Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →🔴 Canlı Gündem
Beta Sürümü: Aposto editörlerinin kontrolünde, yapay zeka desteklidir. Bir düzeltme fark edersiniz lütfen [email protected] adresine eposta atın.
• El Mencho operasyonu: Meksikalı kartel lideri Nemesio Oseguera Cervantes’in (El Mencho), Jalisco eyaletinde ABD destekli bir görev gücünün istihbarat katkısıyla yürütülen operasyonda öldürülmesinin ardından Meksika’nın birçok kentinde şiddet olayları yaşandığı bildirildi.
- Eski polis memuru olan 60 yaşındaki Oseguera’nın, Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) lideri olarak ABD’ye büyük miktarlarda kokain, metamfetamin ve fentanil kaçakçılığından sorumlu geniş bir suç ağını yönettiği aktarıldı.
- Oseguera’nın ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinde ordu ile destekçileri arasındaki çatışmada yaralandığı ve Mexico City’ye götürülürken hayatını kaybettiği kaydedildi.
- Operasyon sonrası 2026 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak şehirlerden Guadalajara dahil birçok yerleşimden ölüm haberleri ve şiddet olayları rapor edildi; Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum halka “sakin” kalma çağrısı yaptı.
- Reuters’a konuşan ABD’li savunma yetkilileri, Meksika’daki kartelleri hedef alan ortak görev gücü JITF-CC’nin istihbarat sağladığını, operasyonu ise sahada Meksika askerlerinin yürüttüğünü belirtti.
- JITF-CC’nin amacının, ABD-Meksika sınırında ABD’ye tehdit oluşturan kartel faaliyetlerini tespit etmek, bozmak ve ortadan kaldırmak olduğu, görev gücünün ABD ordusunda tuğgeneral rütbesindeki Maurizio Calabrese tarafından yönetildiği ifade edildi.
- Tuğgeneral Calabrese, ABD ordusunun El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerle mücadeledeki deneyimini kartel ağlarını haritalandırmakta kullandığını ve tahminlerine göre kartellerin en tepesinde birkaç yüz çekirdek üye bulunduğunu söyledi.
- Meksika Savunma Bakanlığı, ABD’den “tamamlayıcı bilgiler” alındığını duyurdu; ABD yönetimi ise El Mencho’nun yakalanmasına veya tutuklanmasına yardım edecek bilgi için 15 milyon dolar ödül vadetmişti.
• El Mencho'nun yükselişi ve ölümü: Meksika'da Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri olarak ülkenin en güçlü suç örgütlerinden birini yöneten ve El Mencho lakabıyla tanınan Nemesio Oseguera Cervantes'in öldürüldüğü bildirildi.
- El Mencho'nun, Meksika'nın batısındaki Jalisco eyaletinde küçük çaplı suç faaliyetlerinden, ülke çapında etkili bir uyuşturucu kartelinin liderliğine uzanan bir suç kariyeti olduğu aktarıldı.
- CJNG'nin, rakip kartellere ve güvenlik güçlerine yönelik ağır silahlı saldırılar, yol kesmeler ve kundaklamalarla anıldığı, örgütün ABD ve Avrupa’ya uzanan uyuşturucu trafiğinde önemli rol oynadığı ifade edildi.
- Oseguera Cervantes'in, ABD makamları tarafından en çok aranan uyuşturucu baronlarından biri olarak yüksek miktarda ödülle hedef gösterildiği ve kartelin bu süreçte Meksika devletinin güvenlik stratejilerinde öncelikli tehdit haline geldiği belirtildi.
- Haberde, El Mencho'nun ölümünün ardından CJNG içindeki olası liderlik mücadelesi ve Meksika'daki güvenlik dengeleri üzerindeki etkisine ilişkin soru işaretlerinin gündeme geldiği aktarıldı.
• Meksika’da kartel şiddeti: Meksika’da uyuşturucu kartelleri, güvenlik güçleriyle çatışmaların artması üzerine ülkenin çeşitli bölgelerinde yolları kesti, araçları kundakladı ve sivilleri hedef alan şiddet eylemleriyle kamu düzenini bozdu.
- Kartel üyeleri, ana karayollarında barikatlar kurup kamyon ve otobüsleri durdurarak bazı araçları ateşe verdi ve ulaşımı aksattı.
- Güvenlik güçleri, saldırıların yoğunlaştığı noktalara zırhlı birlikler ve ek devriyeler göndererek yolları yeniden trafiğe açmaya çalıştı.
- Olaylar sırasında bazı bölgelerde okullar ve iş yerleri geçici olarak kapandı, halkın evlerinden çıkmaması yönünde uyarılar yapıldı.
- Uzmanlar, kartellerin bu tür yol kesme ve kundaklama eylemlerini, devletin operasyonlarına misilleme ve kontrol alanlarını koruma amacıyla kullandığını aktardı.
• Umman'dan Cenevre görüşmesi duyurusu: Umman Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran’ın Perşembe günü Cenevre’de nükleer program ve bölgesel gerilimler başta olmak üzere ikili ve bölgesel konuları ele almak üzere masaya oturacağını açıkladı.
- Açıklamada, görüşmelerin Umman’ın arabuluculuk çabalarının bir parçası olduğu ve taraflar arasında iletişim kanallarını açık tutmayı hedeflediği ifade edildi.
- Umman, geçmişte de Washington ile Tahran arasında gizli ve açık temaslara ev sahipliği yaparak nükleer anlaşma sürecinde kolaylaştırıcı rol üstlenmişti.
- Cenevre’deki toplantıda, İran’a yönelik yaptırımlar, bölgesel güvenlik başlıkları ve olası gerilimi azaltma adımlarının gündeme gelmesi beklendiği aktarıldı.
• Epstein bağışlarının etkisi: Euronews’in araştırması, cinsel istismar suçlamalarıyla karşı karşıya kalan finansçı Jeffrey Epstein’in yıllar boyunca Harvard, MIT ve diğer önde gelen üniversitelere yaptığı bağışların akademik projeleri, araştırma gündemini ve kurumsal itibar yönetimini nasıl etkilediğini ortaya koydu.
- Epstein’in Harvard Üniversitesi’ne 1998-2008 arasında doğrudan ve vakıflar üzerinden milyonlarca dolar aktardığı, bu paraların özellikle beyin bilimi ve evrimsel biyoloji alanlarındaki araştırma merkezleri ve projelerde kullanıldığı bildirildi.
- Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT), Epstein’in 2008’deki mahkûmiyetinden sonra dahi ondan gizli bağış kabul ettiği, bazı ödemelerin “anonim bağışçı” olarak kayda geçirildiği ve bu durumun kurum içinde kriz yarattığı aktarıldı.
- Bazı üniversitelerin Epstein ile ilişkili laboratuvar ve programların adlarını değiştirdiği veya kapattığı, kimi kurumların ise bağışların iadesi ya da eşdeğer tutarın kadın ve çocuk hakları alanında çalışan kuruluşlara yönlendirilmesi için kararlar aldığı ifade edildi.
- Akademisyenlerin bir kısmının, Epstein’in bağışlarının araştırma gündemini dolaylı biçimde şekillendirdiğini, fonların belirli alanlara yönelmesinin hangi projelerin destekleneceği üzerinde etkili olduğunu, etik denetim ve şeffaflık mekanizmalarının yetersiz kaldığını vurguladığı belirtildi.
• Gizli Servis Trump saldırısı: ABD Gizli Servisi, eski Başkan Donald Trump’ın Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinin arazisine giren silahlı bir kişiyi uyarılara rağmen teslim olmaması üzerine vurduğunu ve olayın Trump malikanede değilken meydana geldiğini açıkladı.
- Gizli Servis, şüphelinin malikanenin çevresindeki güvenlik çitini aştığını ve elinde uzun namlulu bir silah bulunduğunu, sözlü uyarılar ve teslim ol çağrılarına yanıt vermemesi üzerine ateş açıldığını bildirdi.
- Yetkililer, vurulan kişinin hastaneye kaldırıldığını, olayda Gizli Servis personeli veya siviller arasında yaralanan olmadığını ve bölgenin güvenlik kordonuna alındığını ifade etti.
- Palm Beach polisi ve federal yetkililer, olayın ardından soruşturma başlattı; şüphelinin kimliği, motivasyonu ve olası bağlantıları üzerinde çalışıldığını aktardı.
- Mar-a-Lago, Trump’ın başkanlığı döneminde ve sonrasında sık sık kaldığı ve siyasi etkinlikler düzenlediği bir tesis olarak uzun süredir Gizli Servis koruması altında bulunuyor.
• İngiliz monarşisinde kriz dönemi: İngiliz kraliyet ailesi, Epstein dosyaları sonrası başlatılan soruşturmayla birlikte geçmişte Diana’nın ölümü ve Prens Andrew’un gözaltına alınması gibi sarsıntıların ardından kurumsal geleceğine dair yeni ve belirsiz bir eşikle karşı karşıya kaldı.
- Soruşturmanın, Windsor Hanedanı’nda bu kez yalnızca tek bir ismin değil, kurumun bütününün sorumluluğunun tartışılıp tartışılmayacağı sorusunu gündeme getirdiği ifade edildi.
• Lviv'de füze saldırısı: Ukraynalı yetkililerin terör saldırısı olarak nitelendirdiği patlamalar, batıdaki Lviv kentinde 23 yaşındaki bir polis memurunun ölümüne ve 25 kişinin yaralanmasına yol açtı.
- Yetkililer, patlamaları Rusya’nın Ukrayna’yı 50 füze ile hedef aldığı saldırı dalgasının parçası olarak tanımladı.
• Elmalarda çoklu pestisit kalıntısı: PAN Europe’un 13 ülkede yürüttüğü araştırma, incelenen geleneksel elmaların %85’inin aynı anda birden fazla pestisit kalıntısı içerdiğini ve İspanya’da bu oranın %80 olarak ölçüldüğünü ortaya koydu.
- Araştırmada geleneksel yöntemlerle üretilen elmalar analiz edildi ve numunelerin büyük bölümünde birden fazla pestisit türüne ait kalıntı tespit edildi.
- İspanya’dan alınan elma örneklerinde çoklu pestisit kalıntısı oranı, genel ortalamanın biraz altında kalarak %80 seviyesinde ölçüldü.
• Mar-a-Lago girişinde vurulan zanlı: ABD Gizli Servisi, eski Başkan Donald Trump’ın Florida’daki Mar-a-Lago tesisine kuzey kapısından yasa dışı girmeye çalışan 20’li yaşlarda bir erkeğin, elinde pompalı tüfek ve yakıt bidonu varken yerel saatle 01.30’da vurularak öldürüldüğünü açıkladı.
- Açıklamada, şüphelinin güvenlikli alanda tespit edildiği ve Gizli Servis ajanlarının ateş açtığı, olay sırasında kuruluşun koruması altındaki hiçbir kişinin tesiste bulunmadığı ifade edildi.
- Şüphelinin kimliği kamuoyuyla paylaşılmadı; Beyaz Saray’dan henüz açıklama gelmezken, Trump’ın olay sırasında Washington’da olduğu bildirildi.
- FBI Sözcüsü Brett Skiles, olay yerinin Gizli Servis korumasında olduğunu, FBI ekiplerinin delil topladığını ve güvenlik kameralarında şüpheli görüntü görenlerin polisle irtibata geçmesini istedi.
- Palm Beach Polisi, basın toplantısında zanlının taşıdığı belirtilen tüfeğin fotoğrafını gösterdi; Trump’ın daha önce Florida’daki golf sahasında ve Pennsylvania’daki bir seçim mitinginde suikast girişimlerine maruz kaldığı hatırlatıldı.
• Almanya'da vatandaşlık süresi: Almanya'da koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD), hazırlanan yeni vatandaşlık yasasında ikamet süresinin 5 yıla indirilmesi planından geri adım atarak sürenin yeniden 8 yıl olmasını kabul etti.
- SPD yönetimi, özellikle Hristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) ve eyalet hükümetlerinden gelen eleştiriler sonrası tasarıda değişikliğe gitmeye razı oldu.
- Tasarıda, çifte vatandaşlığın önünü açan ve önceki düzenlemeye göre daha fazla kişinin Alman pasaportu alabilmesini sağlayan hükümler korunmaya devam etti.
- Muhalefet partileri ve bazı eyalet içişleri bakanları, ikamet süresinin 5 yıla indirilmesinin entegrasyon ve güvenlik açısından sorun yaratacağını savunarak federal hükümete baskı yaptı.
- Federal İçişleri Bakanlığı, uzlaşılan yeni metnin önce kabinede ele alınacağını, ardından Federal Meclis ve Eyaletler Meclisi'nde (Bundesrat) oylamaya sunulacağını bildirdi.
• Huckabee'ye bölgesel kınama: Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün’ün de aralarında olduğu 10’dan fazla ülke, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin İsrail’in Ortadoğu’nun geniş bölümünü ilahi gerekçelerle ele geçirmesini haklı gösteren sözlerini ortak bir bildiriyle “tehlikeli ve kışkırtıcı” bularak kınadı.
- Huckabee, Tucker Carlson ile yaptığı röportajda, İncil’e göre İsrail’in tüm Ortadoğu üzerinde hakkı olup olmadığı sorusuna “Her şeyi alsalar sorun olmazdı” yanıtını verdi, ancak İsrail’in esas olarak işgal altında tuttuğu toprakları geri almak ve halkını korumak istediğini savundu.
- Ortak bildiride, Huckabee’nin İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria da dahil Arap devletlerine ait topraklarda kontrol kurmasının kabul edilebilir olacağını ima ettiği belirtilerek, bu ifadelerin uluslararası hukuku ihlal ettiği ve Gazze’deki savaşı sona erdirme planlarıyla çeliştiği ifade edildi.
- Açıklamada, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ve diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığı vurgulandı; Batı Şeria’nın ilhakına, Gazze Şeridi’nden ayrılmasına ve yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine karşı çıkıldığı, Arap devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidin reddedildiği kaydedildi.
- Bildirinin Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn, Lübnan, Suriye ve Filistin Devleti ile İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi tarafından imzalandığı duyuruldu.
- Huckabee, daha önce de ABD’nin uzun süredir sürdürdüğü politikaya aykırı biçimde Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhakına destek verdiğini dile getirmişti; İsrail’in 1967’den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaklaşık 160 yerleşimde 700 bin Yahudi yerleştirdiği, 3,3 milyon Filistinlinin ise bu yerleşimlerin yanında yaşadığı ve yerleşimlerin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğu aktarıldı.
• Koya Dağı’na yeni tren hattı: Japonya’da UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Koya Dağı’na, ziyaretçi erişimini kolaylaştırmak ve bölge turizmini desteklemek amacıyla yeni bir tren hattı inşa edildi.
- Koya Dağı, Budist tapınakları ve hac rotalarıyla ülkenin önemli dini turizm merkezleri arasında yer alıyor.
- Yeni hat, dağa ulaşımda kullanılan mevcut kara yolu bağlantılarına ek bir seçenek sunarak seyahat süresini kısaltmayı hedefledi.
- UNESCO Dünya Mirası statüsü, bölgenin doğal ve kültürel dokusunun korunması için altyapı projelerinde ek planlama ve çevresel hassasiyet gerektirdi.
• Salvadorlu Mona Lisa enstalasyonu: El Salvador’un başkenti San Salvador’da sanatçılar, geri dönüşümü teşvik etmek ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için yaklaşık 13 metre yüksekliğinde, tamamen plastik şişe kapaklarından oluşan “Salvadorlu Mona Lisa” adlı bir enstalasyon hazırladı.
- Çalışmada binlerce plastik şişe kapağı kullanıldı ve kapaklar, Leonardo da Vinci’nin ünlü “Mona Lisa” tablosunu andıracak şekilde renklerine göre tek tek yerleştirildi.
- Enstalasyon, kentte düzenlenen bir etkinlik kapsamında kamusal alanda sergilendi ve ziyaretçiler, hem eseri yakından inceleme hem de fotoğraf çekme imkânı buldu.
- Projenin organizatörleri, plastik atıkların yeniden kullanılabileceğini göstermek ve özellikle gençlere çevre bilinci aşılamak amacıyla bu çalışmayı yaptıklarını ifade etti.
- Eserin hazırlanma sürecine gönüllü gruplar ve öğrenciler de katıldı; katılımcılar, farklı noktalardan topladıkları plastik kapakları belirlenen merkezlere getirerek çalışmaya malzeme sağladı.
• Papa 14. Leo’dan LGBT+ yanıtı: Papa 14. Leo, Vatikan uzmanı gazeteci Elise Ann Allen’ın biyografi kitabında yer alan röportajında LGBT+ haklarına ilişkin soruya yanıt vererek kilise doktrininin değişmeyeceğini söyledi.
- Elise Ann Allen’ın İtalya’da yayımlanan “Papa XIV. Leo – Biyografi” adlı kitabında Papa ile yapılan röportaja yer verildi.
• Andrew kraliyet için yük oldu: İngiltere Kralı 3. Charles’ın kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor’un Norfolk yakınlarında gözaltına alınması, Jeffrey Epstein bağlantılı geçmiş iddiaları nedeniyle zaten tartışmalı olan konumunu yeniden gündeme taşıyarak geleceğin kralı Prens William için monarşinin itibarını koruma açısından yeni bir sorun yarattı.
- Andrew Mountbatten-Windsor, okul tatili döneminde Galler Prensi William ve ailesinin Norfolk’ta sakin bir dönem geçirdiği sırada, kaldıkları yere yaklaşık 5 kilometre mesafede tutuklandı ve daha sonra serbest bırakıldı.
- Andrew ile Prens William’ın yakın bir ilişkisi olmadığı, Westminster Katedrali’ndeki bir cenaze sonrası Andrew’un yeğenine yaklaşma biçiminden de bu mesafenin anlaşıldığı aktarıldı.
- Andrew’un adı, Virginia Giuffre’nin kendisiyle genç yaşta cinsel ilişkiye zorlandığı iddiası ve 2010’da Jeffrey Epstein ile Central Park’ta çekilen fotoğraf sonrası kamuoyunda yoğun biçimde tartışılmış, Andrew bu iddiaları reddetmişti.
- Prens William’ın monarşiyi “devrim değil evrim” anlayışıyla daha modern ve şeffaf hale getirme vizyonu vurgulanırken, Andrew’la ilgili her yeni gelişmenin bu dönüşüm sürecini ve gelecekteki kral olarak görevini zorlaştırdığı belirtildi.
- Kraliyet Ailesi’ne yakın bazı kaynaklar, Andrew’la ilgili son olayların endişe verici olduğunu söylerken, tek bir bireyin ağır hatasının tüm ailenin itibarını ve ülkeye katkılarını tanımlamaması gerektiğini dile getirdi.
- Kamuoyunda Kraliyet Ailesi’nden daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik talep edildiği, medyada “kriz” ve “bildiğimiz monarşinin sonu” gibi ifadelerin kullanıldığı, Saray’ın ise durumun ciddiyetini gördüğü ancak bunu ne ölçüde gösterdiğinin tartışma konusu olduğu ifade edildi.
• 14 ülkeden ortak tepki: Türkiye’nin de aralarında olduğu 14 ülke, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew’in Gazze’ye insani yardım girişini engelleyen İsrail’e koşulsuz destek veren açıklamalarına karşı ortak bildiri yayımlayarak sözlerin uluslararası insancıl hukuk ve insani yardım ilkeleriyle çeliştiğini vurguladı.
- Ortak bildiride, Lew’in açıklamalarının, Gazze’de sivillerin korunması ve insani yardıma erişim konusunda Birleşmiş Milletler kararlarıyla uyumsuz olduğu ifade edildi.
- Ülkeler, İsrail’in Gazze’ye insani yardım akışını kısıtlayan uygulamalarına destek veren söylemlerin, sahadaki insani krizi derinleştirdiğini ve bu nedenle kabul edilemez olduğunu kaydetti.
- Metinde, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yapıldı ve insani yardım konusundaki açıklamaların bu çerçevede sorumluluk bilinciyle yapılması gerektiği belirtildi.
- Bildiriye imza atan ülkeler arasında Türkiye’nin yanı sıra çeşitli Avrupa ve bölge ülkelerinin dışişleri bakanlıkları ve diplomatik temsilcilikleri yer aldı.
• Sarı Zarflar Berlinale prömiyeri: Yönetmen İlker Çatak, Almanya’da göçmen kökenli bir öğretmenin okulundaki ırkçı baskıya karşı direnişini anlatan yeni filmi "Sarı Zarflar"ı dünya prömiyerini yaptığı Berlinale’de izleyiciyle buluşturdu.
- Film, Almanya’da bir okulda çalışan Türk kökenli öğretmen Aylin’in, öğrencilerini hedef alan isimsiz ihbar mektupları ve idari baskılar karşısında mesleki etik ile kariyeri arasında sıkışmasını konu aldı.
- Çatak, hikâyenin ilhamını Almanya’daki okullarda artan aşırı sağ baskısı ve göçmen kökenli öğretmenlerin yaşadığı ayrımcılık vakalarından aldığını söyledi.
- "Sarı Zarflar"ın başrolünde, öğretmen Aylin karakterini canlandıran bir kadın oyuncu yer aldı ve film, Euronews’in kültür bölümünde Berlinale seçkisinin dikkat çeken yapımları arasında gösterildi.
- Yapım ekibi, Berlinale kırmızı halısında basın mensuplarına poz verdi ve festival kapsamında film sonrası söyleşilerde izleyicilerin sorularını yanıtladı.
• Hip-hop ve göç kültürü: Fransa’daki göçmen kökenli rap ve hip-hop sanatçıları, banliyölerde ve büyük şehirlerde ürettikleri müzikle Fransızcaya yeni kelimeler, deyimler ve aksanlar kazandırarak dili genç kuşaklar arasında yaygınlaştırdı.
- Rap şarkı sözlerinde Arapça, Afrika dilleri ve göçmen argosundan kelimeler Fransızca ile karışık kullanıldı ve bu karışım özellikle banliyö gençleri arasında günlük konuşma diline yansıdı.
- Müzik endüstrisi, bu yeni dilsel üslubu benimseyen sanatçıların albümlerine ve kliplerine yatırım yaptı ve bu tarz ulusal radyo ve televizyon kanallarında daha görünür hale geldi.
- Bazı dilbilimciler, hip-hop kültürünün getirdiği kelime ve ifadelerin sözlü Fransızcayı zenginleştirdiğini, ancak resmî yazı diline etkisinin sınırlı kaldığını ifade etti.
- Eğitim alanında çalışan bazı uzmanlar, sınıflarda öğrencilerin rap şarkılarından alıntılar yaparak kendilerini daha rahat ifade ettiğini ve bu durumun Fransızca öğrenimine motivasyon sağladığını aktardı.
• İranlı öğrenciler yeniden ayakta: İran’daki birkaç üniversitenin öğrencileri, geçen ayki kitlesel eylemlerin sert biçimde bastırılmasının ardından cumartesi günü başta Tahran olmak üzere çeşitli kentlerde hükümet karşıtı protestolar düzenleyerek hem siyasi taleplerini hem de ölen binlerce kişiyi ...
- BBC, Tahran’daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kampüsünde yeni okul döneminin başlangıcında yüzlerce öğrencinin İran bayraklarıyla barışçıl yürüyüş yaptığı ve “diktatöre ölüm” sloganları attığı görüntüleri teyit etti.
- Aynı kampüste daha sonra protestocularla hükümet yanlısı miting destekçileri arasında arbede yaşandı; başkentteki Şehit Beheshti Üniversitesi’nde oturma eylemi yapıldığı, Amir Kabir Teknoloji Üniversitesi’nde de hükümet karşıtı sloganlar atıldığı görüntüler doğrulandı.
- Meşhed’de öğrencilerin “Özgürlük, özgürlük” ve “Öğrenciler, haklarınız için haykırın” sloganlarıyla miting düzenlediği, gün içinde başka yerlerde de büyük çaplı gösteriler yapıldığı ve yeni protesto çağrılarının yayıldığı bildirildi.
- ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (Hrana), geçen ayki protesto dalgasında en az 6.159 kişinin öldüğünü, bunların 5.804’ünün protestocu, 92’sinin çocuk, 214’ünün hükümet mensubu olduğunu ve bildirilen 17 bin ölüm vakasını daha soruşturduğunu açıkladı.
- İranlı yetkililer, aynı dönemde 3.100’den fazla kişinin öldüğünü, bunların çoğunun güvenlik görevlileri veya “isyancılar” tarafından saldırıya uğrayan siviller olduğunu duyurdu.
- Protestolar, İranlı yetkililerin ABD ile olası bir savaşa hazırlandığı bir dönemde sürerken, sürgündeki bazı muhalif gruplar Başkan Donald Trump’tan İran yönetimine askeri saldırı çağrısı yaparken, diğer muhalefet grupları dış müdahaleye karşı çıktı.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Türkiye’de iş dünyası son birkaç yılda alışık olduğu dengelerin dışında bir zeminde ilerliyor. Finansmana erişimin zorlaştığı, sermaye maliyetinin yükseldiği ve küresel belirsizliklerin kalıcılaştığı bir ortamda şirketler, yalnızca büyüme hedeflerini değil, bilançolarının dayanıklılığını da yeniden tanımlıyor. Peki bugün Türkiye’de büyük ölçekli şirketlerin en acil kurumsal yönetim sorunu ne, yönetim kurulu gündemleri nasıl değişiyor ve iyi yönetilen bir şirketin ayırt edici özellikleri nelerdir? Bayazıt Consulting Services Kurucusu, Polisan Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Üyesi Tayfun Bayazıt, Aposto okurları için anlattı.

2026 boyunca adını tarihe yazdırmış birçok ismin doğum ve ölüm yıldönümleri için özel anma etkinlikleri düzenleniyor. Marilyn Monroe'nun 100. yaşı ve Gaudi'nin 100. ölüm yılına özel sergi ve etkinliklerden Agatha Christie'ye ilham veren Nil Nehri tekne turuna, Monet'nin ölümünün 100. yılından Assisili Aziz Fransua buluşmalarına, hayatta bir kez görebileceğiniz anma etkinliklerini derledik.

Bir kısım insan zayıflama ilaçlarıyla ne kadar küçülebileceği üzerine deneyler yaparken bir başka grup steroidlerle olabildiğince büyük, kaslı ve yenilmez görünmenin peşinde. Peki kadınlara ezelden beri dayatılan imkansız güzellik standartlarının erkeklerdeki karşılığı, bir zamanlar adları bile kulaktan kulağa fısıldanan steroidleri nasıl bu kadar yaygın kullanılır hâle getirdi?

"Tutumlu iyimserlik" (frugal optimism) tüketicilerin ekonominin düzeleceğine dair iyimserlikleri artarken harcamalarını azaltmaya yani tasarrufa devam ettiği durumu niteliyor. Yani kavram, finansal krizlerin yarattığı ve artık neredeyse kalıcı hâle gelen kaygı ile psikolojik direnç arasında bir kopma noktasına işaret ediyor. Peki bu, bir nevi direniş mi yoksa sınıfsal körlüğe neden olan ve "tutumlu bir şüphe"yle yaklaşmamız gereken yeni bir akım mı?



