Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →SAHA Studio'dan açık çağrı
SAHA Studio, görsel sanatçılara Temmuz-Aralık dönemi için İMÇ’deki mekanlarında üretim alanı ve bütçe sağlayacak programın başvurularını açtı; programda sanatçılar, Türkiye ve yurt dışından profesyonellerle buluşup projelerine geri bildirim alacak, atölye ve sergi ziyaretleriyle deneyim kazanacak.
- Ayrıntılar: Yaş ve mecra sınırlaması bulunmayan programa beş sanatçı davet edilecek; seçimde adayların projelerinin SAHA Studio olanaklarından yararlanma potansiyeli ve yaratacağı etkileşim öncelikli kriter olacak.
Yapay zeka kullanan gazeteci kovuldu
The New York Times, yazdığı kitap eleştirisinde yapay zeka kullanarak Guardian’daki bir başka yazıdan alıntı yaptığı tespit edilen freelance gazeteci Alex Preston'la yollarını ayırdı.
- Ayrıntılar: Bir okuyucunun fark ettiği benzerlikler sonrası yapılan soruşturmada Preston, yazım sürecinde yapay zekadan destek aldığını ve Guardian’dan kopyalanan bölümleri fark etmediğini kabul etti. Altı kitabı bulunan Preston daha önce Observer, FT, Guardian ve Economist için de yazılar kaleme almıştı.
Bir altın çağın sonu

90'lar ve 2000’ler müzik kliplerinin adeta altın çağıydı. Şarkıcıların bir gecede yıldız olmasını sağlayan videoların kültürel bir fenomene dönüştüğü zamanlardı... Peki günümüzde durum hâlâ böyle mi? Gazapizm, Can Bonomo, Emir Can İğrek, Selin Geçit, yönetmenler Sinan Tuncay ve Begüm Koçum ile video kliplerin 2026’da yarattığı etkiyi masaya yatırdık; hayatlarında iz bırakan ilk klipleri konuştuk.
Yazı: Eda Solmaz
Michael Haneke’nin Amour filminde şöyle bir replik vardır: “Filmi hatırlamıyorum ama hissettiklerimi hatırlıyorum.” Ben de ilk izlediğim klibi hatırlamıyorum ama 1990'larda ve 2000’lerde televizyonda izlediğim kliplerin bıraktığı izi ve beğendiğim videoların yayımlanmasını beklerken hissettiklerimi hatırlıyorum.
Faks ve telefonla VJ’lerden klip istediğimiz zamanlar çok geride kaldı. Serdar Ortaç’ın göbekten zeytin yemesi, Mirkelam’ın koşuşu, Tarkan’ın öpücükleri, Metin Arolat’ın yediği yoğurt, Candan Erçetin’in İstiklal Caddesi’nde yürümesi gibi sembol anların yer aldığı kliplerin günlerce konuşulduğu o altın çağ da... MTV kapandı, 60 saniyeden kısa videolar daha önemli bir hâl aldı.

Müzisyenler bütçe sıkıntısından ya da popüler olduğundan kültürel bir sanat formu olan uzun kliplerini yapay zekaya emanet etti. E-posta adresime gelen birçok basın bülteninde “klibi yapay zeka ile ilk kez”, “klibinde yapay zeka ile kendi karakterini yarattı” gibi kalıplara rastlar oldum. Yoksa bir sanat kolu daha mı kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya?
Spotify’da en çok dinlenen parçalar üzerinde yapılan bir analiz, 2022-2023 yılları arasında yayımlanan en popüler 40 şarkıdan 36’sının resmî müzik videosu olduğunu ancak bu videoların ortalama 374 milyon YouTube izlenmesine karşılık Spotify’da parça başına 1,1 milyar dinlenmeye ulaştığını gösteriyor. Bu da yaklaşık 731 milyonluk bir fark anlamına geliyor. Müzik videoları zaman içinde sürdürülebilir bir tüketim aracı olmaktan ziyade şarkının promosyon döneminde görünürlüğü destekleyen bir araç oldu.
'İnsanlık, tarih boyunca hiç bu kadar çok görüntü izleyip tüketmedi'
Mabel Matiz’in “Sarmaşık” ve “A Canım”, Sezen Aksu’nun “Vay”, “Manifesto” ve “Kıra Döke”, Melike Şahin’in “Diva Yorgun”, Gaye Su Akyol’un “İstikrarlı Hayal Hakikattir” şarkılarının klip yönetmeni Sinan Tuncay, “Kliplerin 2026’daki yerini ve değerini nasıl görüyorsun?” soruma şu yanıtı veriyor:
"Müzisyenin dünyasına, onunla bir oyun kurmak için giriyorum. Bu karışımdan doğacak atmosferi merak ediyorum. O şarkıya özel, yoğun, kırılgan ve bedensel bir dünya kurmayı seviyorum. İzleyici, şarkıyı her duyduğunda o görsel dünyaya geri çağırılabilsin, içinde ara ara yaşamaya devam etsin istiyorum. Fakat görsel fazlalık içinde yaşıyoruz. İnsanlık, kendi tarihinde hiç bu kadar çok görüntü izleyip tüketmedi.
Bugün izleme alışkanlıkları ciddi şekilde değişti. YouTube merkezli müzik video kültürü yerini daha parçalı ve akışkan bir yapıya bıraktı. Ama bu aynı zamanda yeni bir alan da açıyor. Çünkü herkesin görsel içerik üretebildiği bir dünyada sıyrılmak zorlaşıyor. Her zaman hızlı tüketilen işler de vardı, kalıcı olanlar da. Ama bugün bu ayrım daha görünür oldu."
Johan Creten PİLEVNELİ’de

PİLEVNELİ 2 Nisan-9 Mayıs'ta Johan Creten’in sekiz yıl aradan sonra İstanbul’daki ilk sergisi The Dead Fly’ı sanatseverlerle buluşturuyor.
- Ayrıntılar: Güç, dönüşüm ve kırılganlık temalarını inceleyen serginin merkezinde, bronz bir heykel olan The Dead Fly için hazırlanmış anıtsal bir model yer alıyor. Ziyaretçiler ayrıca Odore di Femmina serisinden yeni kadın torso heykeli ve Library Sculptures serisine ait, anıtsal nitelikte mahrem işler ile Paris Modern Sanat Müzesi ve Orleans Güzel Sanatlar Müzesi koleksiyonlarında bulunan The Herring ve De Sprinkhaan gibi çalışmaları inceleyebiliyor.
- Bunun yanında: Sergi kapsamında yer alan üç film, Creten’in pratiğine ışık tutarak heykellerinin galeri dışındaki mimari, kentsel ve toplumsal bağlamlarda nasıl var olduğunu gösteriyor.
Dua Lipa edebiyat küratörü oldu
Dua Lipa’nın, 21 Ekim-1 Kasım'da Southbank Centre’da düzenlenecek Londra Edebiyat Festivali’nin küratörlüğünü üstleneceği açıklandı.
- Ayrıntılar: Southbank Centre’ın 75. yılı ve Birleşik Krallık’taki Ulusal Okuma Yılı kapsamında düzenlenen festivalin 19. edisyonu, sanatçının yazar-okur etkileşimini öne çıkaran Service95 kitap kulübü işbirliğiyle hazırlanacak; program özellikle açılış hafta sonuna odaklanacak; ücretsiz halka açık etkinlikler ve genç izleyicilere yönelik katılımcı programlarla hem tanınmış yazarları hem yeni edebi sesleri buluşturacak.
Sponsorlardan Kanye West tepkisi
Sponsorlardan Kanye West tepkisi: Pepsi, Diageo ve Rockstar tartışmalı politik çıkışlarıyla tanınan Kanye West’in bu yaz Londra'daki Wireless Festivali'nde sahne alacağının açıklanmasının ardından festival sponsorluğundan çekildiğini duyurdu.
- Bir adım geriden: İngiltere Başbakanı Keir Starmer, antisemitik görüşleri sebebiyle Kanye West'in festivale katılımını endişe verici bulduğunu söylemişti.
Frida Kahlo eserlerinin ihracına tepki

Meksika'da kültür-sanat alanında faaliyet gösteren 400 profesyonel, hükümetin Frida Kahlo ile Diego Rivera'nın eserlerini de içeren bir koleksiyonun İspanya'ya ihraç edilmesi kararına, yayımladıkları açık mektupla tepki gösterdi.
- Ayrıntılar: Açık mektupta İspanya bankası Banco Santander'le varılan anlaşma sonrası eserlerin Meksika'ya asla geri dönmeme ihtimalinden duyulan endişe dile getirildi.
Yapı Kredi Kültür Sanat’ta sinema konuşmaları
Yapı Kredi Kültür Sanat’ta sinema konuşmaları: İKSV tarafından İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen 21. Köprüde Buluşmalar, 14-16 Nisan tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat’ta Sinema Konuşmaları programını izleyiciyle buluşturuyor.
- Ayrıntılar: Herkesin katılımına açık oturumlarda “Netflix ile Stüdyo Yolculuğu - Prodüksiyon Süreçleri”, “Uluslararası Ortak Yapımlar: Hukuki, Finansal ve Yaratıcı Dinamikler”, “Kaydırmadan İzlemeye: İzleyiciyi Yeniden Kazanmak”, “Senaryodan Perdeye Sesin Serüveni” ve “Yapımcılığın Doğası” başlıkları ele alınacak.
Sabancı Müzesi'nde Yoko Ono sergisi

Sabancı Müzesi'nde Yoko Ono sergisi: Sakıp Sabancı Müzesi, 25 Haziran’dan itibaren altı ay boyunca Yoko Ono’nun 1960’lardan bugüne uzanan üretimini şiir, desen, fotoğraf, video, heykel ve enstalasyon gibi farklı mecralar üzerinden biraraya getiren Insound and Instructure başlıklı sergisine ev sahipliği yapacak.
- Ayrıntılar: Ono’nun izleyici katılımını merkeze alan yaklaşımına odaklanan sergide Grapefruit, Cut Piece, Sky Ladders ve Mend Piece gibi yapıtların yanı sıra büyük ölçekli enstalasyonlar da yer alıyor.
“I’m Not There” taslağı bulundu

Bob Dylan’ın “I’m Not There” şarkısına ait daktilo edilmiş şarkı sözü taslağı, yaklaşık 60 yıl sonra Allen Ginsberg’in Ankor Wat kitabının içinde bulundu; bu ay açık artırmaya çıkarılacak belgenin 20-40 bin sterline alıcı bulması bekleniyor.
- Ayrıntılar: Taslağın, Dylan’ın yakın arkadaşı ve ilk menajeri Albert Grossman’ın eşi Sally Grossman’a ait ilk baskı kitabın sayfaları arasında durduğu ve yıllarca fark edilmediği belirtildi. Aynı müzayedede Michael Jackson’ın “Black or White” şarkısının el yazmaları ve Radiohead’in OK Computer albümünün hazırlık aşamasına dair arşiv belgeleri de satışa sunulacak.
'Yapım Aşamasında'

Arter’in son 15 yılda desteklediği ve bir kısmını koleksiyonuna kattığı 300’ü aşkın yapıt arasından seçilen eserleri, yeni üretimlerle biraraya getiren Yapım Aşamasında başlıklı sergi ziyarete açıldı.
- Ayrıntılar: Koç Topluluğu’nun 100. yılı kapsamında düzenlenen, küratörlüğünü Emre Baykal’ın üstlendiği sergi, Arter binasının farklı kat ve kamusal alanlarına yayılarak izleyiciye mekansal bir deneyim sunuyor; eserler doğa, tarih yazımı, mekan, bellek ve kamusal-özel alan ilişkileri gibi temalara odaklanıyor.
- Bilgi notu: İlk bölümde 27 sanatçının 39 eseri yer alırken, Ekim'de açılacak ikinci bölümde seçki kısmen değişecek ve yeni eserler eklenecek.
Booker kısa listesi
Kazananı 19 Mayıs'ta Tate Modern'de açıklanacak 2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün 1 Mayıs 2025-30 Nisan 2026 arasında Birleşik Krallık veya İrlanda’da İngilizce çevirisi yayımlanan 128 uzun kurgu ya da öykü kitabı başvurusu arasından seçtiği 6 eserlik kısa liste açıklandı.
- Liste: 50.000 sterlin ödüllü yarışmanın kısa listesinde Taiwan Travelogue (yaz. Yáng Shuāng-zǐ, çev. Lin King), The Witch (yaz. Marie NDiaye, çev. Jordan Stump), On Earth As It Is Beneath (yaz. Ana Paula Maia, çev. Padma Viswanathan), The Director (yaz. Daniel Kehlmann, çev. Ross Benjamin), She Who Remains (yaz. Rene Karabash, çev. Izidora Angel) ve The Nights Are Quiet in Tehran (yaz. Shida Bazyar, çev. Ruth Martin) eserleri yer aldı.
Artroom açılıyor

Kadıköy'ün yeni galerisi Artroom, kapılarını 3-28 Nisan'da Yağız Seis ve Mehmet Ali Yıldız’ın üretimlerini biraraya getiren Tavşan en başından beri haklıydı sergisi ile açıyor.
- Ayrıntılar: Küratör Seda Çelik’in mekanı bir eşik olarak ele aldığı kurgu, hareket, yön ve erişim arasındaki gerilimi oda ölçeğinde ele alıyor; Alice’s Adventures in Wonderland’dan ilham alan sergide görülen ile ulaşılan arasındaki mesafe kapanmayan bir alan olarak sunuluyor.
Epstein skandalı dizi oluyor

Miami Herald muhabiri Julie K. Brown'ın 2021 tarihli aynı isimli kitabından uyarlanan mini-dizi Perversion of Justice: The Jeffrey Epstein Story (Adaletin Çarpıtılması: Jeffrey Epstein Hikayesi) için hazırlıkların başladığı; Julie K. Brown'ı Laura Dern'ün canlandıracağı açıklandı.
- Ayrıntılar: Dizi, Brown’ın Epstein ile federal savcılar arasındaki gizli anlaşmayı ortaya çıkarma sürecini ve Epstein’ın 2008’de fuhşa teşvik suçlamalarından yalnızca bir yıl hapis cezası almasını sağlayan Florida Güney Bölgesi Başsavcısı Alexander Acosta ile yapılan “gizli uzlaşmayı” anlatacak.
- Bilgi notu: Brown, yıllar süren araştırmasıyla 80 mağdurun belirlenmesini sağlamış, kilit tanıkları ifade vermeye ikna etmiş ve Epstein ile suç ortağı Ghislaine Maxwell’in tutuklanmasına giden yolu açmıştı.
Infante'nin 'Vampyr'i geliyor

Şilili yönetmen ve yazar Manuela Infante'nin Vampyr adlı eseri, 27 ve 28 Haziran’da Kundura Sahne’de izleyicilerle buluşacak.
- Ayrıntılar: Uluslararası tiyatro çevrelerinde özellikle deneysel dili ve disiplinlerarası üretimleriyle tanınan Manuela Infante, bu yapıtında sahte belgesel formunu sahneye taşıyor.
Empedokles'e ait bir papirüs keşfedildi

Kahire’deki Fransız Doğu Arkeolojisi Enstitüsü arşivlerinde, Sokrates öncesi filozof Empedokles’e ait 2.000 yıllık ve daha önce yayımlanmamış 30 dizeyi içeren bir papirüs parçası bulundu.
- Ayrıntılar: Papirolog Nathan Carlig tarafından teşhis edilen ve Physica adlı esere ait olan metin; parçacık yayılımı, duyusal algı ve görme teorilerini ele alıyor. Bugüne dek yalnızca Platon ve Aristoteles gibi yazarların dolaylı alıntılarıyla bilinen Empedokles’in düşüncelerine ilk kez doğrudan erişim sağlayan bu keşif, filozofun atomcu düşüncenin öncüsü olduğuna dair yeni kanıtlar sunuyor.
'The Drama'

Kristoffer Borgli'nin başrollerini Zendaya ve Robert Pattinson'a emanet ettiği son filmi "The Drama" görünüş, dışlanma ve yargılama biçimleri üzerinden farklı katmanlarda çalışan bir şiddet ekonomisini görünür kılıyor. Yönetmen, izleyiciyi rahatlatmak yerine, onu kendi yargı mekanizmalarıyla baş başa bırakıyor. Geriye ise kolayca silinmeyen bir huzursuzluk kalıyor.
Yazı: Tuba Büdüş
Kristoffer Borgli kısa filmlerle şekillendirdiği sinema dilini, 2022 yılında Sick of Myself ile uzun metraja taşıyarak kısa sürede uluslararası ölçekte dikkat çeken bir yönetmene dönüştü. Hayatın her alanında sürekli görünür kalmaya çalışan bir karakter üzerinden ilerleyen film, beğenilme, onaylanma ve dikkat çekme arzusunun insan psikolojisini ne kadar uçlara sürükleyebileceğini sert bir hicivle ele alırken, kara mizahı rahatsız edici bir noktaya taşımasıyla öne çıktı. Narsist bir çift üzerinden ilerleyen anlatı, tüm toplumun bir yansıması olarak karşılık buldu.
Borgli, bir yıl sonra çektiği Dream Scenario’da bu hattı genişleterek, evli ve çocuklu sıradan bir akademisyenin bir anda herkesin rüyasında belirmesi üzerinden viral olma, şöhretin kırılganlığı ve cancel culture dinamiklerini tartışmaya açtı. Yönetmen, bu ikinci uzun metrajında da bireysel bir hikayeden yola çıkarak kolektif davranış kalıplarını deşifre etmeyi sürdürdü ancak bu kez tonunu daha karanlık bir noktaya çekti.
- Borgli’nin ilk iki filmine birlikte bakıldığında, yönetmenin belirli bir üslupla ilerlediği açıkça görülüyor. Yönetmen, yakın ilişkiler içindeki bireyleri bir tür çatışma alanına yerleştirerek, toplumsal gerilimleri bu karakterlerin üzerine yüklüyor. Karakterlerini karşı karşıya getirmekle kalmayıp giderek birbirine düşürerek aslında çağdaş toplumun düşünce biçimlerini görünür kılıyor.
Bu yapı içinde beyaz perde, klasik bir anlatı alanından çok bir ayna işlevi görüyor. Seyirci yalnızca karakterleri izlemiyor, onların içinde kendi reflekslerini tanıyor. Borgli’nin asıl gücü de burada ortaya çıkıyor: Seyirciyi pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp adeta jüri koltuğuna oturturken, aynı anda hem yargılayan hem de yargılanan bir konuma itiyor. Bu nedenle onun sineması yalnızca “güldüren” bir kara mizah üretmiyor; aksine, güldürürken utandıran, rahatsız eden ve izleyiciyi kendi yüzleşmesine zorlayan sert bir hiciv dili kuruyor.
İrfan Sancı hayatını kaybetti

İrfan Sancı hayatını kaybetti: 1990 yılında Sel Yayıncılık’ı kuran ve bugüne dek yayın yönetmenliğine devam eden İrfan Sancı, 71 yaşında hayatını kaybetti.
CKM'de flamenko

CKM'de flamenko: Patricia Ibáñez Romero liderliğindeki Naturalmente Flamenco gösterisi, 16 Mayıs'ta Caddebostan Kültür Merkezi’ne geliyor.
- Ayrıntılar: Gösteride, Farruquito ve Rafaela Carrasco gibi isimlerle çalışan ve Ballet Flamenco de Andalucía’da baş dansçı olarak sahne alan Patricia Ibáñez Romero'ya gitarist Luis Amador ve vokalist Sebastián Sánchez eşlik edecek.
Sekiz yıl sonra The xx

Sekiz yıl sonra The xx: The xx, 3 Nisan’da Mexico City’deki Pepsi Center WTC’de sekiz yıl aradan sonra üçlü olarak ilk konserine çıktı; konser “Crystalised” ile açıldı, “Infinity” ile sona erdi.
- Ayrıntılar: Grup, “Intro” ve “Angels” gibi parçaların yanı sıra 2009 tarihli xx, 2012 tarihli Coexist ve 2018 tarihli I See You albümlerinden toplam 19 şarkı seslendirdi. Grup Mexico City’de üç konser verecek, ardından Lollapalooza, Primavera Sound, Outside Lands ve Coachella gibi festivallerde sahne alacak.
OKUMAYA DEVAM EDİN
90'lar ve 2000’ler müzik kliplerinin adeta altın çağıydı. Şarkıcıların bir gecede yıldız olmasını sağlayan videoların kültürel bir fenomene dönüştüğü zamanlardı... Peki günümüzde durum hâlâ böyle mi? Gazapizm, Can Bonomo, Emir Can İğrek, Selin Geçit, yönetmenler Sinan Tuncay ve Begüm Koçum ile video kliplerin 2026’da yarattığı etkiyi masaya yatırdık; hayatlarında iz bırakan ilk klipleri konuştuk.

Kristoffer Borgli'nin başrollerini Zendaya ve Robert Pattinson'a emanet ettiği son filmi "The Drama" görünüş, dışlanma ve yargılama biçimleri üzerinden farklı katmanlarda çalışan bir şiddet ekonomisini görünür kılıyor. Yönetmen, izleyiciyi rahatlatmak yerine, onu kendi yargı mekanizmalarıyla baş başa bırakıyor. Geriye ise kolayca silinmeyen bir huzursuzluk kalıyor.

Harcama ve yatırım kararlarımızı yönlendiren bilişsel önyargılarımızı tanıdık, bunlarla birlikte mikro harcamalarımızı nasıl haritalayacağımızın analizini yaptık ve varlıklarımızı korumak için bireysel finans yönetimimizi nasıl yapmamız gerektiğini öğrendik. Şimdi sıra uzun vadeli yatırım ve sermaye planlamasına geldi.
06 Nis 2026

Enerji ve hammadde fiyatlarında şok artışlara neden olan İran savaşının Türkiye ekonomisindeki etkileri, her geçen gün daha derinden hissediliyor. Peki etkiler gerçekten kısa vadeli mi? Önümüzdeki aylarda Türkiye'yi nasıl bir ekonomik tablo bekliyor? Enerji fiyatlarındaki artış, maliyetleri yükselterek enflasyonu artırırken ve bütçe açığını büyütürken enflasyon, bütçe açığı ve cari açık tarafında neler beklemeliyiz? Siyasal iktisatçı İnan Mutlu, iktisatçı Prof. Dr. Murat Birdal ve ekonomist Ömer Rıfat Gencal'a sorduk.



