Londra'da Dry January: Tadım menüsünde alkolsüz dokunuşlar

Dry January’i sadece bir trend ya da geçici bir perhiz olarak değil, kültürel ve gastronomik bir kırılma noktası olarak ele alıyoruz. Bu dönüşümün restoran masasına nasıl yansıdığını Emre Onar, Londra’da Michelin yıldızlı bir tadım menüsünde deneyimlediği alkolsüz ve düşük alkollü eşleşmeler üzerinden anlatıyor.
Londra'da Dry January: Tadım menüsünde alkolsüz dokunuşlar

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Yazı & Fotoğraflar: Emre Onar

Ocak ayı, İngiltere’de ve pek çok ülkede bir süredir sadece yeni yıl kararlarının değil, Dry January’nin de ayı. Alkolden tamamen uzak duranlar, azaltmaya çalışanlar ya da sadece denge arayanlar… 

  • İngiltere’de Independent'ın Ekim 2025’te yaptığı bir araştırmaya göre yemekleriyle alkolsüz veya düşük alkollü içecekler tercih eden 35 yaş altı gençlerin oranı 2018’de %28’ken, bu oran 2025’te %49’a çıkmış. 

Bu eğilimler reklamlara, restoranlara ve şehre yansıyor. Her sene çeşitli içki markalarının Ocak ayı boyunca alkolsüz çeşitlerinin reklamları Londra sokaklarında boy gösteriyor. Hatta bu sene Heineken, bir adım öteye götürerek, Londra’da metro istasyonlarını kapladı.

Asıl dönüşüm ise tabii restoran masalarında yaşanıyor. Yakın zamanda, bir Michelin yıldızlı KOL’da bunu çok net hissettim. Tadım menüsü için klasik bir şarap eşleşmesi yerine daha hafif, alkolsüz bir eşleşme istedik. O kadar incelikle hazırlanmış bir alkolsüz eşleşme yapmışlar ki ortaya çıkan şey yemeği daha da ön plana çıkaran, düşünülmüş ve rafine bir deneyimdi.

Ama Brewery imzalı BI Lemongrass.

Menü boyunca kombucha, Japon mutfağından tanıdık amasake (pirinç koji bazlı, burada çavdarla yapılmış), armut suyu bazlı fermente içecekler gibi seçenekler vardı. Masaya gelen ilk içeceklerden biri, Bask bölgesinden Ama Brewery imzalı “BI Lemongrass” idi. Organik limon otu ile yapılan, doğal fermentasyonlu bu pét-nat tarzı kombucha son derece zarif bir aroma profiline sahipti. %1.5 gibi çok düşük bir alkol oranına sahip olması onu neredeyse “alkolsüz” kategorisine yaklaştırırken yüksek asiditesi sayesinde mürekkepbalığı ve kerevizle hazırlanmış son derece narin bir tabak ile uyumlu bir eşlikçiydi.

Wachstum König, Conference Pear.

Bir diğer dikkat çekici eşleşme ise armut bazlı fermente bir içecekti: Wachstum König – Conference Pear. Almanya kökenli bu fermente armut içeceği Riesling benzeri canlı bir asiditeyle, farklı mantar çeşitleri ile yapılan “pozole” tabağının topraksı tatları ile beklenmedik bir denge kuruyordu. Armutu duyunca oluşan tatlılık beklentisinin aksine çok güzel bir tazeliği ve bitişi vardı. Özellikle baharatlı ve topraksı tatlarla, yemeği yormadan taşıyan bir karakter sunuyordu.

Pozole.

Bu kadar başarılı alkolsüz veya düşük alkollü eşleşmeler oldukça beklenmedikti ama KOL’un başarısını da ortaya koyuyordu. Şarap yerine oluşturulmuş alternatifler yerine şef mutfağının dokularını, yağ oranlarını ve asidite dengesini net okuyan, bilinçli tercihler hazırlamışlardı ve yemeğimizle denediğimiz kombucha, amasake ve fermente meyve bazlı içecekler tabağın bir uzantısı gibi çalıştı.

Bu yeni yaklaşım sadece KOL’a özgü değil tabii. Londra’da pek çok restoran, alkolsüz seçeneklerini zenginleştirmeye ve artırmaya devam ediyor. Geçen sene Soho House’ların, menülerindeki nitelikli alkolsüz kokteylleri artırması da bu adımlardan biriydi mesela. Z kuşağıyla birlikte alkole mesafeli ama lezzetten ödün vermeyen bir yeme-içme kültürü oluşuyor. Dry January de aslında bu yeni denge alışkanlığının bir diğer işareti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍸 İçkisiz bir ay: Dry January

Bir ay içmemek neyi değiştirir? Dry January sağlık vaatlerinden sosyal medya estetiğine, alkolsüz içki pazarından genç kuşakların içkiyle kurduğu mesafeye kadar ulaşan geniş bir dönüşüme işaret ediyor.

24 Oca 2026

İçkisiz bir ay: Dry January.

YAZARLAR

Emre Onar

Dijital pazarlama stratejisti, podcaster ve seyahat yazarı. "Bi Gidene Soralım" adlı podcast serisinin yaratıcısı.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?
apéroapéro

HİKAYE

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Reyhan Ülker

·

29 Ağu 2026

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi
apéroapéro

HİKAYE

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.

22 Ağu 2026

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında
apéroapéro

HİKAYE

apéro 20: Masanın yeni hâli

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

Reyhan Ülker

·

15 Ağu 2026

apéro 20: Masanın yeni hâli