Uzun ömür ekonomisi: Longevity yeni bir yatırım fırsatı mı, yoksa Wellness 2.0 mı?


Özel bankacılıkta ayrıcalıklı deneyim: DenizBank Private Kart DenizBank Private Kart, özel bankacılık müşterileri için yalnızca bir ödeme aracı olmanın ötesinde; farklı alanlarda konfor sağlayacak özelliklerle hayatı ayrıcalıklı hale getiriyor. Neler var? Seçili sektörlerde özel indirimler ve 3 kat bonus kazanma imkanının yanı sıra, Private Kart sahipleri, yurt içi ve yurt dışı tüm otel ve restoranlarda %20, sinema ve tiyatroda %15, kozmetik, kuru temizleme, güzellik ve kuaför harcamalarında ise %10 indirimle alışveriş yapabiliyor. Dahası: DenizKartım uygulaması üzerinden temin edilen karekod ile İstanbul Havalimanı’nda İGA Fast Track (hızlı geçiş) hizmeti ile iç ve dış hatlarda bulunan lounge alanlarından yararlanan DenizBank Private Kart sahipleri, TAV Passport işbirliği kapsamında ücretsiz otopark ve indirimli alışveriş imkanlarından da faydalanıyor. DenizBank Private Kart’a buradan başvurabilirsiniz.
Yaşlanmak, eskiden yaşamın sonuna doğru yürünen yavaş bir yürüyüş ve son derece doğal bir süreç olarak kabul edilirdi. Fakat laboratuvarlar ve biyoteknoloji girişimleri, yaptıkları çalışmalarla yaşlanmanın edilgen değil; yönetilebilen, geciktirilebilen ve hatta tersine çevrilebilen bir süreç olduğunu kanıtladı. Bu durum, “longevity” adlı dev bir sektörün doğmasına yol açtı ve uzun ömrü yalnızca tıbbi çalışmaların değil, giderek büyüyen bir ekonominin de konusu hâline getirdi.
Risk sermayesi şirketlerinden milyonlarca dolar yatırım toplayan bu sektör, bazı analistler tarafından geleceğin en kârlı sektörlerinden biri olarak görülürken bazıları tarafından “Wellness 2.0” olarak adlandırılıyor. Bilimsel atılım ile pazarlama arasındaki çizgi her zamankinden daha ince hâle gelirken longevity, emeklilikten finansal sistemlere, işgücünden sigorta sektörüne kadar pek çok alanı yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Uber, dördüncü küresel Teknoloji Geliştirme ve Yazılım Merkezi’ni İstanbul’da açacağını duyurdu. NVIDIA, piyasa değeri 5 trilyon doları aşan ilk şirket oldu. TCMB, bazı elektronik para kuruluşlarının faaliyetlerini durdurdu.
03 Kas 2025

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.




