Bu arada
Eğer popüler olanları, en çok konuşulanları kaçırmak istemiyorsan:

Resident Evil | Kaynak: TME Films
- 18-24 Eylül haftasında en çok izlenen film Türkiye’de de (111.212 seyirci) ABD’de de (80.176.247 dolar hasılat) Resident Evil (2026, Zach Cregger),
- 25-27 Eylül hafta sonunda en çok izlenen film Türkiye’de (152.523 seyirci) Resident Evil, ABD’de (26.106.643 dolar hasılat) Avengers Endgame: Encore (2019, Anthony Russo ve Joe Russo),
- JustWatch’un verilerine göre 21-27 Eylül haftasında Türkiye’deki dijital platformlarda en çok izlenen film The Love Hypothesis (2026, Claire Scanlon), en çok izlenen dizi Alıkara (2026, Hülya Gezer),
- 30 Eylül itibarıyla haftanın en popüler yapımları IMDb’ye göre Resident Evil, Letterboxd’a göre The Love Hypothesis oldu.
- Avengers Endgame: Encore ve Resident Evil Türkiye’de halen gösterimde; Alıkara TOD’da, The Love Hypothesis ise Prime Video’da izlenebiliyor.
'Çatıya Tıklatma'

'Çatıya Tıklatma': Filistinli yazar ve oyuncu Khawla Ibraheem imzalı Çatıya Tıklatma (A Knock on the Roof), Nihal Yalçın’ın solo performansıyla Türkiye’de ilk kez 5-6 Ekim'de Moda Sahnesi'nde izleyiciyle buluşacak.
- Ayrıntılar: Gazze’de yaşayan Meryem adlı Filistinli bir annenin bütün dünyası, oğlunu olası bir bombardımandan kurtarabilmek için yaptığı hazırlıkların etrafında giderek daralıyor. Yalçın'ın Meryem karakterine hayat vereceği oyunun yönetmen koltuğunda Ali Haydar Çataltepe oturuyor.
Tokyo seçkisinde Türkiye’den yapımlar
39. Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde yarışacak ve gösterilecek filmler açıklandı.
- Ayrıntılar: Bahman Ghobadi’nin ilk gösterimi Toronto Film Festivali’nde yapılan filmi Trees Are Watching ana yarışma bölümündeki 15 filmden biri olurken, Tareq Daoud’un yönettiği ve Emine Yıldırım ile yazdığı Şerife Tavşan, Asya’nın Geleceği bölümünde yarışacak.
Antipode İstanbul
Yeraltı punk sahneleri ve DIY kültürünü belgeleyen bağımsız arşiv ve zine projesi Antipode, Güney ve Güneydoğu Asya sahnelerine odaklanan ikinci cildi ve derleme albümüyle 2-4 Ekim’de kargART’ta üç günlük bir festival düzenliyor.
- Ayrıntılar: Türkiye’den ve yurt dışından müzisyen ve grupların sahne alacağı festival, bağımsız ağlar ve kolektif dayanışma ekseninde ilerliyor. Antipode’un Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika sahnelerine odaklanan ilk cildine adanan sergi ise Bant Mag. Havuz / Bina’da görülebiliyor.
Prada’nın “Human Brains” projesinde yeni bölüm

Prada’nın “Human Brains” projesinde yeni bölüm: Fondazione Prada’nın nörobilim ve insan beynine odaklanan "Human Brains" projesinin yeni bölümü "Screen Talk", dün Milano’daki Cinema Godard’da başladı.
- Ayrıntılar: Mayıs 2027’ye kadar sürecek ve ücretsiz olarak düzenlenecek dokuz aylık program, bilimsel araştırma ile sinemayı biraraya getiriyor; film ve belgesel gösterimlerine uluslararası bilim insanları, akademisyenler, araştırmacılar ve yönetmenlerin katıldığı konuşmalar eşlik ediyor.
- Bilgi notu: Uzun yaşam, beyin plastisitesi, bilinç, hafıza, ergenlik, yapay zeka, davranış bilimleri ve dil gibi konular ele alınacağı programda Sam Green’in The Oldest Person in the World (2025) filminin ardından, ilk olarak 29 Ekim'de Suki Chan’ın Conscious (2026) filmi ve 26 Kasım'da Åse Svenheim Drivenes’in Teenage Life Interrupted (2025) filmleri gösterilecek.
Morgan Jay ilk kez İstanbul sahnesinde
Stand-up’ı müzik ve doğaçlamayla buluşturan Morgan Jay, “La Dolce Vita” dünya turnesi kapsamında 10 Haziran 2027’de Volkswagen Arena’da ilk kez İstanbul seyircisiyle buluşacak.
- Ayrıntılar: Jay, gitar, auto-tune mikrofon, stand-up ve doğaçlamayı buluştururken seyirciden gelen hikaye ve cevapları gösterinin anlık malzemesine dönüştürüyor. 2024-2025'teki "Goofy Guy Tour" kapsamında 24 ülkede 69 kapalı gişe gösteri ve 170 bin bilet satışına ulaşan sanatçının TikTok’ta 10, Instagram’da 5, YouTube’da ise 3 milyonu aşkın takipçisi bulunuyor.
Postane 5 yaşında

Postane İstanbul 5. yaşını yürüyüş, atölye, film gösterimi, sergi ve buluşma etkinlikleriyle kutluyor ve Galata’nın gündelik yaşamını, kültürel mirasını ve kentsel doğasını 6-11 Ekim'de birlikte keşfetmeye davet ediyor.
- Ayrıntılar: Programda; Açık Bostan Buluşması, Kurşunlu Han Yürüyüşü, Mor Salkım Apartmanı film gösterimi, Galata Sokak Otları Yürüyüşü 1859-1923: Eski İngiliz Postanesi'nden Kartpostallar sergisi gibi etkinlikler yer alıyor.
Slash Featuring Myles Kennedy And The Conspirators İstanbul'da

Slash Featuring Myles Kennedy And The Conspirators İstanbul'da: Efsane gitarist Slash, Myles Kennedy and The Conspirators ile birlikte Flying Blind World Tour 2027 kapsamında 22 Temmuz'da Bonus Parkorman'a geliyor.
- Ayrıntılar: Slash, 2012’de yayımlanan Apocalyptic Love albümünden bu yana Myles Kennedy ve The Conspirators ile çalışmalarını sürdürüyor. Grup daha önce 2013 yılında İstanbul'da sahne almıştı.
Dağ, güneş ve zaman

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.
Yazı: Yaren Serra Akgün
Sanatçı Ugo Rondinone’nin the sun and the mountain sergisi, doğayı hepimiz için belirli bir coğrafyanın görüntüsü olarak değil, yüzyıllardır ortak hafızamızda yer eden temel imgeler üzerinden ele alıyor. Taşlar, dağ, güneş, deniz ve elbette renkler… Rondinone’ye göre doğanın bize sunduğu bu imgeler, Carl Gustav Jung’un arketip kavramından yola çıkarak aramızdaki tüm farklılıkların ötesinde paylaştığımız ortak bir dili temsil ediyor.
Sergi, 20 yeni Mountain heykelini ve 2023 tarihli 14 gündoğumu ve günbatımı suluboyasını biraraya getiriyor. Farklı renklerdeki taşların üst üste dengelenmesiyle oluşan Mountain heykelleri, ağırlık ve kalıcılık gibi kavramları öne çıkarıyor. Farklı kültürlerde ortak bir sembol olarak karşımıza çıkan dağ imgesi ise dayanıklılık, süreklilik ve bilinmezlik gibi anlamlar taşıyor.
Mountain serisinin aksine, gündoğumu ve günbatımını resmettiği eserlerinde ise değişim ve hareketi görüyoruz. Rondinone’nin 2023 tarihli bu suluboyalarında güneş, her gün tekrar eden ancak hiçbir zaman tamamen aynı olmayan bir döngünün parçası olarak karşımıza çıkıyor. Dağın kalıcılığı ve sabitliği ile güneşin sürekli hareketi, aslında zıtlıkların karşılaşmasını temsil ediyor.
Bu zıtlıklar hem sergide hem de doğanın kendisinde birbirini dışlamak yerine, aynı bütünün içinde birbirini tamamlıyor ve insanlığın doğayla kurduğu ilk ilişkilerin de izlerini taşıyor. Bir dağla karşılaşmak, gün batımını ya da gün doğumunu izlemek pek modern bir deneyim değil. Aksine, insanlık tarihi boyunca tekrar eden bu imgeler, bugün aramızdaki tüm farklılıklara rağmen bize ait olan ortak bağları ve doğayla kurduğumuz ilk ilişkiyi hatırlatıyor.
36. Akbank Caz Festivali

Akbank Caz Festivali, konser, atölye ve söyleşilerden oluşan programıyla 11 Ekim’e kadar İstanbul’un farklı mekanlarında devam ediyor.
- Ayrıntılar: Bu hafta programda Cochemea, Yazmin Lacey, Mehmet Uluğ Gecesi kapsamında Bugge Wesseltoft “New Conception of Jazz” feat. Gülşah Erol ve Sasha Berliner’in konserleri yer alıyor.
Oktober in İstanbul

Almanya’nın köklü festival geleneğinden ilham alan Oktober in Istanbul, bu yıl da müzik, lezzet, eğlence ve sürpriz deneyimlerle 2-4 Ekim'de Küçükçiftlik Park'ta düzenleniyor.
- Ayrıntılar: Programda Duman, Adamlar, Vega, Kargo, Madrigal, Son Feci Bisiklet, Luxus, Sattas, Deniz Sipahi, Mojave ve Yangın var.
Bavuldaki dil

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.
Yazı: Yasemin Kaya ve Utku Özer
Sirkeci Garı, 60'ların başı. Peronda birbirini tanımayan ama aynı şeyleri taşıyan insanlar var: Bir tahta bavul, bir sağlık raporu, cepte bir tren bileti. Trenler batıya, Münih’e, oradan fabrikalara kalkıyor. Kimse uzun kalmayı düşünmüyor; iki yıl, belki üç, belki araba parası biriktirilecek, belki borç kapatılacak, belki biraz birikimle dönülecek.
Bekir Yıldız'ın Türkler Almanya'da romanı işte bu perondan, bu kalabalığın içinden başlar:
“İşte o gün, bu hava içinde bizleri götürecek trene, fırınlara saldıran aç insanlar gibi hücum ettik. Bir zamanlar atalarımız kılıçlarıyla Avrupa'ya sahip olmuşlar, şimdi bizler, pasaportlarımızla sığmıyoruz.”
O peronda kimsenin fark etmediği bir şey daha vardı: Bavullarda eşyanın yanında dil de, kültür de taşınıyordu. Fakir Baykurt yıllar sonra, Aras Ören'in Berlin Üçlemesi'ne yazdığı önsözde, Ören'in bavulunda getirdiği kültürü yeni kazanımlarıyla yoğurduğunu söyler. Aynı önsözde Baykurt, peronda başlayan hikayenin devamını tek cümleye sığdırır: "’İki yıl için’ diye getirilmişler, ‘beş yıl için’ diye avutulmuşlar, yirmi yıl geçmiş, ‘nedense’ dönmemişler." O "nedense"nin içine altmış yılı aşkın bir zaman sığdı.
İsviçreli yazar Max Frisch 1965'te, ülkesine çalışmaya gelen İtalyanlar için "İşgücü çağırdık, insanlar geldi" diye yazmıştı. Münih'e giden trenlerden de işgücü değil, insan indi. “Misafir” oldukları düşünülen o işçiler dönmedi, kaldı, üstelik ailelerini getirdiler, kimilerinin orada çocukları oldu. O çocuklar rüyalarını Almanca gördü. Ve kimsenin baştan planlamadığı bir şey oldu: Bu hayatların içinden doğan edebiyat, Almancayı da değiştirmeye başladı.
Misafirin diliyle konuşmak
Bütün hikaye bir kelimeyle başladı: Gastarbeiter, yani “misafir işçi”. Almanya’nın 1955-1973 arasında İtalya, İspanya, Yunanistan, Türkiye gibi ülkelerden getirdiği işçilere verilen ad. Adın içinde bir geçicilik, bir tür son kullanma tarihi var. Misafir kapıdan girer, çayını içer, kalkar gider; Türkçede bir de misafirliğin kısası makbuldür, deriz. Yani kelime, kalıcılığı en baştan reddeder. Gelene de şunu fısıldar: Burada belli bir süre kalacaksın ama sen buranın asli unsuru değilsin.
Kanye West'in Rusya konserleri iptal
Kanye West'in 10 ve 11 Ekim'de St. Petersburg'daki Gazprom Arena'da vermesi planlanan iki konser, organizasyon şirketi Say Agency tarafından iptal edildi ve bilet ücretlerinin iade edileceği açıklandı.
- Ayrıntılar: İptalin gerekçesi açıklanmazken Rus basını, organizatörlerin gerekli izinleri almadan bilet satışına başladığını ve konserlerin yetkililerin müdahalesiyle iptal edildiğini yazdı; Kommersant ise organizatörler hakkında olası dolandırıcılık şüphesiyle inceleme yürütüldüğünü bildirdi.
Le Défilé’de Celine Dion sürprizi

L’Oréal Paris’in Paris Moda Haftası kapsamında Place Joffre’da düzenlediği Le Défilé’de Serenay Sarıkaya, Kendall Jenner, Jane Fonda, Kristen Bell, Eva Longoria ve Andie MacDowell gibi isimler podyumda yürüdü; gecenin kapanışında Celine Dion da sahneye çıkarak 2002 tarihli hit'i "I'm Alive"ı söyledi.
- Bilgi notu: Bu yıl dokuzuncu kez Eyfel Kulesi önünde düzenlenen ve “Express Your Worth” temasıyla farklı kariyerlerden kadınları biraraya getiren defileyle açılan Paris Moda Haftası 6 Ekim'e kadar devam edecek.
Şehirde

Woman Unknown | Kaynak: İKSV
- Becoming Human / Chiet chea manusa (2025, Polen Ly) İstanbul Modern Sinema’nın "Muson Hayalleri" seçkisi kapsamında, 3 Ekim Cumartesi saat 17.00’de İstanbul Modern’de gösteriliyor.
- Eraserhead (1977, David Lynch) Pera Film’in "Şimdi Uzaklardasın" seçkisi kapsamında, 4 Ekim Pazar saat 15.00’te Pera Müzesi’nde gösteriliyor.
- Woman Unknown / Kvinde ukendt (2026, May el-Toukhy) Filmekimi kapsamında, 8 Ekim Perşembe saat 21.30’da Atlas 1948 ve Paribu Art’ta gösteriliyor.
Oasis belgeseli 9 Ekim'de yayında
Oasis belgeseli 9 Ekim'de yayında: İngiltere ve İrlanda sinemalarında gösterilen Oasis: Don’t Look Back in Anger, 9 Ekim’den itibaren Disney+’ta izlenebilecek.
- Ayrıntılar: Dylan Southern ve Will Lovelace’ın yönettiği, senaryosunu Steven Knight’ın yazdığı belgesel, Liam ve Noel Gallagher kardeşlerin "Oasis Live ’25" turnesinin hazırlık ve sahne arkası sürecini konu alıyor. Yapımda kardeşlerin yıllar sonra verdiği ilk ortak röportajın yanı sıra “Wonderwall”, “Slide Away”, “D’You Know What I Mean?” ve “Half the World Away” parçalarının daha önce yayımlanmamış tam konser performansları ve arşiv görüntüleri yer alıyor.
Go All’s imzası ve Aposto moderatörlüğüyle
SPONSORLU:
📌 Go All’s, müzikten gastronomiye, gece hayatından kültür-sanata uzanan dünyasında; alışılmış planlara yeni ihtimaller, tanıdık anlara beklenmedik dokunuşlar katıyor. Bu kez bu hikâyenin rotası Twisted Week’ti. Go All’s ev sahipliğinde ve Aposto moderatörlüğünde, üç unutulmaz gecede buluştuk. Kaia Bebek’te başlayan rotamız; Grotesk Topağacı ve Celtic Pub’da hız kesmeden devam etti. Alp Akiş ve Başak Yeğin’in moderasyonunda; soruların, seçimlerin ve harika müziklerin yön verdiği interaktif bir deneyimin parçası olduk.
Altın Koza’da onur gecesi

Medya sponsorları arasında yer aldığımız 33. Adana Altın Koza Film Festivali’nde dün gece Onur Ödülleri sahiplerini buldu.
- Ayrıntılar: Onur Ödülleri, yönetmen, senarist ve yapımcı Ferzan Özpetek ile oyuncu Vahide Perçin’e sunuldu.
- Öte yandan: Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’ndaki filmlerin gösterimleri, bu geceki Patates Kızartması ve Beklenti filmlerinin dünya prömiyerleri ile sona erecek. Ödül kazananlar, yarın akşam Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Kapanış Gecesi ve Büyük Ödül Töreni’nde açıklanacak.
Sinemalarda

Digger | Kaynak: TME Films
- Digger (2026, Alejandro González Iñárritu) 2 Ekim’de gösterime giriyor. [Fragman]
- Forgotten Island (2026, Joel Crawford ve Januel P. Mercado) 2 Ekim’de gösterime giriyor. [Fragman]
- Verity (2026, Michael Showalter) 2 Ekim’de gösterime giriyor. [Fragman]
- Queen at Sea (2026, Lance Hammer) 2 Ekim’de Başka Sinema salonlarında gösterime giriyor. [Fragman]
Gedik Filarmoni yeni sezonunu açıyor
Gedik Filarmoni Orkestrası, şef Cem Mansur yönetiminde Meriç Artaç, Mozart ve Prokofiev’in eserlerinden oluşan sezon açılış konseriyle 14 Ekim’de Süreyya Operası’nda dinleyiciyle buluşacak.
- Ayrıntılar: “Klasik mi dediniz?” sorusuna üç farklı dönemden üç güçlü eserle cevap veren konserin solisti piyanist Eliso Bolkvadze olacak. Programda Artaç’ın Ouverture to the Sun, Mozart’ın 21. Piyano Konçertosu ve Prokofiev’in Klasik Senfoni eserleri yer alacak.
OKUMAYA DEVAM EDİN
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.



