Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →O yakadan bu yakaya: İstanbul'da mutfak alışverişi rehberi
Tuba Şatana yolunun geçtiği, kapısını aşındırdığı, yıllardır alışveriş yaptığı esnafın listesini paylaştı. Yemek kişisel bir algı. Dolayısıyla bir gıdadan beklentimiz de kişisel. Tuba der ki: "Benimki onu satan, bana ulaştıran insanlar ile bir bütün. İşte bu liste, tam da bu sebeple benim kişisel alışveriş listem."
Modern bir kampanyadan küresel fenomene: Dry January
Bir ay içmemek neyi değiştirir? Dry January sağlık vaatlerinden sosyal medya estetiğine, alkolsüz içki pazarından genç kuşakların içkiyle kurduğu mesafeye uzanan geniş bir dönüşüme işaret ediyor. İçkiden uzak durmak bir performans, pazar ve yeni bir disiplin şekli hâline gelirken haz, kontrol ve tüketim arasında yeni bir gerilim doğuyor.
Londra'da Dry January: Tadım menüsünde alkolsüz dokunuşlar
Dry January’i sadece bir trend ya da geçici bir perhiz olarak değil, kültürel ve gastronomik bir kırılma noktası olarak ele alıyoruz. Bu dönüşümün restoran masasına nasıl yansıdığını Emre Onar, Londra’da Michelin yıldızlı bir tadım menüsünde deneyimlediği alkolsüz ve düşük alkollü eşleşmeler üzerinden anlatıyor.

Sofrada söylenenler, söylenmeyenler: Sinemada bulduğumuz ağız tadı
Gastronomi filmleri iştah kabartmakla yetinmiyor; yemeği arzu, iktidar, suçluluk ve kayıp üzerinden yeniden kuruyor. Ratatouille’dan La Grande Bouffe’a, Tampopo’dan The Menu’ye uzanan bir seçkide sinemada sofraların anlattığı hikayelerin, yemeği nasıl bir karaktere ve dile dönüştürdüğünü inceliyoruz.

Tahıldan imbiğe, fıçıdan zamana: Viskideki tatlar nereden geliyor?
Portakal kabuğu, karamel, is ve baharat… Bir viskide algıladığımız hiçbir aroma tesadüf değil. Her biri tahılın seçildiği andan fıçıdan şişeye kadarki uzun üretim sürecinde alınan bilinçli kararların sonucu olarak uzanan ve yıllar süren bir süreçte şekilleniyor. Distile içkiler uzmanı Barış Mercan, tadım notlarının ardındaki teknik kararları ve üretim sürecinin aromaya nasıl yön verdiğini mercek altına alıyor.

Bir ortaklık alanı olarak masa: Birlikte yemek yemenin hikayesi
Bir masaya davet edilmek çoğu zaman sandığımızdan daha büyük bir anlam taşır. Bazen birini ciddiye aldığımızı, bazen onu "bizden" saydığımızı, bazen de aramızdaki mesafeyi kaldırmaya hazır olduğumuzu gösterir. Kimi sofralar yalnızca yemek yenilen yerler değildir; statüleri, ilişkileri ve aidiyetleri yeniden kurar. Birlikte yemek yemenin tarihine baktığımızda da bu basit gibi görünen eylemin insan hayatında nasıl dönüştürücü bir güç taşıdığını görmek zor değil.
SON YAZILAR
2025’te yeme-içme dünyasında en çok konuşulan başlıklar
2025’te yeme-içme dünyasında trendlerle gerçek ihtiyaçlar arasındaki gerilim hiç bu kadar görünür olmamıştı. Bir gün matcha, ertesi gün salatalık krizine tanık olduk. Uzayan Dubai çikolatası kuyrukları, Dua Lipa’nın zeytinyağlı dondurması… Geçici heyecanlarla kalıcı dönüşümlerin birbirine karıştığı bu yılda moda, teknoloji, sosyal medya ve mutfak aynı masada.

Bir masa etrafında: 2025’in sofralarından kalanlar
Yemek çoğu zaman bir sonuç gibi görünür: Pişer, servis edilir, yenir. Oysa 2025 boyunca apéro'da yemeğin kendisinden çok neye vesile olduğunun peşine düştük. Yıl sonuna yaklaşırken geriye dönüyor; yılın özetine hazırladığımız yazılar merceğinden bakıyoruz.

Karadeniz'den bir kış tabağı: Cevizli palamut
Sinop’ta bölgenin yerel tariflerini titizlikle yaşatan Esra’nın Mutfağı’nın işletmecisi Esra Çakır, Karadeniz mutfağının mevsimsel ve sade karakterini yansıtan cevizli palamut tarifini paylaşıyor. Yerel mutfak bilgisi palamutla yeniden yorumlanıyor.

Aile balıkçılığından mavi ekonomiye: Kadın balıkçıları dinliyoruz
Balıkçılık çoğu zaman teknelerde balığın tutulduğu anlar üzerinden konuşuluyor. Oysa kıyıda, mutfakta ve aile içinde aktarılan bir bilgi ve emek alanı daha var. Kadın Balıkçılar Derneği fikrini ortaya atan akademisyen Dr. Huriye Göncüoğlu Bodur, mavi ekonomi, aile balıkçılığı, yerel gastronomi, kültürel miras ve kadın emeğinin sürdürülebilirlikle kurduğu ilişkiyi anlattı.

Kadın Balıkçılar Derneği: Dayanışmadan doğan bir deniz hikayesi
Kadın Balıkçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sevinç Üsküplü ile derneğin kuruluşundan bu yana sahada yaşanan dönüşümü, kadın balıkçıların örgütlenme sürecini, karşılaşılan yapısal engelleri ve önümüzdeki döneme dair hedefleri konuştuk. Üsküplü, balıkçılığın erkek egemen bir alan olarak kodlandığı yapılarda dayanışmanın nasıl somut kazanımlara dönüştüğünü anlatıyor.

Tatlı-serin bir hatıra: Dünden bugüne muhallebi
Bugün "muhallebi" deyince akla hep aynı tarif gelse de tarih boyunca bu ismin altına çok daha fazla yemek girmişti. Saray mutfağında etli ve etsiz çeşitleri bulunur; çarşılarda yazın su muhallebisi, kışın koyu kıvamlı sütlü tatlılar satılırdı. Süt, nişasta ve şeker gibi temel malzemeler zaman içinde farklı bağlayıcılarla, yerel damak alışkanlıklarıyla, dönemin ekonomik koşullarla biçim değiştirdi. Bu sade tatlı, geçmişle nasıl bir kültürel bağ kuruyor, hafızamızda neden hâlâ bu kadar yer tutuyor?

MICHELIN Türkiye 2026 seçkisi açıklandı
Bu yıl Vino Locale, Michelin yıldızı sayısını 2’ye yükseltirken tek Michelin yıldızı, Nevşehir'deki Revithia'ya, İstanbul'da Araf İstanbul'a ve Muğla'da Mezra Yalıkavak'a verildi. Geçen yılın listesindeki restoranlar yıldızlarını korudu.

Türkiye'nin MICHELIN fotoğrafı: Türkiye gastronomisi hangi hikayeyi anlatmak istiyor?
MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’de hızla genişlemesi turizm, yatırım ve gastronomi arasında yeni bir gerilim hattı yaratıyor. Bu yıl Kapadokya’nın seçkiye eklenmesi hem bölgesel dönüşüm ihtimalini hem de gastronomik kapasiteye dair soru işaretlerini büyütüyor. Bir diğer tartışma ise Yeşil Yıldız’ın belirsiz kriterleri üzerinden devam ediyor. Peki tüm bu tartışmalar arasında Türkiye gastronomisi hangi hikayeyi anlatmak istiyor?

Bir fincan kahve, bir lokma tatlı
apéro tarif arşivimizden seçtiğimiz dört farklı kültür, dokunuş ve mevsim hissi taşıyan tatlıların her biri Türk kahvesinin kavruk, tok ve kadifemsi karakterine başka bir açıdan eşlik ediyor: Ortadoğu’nun şerbetli geleneğinden İran kekiyle gelen baharatlı hafifliğe, hellimin sıcak sürpriz yaptığı baklavadan yaz şeftalisinin en sade hâline.

Aylin Örnek anlatıyor: Ayancık’tan Kuzguncuk’a, oradan lakerdaya
Aylin Örnek, nam-ı diğer Aylak Lakerda, lakerda söz konusu olduğunda önem kazanan göç yollarını, su sıcaklığını, tuz oranı ve doku dengesi gibi lezzeti belirleyen teknik bileşenleri adım adım açıklıyor; lakerdanın İstanbul mutfağındaki yerini, Sinop’taki geleneksel pratiklerle karşılaştırmalı olarak ele alıyor.


SON SAYI
🍽️ Karşılaşmaların mutfağı: Nobu Matsuhisa
Nobu Matsuhisa’nın karşılaşmalardan doğan mutfağı
Reyhan ÜlkerKüresel gastronomi sahnesinde bazı şefler kurdukları başarılı restoranlarla öyle güçlü etki alanı yaratıyorlar ki mutfağın nasıl düşünülebileceğine dair çerçeveyi de yeniden tanımlıyorlar. Nobu’nun kurucusu şef Nobu Matsuhisa’nın hikayesi bu dönüşümün somut örneklerinden biri.
Mutlaka göz atın İki kişilik bir hayal: Gusina | apéro Cumartesi Telezzüz'de lezzet, viskide takdir | apéro gazete
SPONSORLU: 📌Lacoste’un ilk kalıcı kafesi Paris’te açıldı: Lacoste, ilk kalıcı Café Lacoste’unu 5 Şubat 2026’da Paris’in ikonik Avenue Franklin D. Roosevelt caddesinde açtı. Bu proje, Fransız stilinin zarif yaklaşımını çağdaş gastronomiyle buluşturuyor.
apéro bülten
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer. Ücretsiz kaydol.

18 Şubat
🗞️ Telezzüz'de lezzet, viskide takdir
Kereviz carpaccio, Nebbiolo rose eşliğinde.
• İstanbul’un restoranları The Times’ta: The Times ’ın seyahat yazarı Annabelle Thorpe son yazısında basit mahalle lokantalarından lüks restoranlara açılan bir yelpazede İstanbul’dan 11 mekana yer verdi. Nereler?
• Şef Daniel Boulud’dan tavsiyeler: Şef Daniel Boulud, Food & Wine dergisine Fransız şefler gibi baharat kullanmanın inceliklerini anlattı; yemeklerde doğru miktarda tuzu ayarlamanın tekniklerini paylaştı. Neler neler?
🍸 18-19 Şubat’ta çevrimiçi EWA Cin Sertifikası Eğitimi Uzkeba’da . Cin tarihi ve sektörü, cinin çeşitleri, tanımları, damıtma, botanikler ve kokteyller hakkında daha fazlasını öğrenmek isteyenler buradan .
1950’lerde Fransız bistrolarında başlayan ve sonrasında küresel çapta benimsenen Beaujolais Nouveau geleneği, bağcılık tarihinden medya etkisine, üretimden tüketime uzanan süreçleri biraraya getiriyor. Türkiye’de primeur tarzı üretimlerin yükselişi ise genç şarabın enerjisinin farklı teruarlarda nasıl yeniden hayat bulduğunu gösteriyor.

Bugün Türkiye’de yeni bir kuşak, şarabı anlatmanın başka yollarını arıyor. Bilgiyle deneyimi, teknikle merakı, profesyonellikle samimiyeti biraraya getiriyorlar. Şarabı daha erişilebilir, merak uyandırıcı ve gündelik hayatın içine dahil eden bir dille konuşuyorlar. Gizem Lüküslü, Osman Pekin, Özkan Sercan Vatansever ve Sena Şenkal, şarap üzerinden kendi hikayelerini anlatıyorlar.

Şarap dünyası artık yalnızca terroir veya bağcılıktan ibaret değil. Bordeaux da bu evrenin çekirdeği. Kökleri Roma dönemine uzanan bu bölge, 1855 sınıflandırmasıyla düzeni, château’larıyla mirası, yeni mimarisiyle dönüşümü temsil ediyor. Bir zamanlar İngilizlerin claret tutkusu ile büyüyen bu şehir, günümüzde modern bağcılığın hem sembolü hem laboratuvarı.

Türk kahvesini hep bildiğimizi sanırız ta ki onu yeniden keşfedene kadar. Kahve yazarı Caner Çapay, nitelikli Türk kahvesinin rehberliğinde bir geleneğin, ritüelin ve kültürün katmanlarını açıyor. Nitelikli çekirdeklerle hazırlanan Türk kahvesiyle tanışması Caner’i hem tarihe hem bugüne hem de fincanın içindeki o küçücük dünyaya yeniden bakmaya itiyor. Eğer Türk kahvesini “acı, telveli bir alışkanlık” diye tanımlıyorsanız bu yazıdan sonra bildiğinizi sandığınız şeylerde birtakım değişikler yaşanabilir.

Pandemi sonrası gastronomi dünyasında tüketici davranışları yeniden tanımlanıyor. Uzun tadım menülerinin yerini hikayesi, üreticisi ve toprağı olan tabaklar alıyor. Şef Sinem Özler, yerelliği bir trend değil, ekonomik ve kültürel sürdürülebilirliğin temeli olarak gören isimlerden biri. Biraraya geldiğimiz sohbette üretici kaybına, yanlış tüketim alışkanlıklarına ve emeğin görünmezleşmesine dikkat çekiyor.

1950’lerde Fransa’da filizlenen natürel şarap hareketi, laboratuvar mayaları ve steril üretime karşı doğallık, kusurluluk ve karakteri savunan natürel şarabı modern yaşamın bir parçası hâline getirdi. Bugünse hareketin bağımsız ruhu, popüler kültür ve pazarlama etkisiyle yeniden tanımlanıyor.

Yemek bir zamanlar bizi psikolojik ve fiziksel olarak iyileştiren bir devaydı. Bu günlerde ise artık korktuğumuz, güvenmediğimiz, pahalı olduğu için evde pişiremediğimiz, paylaşamadığımız bir derde dönüştü. Hâl böyleyken, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde konuşmamız gereken şey, belli: Açlık.

Danimarka gastronomisinin öncü isimlerinden Bo Bech, kısa süreli İstanbul ziyaretinde şehrin hem tarihî hem de modern yüzünü keşfetti. Kendi tarzını İstanbul’un malzemeleriyle birleştirerek Arkestra’nın mutfağında tek gecelik unutulmaz bir deneyim yaratan Bo Bech, şehre bakışını, yemek yapma felsefesini ve kişisel yolculuğunu paylaştı.

Yemek pişirmeyi izlemek çoğu zaman yemekten bile daha doyurucu geliyor çünkü mutfakta yaşanan dönüşüm yalnızca damak zevkimize değil hayal gücümüze de dokunuyor. Julia Child’ın mutfak derslerinden MasterChef rekabetine, Jamie Oliver’dan Chef’s Table’a biz yemek programlarını neden bu kadar seviyoruz?

Meze kültürünün içinde büyümüş bir toplumun üyeleri olarak Avrupa mutfağından bize en yakın kavram büyük ihtimalle İspanyol tapas’larıdır. Bugün hâlâ devam ettirilen bir kültürel miras olan "tapas" Endülüs’ün Arap büyüsündeki dokusundan ve yemeğin hayatın en önemli parçası olduğu İspanya’dan tüm dünyaya uzanan köklü bir gelenek. Hatta daha da ileri giderek bir alışkanlık, bir kültür öğesi ve hatta bazı İspanyollar için tek gerçek yaşam biçimi. Şef Volkan Akdamar, son bir aydır Granada’da deneyimlediği bu kültürü anlatıyor.
27 Eyl 2025

Gürültüden uzaklaş
Berrak bir zihin için Türkiye ve dünyadan en önemli hikâyeleri, özgün bakış açılarını, ilgi alanlarına göre içerikleri e-posta kutuna getiriyoruz.




