Yolcular kadar kargolar da gidiyor buradan.
Bebek'te uyuşturucu operasyonu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü ünlülere yönelik “uyuşturucu” soruşturması kapsamında Bebek'te bulunan bir restorana operasyon düzenlendi.
- Ayrıntılar: Operasyon kapsamında sosyal medya ünlüleri Samet Liçina, Mika Slowana ve Elif Karaaslan gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Lucca'nın sahibi Cem Mirap'ın da bulunduğu ifade edildi. Yurt dışında olduğu tespit edilen İlker İnanoğlu ve Cem Adrian hakkında da gözaltı kararı verildi.
National Gallery yarışması

Londra'da bulunan National Gallery'nin yeni kanat tasarımı için açılan uluslararası yarışmayı BDP ve MICA iş birliğiyle hazırlayan Kengo Kuma & Associates kazandı.
- Ayrıntılar: Mevcut Sainsbury Kanadı ile uyumlu bir diyalog kuran tasarım, Portland taşı kullanımı ve kademeli kütle yapısıyla Londra'nın kentsel dokusuna eklemlenirken çatı bahçeleri ve bitkilendirilmiş alanlar sayesinde Leicester ile Trafalgar Meydanları arasındaki yaya akışını daha geçirgen bir hale getiriyor. İç mekanda ise alt katlardaki geleneksel tonozlu yapılar ile üst katlardaki modern geometrik çizgiler bir araya getirilerek Batı resim sanatının 200 yıllık tarihinin kesintisiz bir anlatıyla sunulması hedefleniyor.
Pera koleksiyonu yenilendi

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin koleksiyon sergilerinden Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar, Osmanlı ile Avrupa arasındaki diplomatik, kültürel ve sanatsal etkileşimleri odağına alan güncellenmiş kurgusuyla ziyaretçilerle yeniden buluşuyor.
- Ayrıntılar: Sergiye, Alejandro Almanza Pereda’nın Boşluk Korkusu adlı eseri yerine Casper Faassen’in tarih boyunca farklı coğrafyalardan toplanan kültürel buluntuların izini süren altı eserlik Yeniden Derleme yerleştirmesi, Louis-François Cassas’nın İstanbul ve farklı coğrafyalara dair suluboyaları ve Vanmour Okulu imzalı Sohbet adlı eser dahil edildi.
Yapı Kredi Kültür Sanat’ta sinema konuşmaları
İKSV tarafından İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen 21. Köprüde Buluşmalar, 14-16 Nisan tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat’ta Sinema Konuşmaları programını izleyiciyle buluşturuyor.
- Ayrıntılar: Herkesin katılımına açık oturumlarda “Netflix ile Stüdyo Yolculuğu - Prodüksiyon Süreçleri”, “Uluslararası Ortak Yapımlar: Hukuki, Finansal ve Yaratıcı Dinamikler”, “Kaydırmadan İzlemeye: İzleyiciyi Yeniden Kazanmak”, “Senaryodan Perdeye Sesin Serüveni” ve “Yapımcılığın Doğası” başlıkları ele alınacak.
Paris'in yeni parkı

Paris'in yeni parkı: Bernard Tschumi tarafından 1982'de tasarlanan Paris’in ikonik parkı, 15 bin metrekarelik yeni "Ferme de la Villette" alanı ile endüstriyel mirasını sürdürülebilir bir ekolojik laboratuvara dönüştürdü.
- Ayrıntılar: Eski bir mezbahadan kentsel bir akciğere dönüştürülen parkın bu son evresi, Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo'nun "kentsel yabanıllaştırma" stratejisinin bir parçası olarak tasarlandı. 28 Mart 2026 tarihinde kapılarını açan parkın güneydoğu kesiminde konumlanırken projede hayvan barınakları, bir kuş cenneti ve biyolojik çeşitliliği destekleyen "Les Jardins Passagers" gibi sosyal alanlar öne çıkıyor.
Lord of the Flies
, 1950’lerde uçakları tropik bir adaya düşen bir grup erkek çocuğunun, başlarında hiçbir yetişkin olmadan hayatta kalma çabalarını ve günler geçtikçe gruplaşıp kutuplaşmalarını konu alıyor.
- Ayrıntılar: William Golding’in daha önce film uyarlamaları yapılan 1954 tarihli romanı Sineklerin Tanrısı’nın bu ilk televizyon uyarlaması, dört bölümlük bir mini-dizi olarak 5 Mayıs’ta Netflix’te yayımlanacak. Fragman burada.
Ne okuyoruz?
📚 Her ne kadar itiraf etmesek de güvenlik ile risk almak arasındaki o seçim eninde sonunda hepimizin önüne çıkar. Genellikle konforu, güvenliği tercih ederiz; haksız da sayılmayız, temel içgüdümüz güvende olmaktır. Bu yol ayrımındaki okurumuzun derdine Jostein Gaarder, Madeline Miller ve Zülfü Livaneli'den üç kitapla çözüm arıyoruz bu hafta. Aslı Perker, Duende'de ele aldı.
🖼️ Nereye gidiyoruz? Selçuk Artut’un Otonomi: Akışkan Geometri adlı sergisini görmek üzere Terakki Vakfı Sanat Galerisi'ne. Nazlı Pektaş küratörlüğündeki sergi, 24 Nisan’a dek sürüyor ve öğrencilerin dijital evrenle ilişkisini sanat yoluyla güçlendirmeyi amaçlıyor. Burcu Dimili, sergiyi Selçuk Artut ve Nazlı Pektaş’tan dinledi.
💁🏻♀️ Neyi tartışıyoruz? Jodi Picoult’nun April Yayınları’ndan çıkan Adını Sen Koy romanı, yüzyıllardır değişmeyen "Farklı olanla ne yapıyoruz" sorusunu merkezine koyuyor. Bazısının doğuştan bir hak olarak sahip olduğu masadaki yerini, kadınların dişiyle tırnağıyla kazıyarak elde edememesini aynı soydan iki kadının dört yüz yıl arayla anlatılan hikayelerinde takip ediyoruz. Şeyma Ye, Duende için yazdı.
Üsküdar Belediyesi soruşturmasında 9 tutuklama
Üsküdar Belediyesi'nde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak rüşvet suçunun işlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 22 şüpheliden aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci'nin de bulunduğu 9'u tutuklandı.
- Bununla birlikte: Bolu Belediyesi'ne yapılan kurban bağışlarının öğrencilere burs olarak dağıtıldığı iddiası üzerine genişletilen soruşturmada gözaltına alınan Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile Meclis Üyesi Avukat Aydan Özdemir'in de dahil olduğu 4 kişi de tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Katar’dan yüz yüze eğitim kararı
Katar Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, anaokulları, kreşler, devlet ve özel okullar ile eğitim merkezlerinde yüz yüze eğitimin yarından itibaren yeniden başlayacağı belirtildi.
Devil Wears Prada 2
, bir kuşağın modaya bakışını değiştiren orijinal filmin 20 yıl sonrasında, New York’un ışıltılı sokaklarına ve Runway Magazine’in ikonik ofislerine geri döndürüyor.
- Ayrıntılar: Yine David Frankel’in yönettiği; Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci’nin rollerine geri döndüğü film Türkiye’de 1 Mayıs’ta gösterime girecek. Fragman burada.
Half Man
, aralarında öz kardeşmiş gibi derin bir bağ olan zıt karakterli Niall ve Ruben’in otuz yıl sonra yeniden biraraya gelişleri vesilesiyle ikisinin hayatları üzerinden kardeşlik bağı, şiddet ve erkek ilişkilerini inceliyor.
- Ayrıntılar: Baby Reindeer ile tanınan Richard Gadd’in yaratıcılığını, senaristliğini, yürütücü yapımcılığını ve Ruben rolünü üstlendiği, ona Jamie Bell’in eşlik ettiği mini-dizinin ilk bölümü 24 Nisan’da HBO Max’te yayımlanacak. Fragman burada.
'Toprakaltı' Salt Galata’da

Onur Gökmen’in 1986 Çernobil faciasının ardından Karadeniz çayında tespit edilen radyoaktif kirliliğe odaklanan; ODTÜ’de görevli biliminsanlarının yürüttüğü araştırmaların resmî kurumlarca azımsanması ve halk sağlığı tartışmalarını sanlatısal ve belgesel kesitlerle ele alan Toprakaltı başlıklı sergisi, 3 Mayıs’a kadar Salt Galata’da sanatseverlerle buluşuyor.
Show of Hands

Küratörlüğünü Ramin Sadighi’nin üstlendiği dört günlük Show of Hands Doğaçlama Müzik Festivali’nin yedinci edisyonu, 15-18 Nisan'da Arter’de düzenlenecek.
- Ayrıntılar: Dokuz farklı ülkeden sanatçı ve müzik profesyonellerini biraraya getiren festival programında solo ve ikili doğaçlama konserlerin yanı sıra paneller, atölye çalışmaları ve bir film gösterimi de yer alıyor. Festivaldeki öne çıkan konserler arasında Tayis Yıldızcı, Simin Tander & Selen Gülün, Colin Vallon, Ferenc Snétberger ve Ehsan Sadigh & Roozbeh Fadavi yer alıyor.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Günümüz insanının tedirginlik ile rasyonalite ihtiyacı arasında neden böylesine sıkıştığını, neden bu kadar çok anlam aradığı halde anlatısız kaldığını, savrulma içinde özne olmanın hâlâ mümkün olup olmadığını sorgulamak, türümüzün yeniden özgürleşmesine giden yolun kapısını aralayabilir. Peki insan, güvenin aşındığı bir dünyada nasıl düşünecek, anlam kuracak, kendi hayatının öznesi olarak nasıl var olabilecektir?

İsrail’in Lübnan’a dair tarihsel retoriği çağın koşullarına uygun bir şekilde biçimlendirilebiliyor. Fakat coğrafi yayılım ve kontrol, sabit bir hedef olarak kendini gösteriyor. Bu da 1978’den bu yana Litani Nehri gibi Tel Aviv tarafından belirlenen sınırların ve Lübnan üzerinde kurulmak istenen tahakkümün gerçek hedef olduğunu gösteriyor.

İran uzun yıllardır çocuklarıyla kavgalı bir ülke ve savaşın başlamasıyla bu kavganın ne yöne evrileceği de merak edilmeye başlandı. Aksaray'da geçirilen bir gün, bu sorunun cevabına dair birçoklarına şaşırtıcı gelecek ipuçları veriyor. Zira bugünlerde Aksaray'dan savaşın merkezine doğru giden otobüslerde olağandışı bir hareketlilik var. Peki bu insanları bütün risklerine rağmen ülkelerine çağıran güç ne?

Uzaydan dünyaya bakıldığında sınırlar kayboluyor, hepimiz dünya gemisinde aynı mürettebattayız. İçeriden bakınca ise oldukça dağınık, yaşanması zor hayatlar… Savaşlar, kıyametler, krizler… Kaygılar, depresyonlar, yalnızlıklar… Dünyayı değiştirmek mümkün değil belki ancak dünyayı daha yaşanabilir kılmak mümkün. Belki de sandığımızdan daha küçük yerlerden başlıyor bu.



