Gusina’ya taşınan rotalar: Defne ve Emre Kasrat’ın favori durakları


Şef imzalı menüler ile profesyonel servis bir arada Bir etkinlik hafızada yer etmeye çoğu zaman ilk temasla başlıyor. Ortamın tonu, masaya yaklaşırken fark edilen küçük ama etkileyici detaylar davetin karakterini belirler. ABC Catering , bu detaylara odaklanan rafine yaklaşımıyla hem kurumsal hem de özel davetlerde misafirlerle buluşuyor. Academy BigChefs mutfağında şekillenen köklü birikim, burada şef imzalı menülere dönüşüyor. Deneyim sadece lezzetle sınırlı kalmıyor; doğru zamanlama, kusursuz akış ve ritim de bu sürecin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. ABC Catering ekibi, misafirlerin ihtiyaçlarını henüz sorulmadan seziyor ve süreci görünmez bir profesyonellikle yönetiyor. Her daveti markalar, ev sahipleri ve misafirler için özenle kurgulanmış, iyi düşünülmüş bir deneyime dönüştüren ABC Catering, profesyonelliği estetikle birleştiriyor. Etkinliğinizi birlikte kurgulamak için ABC Catering ile buradan tanışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Fotoğraflar: Defne Kasrat
Defne ve Emre için seyahat, mola vermek ya da yeni tatlar denemekle sınırlanmıyor; birlikte kurdukları hayatı ve Gusina’yı da besliyor. Gittikleri şehirlerde iyi restoranları ziyaret ediyor, o restoranların servis temposundan mekanın ışığına, malzeme kalitesinden insan hikayelerine her ayrıntıyı hafızalarına alıyorlar. Kimi zaman bir dağ restoranında üretilen peynir, kimi zaman bir beach club’ta yaratılan atmosfer, kimi zaman da bir natürel şarap kavının ruhu geri döndüklerinde aldıkları kararlara eşlik ediyor.
Defne için bir şehir, iyi yemekle kadar hissettirdiği bütünlükle de akılda kalıyor. Malzemeye saygı, mekanın doğayla kurduğu ilişki, atmosferin abartısızlığı ve tabağa yansıyan vizyon onun odağında. Bir restoranın güçlü olması için mutlaka iddialı olması gerekmiyor; net olması yeterli.
Emre’nin rotaları ise daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Menü kurgusu, operasyonel akış ve mekanın karakteri Emre için belirleyici unsurlar.

Defne
El Brite de Larieto, Cortina d’Ampezzo
Bir yıl içinde hem kış hem yaz döneminde gitme şansımız oldu. El Brite de Larieto, Yeşil Michelin yıldızlı bir dağ restoranı. Süt ürünleri konusunda uzmanlaşmış, tamamen malzeme odaklı bir yaklaşımı var. Kendi ürettikleri peynir ve şarküteri ürünlerinin kalitesi tartışmaya kapalı, daha üzerini henüz tatmadık. Yemeğin ardından Dolomitler’in ortasında yıldızlı gökyüzüyle baş başa kalmak ise deneyimi gastronominin ötesine taşıyor. Doğa ve mutfağın aynı cümleyi kurabildiği yerlerden biri.

Ganbara, San Sebastian
San Sebastian’da iyi yemek neredeyse bir standart; ancak Ganbara’nın özellikle sonbaharda çıkan mantar tabağı hafızamda ayrı bir yerde. Basit görünen bir tabağın ne kadar derin ve karakterli olabileceğini hatırlatan bir deneyim.

Tuba, Marsilya
Calanques kıyısında bir beach club. Popüler olmasına rağmen bu kadar sade ve abartısız kalabilmesi beni hem şaşırttı hem de etkiledi. Provençal rosé eşliğinde taze deniz mahsulleri ile güneşin altında uzun bir öğlen geçirmek şahane. Güneşin alnında oturmamıza rağmen bir an olsun şikayet etmedik. Konsept ve ortam yaratma konusunda her zaman aklımda olacak.

Esra, Amsterdam
Şef Selin Kiazım ve Steph de Goeijen’ın restoranı. Türk mutfağına dair heyecanımı yeniden ateşleyen bir restoran oldu. Kumru ya da kuru fasulye gibi aşina olunan tatların yeni bir yorumla servis edilmesi, tanıdık olanla yeniden bağ kurma hissi yaratıyor.

Cocun Cellar, Alta Badia
Hayatımda gördüğüm en güçlü natürel şarap kavlarından biri. Gündüz freestyle snowboard yapan, akşamları sommelier olan Jan’ın kurduğu atmosfer şaşırtıcı bir deneyimdi. Dağ tatilinin ortasında bu kadar güçlü bir şarap kültürüyle karşılaşmak müthiş bir zevk.

Emre
Atina: Lsandsia, Ekiben, Pharao
ABD: Pizzeria Mozza (LA), Gjusta bakery (LA), Bettina Pizza (Santa Barbara), Bodega Los Alamos (Los Alamos), Bar Pisellino (NY), Tartine Bakery (San Francisco)
İspanya: ElKano (San Sebastian), Ganbara (San Sebastian), La Xampanyeria (Barcelona), Botin (Madrid)
İtalya: Trattoria da Amerigo (Bologna), Bonci Pizza (Roma), Bar Basso (Milano)
Kopenhag: Poplburger, April, La Banchina, Juno Bakery
Fransa: Les Enfants Du Marche (Paris), Bar Principal (Paris), Petrin (Marsilya), Bambino (Paris)
Londra: Brat, Padella, Barrafina,
Dahası: Boavista Social Club (Lisbon), Ambiente Restaurants (Prag), Cafe Stamba (Tiflis), La Quincaillerie (Bruksel), Bar Centraal (Amsterdam)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Her 14 Şubat’ta yeme-içme sektöründe birlikte üreten çiftlerin ortaklaşa kurdukları dünyalara bakıyoruz. Gusina’nın kurucuları Defne ve Emre Kasrat’ın hikayesinde aşkın yanında emek, sabır ve disiplin de var.
14 Şub 2026

YAZARLAR

Reyhan Ülker
İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.





