Güven krizi meselesi

Şu anda dünyada büyük bir kutuplaşma ve güven krizi var. Bu yeni bir haber değil. Öte yandan Türkiye bu güvensizlik zeminine zaten aşina. Bizim ihtiyacımız olan, sıfırdan bir Nordik güven ütopyası icat etmek değil; sokakta bir hayvana bağış yağdıran, Marmaray'da tanımadığına bisküvi alan o mayayı hatırlamak, modernize etmek.
Yazı: Sinem Dönmez
Geçenlerde Marmaray durağında açlıktan başım dönerken otomattan bir şeyler almak için durdum. Kalabalık bir saatti, kredi kartının limiti yokmuş, arkamdaki sırayı görünce vazgeçtim, tam arkamı dönüp giderken gençten bir çocuk, “Abla şu krakeri mi alıyordun sen” diye sordu. Ben "Gerek yok" diyene kadar çubuk krakeri alıp uzattı bana. Para vermek istedim, “Duan yeter” dedi.
Burnumu çeke çeke, gözlerime dolan yaşları sile sile eve vardım. O günden beri de aklımdan çıkmadı bu. Dünyada bir süredir gündemlerden biri olan güven aşınması hakkında bir şeyler okuduğum her seferinde de o günü hatırladım.
Bu ülkede neden herkes Heimlich manevrası biliyor? İlkyardımın temellerini bilen yok. O kadar çok doktor yok. Peki neden? Neden dünyada toplumsal güven sıralamasında en sonda olan bir ülkede bu kadar insan, olur da birinin boğazına bir lokma kaçarsa hayatını kurtarabilmenin yolunu öğrenmek istiyor?
Muhtemelen okumuşsunuzdur, kısaca hatırlatayım. PEW Araştırma Merkezi’nin 25 ülkede yaptığı “Dünyada Başkalarına Güvenin En Yüksek ve En Düşük Olduğu Yerler” araştırmasında Türkiye sonuncu sırada. “Çoğu insana güvenilir” diyenlerin oranı yüzde 14. "Güvenilmez" diyenlerin oranı ise yüzde 84.
Çalışanların %42’si mobbing mağduru
Persty Yönetim Danışmanlık’ın Canan Duman Akademi ile işbirliği içinde hazırladığı Türkiye İş Dünyası Araştırması'nın ikinci sayısı, Türkiye’de çalışanların %42’sinin mobbing mağduru olduğunu ortaya koydu.
- Ayrıntılar: 1.246 kişiyle yapılan araştırma, mağdurların %67’sinin mobbingi ispatlamakta zorlandığına, %85’inin yetkili kişi veya kurumlara sesini duyuramadığına, %42’sinin mobbingi görmezden geldiğine, %31’inin susmaya zorlandığına, %20’sinin ise başka bir yere nakil istediğine işaret etti. Mağdurların %76’sı istifa etmeyi düşündüğünü ifade ederken yasal haklarını bilmeyenlerin oranı %58, işletmelerin mobbing tedbiri almadığını düşünenlerin oranı ise %69 olarak ölçüldü.
Temiz enerjide tarihî eşik
Ember’in "Küresel Elektrik Görünümü 2026" raporuna göre, 2025 yılında güneş ve rüzgar enerjisi küresel elektrik talebindeki artışın %99’unu karşıladı ve yenilenebilir kaynakların küresel elektrik üretimindeki payı %33,8’e çıkarak ilk kez kömürün (%33) önüne geçti.
- Ayrıntılar: Güneş enerjisi tek başına talep artışının %75’ini karşılarken, üretim bir yılda %30 artarak toplam elektriğin %8,7’sine ulaştı. Türkiye, elektriğinin %22’sini rüzgar ve güneşten üreterek dünya ortalamasının üzerine çıktı ve güneş enerjisi üretiminde dünyanın en büyük yedinci artışına imza attı.
- Bunun yanında: Rapora göre Türkiye’de hidroelektrik üretimindeki düşüş doğalgaz kullanımını artırdı ve bu durum yıllık yaklaşık 1,8 milyar dolarlık ek gaz ithalatına neden oldu.
Prezervatif fiyatlarında savaş etkisi
Dünyanın en büyük prezervatif üreticisi Malezya merkezli Karex Bhd, İran’daki savaşın tedarik zincirini etkilemesi nedeniyle prezervatif fiyatlarını %20-30 oranında artırmayı planladığını açıkladı.
- Ayrıntılar: Durex, Trojan gibi büyük markaların yanı sıra kamu sağlık sistemlerine ve BM programlarına tedarik sağlayan ve yılda beş milyardan fazla prezervatif üreten şirketin CEO’su Goh Miah Kiat, artan hammadde ve nakliye maliyetleri nedeniyle maliyetleri müşterilere yansıtmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Mutlaka göz atın
- Gıdada sanayileşme, İstanbul'da dört masa | apéro Cumartesi
- Maison Revka Bodrum'da, 'En iyi 50' Kuzey Amerika'da | apéro gazete
Kanser tedavisinde CAR-T devrimi
Bağışıklık sistemini kanseri yok etmek üzere programlayan CAR-T hücre tedavisinin, Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde üretimine başlandığı duyuruldu.
- Ayrıntılar: Türk Hematoloji Derneği kongresinde tanıtılan tedavinin, hastanın kendi T hücrelerinin genetik olarak değiştirip kanseri tanıması için eğittiği ve nüks eden lösemi vakalarında %95 başarı sağladığı belirtildi. Ankara’da kurulan laboratuvarda 10 hastaya uygulanan tedavi, gelecekte ilaç formunda eczanelerde yer alabilecek ve kemoterapinin yerini alabilecek bir hücresel gen tedavisi olarak nitelendirildi.
Avrupa'da polen sezonu uzuyor
Lancet’te yayımlanan bir araştırmaya göre, iklim krizi nedeniyle İngiltere ve Avrupa’da polen sezonu 1990’lardan bu yana 1-2 hafta uzadı; huş, kızılağaç ve zeytin gibi ağaç türlerinin polen sezonu başlangıcı daha erken tarihlere kaydı.
- Ayrıca: Çalışmaya göre ısınan hava ve artan karbondioksit seviyeleri bitkilerin daha fazla polen üretmesine yol açarak saman nezlesi ve alerjik reaksiyonları artırıyor; bazı bölgelerde polen şiddetinin %15-20 yükselmesine neden oluyor.
İngiltere'de 'dumansız nesil' yasası kabul edildi
İngiltere Parlamentosu 1 Ocak 2009 ve sonrasında doğanların hayat boyu sigara satın almasını yasaklayan “Tobacco and Vapes Bill” düzenlemesini onayladı.
- Ayrıca: Yasa, tütün ve nikotin ürünlerinde aroma, paketleme ve pazarlamaya yönelik daha sıkı denetimler getirirken çocukların bulunduğu araçlar, okul ve hastane girişleri ile oyun alanları çevresinde vaping kullanımını da yasaklıyor.
İklim krizinin çocuk gelişimine etkisi
Brezilya’da yaklaşık 6,5 milyon çocuğun verilerini inceleyen yeni bir çalışma, 26 derece üzerindeki her 1 derecelik sıcaklık artışının düşük kilolu olma riskini %10, akut ve kronik yetersiz beslenme olasılığını %8 artırdığını ortaya koydu.
- Ayrıntılar: Çalışmada 1-5 yaş arası çocuklara ait veriler analiz edildi; özellikle yerli topluluklar ile yoksul bölgelerde yaşayan çocuklar daha yüksek risk altında bulundu. İklim krizinin, tarımsal üretimi ve gıda fiyatlarını etkileyerek özellikle taze ürünlere erişimi zorlaştırdığı vurgulandı.
Tropikal ormanlarda umut verici gelişme

WRI’s Global Forest Watch'un yeni raporuna göre küresel tropikal orman kaybı 2025’te bir önceki yıla göre %36 azalarak 4,3 milyon hektara geriledi; düşüşte özellikle Brezilya’nın ormansızlaştırmayı azaltmaya yönelik politikaları etkili oldu.
- Bunun yanında: Ülkelerin 2030'da orman kaybını durdurma hedefi için gereken seviyenin hâlâ %70 üzerinde ormansızlaşmaya neden olduğu vurgulandı. Orman kaybının temel nedeni Brezilya, Bolivya ve Endonezya’da tarımsal emtialar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ise agresif tarım olarak öne çıktı.
İstanbul'da 10 yaşlıdan dördü geçinemiyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) hazırladığı “İstanbul’da Yaşlılıkta İyilik Hâli” raporuna göre İstanbul'daki yaş almış bireylerin %33,5'i gelirinin yeterli olduğunu, %28,3’ü kısmen yeterli olduğunu, %38,2’si de “geçinemediğini” belirtti.
- Ayrıca: İhtiyaç duyulan ilacı satın alamayanların oranı %22,7, doktora ya da sağlık kuruluşuna gidemeyenlerin oranı %20,6, düzenli ve yeterli beslenemediğini bildirenlerin oranı %36,8, faturalarını ödeyemeyenlerin oranı %25,9, kira ve konut giderlerini karşılayamadığını belirtenlerin oranı %23, kültürel etkinliklere katılamayanların oranı %45,3, seyahate/ memlekete gidemeyenlerin oranı ise %48,5 oldu.
'Venedik'e yalnızca denizaltıyla ulaşılabilir'

Salento Üniversitesi’nin yayımladığı yeni rapor, deniz seviyesindeki yükselişin devam etmesi hâlinde Venedik’in uzun vadede radikal uyum stratejilerine ihtiyaç duyacağını ve bazı senaryolarda şehrin kısmen ya da tamamen sular altında kalabileceğini ortaya koydu.
- Ayrıntılar: Araştırmada, Aziz Mark Bazilikası ve Palazzo Ducale gibi tarihî yapıların sökülerek iç bölgelere taşınabileceği, ancak kentsel doku ve kültürel yaşamın geri dönüşü olmayacak biçimde zarar görebileceği belirtildi.
- Ayrıca: En kötü senaryoda, 22. yüzyılda yükselen deniz seviyeleri nedeniyle şehrin bazı bölümlerinin yalnızca tekne ya da denizaltı ile ziyaret edilebileceği ifade edilirken, mevcut Mose bariyer sistemi kısa vadeli bir koruma olarak değerlendirildi.
İş kaynaklı stres her yıl 840 bin ölüme yol açıyor
Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, her yıl 840 binden fazla kişinin uzun mesailer, iş güvencesizliği ve işyerinde taciz gibi psikososyal risklerle bağlantılı sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koydu.
- Ayrıntılar: Raporda ayrıca işle bağlantılı tehditlerin kalp-damar hastalıkları ve intiharı da kapsayan ruh sağlığı bozukluklarıyla ilişkilendirildiği belirtildi. Uzun çalışma saatleri, zorbalık, iş yükü baskısı, emek-ödül dengesizliği, iş güvencesizliği, şiddet ve taciz, çalışanların kötü sağlık durumunun başlıca tetikleyicileri olarak sıralandı.
AP'den kedi ve köpekler için düzenleme
Avrupa Parlamentosu, kedi ve köpeklerin refahı için mikroçip ve ulusal veri tabanına kayıt işlemini zorunlu kılan ilk kapsamlı düzenlemeyi kabul etti; yetiştiriciler ve satıcılar için dört yıllık uyum süresi öngörüldü.
- Ayrıca: Akraba çiftleştirme ve hayvan sağlığını riske atan yetiştirme uygulamaları yasaklandı; bireysel seyahatlerde getirilen evcil hayvanlar için beş iş günü önceden kayıt şartı getirildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için AB Konseyi onayı gerekiyor.
Kazakistan'ın yeni doğa koruma alanları
Kazakistan, biyolojik çeşitliliği koruma stratejisi kapsamında 2035’e kadar 20.000 kilometrekarelik yeni doğa koruma alanları oluşturmayı planladığını açıkladı. Plan, orman alanlarının yaklaşık 8.000 kilometrekare artırılmasını, yeni rezervlerin oluşturulmasını ve Altay Dağları ile Tian Shan gibi ekosistemlerin korunmasını içeriyor.
- Ayrıntılar: Ülkede kar leoparı ve Buhara geyiği gibi yaklaşık 230 tehdit altındaki tür bulunuyor; proje hem ekolojik koruma hem de yaban hayatı turizminin geliştirilmesi açısından stratejik görülüyor.
Ağaçların hikayeleri

Ağaçların hikayeleri: Sizin en sevdiğiniz ağaç hangisi? Ağaçlara karşı bu kadar kör, bu kadar zalim bir ülkede yaşarken ağaç sevgisi hakkında yazmak belki insana boşa kürek çektiğini hissettirir ama belki günlük hayatlarımızda ağaçların farkına varmak, onların mucizelerine, hikayelerine kulak vermek, bizi ağaçlara karşı daha duyarlı kılabilir. Sinem Dönmez insanların ağaçlarla kurduğu bağları konu alan akademik araştırmaları inceledi.
İsveç eğitimde kağıt kaleme dönüyor

Dijitalleşmeye karşı fiziksel kitap, defter ve kalemlere geri dönülmesini savunan İsveç hükümeti, ders kitabı temelli öğrenmeyi zorunlu kılmayı amaçlayan yeni müfredatın 2028'de yürürlüğe gireceğini duyurdu.
- Bir adım geriden: İsveç, 2025 başında okul öncesi eğitimde dijital cihazların kullanılması zorunluluğunu kaldırmış, iki yaş altı çocuklara tablet verilmesini yasaklamıştı. Ülkede bu yıl da eğitimde cep telefonu kullanımı tamamen yasaklanacak.
- Editörün önerisi: Klavye etkisi: El yazısını bırakmak beynimizi nasıl yeniden şekillendirdi? | Deniz Aytekin, Angst
Hava kirliliğine bağlı kanser türleri

Uluslararası Kanser Kontrol Birliği (UICC) ve Clean Air Fund destekli yeni bir rapor, hava kirliliğinin akciğer kanserinin yanı sıra karaciğer, meme, böbrek ve mesane dahil birçok kanser türüyle de bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
- Ayrıntılar: PM2.5 olarak bilinen ince partiküllere yüksek maruz kalmanın genel kanser riskini %11, kansere bağlı ölüm riskini ise %12 artırdığı belirlendi; meme kanserine bağlı ölüm riskinde %20, karaciğer kanserinde %14, akciğer kanserinde ise %12 artış tespit edildi.
- Ayrıca: Kadınların ve çocukların ev içi hava kirliliğinden daha fazla etkilendiği, kadınlarda akciğer kanseri riskinin %69’a kadar çıktığı belirtildi.
Akıllı şırıngaya tescil
Yıldız Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Cüneyt Yılmaz ile Prof. Dr. Vasfi Emre Ömürlü'nün geliştirdiği akıllı şırınga, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
- Ayrıntılar: Özellikle hassas cerrahi işlemlerde dokulara daha doğru, kontrollü ve güvenli şekilde müdahale edilmesini sağlamayı hedefleyen akıllı şırınga, basınç sensörü ve endoskopi kamerası ile donatılıyor. Bu sayede cerrahi uygulamalarda kritik önem taşıyan bir aşama, el becerisine bağlı olmaktan çıkarılıp teknik verilerle destekleniyor ve cerrahların güvenli şekilde müdahalesine imkan tanınıyor.
'El Niño muhtemelen geri dönüyor'
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2026’nın ortalarından itibaren El Niño koşullarının yeniden ortaya çıkma ihtimaline dikkat çekerek küresel sıcaklıkların artabileceğini açıkladı.
- Ayrıntılar: Kurumun raporuna göre Ekvator Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıkları hızla yükseliyor ve kara yüzeyi sıcaklıklarının da mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle Mayıs-Temmuz 2026 döneminde El Niño’nun başlaması “muhtemel” görülüyor.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Türkiye’de 1 Mayıs denilince 1977’den beri çoğu insanın aklına tek bir adres geliyor: İstanbul. Hatta İstanbul bile değil, Taksim. Fakat bu yıl Doruk Madencilik İşçileri'nin Kurtuluş Parkı'ndaki eyleminin anlaşmayla sonuçlanması sonrası işçi ve bayram denince ilk akla gelen Ankara oldu. Ankara'dan 1 Mayıs izlenimleri.

Bu hafta Rober Hatemo'nun paylaştığı bir video, pek çoğumuzun yaşadığı bir şüpheyi su yüzüne çıkardı. Hatemo, sabah kalkıp kıymalı börek yapmayı düşündüğünü ve telefonunu açar açmaz karşısına kıymalı börek reklamı çıktığını söyleyip "Algoritma düşündüğümü nasıl önüme çıkarabiliyor?" diye soruyordu. Peki gerçekten böyle bir şey mümkün mü? Yoksa sandığımızdan daha mı öngörülebiliriz?

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre Türkiye’de iş cinayetleri yalnızca artmakla kalmıyor, aynı zamanda emek rejiminin yapısal bir parçası hâline geliyor. Bu ölümlerin yıllara yayılan seyrini, resmî verilerle sahadaki gerçekler arasındaki farkı ve özellikle büyük işletmelerde kamuoyuna yansımayan ölümleri, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim görevlisi ve İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin kurucu gönüllülerinden Aslı Odman'la konuştuk.

Gazze ablukasını kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve 50’den fazla tekneden oluşan “Küresel Sumud Filosu”, Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında İsrail’in saldırısına uğradı. Filoda yer alan Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik, İsrail saldırısını ve gemideki durumu Aposto’ya anlattı.



