TCMB pas geçti, Fed geçmeyebilir

TCMB Haziran ayı toplantısında faizlerde bir değişim yapmayarak pas geçmeyi tercih etti. Ancak gelecek hafta faiz kararını açıklayacak olan Fed, TCMB gibi bir pas geçme yapmayabilir.
TCMB pas geçti, Fed geçmeyebilir

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Nisan ayı ortalarında Trump’ın ilan ettiği süresiz ateşkesle birlikte Orta Doğu’da başlayan ve aslında süresiz bir gerginliğe dönüşen sürecin, geçtiğimiz günlerde o tarihten bu yana yaşanan en sert çatışmalarla yeni bir aşamaya geçtiğini gördük. Risk algısını yükselten bu gelişmeler ilk bakışta tarafların müzakere masasında ellerini güçlendirmeye yönelik stratejik hamleler olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte sürecin uzaması, küresel ekonominin hem büyüme hem de enflasyon görünümü üzerindeki riskleri belirgin biçimde artırıyor.

Faizler artıyor, pariteler dalgalanıyor

Enflasyon riskindeki yükselişi bir süredir gözlemliyorduk. Ancak enerji kaynaklı sorunların yaratabileceği tedarik risklerinin büyüme tarafındaki kaygıları da artırmaya başladığını görüyoruz. Avrupa’dan Japonya’ya kadar birçok merkez bankasının faiz artırdığı bir süreçten geçiyoruz. Diğer taraftan Asya ülkelerinde yaşanan stresin etkisiyle Hindistan’dan Endonezya’ya, Güney Kore’den Malezya’ya kadar birçok ülkede yerel para birimlerinde ciddi değer kayıpları yaşanıyor. Döviz kurlarındaki ve faizlerdeki oynaklık, sermaye hareketlerini etkileme potansiyeli nedeniyle bizim ekonomimiz açısından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir görünüm ortaya koyuyor.

Fed çekirdek değil, manşet enflasyona bakma eğilimindedir

Çarşamba günü ABD’de açıklanan enflasyon verileri de bu tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. TÜFE yıllık bazda beklentilere paralel olarak %4,2 gelirken, enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyon %2,9 ile beklentilerin bir miktar altında kaydedildi. Yılın başında enflasyonun yeniden %3’ün altına gerilemesi beklenirken manşet enflasyonun %4’ün üzerine çıkmış olması, Fed’in önümüzdeki dönemde nasıl bir politika izleyeceğine ilişkin tartışmaları artırmış görünüyor.

Warsh muhtemelen çekirdek enflasyona bakacak

Fed’in yeni başkanı Kevin Warsh’un, çekirdek enflasyona ve hatta kendi ifadeleriyle “çekirdeğin çekirdeği” olarak tanımladığı kira hariç çekirdek göstergelere daha fazla ağırlık verebileceği düşünülüyor. Bu göstergelerde %2,4 civarında daha olumlu bir tablo bulunması nedeniyle Fed’in şimdilik nötr bir duruş sergileyebileceğini savunanların sayısı az değil. Elbette bu mümkün. Ancak Fed’in geleneksel olarak çekirdek TÜFE ve kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonuna daha fazla önem verdiğini de biliyoruz.

Son aylarda %3’ün üzerine yerleşen hizmet enflasyonu, dayanıksız tüketim mallarında yıllık %8’e ulaşan fiyat artışları ve yüksek petrol fiyatlarının enerji maliyetleri üzerindeki etkileri, enflasyon risklerini canlı tutmaya devam ediyor. Yaz aylarında ABD’de hizmet sektörünün daha da canlanması ve bu yıl düzenlenecek Dünya Kupası’nın yaratacağı ek talep etkisi de dikkate alındığında, Fed’in uzun süre pasif veya nötr kalmasının daha katılaşmış bir enflasyon tablosuyla karşı karşıya kalmasına neden olabileceği göz ardı edilmemeli.

Bono piyasaları Fed’i zorluyor

Nitekim piyasalar da bu riskleri fiyatlamaya başlamış durumda. Savaş öncesinde %3,97 seviyesinde bulunan ABD 10 yıllık tahvil faizi bugün %4,50 seviyelerine yaklaşmış bulunuyor. Benzer şekilde, savaş öncesinde %3,50 civarında bulunan ABD iki yıllık tahvil faizi de %4’ün üzerine yükselmiş durumda. Bu gelişmeler, bono piyasalarının artan risk algısı ve enflasyon beklentileri nedeniyle faiz artırım ihtimalini önemli ölçüde fiyatladığını gösteriyor.

Bu nedenle Fed’in piyasa beklentilerinin tersine hareket etmesi halinde, tahvil faizlerinde aşağı yönlü değil, tam tersine daha güçlü bir yükseliş görülebilir. Buna karşılık Fed’den veya Kevin Warsh’tan gelebilecek daha sıkı bir söylem, risk algısını azaltarak uzun vadeli faizlerin daha kontrollü seyretmesine katkı sağlayabilir.

Fed Temmuz ayında faiz artırabilir

Bu çerçevede gelecek hafta yapılacak Fed toplantısında, savaşın yarattığı belirsizlikleri de dikkate alan Kevin Warsh’un daha şahin bir tona izin verebileceğini düşünüyoruz. Gelişmelerin seyrine bağlı olarak Temmuz ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımı ihtimali de tamamen göz ardı edilmemeli.

Fed’in faiz artırma ihtimali doğal olarak gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketleri açısından olumsuz bir tablo anlamına geliyor. Ancak zaten yükselen ABD tahvil faizleri ve Avrupa ile Japonya’da artan faiz oranları, küresel sermaye hareketlerinin yönü konusunda önemli ölçüde belirleyici olmuş durumda. Bu ortamda büyüme ve tedarik zinciri sorunlarına daha fazla maruz kalabilecek Asya ekonomilerinde görülen sert değer kayıplarının, bizim gibi ülkelerin sermaye hareketleri ve döviz kurları üzerinde de baskı oluşturabileceğini unutmamak gerekiyor.

TCMB reaktif kalmayı tercih ediyor

Bu çerçevede dün Merkez Bankamız politika faizine ilişkin kararını açıkladı ve beklentilere paralel olarak herhangi bir değişikliğe gitmedi. Zaten daha önceki iletişiminde de bu yönde bir sinyal vermemişti. Talepteki yavaşlama, döviz kurlarındaki kontrollü seyir ve mevcut enflasyon görünümü dikkate alındığında, Merkez Bankası’nın mevcut duruşunu korumayı tercih ettiğini görüyoruz. Savaş kaynaklı risklerin farkında olmakla birlikte, mevcut görünümün para politikasında ilave bir değişiklik gerektirmediği mesajı veriliyor.

Son iki yılda Merkez Bankamızın karşılaşılan şoklara karşı oldukça reaktif davrandığını ve gerektiğinde olağanüstü toplantılarla sıkılaştırıcı adımlar atmaktan kaçınmadığını da gördük. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde küresel risklerin artması halinde yeni sıkılaştırma adımlarının gündeme gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Bununla birlikte, yukarıda da vurguladığımız gibi, dünyanın birçok ülkesinde faiz artırımlarının yeniden gündeme geldiği ve özellikle bize benzer Asya ekonomilerinde ciddi kur baskılarının yaşandığı bir dönemde bulunuyoruz. Bu nedenle mevcut görünüm, bulutlu bir havada şemsiyesiz dolaşmaya benzer bir risk taşıyor gibi görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Erhan Aslanoğlu

İstanbul Topkapı Üniversitesi rektör yardımcısı, akademisyen ve ekonomist. Makroekonomi, Türkiye ve dünya ekonomisi alanlarıyla ilgilenen Aslanoğlu’nun yayımlanmış bir kitabı, kitap bölümleri, çok sayıda makalesi ve tebliğleri bulunuyor. Genel ekonomi, makroekonomik göstergelerin yorumlanması, Türkiye ve dünya ekonomisi, göstergeler ve gelişmeler üzerine seminer ve eğitimler veriyor.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı

BIST 100’ün Ağustos ayında 14 bin 600 puanın üzerine çıktığı, ancak Eylül ayında yatırım fonlarında yaşanan likidite krizinin etkisiyle sert biçimde gerilediği üçüncü çeyrekte, Borsa İstanbul’un yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 üçüncü çeyrek sayısında, yerli yatırımcıların portföy değerindeki kayıpların yabancı yatırımcılara kıyasla çok daha yüksek olduğu, yabancıların ise özellikle sanayi ve ticaret şirketlerindeki ağırlıklarını artırdığı görüldü.

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası

Bu hafta yurt içinde Ekim ayı enflasyonu, imalat sanayisi PMI verileri ve öncü dış ticaret istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD'de Ekim ayı istihdam verileri, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Avro Bölgesi öncü enflasyonu ön planda.

01 Kas 2026

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'e yönelik tarihin en büyük saldırılarından birinde 6,3 milyar dolarlık varlık etkilendi. Saldırganlar farklı blokzincir ağlarında varlıkları transfer edip ETH ve Bitcoin'e dönüştürmeye yönelirken, Tether, Circle ve diğer kripto kuruluşlarının müdahaleleriyle yaklaşık 2,7 milyar dolarlık varlık donduruldu. Saldırı, dijital finans sisteminin güvenliğini ve kripto piyasasında merkezî müdahale gücünü yeniden tartışmaya açtı.

Pelin Cengiz

·

30 Eki 2026

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Küresel piyasaların gözü ABD'de: Fed, seçimler ve jeopolitik riskler

ABD Merkez Bankası (Fed), güçlü ekonomik büyüme ve yüksek enflasyon karşısında politika faizini sabit tutarken, Aralık ayında yeni faiz artırımlarına gitme ihtimali güçleniyor.

Erhan Aslanoğlu

·

29 Eki 2026

Küresel piyasaların gözü ABD'de: Fed, seçimler ve jeopolitik riskler