
Eralp Ersoy
Sipay’da Hazine Direktörü.
Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Ülkemiz enflasyonla olan mücadelesinde önemli bir eşiği geride bıraktı. Yakın geçmişte %70'i aşan yıllık enflasyon geçtiğimiz yılı %30'lu seviyelerde kapattı. Bu dezenflasyon süreci TCMB’nin uyguladığı sıkı para politikası kadar, hanehalkı ve reel sektörün katlandığı yüksek finansman maliyetlerinin ve satın alma gücündeki kaybın da bir sonucu. Öte yandan an itibarıyla enflasyon dinamiklerinde iç ve dış kaynaklı çok güçlü bir direnç söz konusu.

Elon Musk, modern piyasa tarihinin ilk "trilyoneri" oldu. Piyasa haberleri ve değerleme tartışmaları bir yana, bu manşet sadece "Elon Musk daha da zenginleşti" hikayesinden fazlasını anlatıyor. Bugünün manşeti, servet ile şirket değeri arasındaki ilişkilerin ulaştığı yeni eşiği gösteriyor.

Piyasaları uzun süredir domine eden ve bugün fiyatlama balonu tartışmalarını da beraberinde getiren yapay zeka hikayesinde artık konu yalnızca çipler, modeller ya da yazılımdan ibaret değil. Sistemin bekasının ön şartı olan “sonsuz” elektrik talebi eşliğinde şebeke kapasiteleri ve veri merkezi altyapısı tartışmaları giderek ana temaya dönüşüyor.

Jerome Powell’ın Fed başkanlığı, modern merkez bankacılığının en çalkantılı dönemlerinden birine denk geldi. Powell, 2018’de göreve geldiğinde karşısında görece dengeli bir ekonomi olsa da kısa süre içinde küresel ticaret gerilimleri, pandemi, tarihi enflasyon dalgası ve finansal sistem krizleriyle mücadelede liderlik rolüne soyunmak zorunda kaldı.

Fed’de koltuk değişimi büyük bir aksilik yaşanmazsa sorunsuz tamamlanacak. Jerome Powell’ın yeni ayın ortalarında koltuğunu devredeceği Kevin Warsh’u ise tahmin edilenden daha sert bir açmaz bekliyor. Trump tarafından faizler genel seviyesini hızlı bir şekilde aşağı çekmekle görevlendirilen Warsh’un kendisine tevdi edilen görevi “layıkıyla” yerine getirebilmesinin önünde kocaman bir enerji arzı krizi engeli bulunuyor.

Hollanda hastalığı, bir ekonomiye güçlü döviz girişi yaratan, gündelik ifadeyle “patlayan” bir sektörün, reel kur değerlenmesi ve üretim faktörlerinin yeniden dağılması kanallarıyla diğer sektörleri zayıflatması olarak özetlenebilir.

Bir süredir İran etrafında tırmanan askeri gerilim, küresel piyasalarda enerji arzı üzerinden ciddi bir yeniden fiyatlama etkisini besliyordu. ABD ve İsrail tarafından koordine edilen 'Operasyon Epic Fury' (ABD) ve 'Operasyon Roaring Lion' (İsrail) isimli askeri müdahaleler, yalnızca bölgesel bir çatışma değil, küresel enerji arzının ve makroekonomik istikrarın merkezine yönelik bir şok dalgası yarattı.

Yapay zeka teknolojilerinde görülen sıçrama, süreci sadece bir teknoloji devrimi değil, aynı zamanda finansal piyasaları sürükleyen devasa bir yatırım temasına dönüştürdü. AI odaklı başlayan bu hareket, bugün küresel endekslerin yönünü belirleyen en temel güçler listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Yatırımcıların ise bu ivmenin bir “balon” olup olmadığı konusunda kararsızlıkları baki.

Donald Trump ile Jerome Powell arasındaki fırtınalı ilişkinin sonuna geliyoruz. Powell’ın görev süresi 15 Mayıs 2026 tarihinde bitecek. İlkin Noel öncesi açıklanması beklenen yeni başkan adayı geçtiğimiz hafta nihayet açıklandı ve piyasaların zihnindeki en önemli soru işaretlerinden biri ortadan kalktı. Aday gösterme isimleri zaman zaman öne çıkan Waller, Hassett ve Rieder’ın aksine bir nevi “sessiz ve derinden” gelerek ipi göğüsleyen Kevin Warsh’u tanıyalım.


