aposto-logo
TR
TREN
Dijital Dünya
Teşvikler
Bugünkü Destekçimiz
Gelecek Postası

🤑 Girişimcilik destekleri nelerdir?

SC Danışmanlık kurucusu Dr. Soner Canko, yeni yazısında "dijital şirket" olmanın önemini açıklıyor. Grapework kurucusu Osman Aydın, Türkiye'de şirket kurmak isteyenlere yönelik kamu teşviklerini anlatıyor.
25/29 Nisan - Zingat - Gündem/Pareto
Zingat ile birlikte

Zingat : Evinizin gerçek değerini biliyor musunuz? Bugünkü bültende sizleri, gayrimenkule dair alışkanlıklarımızı değiştiren Zingat ’ın evinin gerçek değerini öğrenmek isteyenler için sunduğu Evimin Değeri hizmetiyle tanıştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Nedir? 2015 yılından beri Türkiye’de güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu olarak hizmet veren Zingat ’ın ücretsiz olarak sunduğu Evimin Değeri hizmeti; evin satış fiyatı, kira bedeli ve yatırım dönüşü süresi hesaplanarak rapor olarak görüntülenebiliyor. Nasıl? Zingat’ın REIDIN iş birliğiyle hazırladığı Evimin Değeri hesaplama aracı , oturulan evin gerçek değerine kolay ve pratik bir yolla ulaşılmasını sağlıyor. Ev sahipleri veya kiracıları il, ilçe, mahalle, kat, metrekare, oda ve banyo bilgilerini girerek REIDIN’in sağladığı verilerin analiz edilmesiyle evlerinin değerini öğrenebiliyor. Dahası: Zingat’ın bu özelliği oda sayısı, banyo sayısı, evin brüt metrekaresi, bulunduğu kat, toplam kat ve bina yaşı gibi temel özelliklerin yanı sıra evin şehir merkezine yakınlığı, ulaşım araçlarına mesafesi, özel bir manzarasının bulunması ve güneş ışığını alan cephede konumlanması gibi detayları da dikkate alarak kullanıcısına kapsamlı ve hassas bir değerlendirme sunuyor. Zingat’la evinizin gerçek değerini öğrenmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

İllüstrasyon: Daniel Savage / The New York Times

İllüstrasyon: Daniel Savage / The New York Times

29 Nisan Cuma sabahından herkese merhaba.

Bugün, büyük bir heyecanla başladığımız "Girişimcilik 101" serisini sonlandırıyoruz. İlk yazımızda SC Danışmanlık kurucusu Dr. Soner Canko, yeni dijital sınıfları anlamak üzere "dijital emekçiler" ve "dijital müşterilere" odaklanarak başladığı gözlemlerini "dijital şirket olma" kavramını inceleyerek devam ediyor. İkinci yazımızda ise Grapework'ün kurucusu Osman Aydın, Türkiye'de şirket kurmak isteyenler için KOSGEB, Ticaret Bakanlığı, TÜBİTAK gibi kurumlar tarafından sağlanan finansal teşvikleri açıklıyor.

Her zamanki gibi yorum ve geri dönüşlerinizi bekliyoruz.

Twitter ve LinkedIn hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın!

Keyifli okumalar,

Nurefşan

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve cuma e-posta kutunuzda.

Dijital Dünya

Dijital şirket olmak

Günümüzde şirketler; değişen müşteri talepleri, iş yapma biçimleri, çalışan beklentileri ve hızla dönüşen teknolojiye uyum sağlamak zorunda. Aksi takdirde varlıkları tehlike altına girecek.

Dijital şirket olmak

Tüm araştırmalar, hangi alanda faaliyet gösterirse göstersin bütün şirketlerin ajandasının ilk sırasında dijital dönüşüm olduğunu gösteriyor. Farklı sektörlerde alt kırılımlar olsa da hizmet sektöründe bu dönüşümün temel taşını, teknolojide ve müşteri memnuniyetinde dönüşüm oluşturuyor. Dönüşümü bu kadar hızlandıran ve vazgeçilmez hale getiren etken ise pandemi döneminde yaşadığımız deneyimler. Bu dönemde hızlı, çevik ve planlı şirketlerin önemini yaşayarak gördük. Teknolojinin işimizin ayrılmaz bir parçası olduğuna tanıklık ettik. Artık şirketler; değişen müşteri talepleri, iş yapma biçimleri, çalışan beklentileri ve hızla dönüşen teknolojiye uyum sağlamak zorunda. Aksi takdirde varlıkları tehlike altına girecek.

Şirketlerin varlığını sürdürmesinin ve rekabette öne çıkmasının temelinde alışılagelmiş yönetim biçimlerinin hızla terk edilmesi yatıyor. İnsan kaynakları ve yönetim konusunda uzman olan kişiler, bu süreci çok daha ayrıntılı ve akademik bir dille anlatabilir ama dijital dünyadaki değişimi ve gelişimi yakından takip eden biri olarak çok daha basit bir dille şunu öneride bulunabilirim: Tüm şirketler dijital olmalı!

Müşteri ihtiyaçlarını öngörebilmek

Dijital şirketleri geleneksel şirketlerden ayıran en büyük özellik, yeni dönemin kodlarına göre hareket etmeleri ve bunu da içselleştirmiş bir biçimde hayata geçirmeleri. Temeline insan, teknoloji ve hızı koyan dijital şirketler; dikey hiyerarşiden uzakta ekip çalışmasına yatkın, müşterisinin ihtiyaçlarını hızla okuyabilen hatta müşteriden bile önce okuyan ve ona uygun çözümler geliştiren yapılar. Dijital şirketlerin liderleri de alışageldiğimiz yöneticilerin dışında bir profile sahip. Amaçları organizasyonu, sistemi korumak değil; müşterisiyle empati kurarak en doğru projeyi, en hızlı biçimde hayata geçirip pazara sunmak. Bunu başaramayan şirketleri hızla duyuyoruz, bolca konuşuyoruz ve hemen terk ediyoruz.

Değişim liderlerden başlamalı

Artık liderler ve yönetim ekipleri değişime direnmemeli; ancak bunu hayata geçirmek pek de kolay değil. Çünkü direnmenin temelinde kişilerin ve kurumların var olanı koruma dürtüleri yatıyor, bu da korkuyu getiriyor. Oysa etkili değişim lideri, çalışanlarına kurumun devamlılığını vurgulamak ve ufuktaki değişim ve belirsizliğe rağmen bir kurum olarak “Biz kimiz?” sorusunun merkezindeki değerlerin korunacağının altını çizmek zorunda. Projeleri, ne olursa olsun bitirmek, seri üretim yaklaşımını bir kenara bırakmak ve sorun çözmeye odaklanmaları gerekiyor. Herkesin fikrini rahatça ifade ettiği, eğlenceli, yaratıcı bir ortam ve sürdürülebilir bir tempo oluşturması gerekiyor.

Oysa geleneksel proje yönetimi yolları izlendiğinde, yani en detaylı öngörüler ve planlar üzerinde günlerce toplantı yaptığınızda birilerinin sizden daha önce davranmasının yolunu açıyorsunuz. Çünkü hız çağındayız! Bunun yerine takımların vizyonları ve hedeflerini net olarak belirlemek, yetkileri ekiplere dağıtmak ve gerektiğinde müdahale etmek en doğru yöntem. Aşırı dokümantasyonlar, prototipler üzerinde vakit ve para kaybetmek yerine geliştirme sürecini çok daha iyi planlamak hatta bu süreci müşterilerle birlikte yönetmek en doğru yaklaşım olarak görülüyor.

Harvard Business School ve BCG Henderson Institute tarafından 6 bin 500 üst düzey yönetici ve 11 bin çalışanla yapılan araştırma, artık geleneksel yapılar için değişimin vazgeçilmez olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre, iş yapış biçimlerini alt üst eden ana maddeler şöyle:

  • Müşteri ihtiyaçlarındaki ani değişimler
  • Büyük ekonomik ve politik dalgalanmalar
  • Üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanan beklenmedik darboğazlar
  • İnsan gücünün yerini alan yeni teknolojiler
  • Hızla değişen mesleklerde gerekli yeteneğe sahip çalışanları bulma zorlukları
  • Esnek ve bağımsız çalışma modellerinin artan popülaritesi
  • Uzaktan çalışma trendinin artış göstermesi

Rekabet değil, rekaberlik dönemi

Geleneksel iş dünyasına en önemli alışkanlıklardan “Sakın rakibinle iş yapma”, “Her işi en iyi biz yaparız” döneminin çok uzakta kaldığı bir çağdayız. Zaman ve para kaybetmeyi göze almak yerine pazardaki diğer şirketlerle iş birlikleri, stratejik ortaklıklar ve proje ekipler oluşturarak ortak hareket etmek artık daha kritik bir önem taşıyor. “Küçük olsun, geç olsun, benim olsun,” yerine “Birlikte nasıl bir daha yeni ve daha iyi ürünler yaparız,” sorusuna kafa yormak gerekiyor. Bu değişimi yapamayanlara tarihin tozlu sayfalarında bile yer olamayacak.

Sözün özü; dijital şirket olmak hem çok kolay hem çok zor. Değişimi merak eden, gözlem yapan, denemekten çekinmeyen, öğrendikleriyle kendini yenileyen şirketler; “mış” gibi yapmadan, değişiyor, gelişiyor ve gerçekten dijitalleşiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:
Teşvikler

İş kurarken yararlanabilecek destekler neler?

İş kurmak istiyorsanız yararlanabileceğiniz birçok finansal destek bulunuyor. Türkiye'dekilerin başında KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı geliyor.

İş kurarken yararlanabilecek destekler neler?

Girişimciliğe giriş yapmak, iş kurmak veya var olan işini geliştirmek isteyen işletmeler için hem Türkiye hem de yurt dışında birçok teşvik mekanizması bulunuyor. Bu mekanizmaların geri ödemesiz hibelerinin yanı sıra geri ödemeli krediler de mevcut. Mükellef'in iş ortağı, devlet teşvik ve destekleri danışmanı ve Grapework'ün kurucusu Osman Aydın, tüm teşvik sistemlerinde hem devletin hem de kurumların teşvikleri ülkesel olarak verdiğini; bunun amacının da ülke pazarını büyütmek olduğunu vurguluyor. Türkiye'de teşvikler dört kalemde sağlanıyor:

  1. Arge-inovasyon
    2. Üretim
    3. İstihdam
    4. İhracat

Türkiye'deki teşvik programları

Türkiye'de bu alanların tamamında teşviklerin sağlandığı gibi ayrı ayrı da destekler verilebiliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Ajansları, TÜBİTAK, KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı işletmelere destek veren kurumlar olarak sıralanıyor. 

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın sağladığı en büyük destekler arasında "yatırım teşvik belgesi" öne çıkıyor. Yeni yatırım yapacak işletmeler, bu belgeyi aldıkları takdirde vergi indirimi veya muafiyetinden faydalanabiliyor.

Kalkınma ajansları: Ajanslar, genelde sivil toplum kuruluşları (STK) ve kamu kurumlarına teknik ve finansal destekler veriyor. Çağrı esaslı çalışan kalkınma ajansları, bölgelerdeki belirli konular için iş geliştirme veya üretim yapan kurumlara teknik veya finansal destek sağlıyor. Kalkınma ajanslarının desteklerine, internet üzerinden yayımlanan açık ilanlardan başvurulabiliyor.  

TÜBİTAK: Genellikle teknoloji ağırlıklı, Arge, inovasyon gibi alanlarda üretim yapan şirketlerin başvurduğu kurumlardan biri olarak öne çıkıyor.

KOSGEB: KOSGEB, işletmelere başlangıç seviyesinden itibaren büyüyüp gelişmelerini sağlayacak programları sunuyor. İlana dayalı olarak açılan teşvik programlarının yanı sıra sürekli devam eden destekler de yer alıyor. İlanlar için işletmelerin düzenli olarak KOSGEB'i takip etmesi gerekiyor. Herhangi bir teşvikten yararlanmak için KBS sistemine giriş yaparak gerekli dokümanlara ulaşılıyor, gerekli belgeler doldurulup çevrim içi olarak başvuruda bulunuluyor.

  • Girişimcilik desteği: Bir nevi tüm programları birbirine bağlanan KOSGEB'in başlangıç programı birçok insanın da aşina olduğu "girişimcilik desteği". Bu destek, şirketin kurulması ve kurulduktan sonraki 1 yıl içinde yapılacak teçhizatlar gibi harcamaları içeriyor. Desteğe başvurabilmek için KOSGEB'in girişimcilik eğitimlerini tamamlamak ve daha önce şirket sahibi ya da ortağı olmamak gerekiyor. 
  • İşletme geliştirme desteği: KOSGEB, ticari faaliyetlerine başlayan ve büyüme aşamasına geçen işletmelere; nitelikli eleman, marka tescili, İstanbul Sanayi Odası (İSO) belgelendirme, test analiz gibi operasyonel harcalamar için destekler sağlıyor.
  • Yurt dışı pazar destek programı: Ülke içinde yeterli pazar payına ulaşıp yurt dışına açılmak isteyen işletmeler için KOSGEB'in oluşturduğu bu program, birçok kalemi içeriyor. İşletmelerin dış ticaret departmanlarını kurup ihracat operasyonlarını yöneterek müşterilere ulaşmalarını teşvik eden programda; personel, yazılım-donanım, reklam-tanıtım, seyahat-konaklama ile test ve belge desteği mevcut. Destek projesinin süresi, en kısa 8 ay, en uzun 24 ay olacak şekilde ayarlanıyor. Destek için aranan şartlar arasında; işletmenin KOBİ düzeyinde olması, KOSGEB'e kayıtlı olması, marka tescil belgesinin olması ve perakende gibi yalnızca satış yapılan, üretim yapılmayan bir sektörde geçmiş yılda ihracat yapmış olması  yer alıyor.
  • Arge desteği: KOSGEB'in Arge desteğinden faydalanmak için ürün geliştirmenin prototip safhasında programa başvurmak gerekiyor. Bu programda; personel desteği, yazılım teçhizatları, makine, dışarıdan hizmet alma gibi çalışma destekleri, ürünün ortaya çıkarılmasının ardından patent ve belgelendirme destekleri bulunuyor. Grapework'ün kurucusu Osman Aydın bu teşviğin nadir bilinen teşviklerden biri olduğunu belirterek "İşletmelerin bu projeyi bitirmesini ısrarla öneriyoruz; çünkü bu projenin tamamlanmasının ardından alınan başarı belgesiyle işletme seri üretime dönük yapacağı yatırımlarda destek alabiliyor," ifadelerini kullanıyor. 

Bütün devlet desteklerinde önce harcama yapılır, sonra ödeme talep edilir. Önce harca, gerekli belgeleri sun, sonra ödemeyi al.

Ticaret Bakanlığı: Ticaret Bakanlığı'nın hizmetlerinden faydalanmak için tüzel kişi olmak ve İhracatçılar Birliği'ne kayıt olmak gerekiyor. Destek programlarına başvurular, bakanlığın DYS sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. İhracat desteği sağlayan bakanlığın bu desteği, mal ihracatı ve hizmet ihracatı olmak üzere ikiye ayrılıyor. Hizmet sektöründe bilim, sağlık, sağlık turizmi gibi bazı belirli sektörler üzerine destek verildiğini söyleyen Osman Aydın, "daha sık kullanılan programın mal ihracatı" olduğunu belirtiyor. İşletmelerin ayırdıkları bütçeye dikkat etmelerinin gerektiğini vurgulayan Aydın, bunun nedenini "Çünkü destek 4 yıl ve bu süre içinde kullanmak gerekiyor," diye açıklıyor.

  • Mal ihracatı desteği: Bu destek kapsamında, yurt dışında açılan depo, ofis, mağaza gibi alanların kirasının %50'si karşılanıyor. İşletmeler, Ticaret Bakanlığı'nın belirlediği hedef ülkeler arasında çalışmalarını yürütüyorsa %10 daha kira desteği veriliyor. Bakanlığın reklam desteği de mevcut; ancak bu destekten yararlanabilmek için reklam verilen ülkede marka tescilinin bulunması gerekiyor.  Yurt dışı seyahat desteği, e-ticaret üyeliği ücret destekleri, pazara giriş belgeleri ve raporlar desteği de teşvikte yer alıyor. Bakanlığın ihracat yapacak işletmeler için tüm harcamaları karşılayabileceği destek programı da mevcut. İşletmeler, ilk başvuruda desteğin tamamından faydalanılabilirken daha sonrasında işletmenin ihracat rakamlarına göre bir oran belirleniyor. Aydın, yeni başlamayan işletme sahiplerine şu öneride bulunuyor: "KOSGEB'in desteklerinden faydalanarak ilk yıllarda ihracat rakamlarını artırabilir. Ardından Ticaret Bakanlığı deskteklerinden yararlanmaya başlayabilirsiniz."

"KOSGEB'in kendi bütçesi bulunuyor ve hızlı bir şekilde ödemeleri gerçekleştirebiliyor. Ticaret Bakanlığı ise fonlar üzerinden destekleri karşıladığı için ödemelerin ulaşması 6 ila 12 ayı bulabiliyor."

Yurt dışında alınabilecek teşvik programları

Özellikle Avrupa ülkelerinde, merkezleri kendi ülkelerinde olan işletmeler için çok sayıda teşvik programı mevcut. ABD'de ise bu teşvikler eyaletten eyalete farklılık gösterebiliyor. Birleşik Krallık'taki "Inovate UK" programını örnek veren Aydın, bu teşvikin proje esaslı çıktığını ve sistem olarak neredeyse Türkiye'dekilerle aynı olduğunu vurguluyor ve ekliyor "Gelişmiş ülkeler çok farklı konulara destek veriyor. Örneğin iklim, nano teknoloji veya kuantum fiziği konusundaki özel çalışmalar gibi."

Avrupa Birliği'nin Erasmus+ destek programları da mevcut. Burada hem sosyal içerikli projelere hem de kâr içerikli projelere destek veriliyor. Bu destekler de ilan üzerinden ilerlerken projelerin yayımlanma ve başvuru tarihi genellikle mart ve eylül ayları oluyor. İşletmelerin, ilanları kontrol ederek istenen konuya uyan çalışmaları varsa başvurmaları gerekiyor. Osman Aydın, AB projeleri için de şu uyarıyı yapıyor: 

"AB projelerinde rekabet yüksek olduğu için kabul edilme oranları bir tık daha düşük olabiliyor; ancak sonunda alınacak avro veya sterlin üzerinden hibe önemli bir motivasyon oluyor." 

Hikâyeyi paylaşmak için:
Bugünkü Destekçimiz

Zingat: Evinizin gerçek değerini biliyor musunuz?


Bugünkü bültende sizleri, gayrimenkule dair alışkanlıklarımızı değiştiren Zingat’ın evinin gerçek değerini öğrenmek isteyenler için sunduğu Evimin Değeri hizmetiyle tanıştırmaktan mutluluk duyuyoruz.

Nedir? 2015 yılından beri Türkiye’de güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu olarak hizmet veren Zingat’ın ücretsiz olarak sunduğu Evimin Değeri hizmeti; evin satış fiyatı, kira bedeli ve yatırım dönüşü süresi hesaplanarak rapor olarak görüntülenebiliyor.

Nasıl? Zingat’ın REIDIN iş birliğiyle hazırladığı Evimin Değeri hesaplama aracı, oturulan evin gerçek değerine kolay ve pratik bir yolla ulaşılmasını sağlıyor. Ev sahipleri veya kiracıları il, ilçe, mahalle, kat, metrekare, oda ve banyo bilgilerini girerek REIDIN’in sağladığı verilerin analiz edilmesiyle evlerinin değerini öğrenebiliyor.

Dahası: Zingat’ın bu özelliği oda sayısı, banyo sayısı, evin brüt metrekaresi, bulunduğu kat, toplam kat ve bina yaşı gibi temel özelliklerin yanı sıra evin şehir merkezine yakınlığı, ulaşım araçlarına mesafesi, özel bir manzarasının bulunması ve güneş ışığını alan cephede konumlanması gibi detayları da dikkate alarak kullanıcısına kapsamlı ve hassas bir değerlendirme sunuyor.

Zingat’la evinizin gerçek değerini öğrenmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Gelecek Postası

🍬 Önemli bir not: Bu pazartesi; son bir haftanın en önemli iş dünyası, ekonomi ve finans haberlerini derlediğimiz bültenimiz bayram tatili nedeniyle yayımlanmayacak. Yeni sayımız, cuma günü e-posta kutularınızda olacak. Şimdiden iyi bayramlar!

🔮 Pareto'da mayıs ayı boyunca cuma bültenlerimizin teması, "işin geleceği" olacak. Gelecek cuma, ilk yazımızda şirketlerin pandemi sonrası dönemde işe yaklaşımlarını inceleyecek; ikinci yazımızda ise "Uzaktan çalışmanın kazanan şirketleri ofise dönüşün kaybedenleri mi?" sorusunu cevaplamaya çalışacağız.

🎧 Pareto Spot'un 2. sezonun 7. bölümü yayında! ESG Turkey Genel Müdürü Cenk Türker ile ESG (Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim) konseptini ve yatırımlarını ele aldık. Çevre, insan ve kâr dengesinin şirketler ve ülkelerin geleceği için neden ve nasıl önemli olduğunu tartıştık.

İyi hafta sonları,

Nurefşan

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve cuma e-posta kutunuzda.

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve cuma e-posta kutunuzda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

dijital

pandemi

inovasyon

Türkiye

TÜRKIYE

Kalkınma Ajans

Kalkınma

+3 more

İLGİLİ OKUMALAR

0%

;