'Time' AI ajanlarına reklam satmaya başladı
Time dergisi, markaların yapay zeka sohbet robotlarının yanıtlarında daha görünür olmasını sağlamak amacıyla yapay zeka ajanlarına yönelik reklamlar sunmaya başladı; içerikler markaların bilgilerini ve mesajlarını içeren SSS formatında hazırlanıyor ve “sponsorlu içerik” olarak etiketleniyor.
- Ayrıntılar: Dergi, geçen ay internet sayfalarının yapısını yapay zeka ajanlarının daha kolay okuyabileceği metin tabanlı Markdown sayfalarına dönüştürmeye başladı. Uygulama, Google merkezli arama motoru optimizasyonunun yapay zeka çağındaki karşılığı olarak tanımlanan “generative engine optimization” (GEO) stratejisinin bir parçası olarak sunuluyor.
Spotify'dan AI sanatçılara yeni etiket
Spotify, yapay zeka tarafından oluşturulduğu düşünülen sanatçı profillerini belirlemek için Eylül ortasından itibaren “AI Persona” etiketini kullanmaya başlayacak ve bu profiller Spotify'ın algoritmik önerilerinden çıkarılacak.
- Ayrıntılar: Etiketler sanatçı profillerinde, arama sonuçlarında ve çalma listelerinde isimlerin yanında görünecek. Sanatçılar profillerinin yapay zeka personası olduğunu kendileri bildirebilecek. Bunu yapmayan profiller ise Spotify'ın insan moderatörleri tarafından, yapay zeka destekli araçlarla yapılan incelemenin ardından etiketlenebilecek.
Bibliyoterapi'de bu hafta

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.
Yazı: Aslı Perker
"Yapay zeka benden daha hızlı düşünebilir, daha çok üretebilir, hatta yaptığım işi benden daha iyi yapabilir. Peki bütün bunlar elimden alınırsa geriye ne kalır? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkuyorum.
Bilge D. "
İnsan geçen binyıllarda nelerden nelerden korktu; şimdi sıra bizde, biz de kendi yaratımımız olan yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz. Hoş, binyıllardır, yani insan var olduğundan beri kendi yaratımı olan çocukları da onların yerini almadı mı? Bir bakıyoruz ki altını değiştirdiğimiz çocuk bizden daha zeki, daha donanımlı, daha ileri ve üstelik bizim yerimizi almaya da gayet istekli. Hatta kurt kocayınca kuzunun maskarası olurmuş derler; bir de üstüne üstlük çocuğun ebeveynlik tasladığı bir zaman da gelir. Bütün kontrolü ele geçirir ve size artık araba kullanamayacağınızı söyler. Kontrolü kaybetmiş olursunuz.
Sanırım bizim korkumuz da kontrolü kaybetmek. Yani kitleler olarak "yaşlanmış birey histerisi" yaşıyor olabilir miyiz? "Bir dakika bir dakika," diyoruz, "Ben bütün bunları zaten yapabiliyorum. Ne demek artık bunu benden daha iyi yapan biri var? Ne demek artık bana gerek yok? Eğer bana değer kazandıran şey işe yararlı olmazsa ve yapay zeka benden daha işe yarar hâle geldiyse şimdi ben nasıl değerli olacağım?"
- Peki madem konuya ebeveyn-çocuk üzerinden başladım oradan devam edeyim. Bizi büyütenler, anne-babalarımız ya da diğerleri artık bunu yapamaz hâle geldiklerinde onları tamamen gözden çıkartıyor muyuz? Artık onları sevmiyor muyuz? Hayır. Onları aynı şekilde sevmeye, onlara değer vermeye devam ediyoruz; çünkü onlar varlar. Var olmaları yeterli.
Erich Fromm’dan İnsan Olmak Üzerine
Hızımı almışken buradan hemen ilk önereceğim kitaba geçeceğim: Erich Fromm’un İnsan Olmak Üzerine kitabı. Fromm’un yirmi yıla yayılan makalelerinden oluşuyor. Beni konumuz özelinde çok etkileyen bir kitap.
Fromm kısaca aslında şunu söylüyor da diyebiliriz: İnsan da zaten bir makine değil mi? Biz çoktan birer makineye dönüşmedik mi? Belki de yapay zekanın sebep olduğu asıl kriz makinenin insana benzemeye başlaması değil, insanın kendisini çok uzun zamandır makineye benzer ölçütlerle değerlendirmesidir.
Bu arada
Eğer popüler olanları, en çok konuşulanları kaçırmak istemiyorsan:

Spider-Man: Brand New Day | Kaynak: TME Films
- 31 Temmuz - 6 Ağustos haftasında en çok izlenen film Türkiye’de de (1.306.992 seyirci) ABD’de de (510.088.528 dolar hasılat) Spider-Man: Brand New Day (2026, Destin Daniel Cretton),
- 7-9 Ağustos hafta sonunda en çok izlenen film Türkiye’de de (288.524 seyirci) ABD’de de (144.254.386 dolar hasılat) Spider-Man: Brand New Day,
- 12 Ağustos itibarıyla haftanın en popüler yapımı hem IMDb hem de Letterboxd’a göre Spider-Man: Brand New Day oldu.
- Spider-Man: Brand New Day Türkiye’de halen gösterimde.
LP konseri

LP konseri: İhtiyaç duyduğumuz romantizm dozunu fazlasıyla karşılayan besteleri ve karizmatik sesiyle LP, üç şehirlik Türkiye turnesi kapsamında bu akşam KüçükÇiftlik Park sahnesinde eskimeyen "Lost On You", "Other People", "Muddy Waters" gibi hitlerini ve bu yıl çıkacak Room 12 albümünden yeni şarkılarını çalıyor.
Wednesday, Blind'da
Wednesday, Blind'da: Alternatif rock sahnesinin öne çıkan gruplarından Kuzey Carolina çıkışlı Wednesday, Türkiye’deki ilk konseri için 17 Ağustos’ta Blind sahnesinde olacak. Karly Hartzman önderliğindeki grup güçlü hikaye anlatımı ve sahnedeki yoğun enerjisiyle son yıllarda dikkat çekti. Wednesday'in yeni albümü Bleeds, gündelik hayatın sıradan detaylarını karanlık ve samimi bir dille ele alıyor.
Şehirde

Amour | Kaynak: Bir Film
- Amour (2012, Michael Haneke) Bir Film’in "Nostaljik Yaz Şenliği" kapsamında, 16 Ağustos Pazar günü İstanbul, Ankara ve İzmir’deki 6 sinema salonunda gösteriliyor.
- One Battle After Another (2025, Paul Thomas Anderson) 17 Ağustos Pazartesi saat 20.45’te ENKA Sanat’ın açık hava gösterimleri kapsamında ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda gösteriliyor.
- Wings of Desire / Der Himmel über Berlin (1987, Wim Wenders) 18 Ağustos Salı saat 21.00’de Kadıköy Belediyesi’nin Kalamış Yaz Festivali kapsamında Kalamış Atatürk Parkı Etkinlik Alanı’nda gösteriliyor.
Mabel Matiz'e soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sanatçı Mabel Matiz'in yayımladığı "Ha Leylim" şarkısının sözleri ve video klibi hakkında "müstehcenlik" suçu kapsamında re'sen soruşturma başlattı.
Ankara’da VEKAM Ödülü
12-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 37. Ankara Film Festivali’nde, Ulusal Belgesel Film ve Ulusal Kısa Film yarışmalarına başvuracak Ankara temalı yapımlar bu yıl da VEKAM Ödülü için yarışacak.
- Nedir? Başkentin görsel ve kültürel hafızasını kayıt altına almayı teşvik etmeyi amaçlayan, Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) işbirliğiyle verilen ödülü önceki yıllarda Asfaltın Altında Dereler Var!, Gordion’un Çobanları, Bir Orkestranın İzinde, Laf Aramızda Engürü Kahve ve Bir Tutkunun Hikayesi gibi yapımlar kazanmıştı.
Ritchie Blackmore, 33 yıl sonra Deep Purple sahnesinde

Ritchie Blackmore, 33 yıl sonra Deep Purple sahnesinde: Deep Purple’ın kurucu gitaristi Ritchie Blackmore, 12 Ağustos’ta New York’taki Jones Beach Theater’da grupla 1993’ten bu yana ilk kez sahneye çıktı ve “Smoke on the Water” parçasına eşlik etti.
- Ayrıntılar: 81 yaşındaki Blackmore, sahneye çıkmadan önce Instagram Live yayınında eski grup arkadaşı Ian Gillan’a ulaştığını ve konserin bis bölümünde grupla çalmak istediğini açıklamıştı. Gillan da sahnede Blackmore’u “Kurucu üye, büyük efsane ve ölümsüz Ritchie Blackmore” sözleriyle karşıladı. Deep Purple, bu yıl yayımlanan Splat! albümünü tanıtmak üzere turneye devam ediyor.
Evde

Lanterns | Kaynak: HBO Max
- Don’t Say Good Luck (2026, Julia Hart) 14 Ağustos’ta Netflix’te,
- Camp Rock 3 (2026, Veronica Rodriguez) 14 Ağustos’ta Disney+’ta,
- Lanterns (2026-, Chris Mundy, Damon Lindelof ve Tom King) ilk bölümüyle 17 Ağustos’ta HBO Max’te,
- The Fabelmans (2022, Steven Spielberg) 18 Ağustos’ta MUBI’de,
- Project Hail Mary (2026, Phil Lord ve Christopher Miller) 20 Ağustos’ta Prime Video’da yayımlanıyor.
JustWatch’tan Türkiye raporu

Dijital platform rehberi JustWatch’un yayımladığı, 2026’nın ikinci çeyreğine ait Türkiye Streaming Raporu’na göre lider konumdaki Netflix’in pazar payı düşerken, Disney+ pazar payını 4 puan artırarak ikinci sıradaki Prime Video’ya yaklaştı.
- Ayrıntılar: Rapora göre sırasıyla %23, %18, %17 pazar payı ile zirvede yer alan Netflix, Prime Video ve Disney+’ı HBO Max, YouTube Premium ve MUBI izliyor.
Diddy, Lil Rod'a dava açtı
Sean “Diddy” Combs, müzik yapımcısı Rodney “Lil Rod” Jones’a kendisine ait özel görüntüleri izinsiz elde ettiği ve bu görüntüleri Netflix’e sattığı, ayrıca 50 Cent yapımcılığındaki Sean Combs: The Reckoning belgeselinde kendisi hakkında iftira niteliğinde açıklamalar yaptığı gerekçesiyle dava açtı.
- Bir adım geriden: Jones, 2024’te Combs’a karşı açtığı davada yapımcıyla 2022-2023 yılları arasında çalıştığını, bu süreçte uyuşturulduğunu, taciz ve cinsel istismara maruz kaldığını ve cinsel eylemlere zorlandığını öne sürmüştü. Jones ayrıca The Love Album: Off the Grid albümündeki çalışmaları karşılığında kendisine vaat edilen ücretin ödenmediğini belirterek 30 milyon dolar tazminat talep etmişti.
- Editörün notu:'Sean Combs: The Reckoning' belgeselinde anlatılmayanlar, anlatılıp konuşulmayanlar | Deniz Aytekin, Duende
Eurovision 2027 Burgaz’da
2027 Eurovision Şarkı Yarışması, Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki Burgaz kentinde 12-15 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek; yarışma, provalar, yarı finaller ve büyük final 2023’te açılan Arena Burgas’ta yapılacak.
- Ayrıntılar: Bulgaristan, Dara’nın “Bangaranga” şarkısıyla mayısta Viyana’da düzenlenen 2026 Eurovision’u kazanarak yarışmaya ilk kez ev sahipliği yapma hakkı elde etti. Burgaz, Sofya, Varna ve Plovdiv’in de yer aldığı adaylar arasından ev sahibi kent olarak belirlendi. Avrupa Yayın Birliği (EBU), kenti mekan ve teknik kapasitesinin yanı sıra otel kapasitesi, ulaşım imkanları ve uluslararası erişimi nedeniyle seçti.
AKM'de açık hava sineması
Atatürk Kültür Merkezi'nin 13 Eylül'e kadar devam edecek açık hava sinema gösterimleri bu akşam Odyssey gösterimiyle başlıyor; programda La La Land, Interstellar, Coco, Inception, Kelebeğin Rüyası, ve Ratatouille gibi filmler var.
Sinemalarda
Uffizi Galerisi’nde 50 milyon avroluk yenileme

Floransa’daki Uffizi Galerisi, ziyaretçi yoğunluğunu azaltmak ve iklim kontrolünü iyileştirmek amacıyla iki yıllık, 50 milyon avroluk bir renovasyon programı başlatıyor.
- Ayrıntılar: Proje dahilinde na galeriye yeni sergi alanları eklenecek, Andrea del Castagno’nun 15. yüzyıla ait Portraits of Illustrious Men and Women fresklerine ayrılmış yeni bir galeri oluşturulacak ve ziyaretçi girişleri yeniden düzenlenecek. Palazzo Pitti ve Boboli Bahçeleri de renove edilecek; Palazzo Pitti’de Medici ailesinin koleksiyonlarının bulunduğu bölümler ile Palatine Galerisi yenilenirken, Boboli Bahçeleri’nde tarihî yapılar, çeşmeler ve bitki örtüsü restore edilecek.
'Yaz Başka, Caz Başka'

AKM, yazı cazla kapatıp sonbaharı cazla açıyor. 16 Eylül'e kadar devam edecek konser serisinde İlayda Hatipoğlu Quintet, Fuji, Teselli, Dandefuse, One Two Trio, Funiküler, Kaos, Leviers, Efe Erdem Quintet, Pür ve Calico cazseverlerle buluşuyor.
The End of Oak Street

David Robert Mitchell’ın Spielberg ve J.J. Abrams’ın izlerini taşıyan yeni filmi "The End of Oak Street", bir aile krizini dinozorlarla, bir hayatta kalma mücadelesini ise insanın doğayla bitmeyen savaşıyla buluşturuyor.
Yazı: Emre Eminoğlu
Film: The End of Oak Street
Yönetmen: David Robert Mitchell
Yapım yılı: 2026
Süre: 99 dakika
Dinozorların nesli yaklaşık 66 milyon yıl önce tükendi. Dolayısıyla hiçbir insan bir dinozoru canlı görmedi ama yine de çoğumuzun zihninde nasıl göründüklerine, nasıl hareket ettiklerine, hatta nasıl ses çıkardıklarına dair oldukça net imgeler var. Ve benim gibi 90’larda büyüyenler için bu imgenin kaynağı paleontoloji kitaplarından çok oyuncaklar, çizgi filmler, Dinozorlar dergisi ve tabii ki Jurassic Park.
Steven Spielberg’ün 1993’te sinemaya taşıdığı dinozorlar, milyonlarca yıldır var olmayan bu canlıları bir kuşağın çocukluk tutkusuna dönüştürdü. Bu yüzden bugün perdede bir T-rex görmek yalnızca tarih öncesi bir canlıya bakmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor: Çocukluğumuza ait çok tanıdık bir şeyle yeniden karşılaşmayı.
90’lardan beri geçen sürede dinozorların bilimsel imgesinin değiştiğini unutmamak gerek. Fosil bulguları birçok dinozor türünün tüylerle ya da tüy benzeri yapılarla kaplı olduğunu gösterirken, popüler kültürün Jurassic Park ile aklımıza kazıdığı pullu devler yavaş yavaş yerini başka bir görünüme bırakıyor. Paleontolog Michael Novacek’in de dikkat çektiği gibi, insanlar zihinlerinde yer etmiş ve değer verdikleri imgelerin değişmesine direnebiliyor; genç kuşaklarsa aynı nostaljik bağlara sahip olmadıkları için bilimsel olarak güncellenen dinozor tasvirlerini daha kolay benimseyebiliyor.
David Robert Mitchell’in yeni filmi The End of Oak Street’in en keyifli taraflarından biri de bu: Yönetmen, çocukluğumuzun dinozor nostaljisinden beslenirken onları 1993’te dondurmak yerine tüylü ve güncellenmiş hâlleriyle yeniden perdeye taşıyor. Kısacası, bize hatırladığımız dinozorları vermek yerine, onları bugün bilinen hâlleriyle tasvir ediyor.
Yıldız Tozu | Meryl Streep sinemasının ortak paydası

Yaklaşık yarım yüzyıla yayılan kariyerindeki 21 Akademi Ödülü adaylığı, Meryl Streep’in sinema tarihindeki esas yerini anlatmaya yetmez. Zira onun başarısı, ürettiği sayısız mimik, jest, ses, aksan ve beden dilinin çok ötesindedir. Streep oyunculuğunu diğerlerinden ayıran asıl cevher, onun durmaksızın, insanın toplumsal rollerinin gölgesinde kalan o küçük kişisel bölgeyi arayışında gizlidir.
Yazı: Mehmet Sindel
1976 yılında, King Kong filmi için yapılan seçmede, ünlü yapımcı Dino De Laurentiis oğluna döner ve ona İtalyanca olarak, "Bunu bana neden getirdin? Bu kız çok çirkin (Che brutta)!" der. Cevap ise kültürlü, zeki, zarif ve odadaki asıl gorilin vasat fikrinin aksine pek de güzel olan o genç ve mağrur kadından, üstelik şiir gibi bir İtalyancayla gelir:
"'King Kong' filmi için olunması gerektiği kadar güzel olmadığım için çok üzgünüm…"
İşte bu muhteşem kadının filmografisi; Erving Goffman’ın toplumsal hayatı roller ve performanslar üzerinden düşünmesiyle, Simone de Beauvoir’ın kadınlığın toplumsal bir varoluş biçimi olduğuna ilişkin yaklaşımıyla ve Hannah Arendt’in “insanın kamusal alandaki eylemleri aracılığıyla görünür hâle geldiği” fikriyle derin bir yakınlık taşır.
Zira kraliçemizin arz-ı endam ettiği filmlerde insan—tıpkı yaşamın kendisinde olduğu gibi—tek ve değişmez bir kimlikten ibaret değildir. Anne, eş, âşık, yönetici, işçi, rahibe, gazeteci, hatta başbakan… Bu unutulmaz karakterler, hayatın her birimize sunduğu ya da dayattığı rollerle içimizde taşıdığımız kırılgan benlik arasında yaşarlar.

Meryl, 1949 yılında New Jersey’de doğar. Annesi Mary Wilkinson Streep, reklam ve yayıncılık alanında çalışan bir grafik sanatçısı ve sanat editörü; babası Harry William Streep Jr. ilaç sektöründe yöneticidir. Meryl, Vassar College’da başladığı eğitimini, Yale School of Drama’da yüksek lisansla sürdürür. New York tiyatrosunda, Shakespeare’den Çehov’a uzanan yoğun bir repertuvarın içinde yetişir.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

David Robert Mitchell’ın Spielberg ve J.J. Abrams’ın izlerini taşıyan yeni filmi "The End of Oak Street", bir aile krizini dinozorlarla, bir hayatta kalma mücadelesini ise insanın doğayla bitmeyen savaşıyla buluşturuyor.




