Karidesli, kabaklı ve mısırlı linguine
Yazın en iyi ürünlerini öne çıkaran bu makarna tarifi, kabak ve mısırın taze dokusunu koruyacak kadar kısa sürede pişirilerek hazırlanır. Aynı metot karidesler için de geçerli; böylece hem sebzeler diri kalıyor hem de karidesler yumuşaklığını koruyor. Son aşamada eklenen nane ve fesleğen, makarnaya ferah bir aroma katarken, tereyağ ve zeytinyağıyla oluşan hafif sos tüm malzemeleri biraraya getiriyor. Mevsim sebzeleriyle kolayca uyarlanabilen bu tarif, özellikle açık havada servis edildiğinde en iyi sonucu veriyor.
Domates ve fesleğenli tavuk göğsü
Klasik piccata tekniğinden ilham alan bu tarifte yaz sebzelerinin tazeliği daha hafif ve mevsimsel bir karakter kazanıyor. Tereyağı, arpacık soğanı, domates, kapari ve kırmızı şarap sirkesiyle hazırlanan pratik sos, tavuğa hem zenginlik hem de canlı bir asidite katıyor. Son anda eklenen fesleğen yaprakları ise sosun sıcaklığıyla hafifçe yumuşayarak aromalarını ortaya çıkarıyor. Bol soslu yapısı sayesinde ekmek ya da pilav eşliğinde servis edilmeye çok uygun.
Salpicón de pescado: Acılı, narenciye marineli balık
Meksika mutfağında salpicón; balık, deniz ürünü veya etin ince doğranmış sebzeler ve aromatik bir sosla harmanlandığı ferahlatıcı bir hazırlama tekniği. Yucatán bölgesinde bu karışımlar genellikle ekşi portakal suyu ve habanero biberiyle tatlandırılıyor. Bu tarifte fırınlanmış balık, limon ve portakal suyuyla marine edilerek tropikal aromalar kazanırken avokado ve balığın doğal yağlı yapısı biberin keskinliğini dengeliyor.

Çırpılmış keçi peynirli domates ve şeftali salatası
Yazın en güzel ürünlerini biraraya getiren bu salata, olgun domateslerin ve sulu şeftalilerin tazeliğini, limon kabuğu rendesi ve krema ile hafifletilmiş keçi peynirinin yoğun dokusuyla buluşturuyor. Renkli, ferahlatıcı ve hazırlanması son derece kolay olan tarif, başlangıç, garnitür ya da ızgara ekmek üzerinde hafif bir akşam yemeği olarak servis edilebilir.

Damakta derinlik, kültürde dönüşüm: Artık her şey neden daha bitter?
Tatlılığın baskın olduğu bir dönemin ardından gastronomi dünyası yeniden bitterliğe, umamiye ve damakta daha aşamalı tatlara yöneliyor. Fermente ürünlerden acı yeşilliklere, amarolardan yüksek kakao oranlı çikolatalara kadar giden bu süreç; evrim, kültür, sağlık trendleri ve değişen haz anlayışının damakta bıraktığı izleri biraraya getiriyor.

Londra'da bir pazar günü rehberi: Columbia Road’dan Broadway Market’a bir gastronomi rotası
Seyahat yazarı Emre Onar, Londra’da Columbia Road’dan Broadway Market’a uzanan bu rotayı ne zaman yapsa kendisine Londra’da pazar günlerini neden sevdiğini hatırlattığından bahsediyor. Bir demet çiçek, bir sıcak çikolata, bir plak, bir peynir dükkanı, bir kadeh şarap, bir park yürüyüşü, belki de hayatınızın en iyi falafeli... Şehirde keşif yapma imkanı veren ve dolaşırken şekillenen rotaları sevenlere.
SON YAZILAR
Sınırları aşan bir gastronomi yolculuğu: Epoca
Şehrin yeme-içme sahnesine Morini, Clove ve Epoca ile yön veren Başak Soykan ve Yaprak Baltacı, Epoca ile gastronomi, sanat ve sokak lezzetlerini bir adım öteye taşıyorlar. 2 Michelin yıldızlı Şef Emre Şen ile birlikte sınırları aşan bir gastronomi yolculuğunu keşfediyoruz.

MASADA III: Yetişkin çocukların sofrası
Galeri Bu’nun sanattan masaya sergi serisi Masada’nın üçüncü edisyonunda her sanatçı izleyicileri bir “masaya” davet ediyor; kimi oyun masasına, kimi bayram masasına, kimi de bildiğimiz yemek sofrasına. Biz “yetişkin çocuklar” ise bu duyusal deneyimi kolektif hafıza, toplumsal roller ve kişisel çağrışımlar üzerinden yeniden katmanlandırarak kendi belleğimizdeki izlerini tekrar inceliyoruz.

İstanbul’un yeni sosyalleşme hâli: Alican Akdemir ve Sinan Kızıklı Lips’i anlatıyor
Açıldığı günden beri gördüğü yoğun ilgi, sadece “yeni mekan heyecanı” ile açıklanamayacak kadar güçlü ve kalıcı olan Lips’in hikayesini, yaratıcıları Alican Akdemir ve Sinan Kızıklı'dan dinliyoruz.

Bitkiselin ötesi: Nilky ile değişen gastronomi pratiği
Nilky, şef Maksut Aşkar ile Todos Los Dias’ta düzenlediği davetle bitkisel sütlerin gastronomideki yeni rolünü görünür kıldı. Raflardan mutfağa uzanan bu buluşma bitkisel ürünlerin artık “alternatif” değil, yaratıcı mutfağın tercih edilen malzemelerinden biri olduğunu gösteriyor.

Mustafa Otar’la açık ateş etrafında: Ateşle nasıl pişirilir?
Açık ateş, sabit kurallar yerine değişkenlerle çalışan bir pişirme tekniği. Isı, ürün ve dumanın sürekli yer değiştirdiği bu düzende sonuç tarifle değil, anlık kararlarla şekilleniyor. Kontuar Pera’nın şefi ve ortağı Mustafa Otar, açık ateşte çalışmanın teknik tarafını, ürün davranışlarını ve pişirme kararlarını kendi pratiği üzerinden anlatıyor.

Londra gastronomisini şekillendiren üç kadın, üç mekan
Seyahat ve yemek yazarı Emre Onar, Londra’da üç farklı restoranda, üç güçlü kadınla biraraya geldi. Karşısına çıkan tablo şu oldu: Gastronomide başarıyı yalnızca sertlik ve dayanıklılıkla tanımlayan eski dil çözülüyor. Yerini daha açık, kapsayıcı ve birlikte büyüyen bir mutfak kültürü alıyor. Bu dönüşüm, kadınların sektördeki varlığını yalnızca görünür kılmakla kalmıyor, oyunun kurallarını da yeniden yazıyor.

Paylaşımlık tabaklardan uzun sofralara: İstanbul’da dört masa
İstanbul’da yeme-içme kültürü artık tek bir kalıba sığmıyor. Paylaşım odaklı tabaklar, ritüel duygusu güçlü tadım menüleri, gün boyu yaşayan çok amaçlı mekanlar ve müdavim ilişkisi üzerine kurulu lokantalar yan yana var oluyor. Muutto, Inari, Minoa ve Karaköy Lokantası; her biri şehrin farklı yeme-içme karakterlerini temsil ediyor.

Gıdanın sanayileşmesi: Tarım ne zaman zanaat olmaktan çıktı?
Türkiye’de gıdayı iyileştirme tartışması, yalnızca üretim miktarı ya da fiyat istikrarı meselesi değil; tarımın hangi üretim mantığıyla örgütlendiği sorusunu da içeriyor. Makine kullanımındaki artışın ötesine geçerek tarımın mekanikleşmesi ve sanayileşmesi süreci köylülüğün tasfiyesinden tek tip üretime, zanaatkarlığın çözülüşünden seri üretim mantığının hakimiyetine uzanan kapsamlı bir dönüşüme işaret ediyor.

Bir trajedinin menüsü: Shakespeare’in ilhamı Telezzüz'ün sofrasında
Shakespeare’in trajedileri, Telezzüz’ün yeni menüsünde bir kere daha yorumlanıyor. Şef Bahtiyar Büyükduman, edebi karakter çözümlemelerini tabaklara aktarırken hikaye-malzeme-tat ilişkisine odaklanıyor. Vegan mutfakta taklit yerine işlevi yeniden kurmayı tercih eden şef, fermantasyon süreçlerinden doku inşasına kadar uzanan teknik bir araştırma pratiğiyle çalışıyor.

Karadeniz’de şarap: Mesashuna’nın qvevri hikayesi
Türkiye bağcılık haritasında alışılmış rotaların dışında kalan Artvin, yüksek yağış, nem ve parçalı araziyle ticari bağcılık için zorlu bir alan. Mesashuna, Gürcü üzüm çeşitlerini kullanarak bu sınırlarda yeni bir yol açıyor.


SON SAYI
🍽️ Hona: Bir sürgünün sofrası
Hona: Ahıska'dan kalanlar
Reyhan ÜlkerFotoğraflar: Tara Karaçizmeli Ahıska Türklerinin tarihindeki en ağır sayfalardan biri, 1944 yılında yaşanan büyük sürgün.
Mutlaka göz atın Mevsimin en güzel hâli: Yaz sofraları | apéro Cumartesi Mauro Colagreco Dior'la, KID Soho'da | apéro gazete
SPONSORLU: 📌 Türk Rivierası’nda ruhunuzu yenileyen özel bir yolculuk: Türkiye’nin en özgün iki yaşam destinasyonu Ahãma ve Scorpios Bodrum, misafirlerini beş gecelik benzersiz bir rotaya davet ediyor.
apéro bülten
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer. Ücretsiz kaydol.

24 Haziran
🗞️ Mauro Colagreco Dior'la, KID Soho'da
David Carter & Sertaç Dirik. • S ertaç Dirik’ten yeni restoran haberi: Şef Sertaç Dirik ve restoran işletmecisi David Carter, Eylül ayında Soho'da KID adlı yeni bir restoran açmak üzere ortaklık kurduklarını duyurdu.
• Pastacılık dünyasının en’leri seçildi: Uluslararası gastronomi dünyasının prestijli ödüllerinden LA LISTE, 2026 yılı “Pastry Special Awards” ödüllerini Paris’te düzenlenen bir tören ile sahiplerine teslim etti. Kimler kimler?
• Dior ve Mauro Colagreco, Saint-Tropez’de birarada: Dior, gastronomi dünyasının önde gelen isimlerinden şef Mauro Colagreco ile Saint-Tropez’de, moda evinin tasarım DNA’sını tabaklara taşıyan özel bir gastronomi projesini hayata geçirdi.
• Spago İstanbul 11. yılında, baba ve oğulla: Wolfgang Puck ve Byron Lazaroff-Puck, baba-oğul imzası taşıyan “Nesiller Arası Lezzet Yolculuğu” adlı seri kapsamında, Spago Istanbul’un 11.
Yeni damıtılmış bir distilat sert ve köşelidir; ona rengini, derinliğini ve katmanlı aromalarını kazandıran ise fıçıda geçen yıllardır. Ahşapla kurulan uzun temas sırasında viski hem aromalar kazanır hem bazı bileşenlerini geride bırakır hem de zaman ve hava ile etkileşerek nihai karakterine doğru evrilir. Viskinin gerçek kimliğinin, nasıl inşa edildiğini adım adım ele alıyoruz.
04 Nis 2026

Türkiye’de gıdayı iyileştirmek, yalnızca fiyatları dengelemek ya da arz güvenliğini sağlamakla ilgili değil; üretim ile tüketim arasındaki mesafeyi yaratan mekansal ve politik düzeni de sorgulamak gerekiyor. “Türkiye’de gıdayı nasıl iyileştiririz?” yazı dizisi, hâkim politikalar ile alternatif gıda hareketlerini aynı eleştirel mesafede değerlendirerek daha sağlam bir tartışma zemini kurmayı amaçlıyor. İlk yazı ise çağdaş gıda sisteminin temel dinamiğine odaklanıyor: Emeği, ekolojik maliyeti ve şiddeti görünmez kılan üretim-tüketim mesafesine.
28 Mar 2026

İstanbul değişirken yeme-içme kültürü en kıymetli anılarını tatlılarda sakladı. Sarayın "Şekercibaşı" unvanından Beyoğlu’nun ilk espresso makinesine, Rum ustaların mermer tezgahlarından Anadolu’nun baklava tepsilerine uzanan bir tarihi okuyoruz. İmparatorlukları ve modernleşmeyi geride bırakarak bugüne süzülen İstanbul’un 12 tarihî lezzet durağının izini sürüyoruz.
21 Mar 2026

Şarabın çoğu zaman görünmez kahramanı olan şişe üzerine hiç düşündünüz mü? Muhtemelen hayır. Bu yazıda pek alışık olmadığımız sulara giriyor ve camın teknik bir zorunluluktan prestij simgesine dönüşmesini, ağırlık ve formun kalite algısını nasıl şekillendirdiğini ve bugün sürdürülebilirlik baskısıyla nasıl yeniden tartışmaya açıldığını inceliyoruz.

Kopenhag’daki üç Michelin yıldızlı Noma, yirmi yılı aşkın süredir küresel gastronominin zirvesindeki isimler arasında sayılıyordu. Ancak restoran bugün mutfağında pişenlerle değil, ciddi istismar iddialarıyla gündemde. Bireysel tanıklıklar üzerinden başlayan tartışma; haber dosyaları, kurumsal özürler ve sponsorluk iptalleriyle devam ederken bir süre daha gündemde kalacak gibi görünüyor.

Noma’nın eski yöneticilerinden Jason Ignacio White’ın öncülüğünde gündeme gelen iddialar, fine dining mutfaklarının yaratıcı olduğu kadar baskıcı yüzünü de görünür kılıyor. Uzun çalışma saatleri, katı hiyerarşiler ve yapısal eşitsizlikler prestij ve mükemmellik vaadiyle meşrulaştırılıyor. Bir dönem stajyeri olarak edindiğim gözlemlerden yola çıkarak fine dining’in zirvesinde aynı anda hem hayranlık hem de rahatsızlık uyandıran bu deneyimi kişisel tanıklığım üzerinden ele alıyorum.

Kazdağları’nın eteklerindeki Ayvacık, tarih, ekoloji ve geleneksel üretimi biraraya getiriyor. Simurg Inn, V’Asbos Winery ve Gemedere Peynirleri bu coğrafyanın doğal ve kültürel mirasını tabak, şişe ve peynirle modern gastronomi deneyimine dönüştürüyor; doğa, zaman ve yerel bilginin izlerini bütüncül bir şekilde aktarıyor.

Geleneksel Japon sushi eğitiminden yola çıkan Nobu Matsuhisa, Peru’da yaşadığı kırılmayla mutfağı kültürel sınırların ötesinde bir ifade alanı olarak kurdu. Karşılaşmalarla şekillenen yaklaşımı, sadelik ve insanla kurulan doğrudan bağ üzerine inşa ediliyor.

Aşk çoğu zaman duygular üzerinden anlatılır. Oysa Gusina’nın kurucuları Defne ve Emre’nin hikayesinde duygular kadar emek, sabır ve disiplin de var. Birlikte olmak, onlar için yalnızca aynı hayatı paylaşmak değil, aynı sorumluluğu da üstlenmek anlamına geliyor. Aralarındaki bağ ise romantik bir söylemden çok kriz anlarında yan yana durabilme ve ortak bir hayali birlikte taşıma kararlılığıyla güçleniyor.
14 Şub 2026

Defne için bir şehir yalnızca iyi yemekle değil, hissettirdiği bütünlükle akılda kalıyor. Emre’nin rotaları ise daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Defne ve Emre, kişisel meraklarını besleyen ve akıllarında yer eden yeme-içme duraklarını paylaştı.
14 Şub 2026

Gürültüden uzaklaş
Berrak bir zihin için Türkiye ve dünyadan en önemli hikâyeleri, özgün bakış açılarını, ilgi alanlarına göre içerikleri e-posta kutuna getiriyoruz.





