
Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

YouTube, Türkiye’de de kullanıma sunacağı gözetimli çocuk hesaplarını duyurdu. Yaşa uygun içerik ayarları, gelişmiş ebeveyn kontrolleri ve yerleşik korumalarla gelen çocuk hesaplarının, YouTube’daki Aile Merkezi menüsünden aktif hâle getirilebileceği belirtildi. Platform ayrıca, ebeveynlere çocuklarının çevrimiçi güvenliğini korumaya yönelik üç ipucu sundu.

Bu yaz kep atan milyonlarca öğrenci, belirsiz bir işgücü piyasasına ilk adımını attı. Silikon Vadisi şirketleri ve Wall Street devleri, son yılların en gözde ilk basamaklarından biriyken artık gayrimenkul sektörü de Z kuşağının yeni gözdesi hâline geldi. Pandemi, savaş ve ekonomik gerilemenin getirdiği tüm olumsuzluklara rağmen sektör, iş hayatında daha fazla esneklik arayan genç profesyoneller için bir cazibe merkezine dönüştü.

Yapay zeka yarışında başarı ölçütü, birkaç senedir oldukça basitti. Bir modeli ne kadar çok insan kullanıyorsa şirket de o kadar başarılı sayılıyordu. Fakat bu yıl yarışın kuralları değişti. Artık pek çok şirket, geliştirdiği öncü modeli geniş bir kitleye açmasıyla değil, “fazla tehlikeli” olduğunu öne sürerek erişimi kısıtlı tutmasıyla gündeme gelmeye başladı.

Ekonomik baskının giderek arttığı bir dünyada deneyimi simüle etmek, deneyimin kendisinin yerini alıyor. Güney Kore'de yayılan dopamin siteleri de bunun örneklerinden. Alışveriş yaptığımızda yükselen dopamini para harcamadan yükseltmek isteyenlerin de etkisiyle giderek de popülerleşiyorlar. Alışveriş deneyimini simüle eden bu siteler, insanların artık satın almak istedikleri ürünlerden çok, o ürünleri satın alabileceklerini hissetmeye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Bundan tam 24 yıl önce Mars’a insan gönderme hedefiyle yola çıkan SpaceX, CEO’su Elon Musk’ın “%10 başarı şansı” verdiği son derece riskli bir girişim olarak kurulmuştu. İlk yıllarında roket patlamaları, iflas riski ve mali sıkıntılarla mücadele eden şirket, tarihin en büyük halka arzına imza atarak piyasa değerini 2,6 trilyon dolara çıkardı. Hâlâ borsadaki varlığı pek çok analist tarafından riskli görülse de bu başarı, bir zamanlar kurucusunun %10’dan daha düşük bir hayatta kalma şansı verdiği bir şirket için hiç de fena değil.



