Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →Londra Edebiyat Festivali

Londra Edebiyat Festivali: 21 Ekim-1 Kasım'da Southbank Centre’da düzenlenecek Londra Edebiyat Festivali’nin küratörlüğünü Dua Lipa'nın üstleneceği açıklandı.
- Ayrıntılar: Southbank Centre’ın 75. yılı ve Birleşik Krallık’taki Ulusal Okuma Yılı kapsamında düzenlenen festivalin 19. edisyonu, sanatçının yazar-okur etkileşimini öne çıkaran Service95 kitap kulübü işbirliğiyle hazırlanacak; program özellikle açılış hafta sonuna odaklanacak; ücretsiz halka açık etkinlikler ve genç izleyicilere yönelik katılımcı programlarla hem tanınmış yazarları hem yeni edebi sesleri buluşturacak.
Utrecht'te Banksy sergisi

Utrecht'te Banksy sergisi: Daha önce Londra, Melbourne, Chicago ve Toronto’da ziyaretçilerle buluşan The Art of Banksy sergisi 2 Nisan-31 Mayıs'ta Hollanda’nın Utrecht kentindeki Koninklijke Jaarbeurs’te kapılarını açıyor.
- Ayrıntılar: 150’den fazla orijinal eser barındıran sergide Banksy'nin 1997-2008 dönemine odaklanıyor; ziyaretçiler Girl With Balloon gibi sembol eserlerin yanı sıra daha az bilinen işleri, eskizleri ve Banksy’nin üretim sürecine ışık tutan kişisel materyalleri görme imkanı buluyor.
- Editörün notu: Kimseyi ilgilendirmeyen sırlar: Banksy'nin kim olduğunu nasıl (ve neden) öğrendik? | Duende, Ilgaz Gökırmaklı
Viyana'da zamanda yolculuk

Viyana'da zamanda yolculuk: Tasarım odaklı aparthotel markası Wilde, Avusturya'daki ilk otelini şehrin tarihî birinci bölgesinde, eski postane binasındaki 136 dairelik apart otel ile yaptı.
- Ayrıntılar: Otelin klasik Viyana mimarisini çağdaş tasarım unsurlarıyla birleştiren iç mekan tasarımı, Londra merkezli tasarımcı Stephanie Barba Mendoza tarafından hazırlandı. 1.500 metrekarelik iç avluda SHA.’nın AI destekli mekanı Museum of Change yer alıyor ve kamusal alanlarda uluslararası sanatçıların eserleri sergileniyor.
London Eye'da bahar çiçekleri

London Eye'da bahar çiçekleri: Londra’nın sembol dönme dolabı London Eye, 27 Mart-4 Mayıs'ta pod'larını çiçeklerle süsleyerek ziyaretçilere Thames ve şehir merkezi manzaralarını bahar çiçekleriyle görme fırsatı sunuyor.
- Ayrıntılar: Deneyim kapsamında cam pencereler çiçeklerle süslenirken dekoratif çıkartmalar da pod'lara renk katıyor. Ziyaretçilere ayrıca sınırlı sayıda bahar temalı öğleden sonra çayı ve Lego Botanicals deneyimi sunuluyor; çay menüsünde çiçekli atıştırmalıklar, limon ve lavantalı mini kekler, meyveli tartlar yer alıyor. Lego etkinliğinde ise konuklar kendi “Botanicals Daisies Posy” setlerini oluşturup yanlarında götürebiliyor.
Airbnb’den araçla alma hizmeti

Airbnb, Paris, Bali ve Mexico City’nin de aralarında bulunduğu 125 şehirde araçla karşılama hizmeti sunacağını açıkladı.
- Ayrıntılar: Platform, yeni hizmet için ulaştırma şirketi Welcome Pickups ile işbirliği yaptı. Hizmetin kullanıma sunulduğu şehirlerde konaklama rezervasyonu yapan kullanıcılar, artık uygulamanın “Seyahatler” sekmesinde yeni bir araçla karşılama rezervasyonu seçeneği görecek. Rezervasyon ayrıntılarını seçen kullanıcılar, şehre vardıkları noktadan araçla alınarak konaklama noktasına ulaştırılacak.
Paris'te Celine Dion

2024 Paris Olimpiyat Oyunları açılış töreninde Eiffel Kulesi önünde Hymne A L’Amour şarkısını söyleyen Celine Dion, bu sonbahar Paris La Défense Arena’da 12 Eylül-14 Ekim arasında vereceği 10 konserle sahnelere geri dönüyor.
- Ayrıntılar:La Presse’in aktardığına göre Dion, Eylül ve Ekim aylarında 40.000 kişilik arenada haftada iki konser verecek. Konserler, 2020’deki "Courage Dünya Turu" kapsamında planlanmış ancak pandemi ve Dion’un Stiff Person Syndrome (SPS) teşhisi nedeniyle ertelenmişti.
- Editörün notu: Céline Dion'dan sesine bir aşk mektubu | Duende, Eda Solmaz
Pegasus'tan yeni iptaller
Pegasus Hava Yolları, güvenlik riskleri nedeniyle İran, Irak, Ürdün, Lübnan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve BAE’ye yapılan uçuşların iptal süresini (gidişler 30 Nisan'a, dönüşler 1 Mayıs'a kadar olacak biçimde) uzattı; bu tarihlerde bileti olan yolculara iptal, kesintisiz iade, tarih ve sefer değişikliği hakkı tanındığı belirtildi.
Berbat fotoğrafçılar aranıyor

Berbat fotoğrafçılar aranıyor: Icelandair, fotoğrafçılıkta yeteneği olmayanların bile İzlanda’nın büyüleyici manzaralarını etkileyici karelerle yansıtabileceğini göstermek için 10 günlük ücretsiz bir seyahat programı başlattı.
- Ayrıntılar: Paket, gidiş-dönüş uçuşlar, konaklama ve günlük harcamaları kapsıyor; katılımcılar yolculuk sonunda çektikleri fotoğraflar ve içerikler karşılığında 43 bin avroya kadar ödeme alabiliyor.
- Bilgi notu: Başvuru, profesyonel fotoğrafçılık geçmişi olmayan ve doğa yürüyüşleri ile açık hava etkinliklerinden hoşlanan kişilerle sınırlı. Katılımcıların 21 yaşın üzerinde olmaları ve İzlanda, İngiltere, ABD’ye seyahat engeli bulunmaması gerekiyor.
Kapıda vize uzatıldı
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lana Zohiu, AB Komisyonu ile yürütülen çalışmalar sonucunda Türk vatandaşları ve ailelerine Ege adalarında sağlanan vize kolaylığının bir yıl daha uzatıldığını açıkladı.
- Ayrıntılar: Nisan 2024’te başlayan ekspres vize uygulaması İstanköy, Midilli, Rodos, Sisam, Sakız, İleryoz, Limni, Kelemez, Meis, Sömbeki, Batnoz ve Semadirek adalarında geçerli olacak.
Valencia'dan konaklama sınırlaması

Valencia'dan konaklama sınırlaması: İspanya’nın Valencia kenti, artan turist sayısı nedeniyle ortaya çıkan konut krizini çözmek için mahallelerdeki tatil kiralamalarının mevcut konutların %2’sini geçemeyeceğini belirleyen yeni düzenlemeyi yürürlüğe koydu.
- Bunun yanında: Belediye Başkanı María José Catalá, kararın şehrin “yerleşim yeri” kimliğini korumak için alındığını belirtti ancak bazı kesimler özellikle kısa süreli tatil kiralamalarının büyük bölümünün resmî kayıtlarda görünmediğini ve sorunun tamamen çözülmediğini savunuyor.
Nevruz resmî tatil oluyor
AKP Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, 21 Mart Nevruz’un resmî tatil ilan edilmesi için teknik hazırlıkların başlatıldığını; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türk dünyasının ortak bayramı olarak resmiyet kazanmasının hedeflendiğini belirtti.
Eurovision Asya'ya açılıyor

Eurovision şarkı yarışmasının Asya versiyonu bu yıl ilk kez 10 ülkenin katılımıyla (Bangladeş, Butan, Kamboçya, Laos, Malezya, Nepal, Filipinler, Güney Kore, Tayland ve Vietnam) 14 Kasım’da Bangkok’ta düzenlenecek.
- Ayrıntılar: EBU'dan yapılan açıklamada organizasyonun özgün pop müziğe odaklanacağı açıklanırken oylama ve yarışma kuralları hakkında henüz bilgi verilmedi. Asya müzik endüstrisindeki büyüme ve K-pop gibi türlerin küresel etkisinin yarışmanın düzenlenmesinde etkili olduğu düşünülüyor.
Asya'nın en iyileri

Bu yıl ilk kez Hong Kong’un ev sahipliği yaptığı Asia’s 50 Best Restaurants Awards töreninde ilk 50 sırayı alan restoranlar açıklandı. Listede ilk sırayı Hong Kong'daki The Chairman yer aldı. The Chairman’in şef ve işletmecisi Danny Yip, klasik Kanton mutfağını yenilikçi bir yaklaşımla yeniden yorumluyor.
- Listeden: The Chairman’in ardından listenin ilk 10’u şu sırayla devam ediyor: Wing (Hong Kong), Gaggan (Bangkok), Mingles (Seoul), Nusara (Bangkok), Meet the Bund (Shanghai), Chef Tam’s Seasons (Macau), Gaggan at Louis Vuitton (Bangkok), Ling Long (Shanghai), Ru Yuan (Hangzhou).
Yücel Sönmez Zeytinyağı Kütüphanesi açıldı

Geçen yıl hayatını kaybeden gazeteci Yücel Sönmez ve Sevilma Zeytinyağları’nın kurucusu Güven Eken'in ortak hayali olan "dünyanın ilk zeytinyağı kütüphanesi" İzmir Seferihisar'da kapılarını açtı.
- Ayrıntılar: Raflarında Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden getirilen yaklaşık 90 çeşit zeytinyağı bulunan kütüphanenin özel sistemi sayesinde yağlar küçük musluklarla tadılabiliyor. Yücel Sönmez Zeytinyağı Kütüphanesi'nde Anadolu’nun farklı bölgelerinden gelen yerel çeşitlerin yanı sıra Kuzey Amerika, Afrika ve Avrupa yağları da yer alıyor.
9 milyon avroluk sanat soygunu

Dört maskeli hırsızın İtalya, Parma yakınlarındaki Magnani Rocca Vakfı’na girerek üç dakikada Pierre-Auguste Renoir'ın Les Poissons (1917), Paul Cézanne'ın Still Life with Cherries (1890) ve Henri Matisse’in Odalisque on the Terrace (1922) eserlerini çaldığı; üç tablonun toplam değerinin 9 milyon avro olduğu açıklandı.
- Ayrıntılar: 22 Mart gecesi yaşanan olayda 1977’de sanat tarihçisi Luigi Magnani’nin koleksiyonunu korumak için kurduğu vakfın Fransız sanat galerisine ana kapıdan girilmesi sonucu alarm sisteminin devreye girdiği ve polisin olay yerine geldiği; böylece daha büyük bir soygunun engellendiği belirtildi.
Hong Kong'da gündönümü deneyimi

Hong Kong'da gündönümü deneyimi: ZS Hospitality Group, Hong Kong'un Central bölgesindeki Lyndhurst Terrace’de gündönümü (güneşin kuzey veya güneyde en uç noktaya ulaşıp durduğu an) kavramından ilham alan; bir yemek stüdyosu ve iki restorandan oluşan ve iki kata yayılan Solstice Culinary Space’i açtı.
- Ayrıntılar: İç mekan tasarımını Oslo merkezli Snøhetta'nın üstlendiği Solstice Culinary Space ziyaretçileri kıştan yaza doğru bir yolculuğa çıkaracak biçimde tasarlandı. Yemek stüdyosu kış temalı koyu renkler ve odaklanma atmosferi sunarken, Sol restoranı yazı yansıtan toprak tonları ve Uncle Quek ise daha canlı bir yaz enerjisi taşıyor. Ziyaretçiler, merdivenle mekanlar arasında geçiş yaparken mevsimlerarası bir geçiş hissi yaşıyor.
Kolezyum'da yeni 'piazza'

Kolezyum'da yeni 'piazza': Roma’daki Kolezyum, restorasyon sürecinin ardından yarım daire biçiminde bir piazza ile ziyaretçilere Roma dönemi izleyicilerinin perspektifini sunacak şekilde ziyarete açıldı.
- Ayrıntılar: Arenanın hemen dışında yer alan piazza, iki büyük kemer altında, antik dönemde savaşları izleyenlerin oturacağı alanın bire bir yeniden canlandırılması için tasarlandı. Ziyaretçiler, orijinal sütunların bulunduğu alana yerleştirilen traverten mermer bloklarda oturabiliyor.
- Bilgi notu: Restorasyon sırasında antik traverten taşların orijinal konumları kazılırken madeni paralar, heykeller, hayvan kemikleri ve bir altın yüzük bulundu. Ayrıca imparator Commodus’un kalabalıktan kaçmak için kullandığı gizli giriş 2025’te halka açıldı.
Gizemli krallığın izinde

Mantarlar, milyonlarca türü ve yeryüzünde yaşamın devam etmesindeki kritik rollerine rağmen insanlığın en az tanıdığı organizmalardan. Bitkilerden ziyade hayvanlarla daha yakın akraba olan bu canlılar; gıda döngüsünün, insan sağlığının, ekosistemlerin ve küresel atmosfer kimyasının sürdürülmesini sağlıyor. Peki 1960’lara kadar bitki kategorisinde sayılan bu gizemli krallığı yakından incelemek ve keşfetmek isteyenler nerelere gitmeli?
Yazı: Deniz Aytekin
Bu yazıyı okurken bile farkında olmadan sporlarını soluduğunuz mantarları insanların tarih öncesi çağlarda bile yemek için topladığı düşünülüyor. Mantarlardan bahseden ilk kaynağın Euripides'in yazıları (MÖ 480-406), bitkileri sistematik bir şekilde sınıflandırmaya çalışan ilk kişinin ise Yunan filozof Eresuslu Theophrastos (MÖ 371-288) olduğu tahmin ediliyor.
Mantarların bugün kabul ettiğimiz mikolojik tanımını yapan ve onları resmeden ilk kişi ise İtalyan Pier Antonio Micheli (1679–1737) idi. Micheli, sporların yeni mantarlar üretebileceğini kanıtlamış olsa da, çalışmaları zamanının çok ilerisindeydi ve çoğu yayımlanmadı ancak 1737'de kaleme aldığı Nova Plantarum Genera, modern mikoloji döneminin başlangıcını temsil eder. Floransa'da yayımlanan bu dönüm noktası niteliğindeki kitap; otların, yosunların ve mantarların sistematik sınıflandırmasının temelini atmıştı. Micheli zamanında hak ettiği değeri görmese de mirası bugün aspergillus, mucor ve puccinia gibi isimlendirdiği cinslerde yaşıyor. "Modern taksonominin babası" sayılan Carl Linnaeus (1707–1778) ise farklı mantar türlerini aynı isimler altında gruplandırarak önemli bir adım atmıştı ancak mantarları bitki krallığına dahil ederek mikoloji çalışmalarını aslında geriletmişti.
Mantarlar 1960’lara kadar "fotosentez yapamayan garip bitkiler" olarak görülüyordu. Amerikalı ekolog Robert Whittaker, 1969 yılında canlıları beş farklı aleme ayıran (five-kingdom system) ünlü sınıflandırmasını ortaya attı. Whittaker, mantarların besinlerini bitkiler gibi üretmediğini (fotosentez) veya hayvanlar gibi yemediğini, bunun yerine emerek (absorbsiyon) temin ettiğini fark ederek onları ayrı bir krallık (fungi) olarak tanımladı. Bu, mantarların bitki olmadığına dair ilk büyük resmî ilerlemeydi.
Mantarların hayvanlarla olan "akrabalığına" dair kesin kanıtlar, DNA teknolojisinin gelişmesiyle ortaya çıktı. 1993 yılında moleküler biyolog Mitchell Sogin ve ekibi (özellikle Wainright ve arkadaşları), rRNA (ribozomal RNA) sekanslarını kullanarak bir soyağacı hazırladılar. Bu çalışma, mantarların genetik olarak bitkilerden çok hayvanlara benzediğini bilimsel olarak kanıtladı. Bu keşif sonucunda mantarlar ve hayvanlar, opisthokonta adı verilen dev bir evrimsel klanın içine dahil edildi.
Bilim insanları dünyada yaklaşık 2,5 milyon mantar türü olduğunu tahmin ediyor ancak mevcut mantar türlerinin yalnızca %5'inden biraz fazlası (155.000 tür) bilimsel olarak isimlendirilmiş durumda. Yalnızca 2020-2023 arasında bile 8.600'den fazla bitki ve 10.200'den fazla mantar türü bilimsel olarak tanındı.

Meteora Doğa Tarihi ve Mantar Müzesi (Kalambaka, Yunanistan)
Trikala’yı Egnatia'ya bağlayan yol üzerindeki Meteora Doğa Tarihi ve Mantar Müzesi, Meteora’nın manastırları arasında, bölgenin doğal geçmişini ve kültürel dokusunu farklı bir açıdan görmek isteyenler için ilgi çekici bir durak.
2014 yılında açılan müze, iki ana bölümden oluşuyor. Doğa Tarihi bölümü, Meteora’nın jeolojik oluşumunu anlamaya yardımcı olan fosiller, memeliler, kuşlar, mineraller ve meteoritlerle zengin bir içerik sunarken; Mantar Müzesi, Yunanistan’ın köklü mantar toplama geleneğini ve mantarların bilimsel dünyasını ayrıntılı modeller üzerinden keşfetme imkanı tanıyor.
Uppsala'da 'IQ turizmi'

Uppsala'da 'IQ turizmi': İsveç’teki Uppsala kenti, turistleri sadece fotoğraf çekmeye yönlendirmek yerine, şehrin tarihini ve kültürel mirasını keşfetmeye teşvik eden “IQ Turizmi” programını başlattı.
- Ayrıntılar: Program, Anders Celsius’un 18. yüzyılda geliştirdiği termometre ve Uppsala Üniversitesi’ndeki 17. yüzyıl anatomi tiyatrosu gibi tarihî ve bilimsel mekanları öne çıkarıyor. Ziyaretçiler, Ofvandahls Hovkonditori gibi 19. yüzyıldan kalma kafelerde veya Gamla Uppsala’daki Viking ve Vendel dönemi müzelerinde şehrin kültürel ve bilimsel geçmişini deneyimleyebiliyor.
- Ayrıca: Şehirde, çoğu kişinin gözden kaçırdığı ayrıntılara dikkat çekmek için yerleştirilen kırmızı teleskoplar yer alıyor; bunlar arasında Uppsala Katedrali’ndeki 19. yüzyıl öncesi cam panel, Östgöta Nation önündeki taşa 1965’te yazılan “nothing happened here” ifadesi ve şehirdeki sanatçıların yaptığı fare yuvaları bulunuyor.
Uyku turizminden mikro inzivalara

- Yakın zamana kadar detoks, yoga kampı ve spa’ların hâkimiyetindeki huzur ve rahatlama kampları, bugünlerde uyku, okuma, sessizlik gibi tekil ihtiyaçlarımıza odaklanacak şekilde kendilerini dönüştürse de hepsi temelde aynı ortak derde çare olmayı vadediyor: Yorgunuz ve birkaç günlüğüne dinlenmek istiyoruz.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Mantarlar, milyonlarca türü ve yeryüzünde yaşamın devam etmesindeki kritik rollerine rağmen insanlığın en az tanıdığı organizmalardan. Bitkilerden ziyade hayvanlarla daha yakın akraba olan bu canlılar; gıda döngüsünün, insan sağlığının, ekosistemlerin ve küresel atmosfer kimyasının sürdürülmesini sağlıyor. Peki 1960’lara kadar bitki kategorisinde sayılan bu gizemli krallığı yakından incelemek ve keşfetmek isteyenler nerelere gitmeli?

Spontanlığı, yavaşlamayı, düşünmeyi yeniden hatırlamak yalnızca bireysel bir iyilik hâli meselesi değil aynı zamanda son derece hayati bir psikopolitik meseledir. Çünkü bazen bir felaketi başlatan, büyük bir ideoloji değil, sadece dürtüyle eylem arasındaki o hayati boşluğun çökmesi de olabilir. Bugün en radikal politik eylemlerden biri, hızın, öfkenin, teşhirin ve tepkiselliğin kutsandığı bir dünyada o boşluğu yeniden savunmaktır.

Türkiye’de 5G’nin ticari başlangıcını bir “nesil değişimi”nden ibaret görmek yanlış olur. Bu, aynı anda bir frekans politikası, bir sanayi politikası, bir saha mühendisliği programı ve bir sürdürülebilir operasyon mimarisi olacak. Önümüzdeki dönemde gerçek farklılaşmayı yaratanlar, 5G sinyalini doğru mimariyle, doğru bakım modeliyle ve gerçek ekonomik değer üretecek şekilde kullananlar olacak.
04 Nis 2026

"Sarı Zarflar" filminde politik görüşleri nedeniyle kamu görevinden uzaklaştırılan sanatçı ve akademisyen bir çiftin mesleki sürgündeki çırpınışlarını ve dönüşümlerini anlatan İlker Çatak ile Altın Ayı ödüllü filmini konuştuk.




