Bu arada
Eğer popüler olanları, en çok konuşulanları kaçırmak istemiyorsan:

Supergirl | Kaynak: TME Films
- 19-25 Haziran haftasında en çok izlenen film Türkiye’de de (327.058 seyirci) ABD’de de (227.241.642 dolar hasılat) Toy Story 5 (2026, Andrew Stanton ve McKenna Harris),
- 26-28 Haziran hafta sonunda en çok izlenen film Türkiye’de de (110.640 seyirci) ABD’de de (70.829.028 dolar hasılat) Toy Story 5,
- 1 Temmuz itibarıyla haftanın en popüler yapımları IMDb’ye göre I Will Find You (2026, Robert Hull), Letterboxd’a göre ise Supergirl (2026, Craig Gillespie) oldu.
- Supergirl ve Toy Story 5 Türkiye’de halen gösterimde; I Will Find You ise Netflix’te izlenebiliyor.
Berlin AiR programı
Medienboard Berlin-Brandenburg (MBB) tarafından desteklenen ve Türkiye’den başvuruları İKSV’nin Köprüde Buluşmalar platformu aracılığıyla yapılan BERLIN Artist-in-Residency (Berlin AiR) programının bu yılki katılımcıları seçildi.
- Ayrıntılar: Yeni projelerini Berlin’de geliştirecek sinemacılar Cansu Baydar ve Melik Kuru oldu. Baydar ve Kuru, program kapsamında Berlin-Brandenburg film endüstrisinden profesyonellerle bir araya gelme ve küresel ölçekte ağ kurma imkânı bulacaklar.
Trump'tan sanatçıları hedef alan video

Donald Trump, Truth Social hesabında paylaştığı yapay zekayla hazırlanmış bir videoda Rosie O'Donnell, Whoopi Goldberg, Robert De Niro, Julia Roberts, John Leguizamo ve Edward Norton'ı "Trump Derangement Syndrome (TDS)" olarak adlandırdığı kurgu bir rahatsızlıktan muzdarip kişiler olarak gösterdi.
- Ayrıntılar: Videoda Trump, "Dr. Trump" rolünde TDS için "sahte haberleri takip etmemeyi, dua etmeyi ve Diet Coke içmeyi" tavsiye etti.
British Museum'dan bilet rekoru

British Museum'un yaklaşık 70 metre uzunluğundaki Bayeux Duvar Halısı sergisi için Çarşamba günü satışa çıkan biletler sayesinde müze, tek bir günde 2,5 milyon sterlinin üzerinde bilet geliri elde ederek tarihindeki en yüksek günlük bilet satışına ulaştı.
- Ayrıntılar: Biletler satışa çıktıktan sonra 80.000'den fazla kişi çevrimiçi sıraya girdi ve bekleme süresi bazı anlarda dokuz saate kadar çıktı. Müzenin internet sitesi gün boyunca normal trafiğinin 4,7 katına ulaştı. Müze, Ocak-Mart ve Nisan-Temmuz 2027 dönemindeki ziyaret tarihleri için yıl içinde yeni bilet satışları açacağını duyurdu.
- Bilgi notu: Fransa ile yapılan tarihî ödünç verme anlaşması kapsamında Bayeux Duvar Halısı, Eylül 2026-Temmuz 2027 arasında yaklaşık bin yıl sonra ilk kez Birleşik Krallık'ta sergilenecek. Eser daha önce Normandiya dışında yalnızca 1804'te Napolyon döneminde ve 1944'te Paris'te sergilenmişti.
The Blaze'den üç şehirde DJ set
Fransız elektronik müzik ikilisi The Blaze (Guillaume ve Jonathan Alric), Epifoni'nin 10. yıl konserleri kapsamında 7 Ekim'de İzmir Havagazı Fabrikası, 8 Ekim'de Ankara CerModern ve 9 Ekim'de İstanbul KüçükÇiftlik Park'ta DJ set performanslarıyla sahne alacak.
Deniz Göktaş tutuklandı

Deniz Göktaş tutuklandı: "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisiyle gündeme oturan komedyen Deniz Göktaş yurt dışı seyahati dönüşünde pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınıp adliyeye götürülmesinin ardından "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla tutuklandı.
33. İstanbul Caz Festivali

İKSV tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenen 33. İstanbul Caz Festivali, 30 Haziran akşamı ödül töreni ve Marcus Miller'ın "Marcus Miller Presents We Want Miles! The Reunion Tour 2026" konseriyle başladı. yaşam Boyu Başarı Ödülü, caz sanatçısı Senem Diyici'ye verildi.
- Ayrıntılar: Program kapsamında 2-9 Temmuz arasında Robert Plant with Saving Grace and Suzi Dian, Arooj Aftab, Senem Diyici Mavi Yol Quartet feat. Okay Temiz, Joe Lovano & Antonio Faraò “Explorations” feat. Ira Coleman and Johnathan Blake, Ayhan Sicimoğlu Harikalar Bandosu ve Mari Froes gibi isimler dinleyiciyle buluşuyor.
- Ayrıca: Festival boyunca dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen caz sanatçıları İstanbul'da sahne alırken, Volvo Car Türkiye de etkinlik alanlarında modellerini sergileyerek festival deneyimine katılıyor.
Hollywood’da yıl ortası
Hollywood Creative Alliance tarafından dağıtılan Astra Yarıyıl Ödülleri sahiplerini buldu.
- Ayrıntılar: Phil Lord ve Chris Miller imzalı Project Hail Mary En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerine uzandı. The Invite, Michael ve Obsession filmleri de ikişer ödül kazandı. En Çok Beklenen Film, The Odyssey seçildi.
Redford anısına ödül

Film Independent tarafından dağıtılan Bağımsız Ruh Ödülleri’nde, bu yıldan itibaren Robert Redford Environmental Vision Award adlı özel bir ödül sunulacak.
- Ayrıntılar: Film Independent ve The Redford Center işbirliği ile çevre ve iklim krizine dikkat çeken, çevresel sorunlara farkındalık yaratırken çözüm odaklı bir bakış sunan bağımsız filmleri onurlandıracak bu yeni ödülün ilk kazananı 6 Mart 2027’deki Bağımsız Ruh Ödülleri töreninde açıklanacak.
Kanada Eurovision'da
Kanada, Avrupa Yayın Birliği'ne (EBU) tam üye olmasının ardından 2027'de Eurovision Şarkı Yarışması'na ilk kez kendi adına katılacağını doğruladı; ülkenin ilk temsilcisinin nasıl belirleneceği yıl içinde açıklanacak.
- Bir adım geriden: Kanada, daha önce yarışmaya katılamasa da Eurovision ile güçlü bağlara sahipti. Céline Dion, 1988'de İsviçre adına yarışarak birincilik kazanmış, Sherisse Laurence ise 1986'da Lüksemburg'u temsil etmişti. Daha önce Avrupa dışındaki ülkelerden Avustralya ve İsrail Eurovision'a katılma hakkı kazanmıştı.
Garbage konseri

Garbage konseri: Yeni albümleri Let All That We Imagine Be The Light'ta aşk, dayanışma, yaş alma, kayıp ve yeniden ayağa kalkma gibi temaları bireysel ve kolektif deneyimler üzerinden ele alan 90'ların en akılda kalan alternatif rock gruplarından Garbage, Shirley Manson'ın yıllardır eskimeyen çarpıcı vokali ve sahne performasıyla 3 Temmuz'da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde dinleyiciyle buluşuyor.
- Ayrıntılar: Yeni albümde yer alan "Have We Met (The Void)", "Chinese Fire Horse", "Sisyphus" ve "Radical" gibi parçalar; sinematik atmosferler, sert gitar riff'leri ve güçlü hikaye anlatımıyla öne çıkıyor.
Şehirde

Blue Monet | Kaynak: Salt
- Maria (2024, Pablo Larraín) 4 Temmuz Cumartesi saat 15.00’te İBB Beyoğlu Sineması’nda gösteriliyor.
- Blue Monet (2006, Carl Brown) Salt’ın "Şu Gözenekli Yeryüzü" programı kapsamında, 8 Temmuz Çarşamba saat 19.00’da Salt Beyoğlu’nda gösteriliyor.
Salt'ta sinema ve doğa buluşmaları
Salt'ta 4-15 Temmuz'da deneysel sinema ile doğa arasındaki ilişkileri ele alan film gösterimleri, konuşmalar ve bir atölyeden oluşan "Şu Gözenekli Yeryüzü" programını düzenleniyor.
- Ayrıntılar: Analog film, fotokimyasal süreçler, kamerasız sinema teknikleri ve biyolojik materyallerin hareketli görüntü üretimindeki rolünü inceleyen çalışmaları biraraya getiren program kapsamında üç kısa film seçkisi ve bir uzun metrajlı film gösterilecek; sanatçılar Edd Carr, Karel Doing, Emmanuel Lefrant ve Müge Yıldız ile araştırmacılar Burçin Çıngay, Mesut Kırmacı ve Alptekin Karagöz konuşmalar yapacak.
- Ayrıca: 12 Temmuz’da düzenlenecek atölyede katılımcılar, bitki ve organik atıklardan doğal boya üretim yöntemlerini uygulamalı olarak öğrenebilecek. Etkinliklerin tamamı ücretsiz ve herkesin katılımına açık.
The Black Keys konseri iptal
Epifoni Events 15 Eylül'de Küçükçiftlik Park'ta yapılması planlanan The Black Keys konserinin "öngörülemeyen sebeplerle" iptal edildiğini; bilet ücret iadelerinin satış kanalları üzerinden yapılacağını açıkladı.
Sinemalarda

Minons & Monsters | Kaynak: UIP Türkiye
Evde

Rental Family | Kaynak: IMDb
- No Good Men (2026, Shahrbanoo Sadat) 3 Temmuz’da MUBI’de,
- Ölü Mevsim (2024, Doğuş Algün) 4 Temmuz’da MUBI’de,
- Kuru Otlar Üstüne (2023, Nuri Bilge Ceylan) 5 Temmuz’da HBO Max’te,
- Rental Family (2025, Hikari) 8 Temmuz’da Disney+’ta,
- Both Sides of the Blade / Avec amour et acharnement (2022, Claire Denis) 8 Temmuz’da HBO Max’te yayımlanıyor.
Victor Willis hayatını kaybetti

Village People'ın kurucu solisti ve "YMCA", "Macho Man" ile "In the Navy" şarkılarının ortak yazarı Victor Willis 74 yaşında hayatını kaybetti.
- Kimdir? Kariyerine Broadway müzikallerinde başlayan Willis, 1977'de Fransız yapımcı Jacques Morali ile Village People'ı kurdu ve grubun en büyük hitlerinin söz yazarlığını üstlendi. Grubundan 1980 ve 1983'te ayrıldıktan sonra telif hakları konusunda emsal niteliğinde bir hukuk mücadelesi kazandı ve 2017'de Village People'ın solisti olarak yeniden gruba katıldı. "YMCA", 2020'de ABD Kongre Kütüphanesi'nin Ulusal Kayıt Arşivi'ne alındı ve 2021'de Grammy Onur Listesi'ne girdi.
Chris Martin'in 'James Bond' demosu açık artırmada
Coldplay solisti Chris Martin'in, 1999 yapımı James Bond filmi The World Is Not Enough için hazırladığı ancak hiçbir zaman stüdyoya sunulmayan demo kayıt açık artırmaya çıkarılıyor.
- Ayrıntılar: Daha önce yayımlanmayan kaset formatındaki kayıt, yapımcı Chris Allison'ın Coldplay'in erken dönem arşivinden satışa sunulan koleksiyonunun bir parçası ve Martin'in akustik vokal performansını içeriyor.
- Bir adım geriden: Martin, 2021'de verdiği bir röportajda Coldplay'in yaklaşık 20 yıl boyunca James Bond filmleri için birçok şarkı yazmayı denediğini ancak bunların yeterince iyi olmadığını düşündükleri için hiçbirini yetkililere göndermediklerini söylemişti.
Antakya’nın Banksy'sinin izinde

Antakya’nın sokaklarında yıllarca sessizce varlığını sürdüren kuş figürlerinin izini süren Emrah Gökdemir, zamanla kendisini savaş, göç, kent hafızası ve aidiyet üzerine çokkatmanlı bir hikayenin içinde buldu. Yedi yıla yayılan araştırmasının ürünü olan "Kuşlar Ne Der" belgeseli, yalnızca anonim bir sokak sanatçısını aramıyor; Antakyalıların bu yabancıya bakışını, şehrin çokkültürlü yapısını, 6 ve 20 Şubat depremlerinin geride bıraktığı yıkımı da kayıt altına alıyor.
Yazı: Vartan Estukyan
Sizinle ilk konuştuğumuzda, kuş resmini ilk kez bir dükkanda gördüğünüzü ifade etmiştiniz. Sizi bu resmin peşine düşmeye ikna eden neydi?
Antakya’da yaşadığım dönemde yürümek benim için bir tür sanat pratiğiydi. 2017’de Kurtuluş Caddesi’nde bir berber dükkanında çok naif bir kuş çizimi gördüm. O an sadece dikkatimi çekti. Belki fotoğrafını çektim, belki çekmedim, tam hatırlamıyorum ama bende hoş bir iz bıraktı. Birkaç gün sonra başka bir yürüyüşte bu kez yerde bir kuş çizimiyle karşılaştım ve o anda iki çizimin bağlantılı olabileceğini düşündüm.
Zaman geçtikçe farklı noktalarda benzer çizimler görmeye başladım. Bu artık tesadüf olmaktan çıktı ve bende güçlü bir merak uyandırdı. “Bu kim ve neden bunu yapıyor?” sorusu kafama yerleşti. Sanatla ilgilenen biri olarak, kentte böyle bir üretim varsa bundan haberdar olmam gerektiğini düşündüm.
Başta ne yapacağıma karar vermemiştim, sadece malzeme toplamaya başladım. Yürüyüşlerimi artırdım. Sonra bilinçli olarak bu çizimlerin izini sürmeye başladım. Normalde rastlantı eseri karşılaştığım şeyleri, bu kez özellikle aramaya koyuldum. “Başka sokaklara gidersem yine karşıma çıkar mı?” sorusuyla şehirde dolaşmaya başladım. Antakya’da üstü kapalı bir durum vardır. Bazı mahallelerde bazı etnik gruplar yaşar, bazılarında ise başka etnik gruplar. Bu çok açık, yüksek sesle söylenmese de aslında bilinen bir durumdur.
Kuş resmini yapan kişinin Arapça yazılar kullandığını görünce, biraz da o dönemin politik atmosferinden bu kişinin bir Suriyeli olduğunu tahmin ettim. Kafamda tabii şu soru işareti belirdi: Antakya her ne kadar "hoşgörü kenti" diye pazarlansa da kendi içindeki "çokkültürlü" yapısında, bir Suriyeli gündelik hayatın içinde kendine nerede ve nasıl yer bulur?
Ayça Çakmak'tan 'Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler'

Ayça Çakmak, ilk romanı Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler'de okurunu hayat ve ölüme, empati duygusuna, doğru ile yanlış arasındaki ince çizgiyi düşünmeye davet ediyor. Yazarla ilk romanını, akıp giden zamanı, empatiyi, birey ve inanç ilişkisini konuştuk.
Söyleşi: Soner Can
Ayça Çakmak, ilk romanı Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler'de okurunu hayat ve ölümü, empati duygusunu, doğru ile yanlış arasındaki ince çizgiyi düşünmeye davet ediyor. Yola değil, yolculuğa odaklanmak gerektiğini vurgulayan yazar romanının misyonunu şöyle açıklıyor:
"Bu romanın bir noktadan geçen farklı doğrulara, empatiye dikkat çekesi var. Ama en çok tarihe not düşme, altı çizilmiş satırlar bırakma derdi var. İşte bunlar, ölümün elinden kurtarılmış şeyler olacaklar."
Öyküleri ve kurgu dışı yazılarıyla tanıdığımız Ayça Çakmak, lisans eğitimini ekonometri alanında yaptı. Yıllar içinde bir süre reklam metni yazarlığı yapan Çakmak'ın, 2019 yılında yayımladığı ilk kitabı Yeniden Doğsam: Aynı Yolda Yürür Müyüm, kısa söyleşilerden oluşuyordu.
Yazar, ilk kitabını yazma nedenini açıklarken hayatın önemli meselelerine dair ince ve zarif vurgular yapıyordu:
"Nasıl oluyor da bazılarımız çok sevdiği, kendini bulduğu ve gerçekleştirdiği alanlarda ilerlemeye dair her türlü cesareti ve sebatı gösterebilirken, dolayısıyla mutlu azınlığı yaratırken, yani sevdiği şeyi yaparken, büyük çoğunluğumuz ise günü kurtarmaya, hayatı idame ettirmeye ve becerebilirsek yaptığımız şeyi sevmeye çalışarak yaşıyoruz?"
Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler de bu duyarlılık ekseninde kurgulanmış bir roman. İyiler, kötüler, hayatın doğru ve etik tarafında duranlarla sahtekarları dinamik bir öyküde buluşturuyor yazar. Bir bakıma kahramanı Doktor Parla üzerinden modern hayatın kakafonisi içerisinde farklı köşelere savrulmuş bireylerin bocalamalarına dikkatimizi çekiyor.
Yazarla ilk romanını konuşurken akıp giden zamanı, empatiyi, birey ve inanç ilişkisini irdeledik.
Romanınızın başında bir Emily Dickinson dörtlüğü var: "Bir kelime öldü derler / Söylendiği gün / Bense derim ki /O gün yaşamaya başlar." Şiirin esiniyle ben de size sözlerle ilişkinizi, ilk romanınızı yazdıran temel düşünceyi sorayım.
Emily Dickinson’ın o şiiri ilk olarak on yaşındayken okuyup vurularak bunca yıl avucumda tutarak yaşadığım bir şiir. İlk romanımı yazdıran temel bir düşünce ya da hissiyat yok. Bir roman yazacağımı bilerek yaşadım. Dün, bugün, yarın diye zamanlamadan, isteyerek yazdım. Ama ne var ki, eğer ilk romanımda böyle bir konu seçtiysem sebebi anneliğimdir. Anne olunca anlarsın lafının bir ton pamukla dolu daimi bir kaygı yumağı olduğunu öğrenmenin sonucudur bu roman.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Selectist’in kurucusu ve Frankhan’ın yaratıcılarından Emre Garan, 90’lar ve 2000’lerde kalmış "altın çağ" ile ekonomik ve politik gerilimler arasında sıkışmış bir şehirde yeniden filizlenen elektronik müzik kültürünü, mekanların dönüşümünü ve İstanbul’un küresel çapta bir müzik kenti olma iddiasını nasıl canlı tuttuğunu anlatıyor.

Antakya’nın sokaklarında yıllarca sessizce varlığını sürdüren kuş figürlerinin izini süren Emrah Gökdemir, zamanla kendisini savaş, göç, kent hafızası ve aidiyet üzerine çokkatmanlı bir hikayenin içinde buldu. Yedi yıla yayılan araştırmasının ürünü olan "Kuşlar Ne Der" belgeseli, yalnızca anonim bir sokak sanatçısını aramıyor; Antakyalıların bu yabancıya bakışını, şehrin çokkültürlü yapısını, 6 ve 20 Şubat depremlerinin geride bıraktığı yıkımı da kayıt altına alıyor.

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?





