124 trilyon dolarlık mirasın %70'i kadınlara gidecek: Finansal okuryazarlık uçurumu nasıl kapatılır?


Yaşama ayrıcalık katan kart: DenizBank Black Kart DenizBank, Afili Bankacılık çatısı altında sunduğu Black Kart ile konfor ve ayrıcalıklarla dolu bir dünyanın kapılarını aralıyor. Black Kart sahiplerini sanattan seyahate, yemekten kozmetiğe birçok avantaj bekliyor. Black Kart yurtiçi otel ve restoran harcamalarında %15, sinema ve tiyatro harcamalarında %15, kozmetik, kuru temizleme, güzellik ve kuaför harcamalarında ise %10 indirim fırsatı sağlıyor. Ayrıca, İstanbul Havalimanı ve İGA Pass ile gerçekleştirdiği işbirliğiyle Black Kart sahipleri, İç Hatlar, Dış Hatlar ve Transit Yolcu geçiş noktalarında ayda 5 kez geçerli olmak üzere ücretsiz İGA Fast Track (Hızlı Geçiş) hizmetinden faydalanabiliyor. DenizKartım uygulaması üzerinden karekod oluşturmanız yeterli. DenizBank Black Karta buradan başvurabilirsiniz.
ABD’de 23 yıl içinde baby boomer kuşağı ve öncesinin, mirasçılarına ve yardım kuruluşlarına 124 trilyon dolarlık varlığı devredeceği tahmin ediliyor. Üstelik Bank of America, bu mirasçıların %70’inin kadınlardan oluştuğunu söylüyor.
Araştırmalara göre pek çok kadın, kontrolüne geçecek bu serveti yönetme konusunda kendini yeterince güçlü hissetmiyor. Tarihin en büyük servet transferinin gerçek bir güç transferine dönüşebilmesi için ise kadınların finansal özgüvenini artıracak adımlar atılması gerekiyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Dijital göçebeler için en iyi 10 ülke açıklandı. Great Place To Work Türkiye, “Kadınlar İçin En İyi İşyerleri 2025” listesini yayımladı. Nokia, üst üste iki çeyreği kârla kapattı. ABD Başkanı Donald Trump, Binance kurucusu için af çıkardı.
27 Eki 2025

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.




